En Son Eklenenler

Toplam 58427 sonuçtan 49451 - 49460 arası görüntüleniyor.
  • Ursula K. Le Guin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    363 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Aydan Cındık
    Konusu:
    Konusu “büyümek” olan Yerdeniz Büyücüsü, “cinselliğe uyanışı” ele alan Atuan Mezarları ve “ölümü anladığında çocukluğun bitip yeni bir hayatın başlamasından” dem vuran En Uzak Sahil. Le Guin, yıllar sonra, bir dördüncü kitap ekledi: Yazar konusuna dönüp öyküyü yeniden ele alıyor ve bu kez Ged’in değil, Tenar’ın kılavuzluğuna başvuruyordu Tehanu’da. Ama yine yıllar sonra bu kez Öteki Rüzgâr’ın geleceği biraz da belliydi. Çünkü hem ayrı bir kitap olarak Yerdeniz Öyküleri’ni yazmıştı, hem de “hâlâ düşlemeyi bırakmadığım bir düş” diye söz ediyordu Yerdeniz’den.
  • Annie Ernaux
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    86,1 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Fatma temir
    Konusu:
    Hayatinda bir müzeye adımını atmışlığı yoktu, Paris-Normandie’den başka bir şey okumaz, yemek yerken Opinel marka çakısını kullanırdı. Eski işçiydi. Küçük bir esnaf olmuştu. Okul sayesinde kızının kendisinden daha iyi durumda olacağını umut ediyordu. Artık hızla kaybolan işçi ve taşra küçük esnafı geleneğinin bir unsuru olan babasının hayatını ve ölümünü duru bir biçimde anlatıyor Annie Ernaux. Aynı zamanda, öğrencilik yıllarında onunla arasına giren mesafenin bir sınıf farkına dönüşmesinin acısını dile getiriyor. “Kitaplar, müzik senin için iyi şeyler. Benim yaşamak için onlara ihtiyacım yok,” diyen bir sevgili babanın, “kendi kurtaran” kızıyla arasında açılan uçurumun öyküsü bu. 1984 Renaudot ödüllü evrensel bir öykü.
  • Atilla Dorsay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    495 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Gezi
    Seslendiren : Elmas Şahin
    Konusu:
    "Ne kadar çok sevdim seyahat etmeyi... Aslında benim gibi 'ev çocuğu' ve tam bir büyük kent yaratığı olan, alıştığı şeyleri hep elinin altında isteyen, çoğu zaman kendisini bir 'sultani tembel' sayan birine pek yakıştırılamayacak biçimde sevdim... Hemen her gördüğüm kente ve ülkeye aşık oldum..." diyor Atilla Dorsay. Ve bu kitap, Dorsay'ın, dört kıtaya/yirmi ülkeye yayılmış gezilerinden derlediği anıları içeriyor. Kitapta, Dorsay'la birlikte bir kıtadan öbürüne uzanırken, Kahire'den Berlin'e, Leningrad'dan Venedik'e, Bagkok'tan Paris'e, hayatı ve ölümü bir arada çağrıştıran büyülü kentlere, "yaşam ve ölüm kentleri"ne konuk olacaksınız... Atilla Dorsay kitabında, gezdiği sayısız kentin tarihi ve arkeolojisi yanında, toplumsal koşullarını, insanlarını, dününü ve bugününü de anlatıyor.
  • Orhan Güzel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    179 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Mizah
    Seslendiren : Burak Yılmaz
    Konusu:
    Şayet!.. ABD'li bir tiyatro yazarı, eserinin gala gecesine İngiliz devlet adamı Çörçil'i de davet etmek için ona bir çift davetiye gönderir ve şu notu ekler: - Davetiyelerden biri sizin için, diğeri de bir dostunuz için... Şayet varsa! Çörçil'in cevabı şöyle olur: - Eserinizin ilk temsiline gelemeyeceğim. İkincisine gelmeye çalışırım... Şayet oynarsa! (Kitabın İçinden)
  • MEB
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    104 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Lisesi
    Seslendiren : Halenur Keskin
  • John Berger
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    131 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Seslendiren : Selva Kaplan
    Konusu:
    Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Ne var ki başka bir anlamda da görme, sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Her akşam güneşin batışını görürüz. Dünyanın güneşe arkasını dönmekte olduğunu biliriz. Ne var ki bu bilgi, bu açıklamama gördüklerimize uymaz hiçbir zaman. Gerçeküstücü ressam Magritte Düşlerin Anahtarı adlı resminde sözcüklerle görülen, nesneler arasında her zaman var olan bu uçurumu yorumlamıştır. Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız nesneleri görüşümüzü etkiler. İnsanları Cehennem'in gerçekten var olduğuna inandıkları Ortaçağ'da ateşin bugünkünden çok değişik bir anlamı var.
  • Vittorio de Sica
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    175 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sinema
    Seslendiren : Nurgün Gerçin
    Konusu:
    Bir işsiz, oğlu ve çalınan bir bisiklet... De Sica görünüşte böylesine basit bir çıkış noktasından işe koyuluyor. Ama sonuç, sinema tarihinin baş yapıtlarından biridir. Çalınan bisikletin ardına düşen baba oğulun serüveniyle bütün bir toplum düzenini ortaya koyan, açıklayan, suçlayan; sanat değeri toplumsal değeriyle başbaşa giden bir baş yapıt... Çalışma aracını yitiren işçinin, uygar bir başkentte onu yeniden ele geçirmek için giriştiği umutsuz çaba, 'Bisiklet Hırsız'nı çağdaş bir trajedi gücüne eriştiriyor. Hiç bir toplumbilim araştırması, savaş sonrası İtalyasını Bisiklet Hırsızı kadar açıklıkla ortaya koyamaz. Geleceğin araştırıcısı Bisiklet Hırsızı kadar açıklıkla ortaya koyamaz. Geleceğin araştırıcısı Bisiklet Hırsızı'nda savaş sonundaki bir Batı Avrupa ülkesinin yaşayışını, toplum sorunlarını çözecek belgeyi bulacaktır. Geleceğin sinemacısı, günlük sorunların, önemli toplum olaylarının sağlam bir estetik görüşle nasıl birleştirildiğini görecektir. Geleceğin seyircisi ise tıpkı günümüzün seyircisi gibi canlı, güçlü, sağlam, soluk kesen bir sanat yapıtıyla karşılaştığını duyacaktır. 'Bugün alıcımızı, bu en büyük, en iyi anlatım aracını, bayağılıklar için kullanmaya hakkımız yoktur diyen V. de Sica, 'Bisiklet Hırsızı'yla, toplum hizmetindeki gerçekçi sinemanın ve sinema tarihinin bir dönüm noktasını meydana getirmektedir'
  • Adnan Binyazar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    273 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Nilüfer Batmanoğlu
    Konusu:
    Ölümün Gölgesi Yok romanıyla '2005 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazanan Adnan Binyazar, öykülerini Şairin Kedisi adlı bu kitabında bir araya getirdi. Geleneksel öykü anlayışını aşan çok katmanlı bir yapısı var bu öykülerin. Bu çok katmanlı ortamda, duyarlıkların kalem değmemiş derin bölgelerine uzanıyor Binyazar; şiirselliğin beslediği büyüleyici bir söylemle acının, hüznün, sevinin duygu uçlarıyla dokuduğu bir gökkuşağının içine sokuyor okurlarını. Yazınsallığın sınırlarını zorlamadan onları yaşamı güzelleştiren, renklendiren incelikler ölçüsünde, körelten, zehirleyen çirkinliklerle de yüz yüze getiriyor. Öykülerin, insanı sarıp sarmalayan çok boyutluluğu, onların okunurluk katsayısını artırıyor. Şairin Kedisi’nin kimi öyküleri, insanoğlunun yaşamı çekilmez kılan edimleri karşısında koparılmış bir çığlık, kimileri de insanoğluna sunulmuş bir güzelleme.
  • Vsevolod İ. Pudovkin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    288 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sinema
    Seslendiren : Didem Perinçek
    Konusu:
    Fransız kuramcısı Leon Moussinac'ın dediği gibi "Bir eisentein filmi bir çığlık gibidir. Bir Pudovkin filmiyse bir şarkıyı anımsatır." Bu benzetme Pudovkin'de lirik, psikolojik öğelerin toplumsal içerikle kusursuz bağdaşmasını ve onun filmlerinin kendine özgü romantik yapısını da açığa koyan bir benzetmedir.
  • Hakan Türk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    457 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Modern Türkiye Tarihi
    Seslendiren : Nurdan Sonemel
    Konusu:
    Uluslararası mafya örgütü, Türkiye'yi kendine üs yapmak için ülkenin değişik meslek gruplarından insanları devşirmişlerdir. Ahtapot gibi ülkeyi kıskacına almış olan ve Türkiye'nin yıllık bütçesinin yüzde 25'i gibi bir oranlara ulaştığını gören bir avuç yürekli insan bu duruma "DUR" demeleri gerektiğine inanarak planlar yapmaktadırlar. İşte tam o günlerde yıllarca görmedikleri bir devre arkadaşları olan emekli albay Turan çıkar gelir. Turan, mafya'ya ait milyarlarca doları bir şekilde ele geçirmiş ve bu parayı Türkiye'yi bu hale getirenlerden intikam alabilmek için çok özel savaşçılardan oluşan bir tim kurmayı düşünmektedir. Tim büyük bir savaş vererek amacına ulaşır. Bugün Türkiye her doğan çocuğun 4.000 $ borçla doğduğu bir ülke haline gelmiştir. Dünya bor madeninin yüzde 80'nine sahip olan, altın, petrol ve daha bir çok değerli yer altı hazinelerine sahip olan bu güzelim ülkeyi kimler bu hale getirdi?.. Bugüne kadar böyle gelmiş diye, böyle mi gitmeli?.. Benim tasam ve dileğim, ülkem insanlarının hak ettiğine inandığım refah seviyesine kavuşmasıdır.

Sayfalar