En Son Eklenenler

Toplam 58479 sonuçtan 50471 - 50480 arası görüntüleniyor.
  • Raif Karadağ
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    864,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
    Konusu:
    Dünyada her şey, ama akla gelebilen her şey hammadde kaynaklarına bağlıdır. Harp ve sulh, hammadde kaynakları üzerinde ve bu kaynakların bulunduğu sahalar civarında cereyan eden gizli ve korkunç birtakım mücadelelerin eseridir. İnsanlar, yaşamak için kuvvetli olmak lüzumunu daha, ilk ve iptidaî insanın klan olarak teşkilatlandığı devirlerden itibaren anlamış ve kuvvetlenmenin yollarını aramıştır. Günümüzün büyük devletleri, dünün iptidaî mücadelesini daha geniş imkanlarla ve çok daha ciddi bir takım metotlarla devam ettirmektedirler. Son asır tarihi tetkik edilirse, bu husus gayet sarih bir şekilde ortaya çıkar. Son asır tarihinin derinliklerinde kalan bu mücadelenin mihrakını ise petrol teşkil etmektedir. 20. asrın başlangıcı, dünya hammadde kaynaklarına sahip olmak, dünyaya bu yoldan hakimiyet ve üstünlüğünü kabul ettirmek isteyen devletlerin mücadelesine şahit olmuştur ve bu mücadele halen devam etmektedir.
  • Kazım Mirşan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    860,41 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Kâzım Mirşan'ı ilkin, elime 1970'lerde geçen, 1966 yılında neş¬rettiği "Türk Metriği" isimli eseri ile tanımıştım. Daha sonra, 1970 yılında, "Prototürkçe Yazıtlar" isimli eserini de bulabildim. 1983 yılında kendisi ile direkt temas imkanı bulduğum zaman 1973 yılın¬da basılmış "Dechiffrierung der Protogriechischen Inschriften" ve 1978 yılında basılmış "Akmış Mekaniği, Altı Yarıjq Tîgin" isimli eserlerinin varlığını öğrendim. Beni Kâzım Mirşan'a götüren Prototürkçe tabiri oldu. Milli bü¬tünlüğümüzü yıkmayı amaç edinmiş çevrelerin Türk dil bütünlüğü¬ne saldırdıklarını biliyor, Arapça ve Farsçası yoğun Doğu Anadolu'muzdaki bir lehçenin Türkçeden koparılıp müstakil bir dil-mişçesine kabul ettirilmek istendiğine şahit oluyorduk. Bu ortak gö¬rüşle sohbet ettiğimiz K. Mirşan'a bazı anılarımı aktardım: "1964 yılında Kars-Erzurum arasında tren yolculuğu yaparken Horasan'dan kompartımanımıza iki kişi bindiler. Aralarında yörede Kürtçe diye tesmiye edilen lehçe ile konuşuyorlardı. Birlikte yolcu¬luk yaptığım edebiyat hocam kulağıma eğildi; Buralarda Arapça da konuşuluyor mu? dedi. Daha sonra, tam anlıyamıyorum ama bu şa¬hıslar ya kavga etmişler veya kavga edecekler, ifadelerinde bizim ta¬rafın (Türkistan aksanı) bozuk Arapçasından kelimeler geçiyor de¬mişti." "Lise son sınıfı okuduğumuz dönemdi. Edebiyat derslerinde ar¬kadaşlarımdan Kürttürklerini hatırlıyorum. Bunlar halk edebiyatın¬da geçen bazı kelimeleri farklı telaffuz ederlerdi. Divan edebiyatı dersine gelince, bizim lügattan manasını çıkardığımız Arapça ve Farsça kelimelerin bir kısmının yaklaşık anlamlarını, bu arkadaşlar aralarında kullandıkları aşiret Türkçesinden bulabiliyorlardı."
  • Bekir Büyükarkın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    1960'tan 1980'lerin ortalarına kadar yazdığı ve yayınladığı tarihi romanlarla büyük ilgi gören Bekir Büyükarkın 25 yıllık bir aradan sonra yeniden okuyucularıyla buluşuyor. Ülkemizde tarihi romancılığın kilometre taşı hükmündeki isimlerinden biri olan Bekir Büyükarkın'ın akıcı ve sürükleyici üslubuyla okurlarımızı tarih yolculuğuna davet ediyoruz. Bu roman vatanı için hayatlarını seve seve feda eden akıncılarla serhad gazilerinin ve onların fedakâr ana bacı ve eşlerinin aziz ruhlarına ithaf edilmiştir. Ruh ve madde âlemini birleştiren yüz yıllar boyunca ölümsüzlüğe kanat açan sizler; Hatçe analar Ayşe Güller Koca Memiller Kara Muradlar Deli Durmuşlar Karapençler hâlâ yaşıyorsunuz... Bakşa türlüsü olamazdı... Alıntıdır..
  • Teoman Alparslan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    593,90 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Mücadele´ye başlayan ipsiz Recep Emice unutulabilir mi?´Baş ucumda Kaptan ismim var olsun; ben ölürsem Türk Milleti var olsun.´ Dizeleriyle hakkında Türkü yakılan, Atatürk´ün Nutuk´ta yer verdiği Yahya Kaptan unutulabilir mi?´Gönülde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever, o günlerde bizim gibi düşünmüş, bizim gibi duymuş, ondan sonra da bizimle beraber olmuştur´ diyerek emsalsiz alçakgönüllülük gösteren Yörük Ali unutulabilir mi?Giresun Gönüllüleri, Parti Pehlivan, Köprülülü Hamdi Bey, Balıkkesir ve Alaşehir Yurtseverleri, Sütçü İmam, Urfa ve Antepli isimsiz kahramanlar, Hüsnü Himmetoğlu, Antalyalı Remzi bey, Çetmi´li Kara Ali Çavuş ve Sadık Baba unutulabilir mi?Cephane Kağnıları taşıyanlar, Kara Fatma, Gördesli Akıncı Makbule, Kastamonu´lu Saime Bacı, Çete Ayşe, Kosavalı Ayşe Çavuş, Nezahet Onbaşı, Pozantılı Yörük Çoban ve Rahime Hatun unutulabilir mi?Bunların her biri, tüm şehitlerimiz, gazi ve mücahitlerimiz parmak ısırtan kahramanlıklar göstermiş; havai bir fişek gibi ardı sıra bir ışık saçarak yükselmişlerdir.Kar izleri örtmesin!
  • Peyami Safa
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Konusu:
    Sevgili gençlerimizin zevkle, heyecanla yutarcasına okuyacakları kitaplardır Cingöz Recai macereları. Dünyaca meşhur Arsen Lüpenleri gölgede bırakan polisi sinirlendiren kurnaz, cesur, soğukkanlı bir kibar serserinin nefes kesen maceralarını Peyami Safanın usta kaleminden okuyacaksınız. (Tanıtım Bülteni'nden)
  • Raif Karadağ
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    768,32 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Türkler Avrupa'da görünür görünmez ortaya bir Şark meselesi çıktı... Papazların ve küçük küçük zorbaların idaresine kendisini rahatça teslim etmiş, şarabını içip uyuklayan Avrupa'nın kapısından içeri giren dipdiri insanlar, yepyeni bir nizam içinde akıp gelen başarılı ve muazzam kuvvetler, o zamanki Avrupalının örümcekli, bulanık kafasında bir şok tesiri yaparak, onda şifa bulmaz bir dehşet hastalığı (!) doğurmuştur. Türklerin, uyuklayan Avrupalının afyonunu patlatması hadisesi öylesine derin bir tesir yapmıştır ki, aradan yedi asır gelip geçmiş olmasına ve bir gün, eski dipdiri delikanlının, hasta adam (!) şekline sokulmasına rağmen, Avrupalının yirmi batın torunları dahi bu Türk hastalığından, Türk şokundan kurtulamamıştır.
  • Peyami Safa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Cingöz Recai, Avrupa'da bile tanınmış bir Türk Robin Hood'u... Kurnaz, zeki, yakışıklı ve girdiği aşırı risklerle alışılmışın dışında bir hırsız karakteri... Mehmet Rıza ise, Cingöz Recai'yi yakalamak için gece gündüz uğraşan cefakar bir polis komiseri... Hırsız-polis arasında oynanan o bilinen kovalamaca, Cingöz Recai'nin Mehmet Rıza ile dostça bir ilişki kurmak için olmadık tehlikelere girmesiyle bambaşka bir şekle bürünüyor. Hikayeler, kimi zaman bir başka Türk komiserinin, kimi zamansa Arsen Lüpen'in ya da Sherlock Holmes'ün varlıklarıyla renkleniyor. Arka Kapak'tan
  • Hüseyin Namık Orkun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    108 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Türk efsaneleri yabancı ülkelerde tetkik edilmediği gibi maatteessüf bizde de esaslı bir surette tetkik edilmiş değildir. Bizde bu mevzua en ciddi bir surette temas eden Köprülüoğlu Fuattır. (Türk edebiyatı tarihi, İstanbul, 1926) Fakat burada efsaneler ilmî bir tarzda tasnif edilmediği gibi mevzular dahi yanlış anlatılmış ve bir takını faraziyelerle mevzu tamamile karıştırılmıştır. (1 ) Türk efsanelerinin tasnifi hakkında Zeki Velidi de Atsız mecmuada bir kaç yazı yazmıştır. Fakat burada da efsaneler derli toplu bir surette tasnife tâbi tutulamamış, mevzu bir sürü malûmat yığını arasında kaybolup gitmiştir. Bu iki eserden maada memleketimizde neşredilen ve bu mevzua ciddî bir surette temas eden bir yazı hatırlamamaktayız. Her ne kadar bu, mevzuu eserinin kadrosuna sıkıştırmak mecburiyetinde kalan bazı edebiyat tarihleri varsa da bunlar Köprülüoğlunun eserindeki noksan ve yanlış malûmatı tekrarlamış olduklarından onları burada ayrıca zikre lüzum görmedik. Bunlardan tamamile ayrı olarak ve Köprülü. (1) Bu eserde «Hunlar milâdi dördüncü asrın İkinci nısfında başlıca iki büyük şubeye ayrıldılar.» (s. 16) gibi son derece fahiş hatalardan mâda efsanelerin metinleri dahi yanlış anlatılmıştır. Bir fikir verebilmek için bu hatalardan bir kaçını kaydedelim: 1 — Oğuzun vücudu kurda benzediği yazılmıştır. Halbuki metinde vücudu deği! beli kurda benzetilmektedir. 2 — Oğuzun geyiği «bir av kırbacı ile* ağaca bağladığı yazılmaktadır. Halbuki asıl metinde söğüt dalı olduğu yazılıdır.. Bu hataları burada teker teker göstermeğe lüzum görmüyorum. Oğuz efsanesi Rahmeti tarafından dilimize çevrilmiştir. Bü eserle mukayese etmekle hatalar meydana çıkabilir. i oğlunun hatalarını da ayıklayarak Atsız bir edebiyat tarihi yazmağa başlamış ise de bu eser henüz ikmal edilememiştir. Millî efsanelerimizi her şeyden evvel ibir tasnife tâbi tutmak gerektir. Türk tarihini bugün Doğu HunlariLe başlatmak icap ettiğine göre millî efsanelerimizin birinci kısmım Hun efsaneleri teşki
  • Hüseyin Namık Orkun
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    493,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Türk Dili
    Konusu:
    İlk baskısı 1940 yılında yapılan Türk Sözünün Aslı adlı bu eserin, tıpkıbasımı 1946 yılında yapılmıştır. Türk tarihçisi ve dilcisi Hüseyin Namık Orkun'un kıymetli çalışmaları arasında yer alan bu eser, 'Türk' (Tu-kiüe (TürükJ/Tik) adının geçtiği en erken kayıtları içermesi ve Türk adının kökleri hakkında Vâmbery, Nemeth ve Thomsen gibi büyük Türk dilbilimcilerin etimolojik araştırmalarına yer vermesi bakımından büyük değer taşımaktadır. (kitaptan)
  • Hüseyin Namık Orkun
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Bugün Sibirya'dan cenubî Avrupa'ya kadar uzanan geniş arazide Türk diü konuşulmaktadır. Bütün bu Türkçe konuşan insanların arasında sade dil birliği değil ırk birliği de vardır. O halde en eski devirlerde bütün bu ayni ırktan olan insanlar bir vahdet halinde idiler. Bu birlik şüphesiz ki en eski ana yurdda idi. Bu itibarla Türklerin ana yurdunu araştırmamız, Türk birliğinin kurulduğu yeri bilmemiz gerektir.(Önsözden)

Sayfalar