Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7283 sonuçtan 511 - 520 arası görüntüleniyor.
  • Global İlişkiler Forumu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dışişleri Bakanlıklarında haberleşme en önemli işlemlerden biridir. Temin edilen bilgilerin bir an önce merkeze iletilmesi veya merkezden bir temsilciliğe gidecek talimatın zamanlaması bazen hayati bir durum alabilmektedir. Genelde iki türlü haberleşme vardır. Biri, gizli olmayan ve yabancı devletler veya üçüncü şahıslar tarafından okunsa bile zararsız sayılabilecek bilgilerin aktarılmasıdır. Bunlara, e-mail hayatlarımıza girene kadar açık telgraf denirdi. Diğer haberleşme türü ise saklanması gereken gizli bilgilere ilişkindir. Bunlara şifreli yazı veya kripto haberleşme denir. “Açık Telgraf” başlığını, bu kitapta toplanan yazılar, belki bir zamanlar gizli kalması gereken bilgileri ihtiva etmekle beraber, artık kamuoyunca bilinmesinde sakınca değil bilakis yarar olduğunu düşündüğümüz bilgiler içerdiği için kullandık.
  • George Soros
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Dünyada kapitalizmin zaferinden bahsedebiliriz; fakat demokrasinin zaferinden henüz değil. Bugün dünyada hakim olan politik ve ekonomik koşullar arasında ciddi uyumsuzluklar vardır. Küresel bir ekonomimiz var; fakat politik düzenlemeler hala sıkı bir şekilde devletin egemenliğine dayandırılmaktadır. Küresel toplumun ihtiyaçları devletlerin egemenliği ile nasıl uzlaştırılabilir? Günümüzde karşılaştığımız can alıcı problem budur." Peki bir açık toplumun özgül koşullarına nasıl sahip olabiliriz? - Düzenli, serbest ve adil seçimler; - Özgür ve çoğulcu medya; - Bağımsız yargının koruduğu bir hukuk düzeni; - Azınlık haklarının anayasal güvence altında olması; - Mülkiyet haklarını gözeten, dezavantajlı kesimlere sosyal güvenlik şemsiyesi ve fırsatlar sağlayan bir piyasa ekonomisi; - Çatışmaların barışçıl çözüme kavuşturulması konusunda kararlılık; - Yolsuzlukları engellemeye yönelik işleyen bir yasal düzen" "Bu ilkeler çerçevesinde, bu kitabı hayatımın eseri olarak düşünüyorum ve yaşadığım sürece üzerinde çalışmaya devam edeceğim."
  • Karl Popper
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eğer bu kitapta, insanlığın en büyük birtakım düşün önderleri hakkında sert sözler söyleniyorsa, amacım, umarım ki, onları küçültmek değildir. Bu, daha çok, uygarlığımız yaşayacaksa, büyük adamlara aşırı saygı gösterme alışkanlığından kurtulmamız gerektiğine inanışımdan ileri gelmektedir. Büyük adamlar büyük yanlışlıklar yapabilirler; ve bu kitabın ortaya koymaya çalıştığı üzere, geçmişin en büyük önderlerinden bazıları, akla ve özgürlüğe karşı öteden beri süregelen saldırıyı desteklemişlerdir.
  • Karl Popper
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    I. Dünya Savaşı sırasında siyasî sürgünde yazılan ve ilk kez 1945 yılında basılan Açık Toplum ve Düşmanları, Yirminci Yüzyıl'ın en etkili kitaplarından biridir. Bertrand Russell'ın "demokrasinin kuvvetli ve derin bir savunusu" diyerek selamladığı bu esere, Platon, Hegel ve Marx'ın felsefelerinin merkezden plânlanmış siyasî sistemlerinde mündemiç olan tehlikeleri açığa çıkaran efsanevî bir saldırıdır. Popper'ın oldukça kolay kavranabilir üslûbu, bilgeliği, büyük filozofların fikirlerinin berrak açıklamaları ve günümüzde dünya genelinde totaliter sistemlerin yeniden dirilmeleri, Açık Toplum ve Düşmanları'nın hâlâ devam eden popülaritesini açıklayan üç sebeptir.
  • Karl Raimond Popper
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    GİRİŞ Önce şu metot sorusunu düşünmeden, bu kandırıcı savları tartışmaya girmemelidir: Herhangi bir toplum bilimi, ortaya bu gibi geniş tarihsel kehanetler koymak gücünde midir? Bu, toplum bilimlerinin metoduyla ilgili soru, besbelli ki, bir tarihsel kehaneti desteklemek için öne sürülen hangi savın olursa olsun eleştirilmesinde en temel ilkedir. Gelecek bize dayanır ve biz herhangi bir tarihsel zorunluluğa dayanmayız. Tarihsiciliğin sistematik olarak çözümlenmesinin bilimsel statülü olmak gibi bir hedefi vardır. Bu kitabın yoktur. Burada dile getirilen görüşlerden çoğu kişiseldir. Bilimsel metottan aldığı başlıca şey, kendi sınırlılığını bilmesidir: Hiçbir şeyin kanıtlanamayacağı yerde kanıtlamalara kalkışmaz ve kişisel bir görüş sunmaktan ileri gidemeyeceği yerde de, bilimselmiş gibi gösteriş yapmaz. Sırrı bilenlerin iç çevresinden olmak ve tarihin akışını önceden kestirmek gibi olağanüstü bir güce sahip bulunmak, her zaman gururu okşayıcı bir şeydir. Eğer olayların, siz ne yaparsanız yapın, mutlaka olacağını bilirseniz, onlara karşı dövüşmekten vazgeçmekte kendinizi serbest hissedebilirsiniz. Daha açık söylemek gerekirse, çoğu insanların toplumsal kötülükler olduğunda anlaştığı, savaş gibi - yahut daha ufak, ama yine de önemli bir şey - küçük bir memurun despotluğu gibi sorunları denetim altına almak için çalışmayı bir yana bırakabilirsiniz. Öte yandan, tarihsici olsun olmasın öyle toplum felsefeleri vardır ki, toplum hayatında aklın iktidarsızlığını savunurlar ve anti-rasyonalizmle, “ya önderinin, Büyük Devlet Adamının ardından git ya da kendin bir Önder ol” tavrını yayarlar; bu, çoğu kimseler için toplumu yöneten kişisel veya isimsiz güçlere karşı pasif bir boyun eğme anlamına gelen bir tutumdur. Öyle anlaşılıyor ki, bu sorunları yorumlamanın ne kadar zorunlu olduğunu hissedebilmek için, önce bir kez, Platoncu adalet teorisiyle modern totaliterliğin teori ve uygulamasının benzerliğinden rahatsız olunmalıdır.
  • Karl Popper
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    «Bu, güçlü ve önemli bir kitaptır. En nüfuzlu siyasal teorilerin ardında yatan ve böylelikle insanlık işlerinin yürüyüşünü kuvvetle etkileyen bir dogmalar dizisini eleştirmektedir. Bu dogmalardan biri, benim tarihin «kurbanlık» teorisi denebileceğini 'sandığım görüştür. Öteki dogma da, ideal toplumların (tıpkı ilkel toplumların yönetildiği gibi) eleştiriden uzak tutulan kurallara göre yönetileceğini buyuran, toplumun tabu teorisidir. Birinci dogmaya, yazar «Tarihsicilik» adını vermektedir, ikincisine de «Kapalı Toplum» dogması. Tarihsicilik, kabaca, insanların kendi kaderlerini biçimlendirmeye kalkışmalarının faydasız olduğunu söyler. Tabu teorisi ise, kötü olduğunu. Yaptığımız yolculuk üstünde düşünmek, bir görüşe göre boş düşünmektir, ötekine göre ise tehlikeli düşünmek. Dr. Popper fevkalade bir berraklık ve canlılıkla yazıyor. Yunan tarihi ve Yunan düşünüşü üstüne incelemeleri, besbelli, derin ve özgündür. Platon açıklamaları, bundan böyle artık eskisi gibi olmayacaktır. Sanırım, Marksizm açıklamaları da. Okuyucular, her iki cildin sonuna toplanmış notları incelemeyi ihmal etmemelidir.» Prof. Gilbert RYLE «Demokrasinin eski ve yeni düşmanlarını ustalıkla eleştirmesinden ötürü, çokça okunması gereken birinci sınıf önemde bir eser.» Bertrand RUSSELL Çağımızda aydın kişileri birbirlerinden böylesine acıklı bir biçimde ayıran ahlâk uçurumunun ortaya çıkması liberal bilimlerdeki çöküntünün sonucudur. WALTER LIPPMANN
  • İbrahim Kalın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    841,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mihriban Paker
    "Düşünceler ruh ve zihin dünyamızda cereyan eden soyutlamalardan ibaret değildir. Var olma biçimimizi, benimsediğimiz düşünceler belirler. İyi olmak için iyiyi düşünmek, doğru olmak için doğrunun peşinden gitmek, güzel olmak için de güzeli kavramak gerekir." diyen İbrahim Kalın, düşünmenin çileli ama kendini bilmek ve bulmak için varoluşsal bir gereklilik olduğunu derinlikli bir şekilde ortaya koyuyor. Düşünmenin değil; iyi, güzel ve doğru düşünmenin erdemini vurguluyor ve düşüncenin ufkunu açık hâle getiriyor. Düşünmek yola çıkmaktır. Herhangi bir yola değil, bizi hakikate götürecek yola koyulmaktır. Düşünmek, Eflatun’un mağarasından çıkmak için ayağa kalkmaktır. Duvara yansıyan gölgelerin hakikatin kendisi değil, sadece gölgesi olduğunun farkına vararak ışığın kaynağına yönelmektir. Düşünmek, ayağa kalktığınızda size müstehzi bir şekilde bakanlara aldırmadan kapıya doğru yürümektir. Ayağınıza vurulmuş zincirlerden kurtulmak için önce zihninize vurulmuş prangalardan kurtulmaktır. “Mağaradan çıkanı vururuz.” diyenlere aldırmadan aklının ve vicdanının sesine kulak vermektir. Düşünmek tehlikeli ve çileli bir iştir. Doğru düşünmek erdemli olmayı garanti altına alır mı? Düşünmek, ahlaklı olmak için yeterli midir? Bilmek, her zaman doğruyu yapmak anlamına gelir mi? Düşünmeyi zihinsel bir faaliyete indirgeyen ekoller bize bu noktada tatmin edici cevaplar veremezler. İyi, güzel ve doğruyu birbirinden ayrıştıran bir zihin yapısı, düşünce ile erdemli davranış arasında doğrudan ve zorunlu bir ilişki kurmaz. Fayda ve kârı artırmak için uygulanan yöntemler kapitalist üretim-tüketim kuralları içinde iyi ve doğru kabul edilir ama akıl ve erdem terazisine konulduğunda sınıfta kalırlar. Düşünmek ile ahlak, tefekkür etmek ile erdemli davranmak arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Bir düşünce bizi doğru davranışa götürmüyorsa ya düşündüğümüz şeyde ya da düşünme biçimimizde bir sorun var demektir. Gerçek düşünce, bizi iyi, doğru ve güzel davranışa götürür. Bu yüzden düşünmek, salt zihinsel bir eylem değildir. Sahih mânâda düşünmek, bütün varlığımıza nüfuz eder. Bizi sarıp sarmalar ve dönüştürür. Bir düşünce, tasavvur yahut duyguyu iliklerimizde hissetmeden onun mânâsını tam olarak kavradığımızı söyleyemeyiz. Düşünce ancak varoluşumuzu dönüştürdüğü zaman iyi, güzel ve doğrunun elçisi olur ve hikmet sıfatını kazanmayı hak eder. (Tanıtım Bülteninden)
  • Handan Acar Yıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    429,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sedef Kardesseven
    Üçüncü öykü kitabı Türkiye Yazarlar Birliği tarafından ‘’2015 Yılının En İyi Hikâye’’ kitabı seçilen Handan Acar Yıldız, kalbi kırık ama yenilmeyen insanların hikâyesini anlatıyor. Dargın ama hayatın içinde kalmak, hayatta kalmak konusunda ısrar eden, bütün çelişkileriyle yaşamı duyumsayan ama vazgeçmeyenlerin… Kahramanların ölümünden bahsedilen yaşadığımız bu çağ, kendine has kahramanlar üretiyor olamaz mı? Yıldız, işte tam da bu gerilimli ipin üzerinde temkinli ve kararlı bir arayışla sürdürüyor hikâyesini. “Babamın beyni kanamış. Ve durmamış. Çok kan akmış ama içeriye. Allah, bu gün ölmesi gereken binlerce babadan birinin de benimki olmasını takdir etmiş. İtiraz etmeden ölmüş babam. Amcamın ses tonundan anladım. Onun sesine de yansımış itirazsızlık. Her anî ölüm kadar uysalmış babamın ölümü. İtirazını, bana miras bırakmış. Hazıra dağ dayanmaz, çarçur etmeyeyim mirasımı dedim. Sıktım dişlerimi. Yumruklarımı da…” (Tanıtım Bülteninden)
  • Taha Akyol, Sefa Kaplan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    96 Ayrım
    1,8 GB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Lozan müzakerelerinin tutanakları Elinizdeki kitap, Kasım 1922'den Ağustos 1923'e kadar Lozan müzakereleri ve antlaşması üzerine TBMM'de yapılan açık ve gizli görüşmelerin, yapılan oylamaların ve çıkarılan kanunların tam metnini içeriyor. TBMM'nin özellikle gizli oturumlarında muhalefetin Lozan'a yönelttiği eleştirileri, İsmet Paşa'nın, Bakanlar Kurulu Başkanı Rauf Bey'in ve Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa'nın cevaplarını, yapılan oylamaları, kabul ve red oyu verenlerin listesini bu kitapta okuyacaksınız. Tutanaklarda görülecektir ki, sadece Misak-ı Milli sınırları ve kapitülasyonlar değil, Musul ve Kürt meseleleri ile laiklik konusu da Lozan sürecinde Meclis'te çok tartışılmıştır. Taha Akyol, kitaba yazdığı önsözde "Zafer mi hezimet mi?" tartışmalarını ele aldı, ulus-devlet ve laiklik kavramlarıyla Lozan'ın ilişkisini analiz etti. Sefa Kaplan tutanakların dilini sadeleştirerek yayına hazırladı. Lozan Antlaşması'nın 90. yıldönümünde, Meclis tutanaklarını okumak bugünkü birçok siyasi tartışmayı anlamlandırmak açısından da okurlara değerli bir kaynak teşkil edecektir.
  • Ömer Madra, Ümit Şahin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    916,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nilüfer Ağaç
    On yılı aşkın süredir Açık Radyo’da devam eden, Türkiye ve dünya çapında ekoloji mücadelesinin seyrini kayıt altına alan Açık Yeşil’den bir ekoloji rehberi. Üstelik teorisi ve pratiği ile. Açık Yeşil’in bu birinci kitabı, her gün 150 ila 200 canlı türünün yok olduğu, iklim krizinin tüm dünyanın gündemine oturduğu İnsan Çağı’nda (Antroposen) çevre ve iklim hareketlerinin teorik temellerini ortaya koymanın yanı sıra, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından alan kayıtları ve mülakatlara yer verilen bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. Yeşil düşüncenin köklü tarihinden düşünürler ve aktivistler hakkında özel dosyaların da yer aldığı bu rehber kitap, çevre muharibi ve grevci Greta Thunberg’in, “Evimiz yanıyor!” diyerek işaret ettiği iklim krizinden hep birlikte nasıl çıkabileceğimize ilişkin yeni bakış açılarına kaynaklık ederken, kâinattaki yegâne evimize karşı sorumluluklarımızı da yeniden gözden geçirmeye davet ediyor.

Sayfalar