Yazara Gore Listeleme

  • Almula Merter Churm
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    382,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    Gerçek aşk, zamanın ve mekânın ötesindedir. Beren, sevdiği eşi Akın’ı bir trafik kazasında kaybettikten sonra kendini yaşamdan soyutlamıştır. Ancak, Akın’ın ona bıraktığı sürpriz bir hediye, Beren’i hiç beklemediği bir yolculuğa çıkarır. Bu, Beren’in kaybettikleriyle yüzleşmesini ve kırıklarını tamir etmesinin de yolculuğu olur. Her adımında Akın’ın sevgisini hisseder. Anılarla dolu bu yolculuk, Beren’i kendiyle barışmaya, hayatın akışında yeni deneyimlere ve sevgilere cesaretle ilerlemeye teşvik eder. “Aşkın Tezahürü,” kaybedilenleri bulmanın, kırıkları tamir etmenin ve en derin yaraları iyileştiren sevginin hikâyesidir. Unutmayın, her son bir başlangıçtır ve her karşılaşma kaderin dokunduğu bir mucizedir. Her vedanın bir başlangıcın müjdecisi olduğunu kabullenmek; yaşamın sürekli akışında bizi bekleyen yeni deneyimlere, insanlara ve sevgilere kucak açmaktır. Aşk başkasında değil, kendi içindedir ve eğer hayata açık olursan içindeki her zaman tezahür eder.
  • Uta Seeburg
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    250,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Begüm Bali
    Piknik” kavramını İngiltere’de yaygınlaştıranın Fransız Devrimi’nden kaçan soylular olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya Romalı gladyatörlerin kölelerden de alt bir sınıfa ait olduklarından yalnızca tahıl yiyebildiklerini? Çinlilerin hot pot’u Moğollardan öğrendiklerini? Yemek insani bir ihtiyaç ve zevktir, fakat bunun yanında çağları ve kıtaları aşan toplumsal bir rolü de üstlenmiştir: Sofralar toplumsal huzuru sağlar, isyanlar çıkartır, gücü simgeler ve acımasız bir hiyerarşi tesis eder. Uta Seeburg, uygarlığın başlangıcından günümüze özenle bir araya getirdiği 50 yemeğin serüveniyle insanlığın; gelişimin ve ilerlemenin, geleneğin ve inancın, aidiyetin ve ayrımcılığın öyküsünü anlatıyor. “Okurlara tarihin durağan, renksiz ya da sıkıcı olmadığı konusunda güvence veren Seeburg, bu kitapla tartışmasız dikkatimizi çekiyor.” –Booklist “Su gibi akan kısacık ve neşeli bölümler, dönemler ve kültürler arasında ilginç benzerlikler ortaya koyuyor... Hayal gücünün hakkını teslim eden bir mutfak tarihi.” –Foreword “Uta Seeburg, 50 lokmada tarihin karakterlerine hayat veriyor.” –Max Miller, New York Times çoksatanı yazar
  • Hacı Bektaş Veli
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    559,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mukaddes İnözü Velipaşaoğlu
    Biz doğduğumuzda yanı başımızda hazırdır bazı şeyler. Bilmeyiz, kim onu hangi emekle kazanmıştır? Hangi yollardan geçilmiş, hangi zorluklar atlatılmıştır? Mesela vatanımız… Bin yıllık Anadolu, şu güzide coğrafya… Sıksan şüheda fışkıracak bu aziz topraklar… Düşünür müyüz hiç? İslam’ın tohumlarını kimler atmıştır bu topraklara? Mesela Hacı Bektâş-ı Velî kimdir? Hangi gaye onu ta Horasan’dan Anadolu’ya yolcu eylemiştir? Gelmiş ama nasıl gelmiştir, ne görmüş, ne etmiştir? Bize miras olarak ne bırakmıştır? İşte şimdi bilme vakti! Buyurun öyleyse…
  • Selim Erdoğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    405,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hande Kurdoğlu
    “Cephede Milli Mücadele Serisi”yle binlerce okura ulaşan Selim Erdoğan’dan yeni bir seri: İstiklâlin Kumandanları. İşgali kabul etmeyip direnen ve bu direnişi destansı bir Millî Mücadele’ye dönüştüren, Mustafa Kemal Paşa’nın en yakınındaki; yani “Türk Ordusu’nun üst komuta kademesi”ndeki isimlerin anlatıldığı İstiklâlin Kumandanları önemli sorulara cevap bulmanızı sağlayacak: Millî Mücadele’nin komuta kademesi tesadüfen mi bir araya gelmiştir? Bunca önemli, şöhretli komutan, Millî Mücadele’yi başlatan, örgütleyen, zafere ulaştıran Mustafa Kemal Paşa için İstanbul Hükûmeti ve Padişah Vahdettin’in verdiği ölüm fermanına nasıl olmuş da gönüllü ortak olmuştur? Ailelerini, evlerini, sevdiklerini nasıl bir çırpıda kenara iterek vatan kavgasına girmişlerdir? İstiklâlin Kumandanları’nın bu cildinde Fevzi Paşa’nın İstanbul’daki aile ocağını basan işgalcilerin annesini, eşini sokağa atışını, İsmet Paşa’nın İstanbul’dan ayrılırken son kez öpme fırsatı bulamadığı ilk evladı İzzet’i o cephedeyken kaybedişini, ‘Dadaylı’ Halit Bey’in Sakarya Muharebesi’nde Kafkas Tümeniyle muharebenin seyrini nasıl değiştirdiğini, ters gitmekte olan Kütahya Eskişehir Muharebelerinde bir anda bir umut belirmesine neden olan Ali Hikmet Ayerdem Paşa’nın taarruzunu, İzzettin Çalışlar’ın kolordusuyla Yunanların savunmasını nasıl kırdığını, Ali Fuat Cebesoy Paşa’nın Millî Mücadele’nin başlarındaki önemli rolünü, Cemil Cahit Toydemir Paşa’nın bütün cephelerde nasıl yaralanıp da mevziinden ayrılmayışını, Kâzım Özalp Paşa’nın Sakarya’daki başarıları yanında Büyük Taarruz’da nasıl aksamadan lojistiği sağladığını, 35 yaşında şehit olan Miralay Mehmet Nazım Bey’i, gözlerindeki bozukluğa rağmen cephede yerini alan Yakup Şevki Şübaşı’nın destansı kahramanlıkları ve çektikleri zorluklara rağmen vatanlarını nasıl savunduklarını okuyacaksınız. Selim Erdoğan, İstiklâlin Kumandanları: Vatandan Başka Sevgili Bilmeyenler kitabında acılarını, endişelerini, korkularını bir yana bırakan Millî Mücadele’nin kahraman kumandanlarının hiçbir şey olmamış gibi ayaklarına çizmelerini geçirip cepheye koşmalarını, kendi evlerini unutup Türk’ün son ocağını savunmalarını sizler için yazdı.
  • Ümit doğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    241,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: EBRU EMUL
    Atatürk 28 Ekim 1938 Cuma akşamı Sabiha Gökçen’i yanına çağırdı: - Yarın bayram değil mi Gökçen, dedi. - Evet Paşam, bizim bayramımız, en büyük bayramımız. - Dolmabahçe Sarayı epey kalabalık oldu bu yıl. - Öyle Paşam, hükümet üyelerinin çoğu da buradalar. Cumhuriyet Bayramı’nı sizinle birlikte kutlayacaklar. - Ama ben bugünü halkımla, halkımın içinde kutlamak isterdim. Beni Cumhuriyet Bayramı’nda halkımdan uzak tutan bu hastalığa lanet ediyorum! Sabiha Gökçen “Gelecek bayram…” diyecek oldu. Atatürk eliyle susmasını işaret etti. - Bana gelecek bayramdan bahsetme. Hatta gelecek aydan da. Ekim ayını çıkarabilirsem bile Kasım ayını çıkarabileceğimi hiç sanmıyorum.
  • Dr.İrfan Neziroğlu ve Dr.Tuncer Yılmaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    90 Ayrım
    3983,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buğra Zayim
    17 Kasım 1974'ten 12 Kasım 1979 tarihine kadar kurulan Hükümetler, Bakanlar Kurulu Üyeleri, Hükümet Programları ve Güven oylaması sonuçları yer almaktadır.
  • Tove Ditlevsen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    153,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuba Yekta Özdemir
    Çocukluğumun oturma odasında tek başımayım. Eskiden burada annem şarkı söyler, babam yıllardır görmediğim yasak kitabı okur, ağabeyim ise bir tahtaya çivi çakardı. Bunların hepsi asırlar evveldi ve o zamanlar, çocukluğun sonsuza dek süreceğini acıyla hissetsem de, daha mutluydum gibime geliyor... Bundan sonra evde uyumaya devam etsem de, bu gece oturma odasıyla vedalaştığımı hissediyorum. Yatmak içimden gelmiyor, uykum da yok. Derin bir hüzün içindeyim. Sardunyaları cam kenarından kaldırıyorum ve gökyüzüne, esip geçen bulutların arasında hafifçe sallanan yeni ayın beşiği altında ışıldayan küçük yıldıza bakıyorum. Johannes V. Jensen’in, birçok kere okuduğumdan uzun bölümlerini ezbere bildiğim Buzul adlı romanından birkaç satırı kendi kendime söylüyorum: “Kâh sabah kâh akşam yıldızı gibi parlıyor annesinin koynunda öldürülen küçük kız, sonsuz yollarda beyaz ve dalgın, yalnız başına gezen, kendi oyununa kapılmış bir çocuk ruhu gibi.” … Bu cümleler, bana ebediyen kaybettiğim Ruth’u hatırlatıyor ve gözlerimden yaşlar akıyor. Küçük, kalp şeklinde ağzıyla, gözleri parlak ve kudretli Ruth. Herkese laf yetiştiren, yüreği sevgi dolu, küçük, kayıp arkadaşım. Arkadaşlığımız da çocukluğum gibi sona erdi. Güneş yanığı gibi, çocukluğumun son parçacıkları şimdi üstümden pul pul dökülüyor ve altından ters, imkânsız bir yetişkin beliriyor. Gece, pencerenin önünden geçedursun, şiir defterimi okuyorum ve ben farkına varmadan, çocukluğum usulca, hayatımın sonuna kadar benim için bir bilgi ve tecrübe kaynağı olacak, şu insan ruhunun kütüphanesi olan belleğimin dibine çöküyor. TOVE DITLEVSEN
  • Irmak Zileli
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    226,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hülya Bengü
    Genç Roman Çağdaş edebiyatımızın ödüllü yazarlarından Irmak Zileli, beklenmedik bir kaybın ardından altüst olan lisede gizemli bir tanıklığı hikâye ediyor. Sürükleyici üslubu, heyecan dolu ayrıntılarıyla gerçeğin peşine düşüyor. İlkgençliğin çarpıcı keşifleri ve yüzleşmeleriyle derinleşen roman, vicdan ve masumiyet üzerine düşündürürken, insanlık kadar eski bir sorunun cevabını arıyor: Sessizce tanıklık etmek, suça ortak olmak mıdır? Gece yarısı gizlice okulun bahçesine sızan beş öğrencinin amacı, kuralları yıkmak, çılgın bir macera yaşamaktı. Ama tam tersi oldu. Arka bahçedeki kuyunun kapağını kaldırıp karanlığa seslenme oyunu, okulun emektar köpeği Tarçın'ı bir anda yaşamdan kopardı. Beş genç, iç hesaplaşmalarıyla birlikte derin bir sessizliğe bürünürken, her şeyi gördüğünü iddia eden gizemli bir tanığın yazdığı e-posta mesajları okulu karıştırdı. Eğitimciler de, veliler de gerçeği arama telaşındaydı… (Tanıtım Bülteninden)
  • Anatole France
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    490,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pınar Çelikdelen
    Nobel ödüllü yazar Anatole France, Tanrılar Susamışlardı’da, Fransız İhtilâli’nin terör yıllarını, kendi çocuklarının başını yemek konusunda iştahı hiç tükenmeyen ihtilâlin keskin bıçağı giyotinin cömertçe inip kalkışları ve tutkulu Evariste Gamelin’le ölçülü Elodie’nin aşkını merkeze alarak büyük bir ustalıkla anlatmış, ihtilâl mahkemelerinde körelmiş vicdanların, soğuk nazarların, yolundan sapmış bir hukukun gölgesinde sel gibi akan insan kanının boğduğu kardeşlik ülküsünün trajik sahnelerini canlandırmıştır. Bu selin boğdukları arasında sadece sesi ve hâtırası hiç bilinmeyen, bilinmeyecek kurbanlar değil, daha kimler vardır: Danton, Desmoulins, Hébert, Chaumette ve nihayet bozulmaz ahlâklı Robespierre... Hepsi, yarattıkları bir aşırılık canavarının pençesinde kanlı ihtilâller çığırının şöhretli kurbanları olarak tarihe geçmişlerdir. Fransız İhtilâli’nin bu en şiddetli safhasını anlamak konusunda rehber olan Tanrılar Susamışlardı’yı, Hüseyin Cahit Yalçın’ın selis Türkçesiyle sunuyoruz.
  • Ali Özenç Çağlar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    357,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mediha Arzu HATİPOĞLU
    Yaşanmış Zamanlardan Kurtulmak... Ali Özenç Çağlar, resim, grafik, desen çalışmalarını da kapsayan sanatın pek çok alanında ürünler vermiş biri. Öellikle edebiyatın roman, öykü ve şiir dallarında bir çok ödülle başarısını kanıtlamış güçlü bir yazar. İnceliklerin, yitip gitmekte olan değerlerin, insani olanın peşinde bütün ürettikleriyle. Romanlarında, şiirle-rinde ve öykülerinin merkezine “insan sevgisi”ni oturtur. Günah Kuşları’nda Ali Özenç, insanlık dramını farklı bir pencereden gösteriyor. İçinde bulundukları karton valizden dışarı çıkma savaşımını vermekte olan kadınları konu edinerek sesleniyor okurlarına. Günümüzde, ataerkil yapı içinde, doğrudan ya da dolaylı yollardan varlığını sürekli hissettiren toplumsal hiyerarşi ve tahakkümün gölgesindeki kadının kendi duygu ve düşüncelerini kadın duyarlığıyla, kendi dilinde özgürce ifade edebilmesi hiç de kolay değil. Hele ki bir yazar iki ayrı kültür arasında sıkışıp kalmışsa. Ali Özenç, bunu yazın alanında eksiksiz bir bakışla ortaya koyuyor. Kadının ilkin varolma, sonra da kendinin farkına varma mücadelesini, bu zaman zaman çelişen kültürel olguların kaosunda yitmeden, belki de yitip yitip kırıklarını yeniden toplamaya çalışarak ayakta kalma mücadelesini, içi sızlayarak ve gerçek bir içtenlikle aktarıyor. İnsanın içinde bulunduğu koşullarda şekillenişini, koşullara direnişini, zaaf ve güçlü yanlarını ele alıyor. Ali Özenç’in kadınları tanıdık yüzler gibi karşımıza dikiliyor. Her an, her yerde kimi zaman da -kadın ya da erkek olalım- baktığımız aynalarda çıkıyorlar karşımıza. Kimliğini, benliğini kaybeden ve daracık hayatlarda sıkışıp kalan, tükene tükene “ben kimim?” sorusuna ulaşmaya çalışan kadınlar. Kendini bulamamış, hayatın içinde silikleşmiş kahramanlar… Kurallarını kimin belirlediği belli olmayan ve binlerce yıldır sürüp giden bir sömürü oyununun piyon-ları olan kadınlar. Bu ezeli kimliksizleştirme serüveninde, kaçırılmış, kaybedilmiş hayatların konu edildiği ve çeşitli insanlık durumlarıyla insan yapısının karmaşıklığını, derinliklerini, eşiklerini ve sınırlarını irdelediği öyküler; kendi kendimize yazdığımız mektuplar gibi dönüp dolaşıp, yine içimizdeki öteki ile buluşuyor. Yaşanan sadece ve sadece kayıp hayatlardır. Kadınların birey olarak var olma serüvenlerinde asıl eleştiri sistemedir elbette. Bu boğucu atmosferde insanlar önce birbirlerine yaklaşmakta, çarpışmakta, sonra parçalar hâlinde sağa sola savrulmak- tadır.

Sayfalar