En Son Eklenenler

Toplam 59016 sonuçtan 51001 - 51010 arası görüntüleniyor.
  • Tarık Buğra
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    585,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Birinci Dünya Savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti eski gücünü,heybetini kaybetmeye başlamış,isyanlar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür.Kitapta , bir Anadolu kasabası olan Akşehir’den yola çıkılarak ,kurtuluş mücadelesinin bir bölümü anlatılmaktadır.Olaylar Akşehir’in bir kasabasında başlar ve gelişir.
  • Peyami Safa
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Mahşer'de Çamakkale'de gazi olup İstanbul'a büyük ümitlerle dönen bir gencin, karşılaştığı olayların etkisiyle hayal kırıklığına uğraması hikaye edilir. Eserde doğu-batı, eski-yeni hayat tarzlarının yarattığı sıkıntı ve sancılar bu çerçevede ele alınır.
  • Peyami Safa
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Türk edebiyatına psikolojik öğeleri yerleştiren ilk yazarlardan olan Peyami Safa, Fatih-Harbiye ve Dokuzuncu Hariciye koğuşu gibi muhteşem eserlerinden sonra, bu defa Matmazel Norilaya'nın Koltuğu ile Alkım Yayınları'nda... İki kültür arasında sıkışıp kalmış bir kadının çok genç yaşta hayata kapılarını kapamasının hikayesi Matmazel Norilaya'nın Koltuğu... Psikolojik sorunları olan bir gencin içindeki çalkantılarla mücadele etmek ve saklanmak için gittiği bir evde ölmüş bir kadının yürek paralayıcı hayatının, başkalarının anlatımlarıyla ve günlüklerle aydınlanmasının serüveni...
  • İbrahim Balcı
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    136,79 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    İpsiz Recep ve Denizlerimizdeki Adsız Leventlerin Destanı
  • Raif Karadağ
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1004,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Osmanlı İmparatorluğunun kesin tasfiyesinin yapıldığı yer İsviçre'nin Lozan şehridir. Türkiye Lozan'da yalnızca bir imparatorluğu ve ona bağlı kurumları değil, birçok Türk toprağını da yeni devletin hudutları dışında bırakmıştır. Türk milleti için daima ıstırap konusu olan bu yerlerden bir tanesi de Musul'dur. Türkiye'yi Lozan'da temsil eden barış heyetinin başkanı İsmet Paşa'nın Musul'dan hangi görüş çerçevesi içinde vazgeçmek zorunda kaldığı henüz tam olarak anlaşabilmiş değildir. Ancak, Musul'un Türkiye sınırları dışında bırakıldığı da bir vakıadır ve Türk milleti, birçok ana-vatan parçasının yurt dışında bırakılması emr-i vakiine Musul örneğinde de ıstırap çekerek şahit olmuştur. Bu eser, şahsen bizim bakış açımız değildir. Eserin her satırındaki her kelime, virgülüne varıncaya kadar, yabancılardan kurulu bir heyetin hazırlayarak Cemiyet-i Akvam'a sunduğu gerekçeli raporun kendisidir.
  • Hikmet Tanyu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    783,80 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Birtakım bölücü grupları kullanarak doğuda Türk devletini zayıf düşürmek ve ilk fırsatta Ermeni devletini ilan etmek için pusuda bekleyen karanlık güçler, 'Ararat' dedikleri Ağrı Dağı'na Ermeni bayrağı dikmek istiyor. Türkiye'de azınlık meselelerini Birleşmiş Milletler, Avrupa Ekonomik Topluluğu, Avrupa İnsan Hakları Divanı ve diğer beynelmilel platformlarda devamlı gündemde tutan bu emperyalist güçler, Ermeni meselesi konusunda çeşitli yollarla Türkiye'ye baskı yapmaya çalışıyor. Siyasi ve ekonomik sahadaki bu baskılara Türkiye şimdiye kadar taviz vermedi..." Hikmet Tanyu Nuh'un Gemisi adlı kitabında, son günlerde de gündemi oldukça fazla işgal eden Ermeni sorununa ışık tutuyor.
  • Fuzuli Bayat
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    7,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Oğuz Destanı mevcut varyantları, bazı Orta Çağ tarihi ve coğrafî eserlerde korunan bilgileri, halkın hafızasında sağlanmış efsane, rivayet, masal türünden anlatıları ile bir bütün oluşturmakta, Oğuzların hakim bir millet gibi Alp Er Tunga (M.Ö. 7. yy.) zamanından Hazar Denizi'nin her iki sahilinde, ayrıca M.Ö. 4-3. yy.?da Uzak Sibirya?da, M.Ö. 2. yy.?da Ön Asya?da ve Kafkaslar'da yerleştiklerini ve zamanla büyük ve küçük devletler kurduğunu bizlere aktarmaktadır. Zaman geçtikçe bazı değer yargıları değişmiş, ancak Türk milletini ayakta tutan Oğuz millî kültürü, Oğuz şuuru özde değişmez olarak kalmıştır. Bu bağlamda Oğuz Destanı bizlere bu gerçekleri aktaran millî hafıza, millî kitap niteliğindedir. Oğuz Destanı (epik abidesi, ata sözleri, edebî eseri, salnamesi, şiir parçaları vb. ile birlikte) aslında savaşa savaşa cihan devleti kuran, tarih yaratan, emelleri, arzusu Tanrı düzenini korumak olan atalarımızın geçmişi hakkında ozanların icra ettiği sözlü tarihimiz, ideolojimiz, felsefemiz, dünyaya bakışımızdır. Oğuz Destan dünyasının incelenmesi tarihe yön veren atalarımızın bediî-estetik zevklerini, dünya, insan hakkındaki düşüncelerini öğrenmek, Türk millî kültür ekolojisinin dününe göre bugününü biçimlendirmektir.
  • Haluk Tarcan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Araştırmacı yazar Haluk Tarcan'ın kitabı, Etrüskler ve Ön-Türk tarihi üzerine kapsamlı bir inceleme niteliği taşımaktadır. Yazar, konuyu ele alırken, Kazım Mirşan tarafından okunmuş olan 410 Ön-Türkçe yazıt içinden Avrupa'yla ilgili olan 121 belgeyi temel kaynak göstermektedir. Yazara göre, Avrupa uygarlığının kökeninde büyük yeri olan Etrüskler, bugüne kadar bir sır olarak kalmışlardır. Ancak Kazım Mirşan'ın 1970 yılında yayımlanan Proto-Türkçe Yazıtlar adlı eseriyle bu uygarlık sır olmaktan çıkmıştır. 'Bilinmeyen ya da bilinmek istenmeyen Ön-Türk uygarlıkları, evrensel uygarlıkların kökeninde yer alan, kaybolduğu sanılan uygarlıklardır. Orta Asya'da binlerce yıllık tecrübeyle süzülüp gelen ve ileri bir seviyeye erişmiş olan Ön-Türk düşüncesi, yazıyı icat etmiş ve tektanrı kavramına ilk ulaşan uygarlık olmuştur. Mistik felsefeyi ortaya çıkarmış, Tanrı beldesi, gökyüzü, yıldızlar, göksel fenomenler, Güneş-Ay vb. üzerinde düşünmek sonucu astrofizik ilminin temelini atmıştır.'
  • Raif Karadağ
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    864,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
    Konusu:
    Dünyada her şey, ama akla gelebilen her şey hammadde kaynaklarına bağlıdır. Harp ve sulh, hammadde kaynakları üzerinde ve bu kaynakların bulunduğu sahalar civarında cereyan eden gizli ve korkunç birtakım mücadelelerin eseridir. İnsanlar, yaşamak için kuvvetli olmak lüzumunu daha, ilk ve iptidaî insanın klan olarak teşkilatlandığı devirlerden itibaren anlamış ve kuvvetlenmenin yollarını aramıştır. Günümüzün büyük devletleri, dünün iptidaî mücadelesini daha geniş imkanlarla ve çok daha ciddi bir takım metotlarla devam ettirmektedirler. Son asır tarihi tetkik edilirse, bu husus gayet sarih bir şekilde ortaya çıkar. Son asır tarihinin derinliklerinde kalan bu mücadelenin mihrakını ise petrol teşkil etmektedir. 20. asrın başlangıcı, dünya hammadde kaynaklarına sahip olmak, dünyaya bu yoldan hakimiyet ve üstünlüğünü kabul ettirmek isteyen devletlerin mücadelesine şahit olmuştur ve bu mücadele halen devam etmektedir.
  • Kazım Mirşan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    860,41 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Kâzım Mirşan'ı ilkin, elime 1970'lerde geçen, 1966 yılında neş¬rettiği "Türk Metriği" isimli eseri ile tanımıştım. Daha sonra, 1970 yılında, "Prototürkçe Yazıtlar" isimli eserini de bulabildim. 1983 yılında kendisi ile direkt temas imkanı bulduğum zaman 1973 yılın¬da basılmış "Dechiffrierung der Protogriechischen Inschriften" ve 1978 yılında basılmış "Akmış Mekaniği, Altı Yarıjq Tîgin" isimli eserlerinin varlığını öğrendim. Beni Kâzım Mirşan'a götüren Prototürkçe tabiri oldu. Milli bü¬tünlüğümüzü yıkmayı amaç edinmiş çevrelerin Türk dil bütünlüğü¬ne saldırdıklarını biliyor, Arapça ve Farsçası yoğun Doğu Anadolu'muzdaki bir lehçenin Türkçeden koparılıp müstakil bir dil-mişçesine kabul ettirilmek istendiğine şahit oluyorduk. Bu ortak gö¬rüşle sohbet ettiğimiz K. Mirşan'a bazı anılarımı aktardım: "1964 yılında Kars-Erzurum arasında tren yolculuğu yaparken Horasan'dan kompartımanımıza iki kişi bindiler. Aralarında yörede Kürtçe diye tesmiye edilen lehçe ile konuşuyorlardı. Birlikte yolcu¬luk yaptığım edebiyat hocam kulağıma eğildi; Buralarda Arapça da konuşuluyor mu? dedi. Daha sonra, tam anlıyamıyorum ama bu şa¬hıslar ya kavga etmişler veya kavga edecekler, ifadelerinde bizim ta¬rafın (Türkistan aksanı) bozuk Arapçasından kelimeler geçiyor de¬mişti." "Lise son sınıfı okuduğumuz dönemdi. Edebiyat derslerinde ar¬kadaşlarımdan Kürttürklerini hatırlıyorum. Bunlar halk edebiyatın¬da geçen bazı kelimeleri farklı telaffuz ederlerdi. Divan edebiyatı dersine gelince, bizim lügattan manasını çıkardığımız Arapça ve Farsça kelimelerin bir kısmının yaklaşık anlamlarını, bu arkadaşlar aralarında kullandıkları aşiret Türkçesinden bulabiliyorlardı."

Sayfalar