En Son Eklenenler

Toplam 59016 sonuçtan 51011 - 51020 arası görüntüleniyor.
  • Bekir Büyükarkın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    1960'tan 1980'lerin ortalarına kadar yazdığı ve yayınladığı tarihi romanlarla büyük ilgi gören Bekir Büyükarkın 25 yıllık bir aradan sonra yeniden okuyucularıyla buluşuyor. Ülkemizde tarihi romancılığın kilometre taşı hükmündeki isimlerinden biri olan Bekir Büyükarkın'ın akıcı ve sürükleyici üslubuyla okurlarımızı tarih yolculuğuna davet ediyoruz. Bu roman vatanı için hayatlarını seve seve feda eden akıncılarla serhad gazilerinin ve onların fedakâr ana bacı ve eşlerinin aziz ruhlarına ithaf edilmiştir. Ruh ve madde âlemini birleştiren yüz yıllar boyunca ölümsüzlüğe kanat açan sizler; Hatçe analar Ayşe Güller Koca Memiller Kara Muradlar Deli Durmuşlar Karapençler hâlâ yaşıyorsunuz... Bakşa türlüsü olamazdı... Alıntıdır..
  • Teoman Alparslan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    593,90 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Mücadele´ye başlayan ipsiz Recep Emice unutulabilir mi?´Baş ucumda Kaptan ismim var olsun; ben ölürsem Türk Milleti var olsun.´ Dizeleriyle hakkında Türkü yakılan, Atatürk´ün Nutuk´ta yer verdiği Yahya Kaptan unutulabilir mi?´Gönülde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever, o günlerde bizim gibi düşünmüş, bizim gibi duymuş, ondan sonra da bizimle beraber olmuştur´ diyerek emsalsiz alçakgönüllülük gösteren Yörük Ali unutulabilir mi?Giresun Gönüllüleri, Parti Pehlivan, Köprülülü Hamdi Bey, Balıkkesir ve Alaşehir Yurtseverleri, Sütçü İmam, Urfa ve Antepli isimsiz kahramanlar, Hüsnü Himmetoğlu, Antalyalı Remzi bey, Çetmi´li Kara Ali Çavuş ve Sadık Baba unutulabilir mi?Cephane Kağnıları taşıyanlar, Kara Fatma, Gördesli Akıncı Makbule, Kastamonu´lu Saime Bacı, Çete Ayşe, Kosavalı Ayşe Çavuş, Nezahet Onbaşı, Pozantılı Yörük Çoban ve Rahime Hatun unutulabilir mi?Bunların her biri, tüm şehitlerimiz, gazi ve mücahitlerimiz parmak ısırtan kahramanlıklar göstermiş; havai bir fişek gibi ardı sıra bir ışık saçarak yükselmişlerdir.Kar izleri örtmesin!
  • Peyami Safa
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Konusu:
    Sevgili gençlerimizin zevkle, heyecanla yutarcasına okuyacakları kitaplardır Cingöz Recai macereları. Dünyaca meşhur Arsen Lüpenleri gölgede bırakan polisi sinirlendiren kurnaz, cesur, soğukkanlı bir kibar serserinin nefes kesen maceralarını Peyami Safanın usta kaleminden okuyacaksınız. (Tanıtım Bülteni'nden)
  • Raif Karadağ
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    768,32 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Türkler Avrupa'da görünür görünmez ortaya bir Şark meselesi çıktı... Papazların ve küçük küçük zorbaların idaresine kendisini rahatça teslim etmiş, şarabını içip uyuklayan Avrupa'nın kapısından içeri giren dipdiri insanlar, yepyeni bir nizam içinde akıp gelen başarılı ve muazzam kuvvetler, o zamanki Avrupalının örümcekli, bulanık kafasında bir şok tesiri yaparak, onda şifa bulmaz bir dehşet hastalığı (!) doğurmuştur. Türklerin, uyuklayan Avrupalının afyonunu patlatması hadisesi öylesine derin bir tesir yapmıştır ki, aradan yedi asır gelip geçmiş olmasına ve bir gün, eski dipdiri delikanlının, hasta adam (!) şekline sokulmasına rağmen, Avrupalının yirmi batın torunları dahi bu Türk hastalığından, Türk şokundan kurtulamamıştır.
  • Peyami Safa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Cingöz Recai, Avrupa'da bile tanınmış bir Türk Robin Hood'u... Kurnaz, zeki, yakışıklı ve girdiği aşırı risklerle alışılmışın dışında bir hırsız karakteri... Mehmet Rıza ise, Cingöz Recai'yi yakalamak için gece gündüz uğraşan cefakar bir polis komiseri... Hırsız-polis arasında oynanan o bilinen kovalamaca, Cingöz Recai'nin Mehmet Rıza ile dostça bir ilişki kurmak için olmadık tehlikelere girmesiyle bambaşka bir şekle bürünüyor. Hikayeler, kimi zaman bir başka Türk komiserinin, kimi zamansa Arsen Lüpen'in ya da Sherlock Holmes'ün varlıklarıyla renkleniyor. Arka Kapak'tan
  • Hüseyin Namık Orkun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    108 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Türk efsaneleri yabancı ülkelerde tetkik edilmediği gibi maatteessüf bizde de esaslı bir surette tetkik edilmiş değildir. Bizde bu mevzua en ciddi bir surette temas eden Köprülüoğlu Fuattır. (Türk edebiyatı tarihi, İstanbul, 1926) Fakat burada efsaneler ilmî bir tarzda tasnif edilmediği gibi mevzular dahi yanlış anlatılmış ve bir takını faraziyelerle mevzu tamamile karıştırılmıştır. (1 ) Türk efsanelerinin tasnifi hakkında Zeki Velidi de Atsız mecmuada bir kaç yazı yazmıştır. Fakat burada da efsaneler derli toplu bir surette tasnife tâbi tutulamamış, mevzu bir sürü malûmat yığını arasında kaybolup gitmiştir. Bu iki eserden maada memleketimizde neşredilen ve bu mevzua ciddî bir surette temas eden bir yazı hatırlamamaktayız. Her ne kadar bu, mevzuu eserinin kadrosuna sıkıştırmak mecburiyetinde kalan bazı edebiyat tarihleri varsa da bunlar Köprülüoğlunun eserindeki noksan ve yanlış malûmatı tekrarlamış olduklarından onları burada ayrıca zikre lüzum görmedik. Bunlardan tamamile ayrı olarak ve Köprülü. (1) Bu eserde «Hunlar milâdi dördüncü asrın İkinci nısfında başlıca iki büyük şubeye ayrıldılar.» (s. 16) gibi son derece fahiş hatalardan mâda efsanelerin metinleri dahi yanlış anlatılmıştır. Bir fikir verebilmek için bu hatalardan bir kaçını kaydedelim: 1 — Oğuzun vücudu kurda benzediği yazılmıştır. Halbuki metinde vücudu deği! beli kurda benzetilmektedir. 2 — Oğuzun geyiği «bir av kırbacı ile* ağaca bağladığı yazılmaktadır. Halbuki asıl metinde söğüt dalı olduğu yazılıdır.. Bu hataları burada teker teker göstermeğe lüzum görmüyorum. Oğuz efsanesi Rahmeti tarafından dilimize çevrilmiştir. Bü eserle mukayese etmekle hatalar meydana çıkabilir. i oğlunun hatalarını da ayıklayarak Atsız bir edebiyat tarihi yazmağa başlamış ise de bu eser henüz ikmal edilememiştir. Millî efsanelerimizi her şeyden evvel ibir tasnife tâbi tutmak gerektir. Türk tarihini bugün Doğu HunlariLe başlatmak icap ettiğine göre millî efsanelerimizin birinci kısmım Hun efsaneleri teşki
  • Hüseyin Namık Orkun
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    493,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Türk Dili
    Konusu:
    İlk baskısı 1940 yılında yapılan Türk Sözünün Aslı adlı bu eserin, tıpkıbasımı 1946 yılında yapılmıştır. Türk tarihçisi ve dilcisi Hüseyin Namık Orkun'un kıymetli çalışmaları arasında yer alan bu eser, 'Türk' (Tu-kiüe (TürükJ/Tik) adının geçtiği en erken kayıtları içermesi ve Türk adının kökleri hakkında Vâmbery, Nemeth ve Thomsen gibi büyük Türk dilbilimcilerin etimolojik araştırmalarına yer vermesi bakımından büyük değer taşımaktadır. (kitaptan)
  • Hüseyin Namık Orkun
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Bugün Sibirya'dan cenubî Avrupa'ya kadar uzanan geniş arazide Türk diü konuşulmaktadır. Bütün bu Türkçe konuşan insanların arasında sade dil birliği değil ırk birliği de vardır. O halde en eski devirlerde bütün bu ayni ırktan olan insanlar bir vahdet halinde idiler. Bu birlik şüphesiz ki en eski ana yurdda idi. Bu itibarla Türklerin ana yurdunu araştırmamız, Türk birliğinin kurulduğu yeri bilmemiz gerektir.(Önsözden)
  • Serpil Özkaynak
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Atatürk’ten sonra bu ülkede köylüyü, çiftçiyi hiç mi kimse düşünmedi..? Tabii ki düşünen yöneticiler oldu, kimisi “aydın çiftçi” yetiştirmek için köy enstitüleri kurup, topraksız köylüye de devletin elindeki toprakları dağıtmak istedi, kimisi “köy-kent” projesi geliştirip, tarımda planlı, programlı ve eğitimli bir üretime geçilsin arzu etti, kimisi de “tarım bilgi bankası kurmalıyım” ülküsü ile ülke yönetimine geldi… Ama hiç biri “ülkenin başında” iken, hayalini gerçekleştiremedi. Hep engellendi… 24 Ocak kararları ve sonrasında tamamen IMF ve AB endeksli uygulanan programlar sonucunda da “köy kökenli çiftçi” nin yaptığı hayvancılık öldürüldü, ziraatçılık da ağır yaralı bir halde ameliyat masasında bırakıldı… Son yıllarda “fakirleşmiş çiftçiler”, “devlet hastanesi kapısında bekleyen ölü ve hasta yakınları” misali, kaybetmek üzere oldukları için yakınırken, yöneticilerin “Lan terbiyesizlik yapma… Ananı da al git…” hakaretleri ile “yeşil kartlı” muamelesi görüyorlar. Acaba yayınladığımız bu eseri okuduğunuzda sizler de bu vahşet karşısında ne kadar doğru bir yayıncılık yaptığımıza hak verecekmisiniz…?
  • Aytunç Altındal
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    320,83 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Üç İsa, Katolik Kilisesi`nin Teleolojik İsa`sı ile kesinlikle bağdaşmayan, Kutsal Metinler`deki Teolojik İsa`ya ve ?misyonuna? dışsal/seküler/dünyevi bir bakış? Özellikle ?yerleşik/örgütlü? dinin temsilcisi Katolik Kilisesi tarafından İsa`ya yüklenen ?hurafelerin? ayıklanması girişimi? Aytunç Altındal Üç İsa`da tarihsel ve7veya mitolojik İsa`yı değil, bir bakıma İsa`nın yaşantısının diyalektiğini, Tanrı-Bilim eğitimi ve perspektifiyle ele alıyor. Türkçe`ye eksik ve yetersiz olarak laik ya da çağdaş diye çevrilen sekülerik anlayışının, Ateizm`den, Laiklikten, Çağdaşmacılık`tan farklı olan boyutlarını gösteriyor. İsa, Musevi olmasına rağmen bu kapalı-devre işleyen ve bir din olmaktan çok, bir ?varoluş tarzı? sayılabilecek olan yapıya getirdiği seküler yeniliklerle tanımlanıyor. İngiltere`de, 1992 yılında İngilizce olarak yayımlandığında Müslüman bir araştırmacının, İslami olmayan bakış açısı ile Hıristiyan Teolojisi`ni içinden irdeleyen Üç İsa, dünyadaki çeşitli ilahiyat fakültelerinin literatürüne girdi ve yardımcı ders kitabı olarak kabul edildi. Araştırmacı ve sorgulayıcı bir gözle okunması gereken bir ilk kitap.

Sayfalar