En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58371 sonuçtan 51581 - 51590 arası görüntüleniyor.
ERIC J. SIMON
metin - Türkçe
3 Ayrım
272,09 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
Biyoloji: ÖZ , Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Programında okutulan “Genel Biyoloji” dersi gibi, farklı fakültelerde okutulan biyoloji dersleri için pedagojik açıdan çok uygun bir ders kitabıdır. Görsellerle zenginleştirilmesi, okunması ve anlaşılmasını kolaylaştırmıştır. Biyoloji alanındaki birbirini takip eden konular anlaşılır ve belirli bir düzen içinde sunulmakla beraber öğretim üyelerinin takip etmek istediği düzeni kendisinin oluşturmasına olanak sağlamak adına konular bölümler içerisinde sıralanmıştır. Türkçe'ye çevirisinin ilk baskısından kısa bir süre sonra yapılması kitabın güncelliği açısından önem taşımaktadır. Kitabı oluşturan 12 bölüm, 16 öğretim üyesi tarafından çevrilmiştir. Bu bölümler; Canlı Bilimine Giriş, Yaşamın Kimyası, Hücre: Yaşamın Temel Birimi, Enerji ve Yaşam, Kromozomlar ve Kalıtım, DNA: Yaşam Molekülü, Darwinci Evrim, Biyoçeşitlilik 1; Mikroskobik Organizmalar, Biyoçeşitlilik 2: Mantarlar ve Bitkiler, Biyoçeşitlilik 3: Hayvanlar, İnsan Vücudunun Sistemleri ve Ekolojidir. Biyolojinin ÖZÜ, öğrencilerin yaşamları boyunca karşılaşacağı konular için bilimsel bir temel resmin bütününü ortaya koyan biyolojik kavramlardır. Bu kitapta biyolojinin özü öğrencilerin dikkatini çekecek şekilde tamamı tek bir kaynak içerisinde birbirine entegre olmuş iki sayfa modülünde sunulmaktadır. Biyoloji: ÖZ kitabı, lise ve üniversite öğrencileri için önemli bir temel biyoloji ders kitabıdır.
Carl G. Hempel
metin - Türkçe
2 Ayrım
8,41 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
“Fizik dünyanın olgularını açıklamak doğa biliminin temel amaçlarından birisini oluşturur.” diyen Carl Gustav Hempel (1905-1997) bilimsel açıklamanın doğasıyla ilgili “kapsayıcı yasa” teorisini ve “Kuzgun paradoksu” olarak bilinen doğrulama paradoksunu ilk olarak ileri sürerek bilim metodolojisine ilişkin tümevarım, açıklama ve rasyonalite hakkındaki çalışmalarıyla bilim felsefesinde uzun süreli bir etki yaratmıştır. “Bilimin bugün istifade ettiği yüksek saygınlık, büyük ölçüde hiç şüphesiz bilimsel uygulamaların çarpıcı başarılarına ve hızla genişleyen kapsama alanına bağlıdır. Deneysel bilimin pek çok dalı, bilimsel sorgulamanın sonuçlarını kullanıma geçiren ve sonrasında sıklıkla kuramsal ya da temel araştırmaları yeni verilerle, yeni meselelerle ve araştırmaya yönelik yeni araç gereçle besleyen ortak teknolojiler için bir temel hazırlamıştır.” diyen Hempel bu yapıtında bilim felsefesinin temel kavramlarından “sınama”, “doğrulanabilirlik”, “basitlik” ve “indirgeme” gibi kavramları incelemektedir.
Bahar Aykan
metin - Türkçe
2 Ayrım
59,14 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
Dünden Bugüne Bugünden Düne; kültürel miras, kimlik ve bellek inşa süreçlerinin birbirleriyle etkileşimlerini ve farklı ölçeklerde, muhtelif aktörler tarafından kurgulanış ve temsil biçimlerini Türkiye özelinde ele alıyor. Sosyal inşacı bir anlayış benimseyen bu derleme kitap, üç bölümden oluşuyor. İlk bölümdeki yazılar, Cumhuriyetçi ve Yeni-Osmanlıcı millî kimlik ve geçmiş anlatısı arasındaki çatışmaların somutlaştığı mekânları merkeze alıyor. İkinci bölüm, kültürel miras yönetiminin farklı aktörler ve aidiyet ilişkilerini içeren çok katmanlı ve karmaşık yapısını tartışmaya açıyor. Son bölümdeki yazılar ise “unutulmaya yüz tutmuş” geçmişi şimdide yeniden kurma ve canlandırma süreçlerine odaklanıyor. Pınar Aykaç, Bahar Aykan, Sena Kayasü, Mesut Dinler, Sarper Ataşer, Burcu Selcen Coşkun, Hasan Münüsoğlu, Şule Tepe ve Sena Temel’in katkılarıyla…
Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Doç. Dr. lsmail Ermağan, Prof. Dr. Burak Gümüş
metin - Türkçe
2 Ayrım
41,54 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi, Avrupa Birliği’nin siyasal-ekonomik devi, sınırları dışındaki insan ve dildaşları ile uluslararası ilişkilerin kayda değer aktörü olan Almanya’nın Türkler için yadsınamaz önemi, Türkiye ya da Almanya vatandaşı Türklerin varlığıdır. Diğer bir ifadeyle Almanya, bizden 3 milyon insana memleket. Yani akrabayız bu ülkeyle. Dünya Siyasetinde Almanya serisi de Türkiye’de bu akraba ülkeyle ilgili bilgi açığını gidermek amacıyla hazırlandı. Alanında uzman ve seçkin bir yazar topluluğu ile Band 1’de ülkenin tarih ve dış politikası detaylı çalışmalar üzerinden; Band 2’de ise, ekonomi, toplum, medya, sanat vb. alanlar hem makro hem mikro açılardan irdelenmektedir. Peki kitabın hedef kitlesi kimler? Bu eserleri; uluslararası ilişkiler, ekonomi, sanat vb. eğitim branşlarındaki öğrencilerden hocalarına, siyasetçi ve danışmanlarından turizm acentalarına, din görevlilerinden STK üyelerine, iş adamlarından medya temsilcilerine, kısacası Almanya hakkında bilgi arayan kamuoyuna ithaf ediyoruz.
Paul Atkinson, Amanda Coffey, Sara Delamont, John Lofland, Lyn Lofland
metin - Türkçe
2 Ayrım
10,10 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
Etnografi, tek bir sınıflandırmaya ya da tek bir sosyal bilim alanına sığmayacak kadar farklı özelliklere bürünebilen, uygulandığı her ortamda farklı anlamlar kazanabilen, basit bir araştırma yönteminden daha fazlasına sahip entelektüel bir uğraştır. Bu özelliklerinden dolayı onu en iyi şekilde tasvir etme ve anlama yolu, sahadaki çeşitli hâllerini okuyucu ile paylaşmaktan geçmektedir. Bu kitap, etnografiyi alanla ilişkisi bağlamında anlatmaya yönelik önemli bir girişim ve aynı zamanda etnografik araştırma yapmak isteyenleri özendirici, teşvik edici ve destekleyici bir ruhla yazılmış kapsamlı bir etnografik metodoloji ve yöntem metnidir. Kitabın bazı bölümlerinde özel olarak kaleme alınmış olan etnografik mülakat, odak grup çalışmaları, katılımlı gözlem ve saha notları alma gibi tümüyle teknik becerileri geliştirmeye odaklanan içerikler özellikle etnografik bir saha araştırması gerçekleştirmek isteyenler için güçlü bir rehber niteliğinde. Etnografinin bir metodoloji olarak sosyal bilimler alanında çok geniş ve çeşitli kullanımları olduğuna şüphe yok. Antropoloji, sosyoloji, siyaset bilimi, iletişim bilimleri, işletme, sağlık bilimleri, kültürel çalışmalar, hukuk, pazarlama vb. birçok alanda kullanılabilen etnografik metodoloji, tüm bu alanlar açısından güçlü bir disiplinler arasılık ve kesişimsellik barındırıyor. Etnografi El Kitabı etnografinin bu kesişimselliğini özellikle ortaya koymakta. Tüm bu özelliklerinden dolayı kitabın etnografik metodoloji konusunda Türkçe alan yazındaki boşluğu doldurmaya yönelik mütavazı bir katkı olmasını umuyor ve etnografik saha çalışmalarındaki birikimin zenginleşmesine ve araştırmacıların bu alanda beceriler kazanmasına vesile olmasını diliyoruz.
Tolga Kabaş
metin - Türkçe
2 Ayrım
46,05 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
Yoksulluğun ölçülmeden önce tanımlanması ve kavramsal olarak anlaşılması gerekir. Yoksulluğun tanımı genişledikçe ölçülmesi de o kadar zorlaşmaktadır. Yoksulluğun tanımlarına göre ölçümünde kullanılan göstergeler farklılık gösterir. Bu yüzden yoksulluğun kesin tanımlarının yapılması ölçümler açısından çok önemlidir. Tanımların değişmesi sonucunda değişen yoksulluk göstergeleri farklı insanları ve grupları yoksul olarak tanımlar. Ayrıca, yoksulluğun tanımlarının değişmesi yoksullukla mücadelede de farklı politikalara yol açar.
Hüdayi Ercoşkun
metin - Türkçe
3 Ayrım
84,85 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
Tuz, tüm zamanların en görkemli figürlerinin baş tacı olarak atlas çağlardan beri öyküsü devam eden bir unsurdur. İnsanlık, tuzu keşfinden sonra damağında ortaya çıkardığı lezzet tsunamisine hayranlık duymuş ve bunu stellere işlediği bengi şiirlerle, papirüslere dokuduğu altın harflerle, dini törenlere yüklediği manevi dizemlerle günümüze kadar getirmeyi başarmıştır. Tuz, tetis okyanusunun çekilmeye başladığı zaman döngüsünden bu yana amok koşucusu gibi yolculuk yapmış ve edebî fantazyaların fildişi duvarlarını süslerken aynı zamanda ihtişamlı sofralara göz bebeği konumunda nüfuz etmiştir. Halil Cibran “Hiç kuşkusuz tuz da garip, kutsal bir şey var.” derken tuzun safi gizemine kontur çekerek sayısız anlamını satırlarına işlemiştir. Tuz, 20. yüzyıla kadar Kastalya pınarından akan lezzetlerin timsali gibi bir görüntüye sahipken sanayinin yükselişiyle beraber yelpazesini genişletmiş ve kimya sektörünün en çok tercih edilen ürünleri arasında yerini sağlamlaştırmıştır. Akabinde ayyuka çıkan kâr savaşları, pazar rekabetleri ile endüstriyel çağa teslim olmuş ve günümüzdeki şeklini almıştır. Her Yönüyle Tuz kitabı ise tuzun bu akılalmaz hikayesini sizlere sunmak adına büyük bir kaynak olma özelliğine aday olmuştur. Tuzun edebî saltanatının gam boralarını dağıttığı dizelerden antik dönemlerde adına inşa edilen kurgu zenginliğine, fazla tüketilmesinin vücutta meydana getirdiği çeşitli hastalıklardan küresel ekonomideki yerine, jeolojik devirlerden bu yana oluşan tuz yataklarından bir terapi aracı olarak tedavi merkezi hâline getirilen tuz mağaralarına, islam motiflerinde ve kültüründeki yerinden sanatla yoğrulmuş şekline kadar derin ve çok veçheli bir araştırma, bu kitapla tarihe tanıklık edecek. Bu kitapla birlikte tuza atfedilen soyut ve mutlak anlamlar, tuzla var olan tüm bilimsel terimler, tuzun tarihî temas noktalarında geçirdiği bütün evreler gün yüzüne çıkacak. Bu kitapla, tuza dair evrene nakşedilmiş tüm yılankavi ifadeler katışıksız hâllerde cisim bulacak. Bu kitap; tuzun dünya çapındaki önemini, tarihini, sanatını, dinlerdeki mücerret gücünü, ekonomik yaptırımlarını, küresel ticaret ağındaki konumunu ve sağlığa etkisini tek bir kaynak altında toplayarak geleceğe bırakılan nadide bir yapıt olma özelliği kazanmıştır. Bu kitaba mürekkep akıtan yazarların tek gayesi ise tuzun değerli bir maden ve damakta parlak bir şölen oluşturmasından daha öte kazandığı yüksek anlamları ve bilimsel çalışmaları insanlığın hizmetine sunarak geçmişle şimdi arasındaki bağıntıyı tamamlamak olmuştur. Her Yönüyle Tuz; tuza bilimsel, sanatsal, tarihsel bir perspektiften bakmak isteyenlerin hikâyesidir. Her Yönüyle Tuz; tuzun her yönüyle keşfine şahit olmak isteyenlerin sahip olabileceği en kıymetli kitaptır.
metin - Türkçe
3 Ayrım
2,86 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
Bu kitap, üniversitelerimizin Fen-Edebiyat veya Sosyal ve Beşerî Bilimler fakültelerinin Felsefe bölümü öğrencilerine yönelik kaleme alınmış bir çalışmadır. Bu bölümlerde, son zamanlarda İslâm felsefesine ilgi gittikçe artmaktadır. Günümüzde İslâm felsefesi üzerine yazılan eserler, daha ziyade İlahiyat formasyonuna sahip kitleye yönelik kaleme alınmış eserlerdir. Yani bu eserler, anlaşılabilmesi için ilâhiyat bilgisine ve kavramlarına, İslâm tarihi bilgisine ve aynı zamanda İslâm felsefesinin kavramlarına ve problemlerine vakıf kimselerin anlayacağı bir dil ve üslupla yazılmıştır. Ancak felsefe bölümü öğrencisi, bu eserleri anlamaya yönelik bilgisel, tarihsel, kavramsal ve problematik olarak bir altyapıya yeterince sahip değildir. Hem gerekli bu altyapıyı tamamlamak hem de İslâm felsefesinin daha iyi anlaşılmasına bir katkı sağlamak amacıyla böyle bir eseri kaleme almış bulunmaktayız. Kitap, öncelikle felsefe bölümü öğrencileri hedef kitle olarak seçmiş olsa da İslâm felsefesine ilgi duyan herkes için bir el kitabı niteliğinde hazırlanmıştır. Kitapta, aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır: • İslâm felsefesinin anlamı ve kapsamı nedir? • İslâm dünyasında felsefi düşüncenin ortaya çıkmasında etkili olan unsurlar nelerdir? • İslâm felsefesi farklı kültür ve medeniyetlerden etkilenmiş midir? Etkilenmiş ise bunlar hangileridir? • Felsefe tarihinin en önemli ayağı olan VIII-XV. yüzyılda İslâm dünyasında İslâm felsefesi ve bilimine etkisi ve katkısı olan büyük filozoflar kimlerdir? • İslâm felsefesi Batı düşünce dünyasını etkilemiş midir? Eğer etkilemiş ise bunun yolları nasıl olmuştur? • İslâm düşüncesinin bir parçası olan tasavvuf düşüncesi nedir? Nasıl ortaya çıkmış ve temsilcileri kimlerdir?
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
1 Ayrım
183,64 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din, Edebiyat, İslam
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
"Gözler yalan söylemez" sözü önemli bir gerçeği vurguluyor bize. İnsân, davranışları ile birçok şeyi gizleyebilir, ama gözleriyle asla. Bir başka sözde de, "gözlerin, kalbin aynası olduğu" söylenir. Zaten gözler üzerine bunca yazılanlara çizilenlere bakılırsa, ruhumuzun bu dışa açılan pencerelerinin önemi rahatlıkla anlaşılır. İrfânî düşüncede olgunluğa giden yolu çok güzel özetleyen Hacı Bektaş Veli de, çevresindekilere "eline, beline, diline sahip ol" diye öğüt verirmiş. Göz bir yere kaymamış olsun, peşinden "gönül”ü de sürüklüyor. Gözün kontrol altına alınması günlük hayat içinde her zaman kolay olmaz. Günlük yaşayışımız sırasında birçok obje ve insanla karşılaşırız. Ancak gözün bir sorumluluğu vardır. Zihnimizi yoğunlaştırarak, ister eşya ister insan olsun, bir şeye yeniden dönüp bilinçli biçimde baktığımızda durum değişir. İnsan dediğin gözdür; bakışıyla anlamlandırır, bakışıyla yönelir. Hz. Peygamber’in “İkinci bakış şeytandandır” sözü, bu iki bakış arasındaki farkı son derece güzel bir şekilde açıklar. Kaynaklarda, “göz sahibi olmaktan utanan” insanlardan da söz edilir. Bu kimselerin ferasetleri, Allah’ın lütfuyla öylesine gelişmiştir ki, başkalarının gözlerindeki günah izlerini dahi fark edebilecek bir seviyeye ulaşmışlardır. Necip Fazıl Kısakürek de bu gerçeği bir beytinde şöyle dile getirir: “Onlar ki, göz sahibi olmaktan utanırlar, Gözüne bakar bakmaz Müslümanı tanırlar…” Elinizdeki bu mütevazı çalışma, işte bu “göz sahibi olma” endişesine ve gözün taşıdığı sorumluluğun önemine dikkat çekmek amacıyla, yalnızca Kur’ân kaynaklı bir tarama sonucunda oluşturulmuştur.
Yasemin Conker
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,39 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 9
Konusu:
Bu kitap “Tamam, anladım ama nasıl yapacağım?" diyenler için yazıldı. Binlerce yıldır her dilde felsefenin, dinlerin, kadim bilgilerin, edebiyatın anlatmaya çalıştığı ‘kamil (olgun) insan’ NASIL olunur? Hangi yöntemleri kendi kendimize uygularsak olur? Kamil insan olmaya çalışmak aslında evrimini tamamlamamış şimdiki ‘insan’ dediğimiz türün yolculuğu. Bir sonu var mı? Olunca ne oluyor? Bütün bu soruların cevaplarını bu kitapta bulacaksınız. Kitabı kimin yazdığının bir önemi yok. Okuyunca kendinizin yazdığını anlayacaksınız. “İçimizdeki çocuk dursun, aman onu koruyalım" değil! Gelin o çocuğun çocukken yaptığı saçma sapan hareketleri, kızınca ayağını yere vura vura bağırarak bir şey elde etmiş olan o çocuğun artık büyümesi gerektiğini, hala öyle yapmanın hiçbir işe yaramadığını o çocuğa fark ettirelim. Bırakalım, içimizdeki o çocuk kendine ve çevresindeki herkese ve her şeye karşı şefkati ve gerçek sevgiyi tadarak büyüsün. Bir yandan da çok büyümüş adeta robotlaşmış tarafımıza, çocukken yaşadığımız zamanın sonsuzluğu algısını, her şeye merakla ve ilgiyle bakmasını, içindeki coşku ve heyecanın güzelliğini hatırlatalım. Kendi içimizde dengeye gelene kadar kendi kendimize çalışabiliriz, önemli olan doğru yöntemleri bilmek. Gelin küllerimizden yeniden doğalım ve küllerimiz kendiliğinden ayaklarımızın altına serilen güllerimiz olsun.

Sayfalar