Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5954 sonuçtan 5191 - 5200 arası görüntüleniyor.
  • Nedret Güvenç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    184,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İlkim Karaca
    Yol boyunca sağlı sollu sakız ağaçları, ardıçlar, yer yer çiçek açmış kekik kümeleri, yaban sümbülleri, maviş peygamber çiçekleri, çoban çantaları, çalı çalı kümelenmiş pespembe yaban gülleri, mersinler, böğürtlenler, o tarihteki Alaçatı'nın en bakir, en dokunulmamış, kız güzeli süslenmiş hali…" "…Oyundaki Anjelik büyük şehirde başaramamıştı ama, o başaracaktı. Bir bakıma örtüşüyordu kaderleri rolündeki Anjelik'le, büyük şehre ümitle giden iki genç kız. Anjelik, o büyük şehirde karanlığın içine doğru gitmişti ve yitmişti. Oysa kendisi bu büyük şehirde, ışığın yolunu aramıştı ve bulmuştu. Evet doğrusu çok kısa ama çok zor ve anlamlı bir roldü Anjelik..." "Kum Zambakları", Türk tiyatrosuna elli yılı aşkın bir süre oyuncu ve yönetmen olarak emek vermiş bir sanatçının, Nedret Güvenç'in deneme tadındaki anı-öyküleri. Çocukluğunun büyük bölümü 2. Dünya Savaşı yıllarında İzmir'de geçen Güvenç'in İzmir Kız Lisesi'nden Ankara Devlet Konservatuvarı'na, öğretmenlerine, 6-7 Eylül olaylarından, sahneye ilk çıkışına, nedensizce kaldırılan tiyatro oyunlarına, aşkın kimyasından pişmanlıklara, tiyatroya olan tutkusuna, ailesine, kimi artık hayatta olmayan sanatçı arkadaşlarına uzanan anıları, hem Güvenç'in kişisel tarihine hem de Cumhuriyet'in ilk yıllarından günümüze bir yolculuk… "…Gün boyu size arkadaşlık edecektir o mis gibi kokularıyla kum zambakları..."
  • Şehnaz Gülşen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    47 Ayrım
    803,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Rümeysa Taşkıran
    Bir evliliği ayakta tutan yegâne güç; adamın sevdası, kadının bu sevdaya sarılışıdır. Mutluluğun formülü birbirini sevmekte saklıdır. Bu formülü bozacak günler Eroğlu Konağı'nın kapısını çaldığında içeri buyur edilir. Bebek hasretinin tutulduğu konakta KUMA rüzgârı eserken kaosa doğru sürükleyen fırtınaya iki kadın, bir adam tutulur. Hayat ters köşeden vurarak bebeği olamayan, yıllarca bu esikliğin acısını pervasızca çeken, hastaneden hastaneye koşan, umut etmekten ve istemekten yorulmayan kadının hayatına kuma gölgesi düşürür. Karısının bebeği olmadığı her gün, aşkı daha sağlam ayakta dururken adamın duygularını ve aklını yitirecek kâbus gerçekleşir. Kokladığı gülün üstüne bir kır çiçeği yerleşir, bu çiçek tohumunu verir ve sevdaya tutulmuş adamın kalbi ikiye bölünür! Konağa düğünsüz derneksiz, üzerinde bir gelinlikle kapıdan içeri alınan kadını beklediğinden daha zor bir hayat, beklediğinden daha kötü bir evlilik karşılar. Zorlu sınavlara tabi tutulur, aşk ve sevgi yoksunu bir evlilikte ayakta durmaya çalışır. Kocası tarafından merhamet dilenen kadın halini alır. Sevda bir kadında, tutku bir kadındayken aynı çatı altında zorlu yaşam sürdürülür. Araf'ta kalmış bir adamın, bu adama bağlı iki kadının yaşamı zorlu serüvenlerle akıbeti belli olmayan sona doğru gider. Ateş düştüğü yeri yakar, KUMA gelir. Hasreti kadın dindirir, bebek doğar. Adam ikiye bölünür. Ve aşkı hangi kadın alacak, sorusu akılları alır. Ben Ezo! Üzerine kuma gelmiş kadınım. Şimdi sığındığım limanım, kocamın kalbindeki aşkım. Ben Şerwan! Bir kadının hayatını kalbine, bir kadının hayatını omzuna alan adamım. Ben Beritan! Kuma giden kadınım. Benim tek dünyam, kucağıma aldığım bebeğim.
  • Okay Tiryakioğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ruslar ve onlara yardıma gelen Romen ordularınca istilaya uğramış bir Plevne, düşmana karşı amansız bir mücadele veren bir avuç asker ve Plevne yamaçlarında ümitle ufku gözleyip İstanbul'dan uzanacak yardım elini bekleyen bir Kumandan...Ödüllü romancı Okay Tiryakioğlu, yeni romanı ile okurlarıyla yeniden buluşuyor.KumandanGazi Osman Paşa'nın Plevne Kuşatmasını konu alan romanda paşa, göğsündeki madalyalarla, mağrur edasıyla ünlü bir komutan olmanın yanı sıra, çelişkileri, ümitleri, yalnızlığı ve hayalleriyle, kısacası "kanlı canlı" bir insan olarak karşımıza çıkıyor. Tarihi gerçekliği modern anlatı tekniklerinin yardımıyla kurgulaştıran Tiryakioğlu, 19.yy'ın sonlarında Tuna nehri yakınlarında vuku bulan Plevne Savunması'nı sürükleyici bir üslupla kaleme almış" Elinizden bırakamayacağınız, tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz destansı bir direnişin romanı...Plevne, Tuna nehri kıyısında küçük, şirin bir kent. Bulgarı ve Osmanlısı kardeşçe geçinmiş asırlarca. Plevne küçükse bile Rusya'nın hayali büyüktür. Dünyaya, Bulgarların Osmanlılarca katledildiği yalanını yayarak işgal etmek niyetindedir. Osmanlı hasta bir adamsa ve Plevne küçük bir kentse, bunu başarmak çocuğun elinden oyuncağını almaktan farksız diye düşünür Rus Çarı II. Alexandr. Daha sonra sırada İstanbul'a uzanıp Padişah'ı ele geçirmek vardır. İşte Rusların, bu hayallerini gerçekleştirmek maksadıyla başlar 93 Harbi ya da Küçük Kıyamet.Fakat işler Çar ve Generali Gourko'nun sandığı gibi yolunda gitmez. Zira hesaba katmadıkları kadar güçlü, inançlı ve zeki bir başkumandan vardır karşılarında: Gazi Osman Paşa. Paşa "Plevne'yi kaptırmam" diyor ancak komutasında bir emriyle ölmeye hazır birkaç bin askerden başka hiçbir kuvveti yoksa ne yapabilir? Kumandan'ın gözleri ufukta şimdi, öteleri, Padişah'ı bekler durur. Daha çok küçükken babası Mehmet Efendi'nin kulağına usulca fısıldadıklarını önemsemiyor, bunlara inanmıyor sanki."Hayatta alışman gerekecek şeylerin başında gelir bu. Ayaklarının üzerinde durmana yardım edecek tek düşünce yalnız olduğundur. Ancak böyle olduğunu düşünerek sonuna kadar savaşabilirsin. Sana kimse yardım etmeyecek Osman, dostlarına da öyle; kimse kimseye yardım etmeyecek... İnsan yalnız yaşar ve yalnız ölür oğlum. Bunu bil, buna göre yaşa...."Kumandan Gazi Osman Paşa, ümidini hiç kaybetmez. Sultan Abdülhamid'in yardımına koşacağını, ona takviye birlikler göndereceğini bekler durur askerleri birer birer eksilirken. Tahir Paşa, beklentisinin bir hayal olduğunu söylemesine rağmen, önünde Romenlerin, Ruslara yardım elini uzattığı yüz seken bin kişilik devasa bir Rus-Romen ordusu çarpışmaya hazır bulunca bile... Ve Plevne'de batan her güneşi, yardımsız geçen son akşam olacağına inanarak bekler.Gazi Osman Paşa, eski ile yeni ordu arasındaki farkları görür, ıstırabı katlanır bu yüzden. Beynindeki gizli koridor, sık sık bu gerçeği hatırlatır ona. Destanlarda, menakıpnâmelerde anlatılan, düşmanın üzerine korkusuzca atılan mübarek yüzlü gazi ve şehitler nerededir şimdi?"Etrafları korkaklar ve vatan hainleriyle çevrilidir. Elleri kolları bağlı bu seçkin vatan evlatlarına bu muamele reva mıdır?.. Nerededir komutanlarının bir tek emriyle gözünü dahi kırpmadan ölüme atılan tarihin o unutulmaz kahramanları? Ölüme, özlenen taze bir sevgilinin kollarına atılırcasına arzu ve heyecanla koşacak o yiğitlere ne olmuştur?.. Şehitlik heyecanıyla yerlerinde duramayan, o unutulmaz menkıbelerin kahramanları artık tükenmiş midir; yoksa... yoksa böyle insanlar hiç yaşamamış mıdır?.. Anlatılanların hepsi ölümün soğuk yüzü karşısında titreyen ürkek yürekleri avutmaya yönelik birer masaldan mı ibarettir?" Yine de Plevne'den çıkmamaya kararlıdır Kumandan. "Yanacaksak hep beraber yanacağız!" diyecek kadar gözü kara.. Savunma tarihinde benzeri görülmemiş bir huruc harekâtı başlatırken de, erlerle tasta patates çorbasını paylaşırken de, insan üstü bir mukavemet gösterip sonunda pes eden firarilerin donmuş cesetlerine dağ yollarında rastlandığında onlar için de cenaze töreni düzenletirken de, harp meydanında en önde çarpışırken de aynı Osman Nuri'dir oOsmanlı ordusunun yoklukla, çaresizlikle imtihanıdır anlatılan. Hasta erlerin ve esirlerin üzerindeki battaniyeleri almak ve onları Bulgar kıyımına terk etmek mecburiyetinde kalmanın acısıdır öykülenen. Ve yürüyemeyecek haldeki hasta, çocuk ve yaşlıları, kapılarına haç işareti ve "Bu evde yaralılar vardır," yazılı kâğıtlar asmaktan ve bunun işe yaramasını ummaktan başka bir yol bulmamanın çaresizliğidir.Roman, Gazi Osman Paşa'nın Rus Çarı II.Alexandr ve Generali Gourko ile Beyaz General olarak anılan Skobelev'de hayranlık uyandıran cesaret dolu direnişini anlatmaz yalnızca. Yirmi yedi yaşında, entelektüel bir kimliğe sahip şık bir salon generali olan Binbaşı Ali Rıza'nın da öyküsüne sürüklenir okur. Ali Rıza, Plevne saflarında savaşmaya mecbur bırakılınca, yanlış mesleği seçtiğini anlar. Zira eli bir türlü silahına gidememektedir. Öyle ki komutanları, kendisinden bir Bulgar tecavüzcüyü öldürmesini istediklerinde annesiyle yaşadığı küçük evde, Dumas romanlarından birini okurken bulur kendini. Yaşadığı büyük acıyı ve yapamamanın, başaramamanın verdiği sıkıntıyı kimselere anlatamamaktan yakınır. 'Ama her şey bitti işte,' diye düşünmüştü, 'şu ölüm emrini verdiğim andan itibaren, bir insanın kanı, benim de üzerime sıçramış olacak.' Sonunda, "Komuta bende!.." diye bağırdığını duymuştu Osman Paşa'nın. Tabur Komutanı İsmail Bey'in, palaskasından geri çektiğini hissetmişti kendisini. Sonra tüfekler aynı anda patlamış, o zayıf beden, titreyen dizlerinin üzerine yığılıp tamamen hareketsiz kalmıştı. Hatalarının bedelini canıyla ödeyen bir insan vardı karşısında. Yaşadığı uzun yıllar boyunca yanlışlarının dönüşsüz acısıyla kıvranmış mıydı acaba bu beden?Kendisiye savaşma, gerçek kimliğini bulma ümidiyle çırpınırken babası yerine koyduğu ve "kırkambar" olarak nitelediği Hakkı Çavuş yardım elini uzatır ona. Onun şefkat dolu telkinleri, Ali Rıza'nın, utanç yüklü savaşımında epey yol yürümesine vesile olur. Yaşadığı bu dönüşüm okuru da şaşırtır.Ödüllü yazar Okay Tiryakioğlu'nun iç monologlar, ruhsal çözümlemeler ve iç hikâyelerle zenginleştirdiği bu kitabı okurken gerçeğin okullarda öğrenip ezberlediğimiz ruhsuz cümle dizelerinden ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksınız...
  • Yiğit Recep Efe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    444,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hasibe Dönmez
    İstanbul’un fethi ile birlikte toprak bütünlüğünü sağlayan Osmanlı İmparatorluğu, Balkanlara yönelik seferlerine hız vermişti. Ancak Batı’ya atılan her adımda Doğu’da fitne ateşi körüklenmekteydi. Diri olmak için bir olunmalıydı. Kardeş coğrafyalarla aynı sancak altında toplanmalı ve hep birlikte aynı hedefe doğru koşulmalıydı. Dedesi Fatih Sultan Mehmet gibi fetih aşkıyla yanıp tutuşan torunu, satrançtaki ustalığını saltanatında da konuşturuyordu. Yeni hedef artık Doğu’ydu… Yavuz olup kılıçla nizamın kuruluşuna, Selim olup merhametle adaletin sağlanışına, cesaret ve zekâyla tarihin yazılışına tanık olman için Yavuz Sultan Selim seni bekliyor.
  • Haruki Murakami
    insan sesi mp3 - Türkçe
    64 Ayrım
    977,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    Dünya edebiyatının tartışmasız en büyük yazarlarından olan Haruki Murakami’den gerçek bir şaheser… İlmek ilmek örülmüş bir gizem hikâyesi… Kumandanı Öldürmek yalnızlığı bir yük olarak görmeyen, yeri geldiğinde yalnızlığını bir madalya gibi göğsünde taşıyanlar için yazılmış bir roman. Tıpkı bir dağ başında yalnız bir hayat süren, bu yalnız varoluşuyla gizemli bir şeyleri hayatına davet eden roman kahramanı gibi. Bu muhteşem romanı okurken yol arkadaşımız yine müzik olacak… Mozart’ın Don Giovanni’sini, Strauss’un Güllü Şövalye’sini başucu müziğimiz yapacağız. Kumandanı Öldürmek’in gizemli labirentlerinde kaybolurken Fitzgerald’ın Muhteşem Gatsby’sine selam gönderecek, Orwell’ın 1984’ü yazarken inzivaya çekildiği o adayı merak edeceğiz… Ve hepsinden önemlisi “büyülü bir dünya”da yaşadığımızı bir kez daha anlayacağız.
  • Haruki Murakami
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hepimiz hiç kimseye açamayacağımız sırlarla yaşıyoruz... Dünya edebiyatının tartışmasız en büyük yazarlarından olan Haruki Murakami’den gerçek bir şaheser… İlmek ilmek örülmüş bir gizem hikâyesi… Kumandanı Öldürmek yalnızlığı bir yük olarak görmeyen, yeri geldiğinde yalnızlığını bir madalya gibi göğsünde taşıyanlar için yazılmış bir roman. Tıpkı bir dağ başında yalnız bir hayat süren, bu yalnız varoluşuyla gizemli bir şeyleri hayatına davet eden roman kahramanı gibi. Bu muhteşem romanı okurken yol arkadaşımız yine müzik olacak… Mozart’ın Don Giovanni’sini, Strauss’un Güllü Şövalye’sini başucu müziğimiz yapacağız. Kumandanı Öldürmek’in gizemli labirentlerinde kaybolurken Fitzgerald’ın Muhteşem Gatsby’sine selam gönderecek, Orwell’ın 1984’ü yazarken inzivaya çekildiği o adayı merak edeceğiz… Ve hepsinden önemlisi “büyülü bir dünya”da yaşadığımızı bir kez daha anlayacağız.
  • Kansu Şarman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    269 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Galiçya.. Birinci Dünya Savaşı’nda bir cephe... Pek çok kişinin adını duysa da yerini bilmediği uzak bir diyar. Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın müttefik Alman ve Avusturyalılara destek için en seçkin birlikleri yolladığı, Doğu Avrupa'da bir cephe... Galiçya’da çarpışan M. Şevki Yazman, bu az bilinen cepheyi sadece savaş tarihi açısından değil, tüm yönleriyle anlatıyor: Anadolu ve Balkan köylerinden gelen erlerin dilinden dinine, yemeğinden adetlerine tümüyle yabancısı oldukları bir dünyayı keşifleri...
  • PAM JENOFF
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Aşk için neleri göze alabilirsiniz? 1939 yazı. On dokuz yaşındaki Yahudi Emma Bau'nun hayatı Nazilerin Polonya'yı işgal etmesiyle bir gecede altüst olur. Üniversite kütüphanesindeki işinden ayrılmak zorunda kalır ve altı haftadır evli olduğu kocası Jacob direniş örgütüne katılmak için kaçar. Gettodaki ailesinin yanına giden Emma direniş örgütü tarafından gettodan çıkarılır ve sahte bir kimlikle kocasının teyzesinin yanında yaşamaya başlar. Anna Lipowski adında bir Hıristiyan olarak hayatını devam ettirmeye çalışan Emma'nın yaşamı, Nazi komutanı Richwalder'le tanıştığında daha da tehlikeli bir hal alır. Emma'dan etkilenen kumandan ondan sekreteri olmasını ister. Nazi üssünde çalışmaya başlayan Emma'dan direniş için bilgi toplaması istenir, genç kadın da bunun için her şeyi yapmaya hazırdır. Ama bu görevin evliliğini ve hayatını riske atacağının henüz farkında değildir. Emma, ailesinin, kocasının ve halkının hayatını tehdit eden bu adama âşık olmaya başladığını fark ettiğinde ise iş işten geçmiş olacaktır. "Göz kamaştıran bir sadelikle yazılmış, insanın nefesini kesen bir roman. Romantik tarihsel kitapların en iyilerinden." -Publisher's Weekly- "Pam Jenoff hayal dahi edilemeyecek bir durumda yaşayan insanların portresini etkileyici bir şekilde çiziyor." -Booklist-
  • Pam Jenoff
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    1155,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: VENDA ALTUNTAŞ
    Aşk için neleri göze alabilirsiniz? 1939 yazı. On dokuz yaşındaki Yahudi Emma Bau'nun hayatı Nazilerin Polonya'yı işgal etmesiyle bir gecede altüst olur. Üniversite kütüphanesindeki işinden ayrılmak zorunda kalır ve altı haftadır evli olduğu kocası Jacob direniş örgütüne katılmak için kaçar. Gettodaki ailesinin yanına giden Emma direniş örgütü tarafından gettodan çıkarılır ve sahte bir kimlikle kocasının teyzesinin yanında yaşamaya başlar. Anna Lipowski adında bir Hıristiyan olarak hayatını devam ettirmeye çalışan Emma'nın yaşamı, Nazi komutanı Richwalder'le tanıştığında daha da tehlikeli bir hal alır. Emma'dan etkilenen kumandan ondan sekreteri olmasını ister. Nazi üssünde çalışmaya başlayan Emma'dan direniş için bilgi toplaması istenir, genç kadın da bunun için her şeyi yapmaya hazırdır. Ama bu görevin evliliğini ve hayatını riske atacağının henüz farkında değildir. Emma, ailesinin, kocasının ve halkının hayatını tehdit eden bu adama âşık olmaya başladığını fark ettiğinde ise iş işten geçmiş olacaktır. "Göz kamaştıran bir sadelikle yazılmış, insanın nefesini kesen bir roman. Romantik tarihsel kitapların en iyilerinden." -Publisher's Weekly- "Pam Jenoff hayal dahi edilemeyecek bir durumda yaşayan insanların portresini etkileyici bir şekilde çiziyor." -Booklist-
  • Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    683 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Metin Çetin
    Bir öğretmenin kumara olan tutkusunu yenmeye calısmaısnın anlatıldıgı öyküdür

Sayfalar