En Son Eklenenler

Toplam 59509 sonuçtan 521 - 530 arası görüntüleniyor.
  • metin - Türkçe
    16 Ayrım
    1,20 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Medya Sosyolojisi Dersidir. Editör: Prof.Dr. Emre GÖKALP Yazarlar: Prof. Dr. Ali ERGUR (Bölüm 1), Dr. Öğretim Üyesi H. Göze ORHON (Bölüm 2), Prof. Dr. Fuat GÜLLÜPINAR (Bölüm 3), Arş. Gör. Mücahit BAYKUL (Bölüm 3), Prof. Dr. Emre GÖKALP (Bölüm 4), Doç. Dr. Yaşar SUVEREN (Bölüm 5, 8), Doç. Dr. Hakan ERGÜL (Bölüm 6), Dr. Öğretim Üyesi Tuba SÜTLÜOĞLU (Bölüm 7).
  • bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    968,34 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Microsoft Azure Emel
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Medya Sosyolojisi Dersidir. Editör: Prof.Dr. Emre GÖKALP Yazarlar: Prof. Dr. Ali ERGUR (Bölüm 1), Dr. Öğretim Üyesi H. Göze ORHON (Bölüm 2), Prof. Dr. Fuat GÜLLÜPINAR (Bölüm 3), Arş. Gör. Mücahit BAYKUL (Bölüm 3), Prof. Dr. Emre GÖKALP (Bölüm 4), Doç. Dr. Yaşar SUVEREN (Bölüm 5, 8), Doç. Dr. Hakan ERGÜL (Bölüm 6), Dr. Öğretim Üyesi Tuba SÜTLÜOĞLU (Bölüm 7).
  • Pascal Boyer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    801,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, Din
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    Neden Tanrı, Noel Baba’dan ya da Fang ortamındaki atalar Beyaz Öcü’den daha önemlidir? Cevabın gayet basit olduğu düşünülebilir: İnsanlar, Tanrı ile ataların varlığına inanırken Noel Baba ile Öcü’nün varlığına inanmaz. Ne var ki bu bir neden değil, sonuçtur. Bazı doğaüstü kavramlar öyle tasavvur edilir ki dünyadaki gerçek şeylere ve faillere atıfta bulunduğu çok bariz ya da en azından mümkün görünebilir. Mesele, bunun nasıl gerçekleştiğini açıklamaktır. Din, insanlık tarihinin en gizemli ve karmaşık olgularından biri. İnsanın olduğu her yerde dinler, tanrılar, ruhlar, ritüeller ve şeytanlar da bulunuyor. Peki neden? Dinler neden var ve nasıl oluşur? Neden bazı insanlar inanırken bazıları inanmaz? İnançlar nasıl bu kadar çok çeşitlilik gösterebilir? Ve en önemlisi: Tüm bunları mümkün ve makul kılan nedir? Antropolog Pascal Boyer, bir zamanlar büyük bir gizem barındıran tüm bu soruları antropoloji, bilişsel bilim, dilbilim ve evrimsel biyolojinin ışığında açıklıyor. Dini inançların ve davranışların açıklamasının aslında insan zihninin işleyişini anlamamızı sağlayacak bir anahtar olduğunu öne süren Boyer, bu konudaki geleneksel açıklamalara alternatif bir teori sunuyor. Boyer dinin kökenlerinden ritüellere, kurumsallaşmasından bireyleri harekete geçiren güçlü etkilerine kadar pek çok konuya açıklık getiriyor.
  • İpek Ongun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    320,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: gençlik kitabı
    Seslendiren : Yasemin Dursun
    Konusu:
    Asena, Sinan, Defne, Zeynep, Berk... Ve sevgili köpekleri Ahbap. Onlar Gökkuşağı Savaşçıları! Amaçları okullarına bir kütüphane kazandırmak. Okulun bahçesindeki küçük, gizemli ev bu iş için biçilmiş kaftan. Ancak... Harap evde olup bitenlerden ve kendilerini bekleyen tehlikelerden habersizler.
  • Melih Pekdemir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    834,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Mehtap Tolu
    Konusu:
    Kemalist Ülkesinde Cumhuriyet ve Diktatörlük: TC'nin hayatı ve eserlerinin ilk 27 yılını kapsıyor. Esasen o yıllarda olup bitenleri yeniden yazmıyorum; bugünün Kürt meselesi, Şeriatçılık ve Özelleştirme gibi gerçekleri ışığında o tarihi yeniden okuyorum. Birinci kitapta TC'nin hayatı ya da tarihin hikayesi var. Bu hikaye, elbette olgulardan oluşuyor ve 42 soru sorduruyor. İkinci kitapta ise bu hikayeyi teorik olarak tartışıyor ya da TC'nin ilk eserlerini yorumluyorum. Tarih, bu sorulara 42 yanıt veriyor; tahlil yaptırıyor. Laiklik, milliyetçilik, devletçilik, demokrasi ve bağımsızlık... 29 Ekim 1923. Cumhuriyetin ilan edildiği tarihtir. 10 Temmuz 1996. Refah Partisi'nin iktidara geldiği tarih. Her ikisi de tarihe bir meydan okumadır. 1945'lerde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk rejim krizi yaşamış, tekk parti yönetiminden çok parti yönetimine geçilmişti. 1995'lerde TC tarihinin ikinci rejim krizi yaşanıyor: Parlamenter rejimden başkanlık rejimine geçilip geçilmeyeceği tartışılıyor. 1996 yılında tarikat şeyhleri Başkanlık Konut'unda resmi davetli olarak ağırlanmışlardır. Oysa 1925 yılında TC tarihinin ilk büyük Kürt isyanı patlak vermişti. 1980'lerden buyana da bir savaş yaşanıyor. 1930'lu yıllarda Devletçilik politikasını eleştirmek yasaktı. 1990'lı yıllarda aynı devletin resmi politikası özelleştirme! 1923 yılında, sonradan Koç soyadını alacak olan Vehbi Efendi bir bakkal dükkanı sahibiydi. 1997 Türkiye'sinde yaşamıyor ama, bir hipermarkette satılan herşeyi üreten bir holding bıraktı. İşte bu kitaplarda bu konulara ve diğer konulara dair, başka bir üslupta "yazılmış" bir "hikaye" ve başka bir açıdan "okunmuş" bir "tarih" var. Zira herkesin kendi tarihi var. Herkes tarihi kendi durduğu yerden, kendi geldiği yeri görerek, gitmek istediği yere bakarak yazar.
  • Ergün Poyraz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    305,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Birgül Samur Zirek
    Konusu:
    Adnan Oktar, 2 Şubat 1956 tarihinde Ankara’da doğdu. Asıl adı Adnan Arslan’dı… Sonradan Oktar’da karar kıldı. Adnan Oktar’ın annesinin adı Mediha, babasının adı Yusuf’tu… Küçük yaşta babasını kaybetmişti. Oktar ilk ve orta öğrenimini Ankara’da, ortaokulu Cebeci’de, liseyi Kurtuluş’ta okudu. Liseden sonra özel bir dershaneye giderek 1979 yılında İstanbul’daki Devlet Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimari bölümüne girdiği, bir süre sonra okuldan ayrıldığı ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Tarih Bölümü’ne kayıp yaptırıp sonra bu okulu da yarım bıraktığı iddia ediliyorsa da lise öğretmenlerinden bazılarının açıklamasına göre şizofren olduğu için liseyi bitiremediğiydi… 1993 yılında Eskişehir Hava Hastanesi’nden aldığı “askerliğe elverişli değildir” raporuyla askere gitmedi. 90’lı yıllarda mayo giyen kadınlar için “cehennemde cayır cayır yanacaklar” fetvası veren Adnan Oktar, 2000’li yılların başlarında “motor”ları, 2010’yu yıllarda bir anda “kedicik”leri ile gündem olmaya başladı. Adnan Oktar’ın dekoltede ve estetikte sınır tanımayan kedicikleri uzun yıllardan beri gündemden düşmedi.
  • Konstantin Stanislavski
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    624,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tiyatro
    Seslendiren : Serpil Köşker
    Konusu:
    Bu karakter yaratmak, büyük sanatçı kuramcı Stanislavski'nin "Bir Aktör Hazırlanıyor" adlı kitabından sonra, özellikle oyunculuğun, genellikle de sahne sanatının çok çeşitli ve çetrefil sorunlarını uzun ve yoğun sanat yaşamından deneyimlerinden, araştırma ve incelemelerinden süzüp çıkardığı ilkeler, kurallar, yasalar ve "Yöntemle" sağlıklı çözümlere kavuşturduğu en önemli yapıtlarından ikincisidir.
  • Ahmet Hamdi Yardım
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    244,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Nuray Koç
    Konusu:
    Son günlerin moda deyimi ile kendi makinenle kendi resmini çekiyorsun, “selfie” oluyor. Ailemi, Kütahya’yı ve Kütahyalıyı arka plana alıp ben de kendi resmimi çektim aslında. Hayat ferahfeza bir yolculuk değil, neyse o, yaşatanlardan ve yaşananlardan razıyım. İyi ki vardılar. Şair’in dediği gibi: “Son derece memnunum dünyaya geldiğime.” Bu çalışmanın adı “değirmen” de olabilirdi. Öğütüldük, kabuğumuz ayrıldı; içimizdekini döktük. (Tanıtım Bülteninden)
  • Ali Osman Abdurrezzak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    327,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Mitoloji/destan/Efsane
    Seslendiren : Simge Aydoğan
    Konusu:
    İnsan, en başından beri dünyayı belirli bir mekânda durarak anlamlandırır. Mağaraların karanlığında, dağların doruklarında, ormanların derinliklerinde ve görünmeyen âlemlerin eşiğinde mekân, hem bir sığınak hem de hakikati aramanın yolu hâline gelir. Mitlerin izini sürmek, mekânın mitolojik hafızadaki köklerini görünür kılar. Doğa unsurları, kutsal alanlar ve ölümün mekânı, anlatıların sessiz katmanlarında yeniden belirir. Mitoloji ile mekân arasındaki ilişki yalnızca kutsal yerlerin betimlenmesini değil, kimliğin inşasını, kültürel belleğin oluşumunu ve dilin dönüşümünü de içerir. Böylece mekân, toplumsal, kültürel ve düşünsel alanlarda çok katmanlı bir anlam örgüsüne dönüşür. Fenomenolojik, psikoanalitik, sosyolojik, antropolojik, felsefi ve postmodern yaklaşımlar aracılığıyla mitolojik mekânın çok yönlü doğası tartışmaya açılır. Mağara, yol, dağ, su, yeraltı ve öte âlem gibi ortak semboller farklı kültürlerin dokusunda yeniden okunur. Modern dünyanın hız, dijitalleşme ve mekânsızlıkla örülü yapısı içinde mekân algısının geçirdiği dönüşüm de bu tartışmanın güncel boyutunu oluşturur. Mitlerin mekânı nasıl kutsal anlamlarla donattığını ortaya koyan, mekân-insan ilişkisini kimlik bağlamında yorumlayarak mitolojik mekân algısının kültürel bellekteki karşılığını irdeleyen bu eser, söz konusu algının gelenekten modern dünyaya uzanan dönüşümünü sade ve bütüncül bir bakışla değerlendirir. Aynı zamanda akademisyenlerden araştırmacılara, kültür meraklılarından mitolojik anlatıların izini sürmek isteyen okurlara kadar geniş bir kitleye hitap eder. Hiç kuşkusuz, mekânın mitlerle kurduğu bağı anlamak, yalnızca geçmişe yönelmek değil, modern insanın kim olduğuna dair yeni sorular sormaktır.
  • Misty Pratt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    787,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Mukaddes İnözü Velipaşaoğlu
    Konusu:
    Neden bu kadar çok kadın kaygı, stres ve depresyonla boğuşuyor? Neden ihtiyaç duydukları desteği bulamıyor ve yanlı bir sağlık sistemiyle mücadele etmek zorunda kalıyorlar? Antik Yunan'dan günümüze uzanan histeri mirası kadınların deneyimlerini küçümseyen bir gölge gibi varlığını sürdürüyor. Bilim yazarı ve kadın sağlığı savunucusu Misty Pratt Hepsi Senin Kuruntun'da kendi deneyimlerini ve en güncel araştırmaları harmanlayarak kadınların ruh sağlığını kuşatan mitleri yıkıyor, sağlık sistemindeki toplumsal cinsiyet temelli önyargıları ifşa ediyor. Depresyon, kaygı, doğum sonrası ruhsal zorluklar, tükenmişlik sendromu ve terapi ya da ilaç uygulamaları üzerinden kadınların ruh sağlığının nasıl tıbbileştirildiğini, sistemin ataerkil ve kapitalist kalıplara nasıl hizmet ettiğini gözler önüne seriyor. Kadınların ağrıları "abartı", kaygıları "zayıflık", öfkeleri "hastalık" değil. Hepsi senin kuruntun değil! Ruh sağlığını sadece beyin kimyasına indirgemek yerine sosyal, kültürel ve politik bağlamlarıyla ele alan Hepsi Senin Kuruntun hem içgörü hem de umut sunuyor. Duyguları yeniden tanımlama, sahiplenme ve gerçek iyileşmeyi talep etme zamanı!

Sayfalar