En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58342 sonuçtan 52261 - 52270 arası görüntüleniyor.
Dilek Yaraş
insan sesi mp3 - Türkçe
64 Ayrım
419,68 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
KAYIP DİVA - Rüçhan Çamay’ın Hayatı “Annem, caz şarkıcısı olarak eşsizdir. Onun caz müziği içindeki haline oldum olası hayrandım. Cazı orijinal cazcılar gibi aksanıyla, vurgularıyla, ritmiyle, sahnedeki duruşunun bütünlüğüyle söyleyebilmek çok zordur. Türkiye’de bunu dört dörtlük yapanlardan biriydi annem.” Melike Demirağ–Kızı/Oyuncu/Ses Sanatçısı “Bütünün hayrına olacağına inandığım ve okumak için sabırsızlandığım Kayıp Diva kitabının yolu açık, şansı bol, okuyanı, paylaşanı çok olsun. Deneyimlerini bizimle paylaştığı için sevgili Rüçhan Çamay’a binlerce teşekkür.” Betül Arım–Sinema/Tiyatro Oyuncusu “Saygılarımla. İyi ki vardılar, yoksa biz olmazdık.” Işıl Yücesoy–Oyuncu/Ses Sanatçısı “Rüçhan benim için kadınlık sembolüdür. Bu kadar dişi, bu kadar sınırlar üstü bir kadın olamaz… Sarah Vaughan gibidir Rüçhan’ın sesi.” Cemil İpekçi–Moda Tasarımcısı
Mehmet Okuyan
insan sesi mp3 - Türkçe
35 Ayrım
514,08 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
Kur’ân’da “Yüce Allah’a iman”la birlikte en sık kullanılan inanç esası “âhirete iman”dır. Bu bağlamda âhirete iman, dünya hayatına anlam kazandıran bir inanç prensibidir. Yaşadığı bu hayatın var ediliş gayesini bilenler, hesabını verecekleri dünya hayatını daha bilinçli ve dikkatli bir şekilde, aynı zamanda sorumluluğunu idrak ederek yaşarlar. Takvâ denilen bu duyarlılık, kulun kendisine, canlı-cansız çevresine ve nihayet Yüce Allah’a karşı sorumluluğunu bilerek yaşamayı; âhirete iman ise tam bu noktada kişiye derin bir şuur vererek, daha düzgün bir hayat sürmesinin temel prensiplerini öğretir.
Ergün Kazanır
insan sesi mp3 - Türkçe
7 Ayrım
55,42 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
Yiğit ve arkadaşları o sabah sınıfa girdiklerinde bir sürprizle karşılaştılar: Sınıflarında artık hiçbir kural yoktu! Başta kulağa mükemmel geldi. Kemer yok, sıra yok, sessizlik yok! Tam anlamıyla özgürlük... Ama günler geçtikçe işler değişmeye başladı. Oyunlar bozuldu, sesler yükseldi, arkadaşlıklar sarsıldı. Kuralsızlık gerçekten özgürlük müydü? Yiğit ve arkadaşları bu sorunun cevabını ararken hem dostluklarını hem de kuralların anlamını yeniden keşfedecekler. Eğlenceli, düşündürücü ve sürükleyici bir macera sizi bekliyor!
Kazım Gündoğan
metin - Türkçe
2 Ayrım
6,28 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
“Ermeniyseniz Hıristiyan(mı)sınız!” “Dört yön sekiz iklim”de de nefes alamamak nasıl bir şeydir, bilir misiniz? Her yönden kırılmış kanatlarla, Simurg’u bulmak için onlarca dipsiz uçurumun üstünden uçmaya kalkışmak ne demektir peki? “Her kuş kendi tayfasıyla gezer” diyenin, kendi tayfasına da alınmaması nasıl bir duygudur? “Biz konuşan dilsiz, gören körüz” cümlesi ne anlama gelir, bilir misiniz? Öznesi olduğun bir coğrafyada bu kadar tokat yemek neyin nesidir? Bir çocuğun, “Mama, mama atma beni suya! Atma beni suya!” diye çırpınışına hiç tanık oldunuz mu? Can havliyle evde beşiğinde bıraktığı çocuğu için, “şimdi gaz döküp yakarlar, yazıktır, günahtır. Al seninle ölsün” cümlesi hangi literatüre sığar? Kiminin “gâvur”, kiminin “dola Hermeni” (Ermeni dölü) dediği bu insanlar, Ermeni mezarlığında niçin Kuran okur, kilisede neden “ya Hızır, ya Düzgün Bava” diye dua eder? Yıllarca malı çalınan, tarlası tapanı yakılan, köyün çocukları tarafından bile sürekli dövülen bir babanın, ailesine kötülük gelmesin diye hep iyilik yapması, hep vermesi ve her defasında kan revan içinde büzüştüğü yerde sadece ağlaması nasıl bir şeydir? Demirci dükkânının yanındaki gülleri bile küstürenler kimdir?... Uzak diyarlarda, “Dersim’in ismini duyduğumda yüreğim yanar... Memleketim, vatanım orası” diyen kim?... “Biz İsa’ya tabiyiz, ama Ali’ye de mecburi” cümlesini kuran nasıl bir arka plandır? Dedim ya; “dört yön, sekiz iklim”de nefessiz bırakılmış öyle bir insan topluluğu düşünün ki, son noktayı, “o kadar ki, çilemiz bize kaldı” diye mütevekkil koyuyor. Uzun sözün kısası; devletin, yerel mütegallibenin, kilisenin ve diasporanın ayrı ayrı vurduğu bu “kuyruklu Ermeniler”in kuşaklar boyu acının imbiğinden geçirdiği kırılgan hikâyesinin üzerine cesaretle giden duyarlı ve açıkyürekli bir kitaptır elinizdeki... Hüseyin Irmak
Isée Bernateau
insan sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
304,52 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
Paris Cité Üniversitesi UFR IHSS Psikanalitik Çalışmalar Bölümü’nde profesör. Fransa Psikanaliz Derneği (APF) üyesi psikanalist. Araştırmalarını çoğunlukla ergen psikolojisi üzerine yoğunlaştırmıştır. L’adolescent et la separation (PUF, 2010; Ergen ve Ayrılık, YKY, 2024) ve Jacques André ile birlikte kaleme aldığı Les territoires de la haine (PUF, 2014) gibi yapıtları bulunmaktadır. Ev, memleket, doğum yeri nedir? Oraya neden ve nasıl bağlanırız? Peki yerin ruhsal, yani psişik önemi; hayali ve simgesel olanla ilişkisi? Bir yerde ikamet etmek, bir yere kök salmak, hafıza mekânları, yok-yerler hayatın sınırlarını nasıl çizer? Ergenlerle yaptığı klinik çalışmalarla tanınan Isée Bernateau bu kez ergen-yer ilişkileri arasında mekik dokuyor. Yolu Georges Perec, Gus Van Sant, Marc Augé, Sigmund Freud, Martin Heidegger, Jacques Lacan gibi isimlerle kesişen Bernateau, ruhsallığın kıyısında, sözcüklerden Denize Nazır bir yer inşa ediyor. Ergenlik dönemi, yer ile kurulan ilişkide hakikat anlarından biridir, çünkü öznenin çeşitli demirleme noktalarının yeniden derinlemesine ele alındığı bir dönemdir. Bir çocuk ergenliğe ulaştığında, başta doğduğu yer olmak üzere çocukluğunun önemli yerlerinden ayrılmak ve uzaklaşmak durumunda kalır. Demir atılır ve alınır; sonsuza kadar yere sabitlenmez, hatta tam tersi. Ancak demir alındığında bile o demir atma noktaları, insan ruhsallığının vazgeçilmez koordinatları olmaya devam eder. “İnsan her zaman bir yerdedir. Yer de zaman gibi bireyin ne olmuş olduğunun izlerini verir ve kim olduğunun çizgilerini çizer. Yaşamın ergenlik gibi dönüşüm evrelerinde zamanda ve yerde, bu yapılandırıcı unsurlarda yeni ayarlar yapılır ve birey sonraki dönemin öncelemelerini hazırlar. Bu geçişler, yenidoğandan bebekliğe geçişte beşikten odaya; bebeklikten oyun çocukluğu olmaya geçişte odadan evin bütününe ve daha sonra parka, bahçeye, kimi zaman anaokuluna, okul çocukluğunda evden, bahçeden elbette okula ve sokağa, ergenlikle birlikte ise dışa çıkma zorunluluğu ile evin temsil ettiği her yerden onun dışındaki mekânlara, yani ergen yerlere doğru olacaktır. Denize Nazır’da Isée Bernateau ergenlerin yer/mekân/uzamla olan ilişkilerinin hemen tüm boyutlarını ele alan, psikanalitik klinikten edebiyata ve felsefeye uzanan çağrışımlarla çok önemli saptamalar içeren bir yazılar demeti sunuyor bize.”
Britney Spears
metin - Türkçe
3 Ayrım
416,93 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Otobiyografi
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
“KÜÇÜK BİR KIZKEN, LOUISIANA’DAKİ EVİMİZİN ARKASINDA YER ALAN SESSİZ ORMANLARDA şarkılar söyleyerek saatlerce yürürdüm… Eve dönmeden önce, özenle düzenlenmiş bir bahçenin içinden ve bir yüzme havuzunun yanından geçerek komşumuzun evine uzanan yola sapardım. Isıyı hapsedip tenimde enfes bir his yaratacak şekilde sıcacık kalan küçük ve yumuşak çakıl taşlarıyla dolu bir taş bahçeleri vardı. O taşların üstüne uzanır, gökyüzüne bakarak ve hem aşağıdan hem yukarıdan gelen sıcaklığı hissederek, Hayatta kendi yolumu çizebilirim. Hayallerimi gerçekleştirebilirim, diye düşünürdüm.”
Erol Güngör
insan sesi mp3 - Türkçe
66 Ayrım
954,10 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
Tarihte Türkler Prof. Dr. Erol Güngör'ün vefatından önce kaleme aldığı son eseridir. Yazar bu kitabında, Türklerin tarih sahnesine çıktıkları yüzyıldan, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışına kadarki macerasını, kültür ve medeniyetini ana hatlarıyla dile getirmektedir. Erol Güngör'ün çocukluğunda büyüklerinden dinlediği hatıralarla başlayan tarih sevgisi ve ilgisi sonraki yıllarda halk tarih kitaplarını, tarihi romanları, tarihi metinleri okuyarak devam etmiştir. Bir sosyal bilimci olarak çalıştığı senelerde konuyla ilgili araştırmaları takip etmiş; tarihi olayları, yüzyıllar içinde teşekkül eden Türk devlet anlayışını, Türk kültürünü, Türk medeniyetini bir bütün halinde ele alan yazılarında, tarihle ilgili sosyal problemler üzerinde de durmuştur. Yazarın kısa ve sade ifadeyle genel okuyucuya hitap ettiği bu eserini zaman zaman heyecan, zaman zaman gurur, zaman zamanda hüzünle okuyacaksınız.
Osho
insan sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
112,98 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Derleme
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
En uzun insan dahi gülümser; ve sürekli gülen insan bile arada bir ağlar ve gözünden yaşlar akar. Duygular sürekli olamaz. Onlar hareket eder, bu yüzden de onlar duygulardır. Birinden diğerine sen sürekli olarak değişirsin.şu an üzgünsün, sonraki an çok şefkatlisin. Şu an sevgi dolusun, sonraki an nefretle dolusun. Sabah güzeldi; akşam çirkindir. Bu böyle sürer.
Erhan Bener
insan sesi mp3 - Türkçe
18 Ayrım
126,32 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Öykü
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
Türküsünü Arayan Adam, Erhan Bener’in okurlarına (kelimenin tam anlamıyla) son armağanı… Bu derlemede yer alan on bir öykünün tümü, 7 Aralık 2007’de yitirdiğimiz yazarın ölümcül hastalığıyla cebelleştiği dönemde kaleme alınmış: Tıpkı son romanı Eski Dostlar ve deneme kitabı Açık Pencere gibi… Reçine kıvamındaki fantastik öğeleriyle, yıldızları kucaklayan sevdasıyla, kaçınılmazlıkla baş etmeye çalışan portreleriyle, baş döndürücü cambazlıklar yaparken bile gülmeyi unutmayan kara mizahıyla, hastane yatağının üzerine tünemiş kargaya meydan okuyarak son nefesine kadar türküsünü aramaya kararlı bir büyük yazarın son öyküleri…
Doğan Aydal
insan sesi mp3 - Türkçe
21 Ayrım
229,34 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 8
Konusu:
ABD, Irak ve Afganistan’ı işgal etti. Rusya Gürcistan ile savaştı. İran ve Venezüella her fırsatta ABD’ye kafa tutuyor. Yakın zaman önce yaşanan bu gelişmelerin altında tek bir neden yatıyor: Enerji. Enerji, günümüzde Küresel politikaların uygulanış biçimlerini belirleyen tek etken. Peki, biz enerji hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? Haritalar yeniden çizilirken, coğrafi konumu itibariyle çok kritik bir öneme sahip olan Türkiye bu mücadelenin neresinde? Tüm bu sorulara ve daha birçoğuna aradığınız cevap bu kitapta. Enerji konusunda Türkiye’nin en yetkin isimlerinden Prof. Dr. Doğan Aydal bu soruların cevaplarını sizin için veriyor. “İnsanoğlunun arzu ve ihtiyaçları sınırsız fakat yeryüzünde bize sunulan kaynaklar oldukça kısıtlıdır. Ekonominin ana problematikini oluşturan bu prensip aslında dünya tarihinin de en belirleyici denklemi haline gelmiştir. Dünya tarihine kısaca göz attığımızda aslında bir savaşlar tarihiyle karsılaşırız. Bu savaşlardan pek azı bahsi geçen sorundan bağımsız olarak gelişmiştir. Özellikle sömürge imparatorluklarının Dünya üzerindeki doğal kaynaklara vahşice hücum etmeye başladığı çağdan bugüne insanların bitmek tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır. İlginç olan diğer bir durum ise bu arayış uğruna insanların yıllar boyu sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine farklı kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır. Bu tehlikeli döngü yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir. Bugün bu felaketi yaşamlarının her anında hisseden belki de bizim bihaber olduğumuz milyonlarca insan yaşıyor yeryüzünde. Bu felaketin izini teorik olarak tartışılan küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok. Tehlike çok somut. Asya Kıtası’nın kalbinde. Yaklaşık elli sene önce dünyanın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumda. Her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir. Hiroşima halen akıllarda, Halepçe ise hemen yanı başımızda. Irak’ta, Afganistan’da, Kafkasya’da ve dünya’nın belki ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde akılımızın alamadığı şaşırtıcı gelişmeler yaşanıyor. Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak maalesef doğal kabul edilir oldu. Bu çatışmaların, vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatıyor: Enerji. Enerji günümüzde dünya politikalarını, ekonomisini ve halkların geleceğini belirleyen tek değişken. Onu elde etme uğruna hayal gücümüzü dahi zorlayacak politikalar uygulanıyor. Göller kurutuluyor, haritalar yeniden çiziliyor ve milyonlarca insan ya bu savaşın kurbanı olarak can veriyor ya da binlerce yıldır yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda bırakılıyorlar. Enerji savaşında kullanılan her yöntem mübah sayılıyor. Kitle imha silahları acımasız deneyler sonucu üretilerek milyonlarca insanın ölümüne neden oluyor. Bugün enerjiyle ilgili cevap bulamadığımız birçok soru var. Boru hattı projelerinden bor madenine, biyokimyasal silahlardan çevre felaketlerine, alternatif enerji kaynaklarından Türkiye’nin enerji bağımlılığına cevabını bilemediğimiz bu soruları Türkiye’nin enerji konusunda en yetkin isimlerinden biri olan Prof. Dr. Doğan Aydal, Enerji Kan Kokuyor’da cevaplıyor. Bilim adamı kimliğiyle güvenilirliğinden hiç tereddüt etmeyeceğiniz olgusal bilgiler verirken akıcı ve keyifli üslubuyla okuyucuyu metne bağlıyor.”

Sayfalar