En Son Eklenenler

Toplam 58122 sonuçtan 53041 - 53050 arası görüntüleniyor.
  • Şahnun Ahmed
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    273,59 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Çağdaş Malay edebiyatına bir pencere açıldı. Hayat ve ölüm, kıtlık ve bolluk Allah'ın elindedir. Allah'ın, O, herşeye gücü yetenin elinde. Lahuma böyle inanırdı. Büyükbabası Hacı Debasa'dan kendine geçen bir inançtı bu. Hacı Debasa sarsılmaz inancı ve vakarıyla ömrünü tamamlayıp kabrine girdikten sonra da Lahuma hep bu inanç üzere oldu. Hayat ve ölüm, kıtlık ve bolluk Allah'ın elindedir. Allah'ın, O, herşeye gücü yetenin elinde. Jeha da böyle inanırdı. Böyle inanırdı, çünkü kocası da böyle inanıyordu. Ancak körü körüne bir boyun eğiş değildi. Varlığının her zerresine işlemiş gerçek bir inançtı. Hayat ve ölüm, kıtlık ve bolluk Allah'ın elindedir. Allah'ın, O, herşeye gücü yetenin elinde... Romanın ana mesajını özetleyen ilk cümlesine gelince. "Hayat ve ölüm, kıtlık ve bolluk Allah'ın elindedir. Allah'ın, O, her şeye gücü yetenin elinde." (s. 5) Sanki yazar bu bir tek özlü ifadenin açılımı, tefsiri olarak yazmıştır bu romanı.
  • Şükran Kozalı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    839,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Dünyaya sessizce gelmişti eğreti gelinler ve yine öyle gideceklerdi. Mezar ziyaretlerinden biri Kostak Emine'yi ele verdi; yazarıyla karşılaştırdı. Denizli'den (Göller Şehrinden) başka hiçbir yerde yaşanmamış olan "eğreti gelin geleneği"ni el altından yürüten zengin aileler, ergen oğullarını kadm bedeniyle tanıştırıp evliliğe hazırlarken, kendi evlerinde özel döşeli bir oda açıyorlar. Sevişgen bedenlerini karın tokluğuna mektepli delikanlılarına sunan bu kadınlar, eğreti gelinlikleri süresince yol yordam öğrenip bilgileniyor, insanca bir hayatı rüyada yaşıyorlar. Kozalarını delip kelebek olmak isterlerse, kızgın buhara sokulup canlanmaları önleniyor; Eline bohçasıyla yüreği tutuşturulan eğreti geline, "Bu evde işin bitti" deniliyor. İşinin ehli, kendince ilkeli ve ahlaklı olan eğreti gelinler, bir başka evin delikanlısına tavsiye ediliyor. Evsiz barksız kaldığında, bir zamanlar gelinlik yaptığı tutkulu erkekleri bazen onları korumaları altına alsa da yasakları, geçmişi keskin ve kırrıcı, aşkları büyülü ve kalıcı...
  • Tarık Buğra
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Küçük Ağa, Akşehir’de İstanbullu Hoca adıyla bilinen Mehmet Reşit Efendi adlı bir adamın fikri dönüşümünü ele alıyor. Akşehir’e imam olarak gönderilen İstanbullu Hoca’nın baştaki asıl amacını, halkı Osmanlı tarafında tutmak oluşturuyor. Ancak olayların seyri Hoca’yı daha değişik yollara sürüklüyor. Kuva-yi Milliyeciler tarafından yakalanmak istenen Hoca, kaçarak yaşamına eşkıya olarak devam ediyor. Ve bundan sonra Küçük Ağa olarak anılmaya başlıyor. Kuva-yi Milliyecilerden kaçma süreci boyunca düşünce olarak da bir yolculuğa çıkan Küçük Ağa, sonrasında ise mücadelesine çok daha farklı bir saftan devam ediyor.
  • William Shakespeare
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    113,46 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Shakespeare ile aramızdaki kültürel, coğrafi, zamansal ve algısal mesafeleri kapatmanın bir yolu yok belki, ama onun dünya ile sahne arasında kurduğu dönüşüm mekânlarındaki yansımalar oyununa yeni bir çevirinin yer değiştiren kelimeleriyle katılmaya davet ediyoruz sizi. Bulduğu her aralıkta sonsuzca dönüşen ve yaratan saf şiirin dramla bedenlenmiş oyununa. I hold the world but as the world, Gratiano, A stage, where every man must play a part, And mine a sad one. Dünya neyse o, Gratiano, benim gözümde, Yani bir sahne; herkesin bir rolü var bu sahnede Ve payıma kederli bir rol düştü benim de.
  • William Shakespeare
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    265,41 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
  • Mehmed Maksudoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
  • Mehmet Niyazi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Mehmed Niyazi Bey'in, Marmara Kıraathanesi etrafındaki hayatı anlattığı, "Dahiler ve Deliler" isimli kitabı bir gecede okuyup bitirdikten sonra, vaktiyle İstanbul'da okumadığıma esef ettim. Deliler ve Dahiler kitabını sevdim. Mehmed Niyazi Ağabeyimiz kitabı roman tarzında kurgulamış. Zihnimi hiç terk etmeyen yazar kıskançlığı ile hemen, "ben olsaydım hâtıra türünde kaleme alırdım" diye geçti içimden. Bir mekânın etrafında yaşayan insanların romanını kağıda aktarmak herhalde kolay iş olmasa gerek. Yazar da, "Kartal" isimli sanata ve edebiyata düşkün, başarısız ve hayalci bir genci romanın mihrakı haline getirerek yan planlarda kıraathane müdavimlerinin hayatını hikâye ediyor ve bu hikayelerde her biri kendi başına roman teşkil edecek kadar canlı karakterler de zaman zaman öne çıkıyorlar. Mesela "Mu Mehmed" böyle bir tip; kezâ kitabın ithafedildiği Hilmi Oflaz ve Binbaşı Hüsrev de öyle. Zaman zaman romanda bu insanlar Kartal'ı unutturacak derecede öne çıkıyor veya önemsizleştiriyorlar ama romanda asıl kahramanın bir mekân olduğunu unutmamak gerek. Hal böyle olunca roman tekniği ön plana alınarak yapılacak bütün tenkidler arka planda kalıyor ve biz okuyucular, en fazla günaşırı aralıkta Marmara Kıraathanesi'nde bir araya gelip düğümlenen ve tekrar çözülerek İstanbul'a dağılan kahramanların müşterek hikâyesini zevk ve merakla takib edebiliyoruz. Romana ara sıra iştirak eden işte bu insan kadrosu, adeta devrin fikir ve karakter icmâlini flu renklerle inşâ etmek bakımından esere bir "belgesel" çeşnisi veriyorlar.
  • Melih Cevdet Anday
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Romanda, Osmanlı zamanından kalma bir konakta, gittikçe ufalmış bir aile ve onların yanında parazit hayatı yaşayan yakınlarından oluşan tembel, aylak, işsiz güçsüz bir grup insan yaşar. Roman, bu ailenin zamanla hem maddi hem manevi açıdan çöküşünü ve sonunda dağılışını anlatır.
  • Melih Cevdet Anday
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    "Bence Gizli Emir Tükçenin en güçlü romanlarından biri, belki de birincisi. Yazar sadece birtakım olayları sıralamakla yetinmiyor, onlarla yoyo oynar gibi oynuyor. Gerçekler ustaca yürütülen bir uslamlamanın pertavsızından geçirildikten sonra sunulmuş. Melih, bu romanıyla son elli yılın insanlık tarihini, insanlık çilesini vermek istemiştir. Bu, bizim toplumumuz olduğu kadar, Fransız, İspanyol İtalyan, Alman, Amerikan, Portekiz vb. toplumu da olabilir. Bir kent düşünün ki herkes gizli buyruk beklemektedir. Bu buyruk insanları kurtuluşa ulaştıracaktır ama, yılardan beri beklenildiği halde bu gizli buyruk yüzünü göstermemiştir. (...) Nedir, herkesin beklediği de kendine göre bir gizli buyruktur. (...) Bunca bekleme, yığınların gizli buyruktan umut kesmelerine yol açacak bir nitelik gösterirse de, onun geleceğini ortaya koyan belirtiler de vardır. Gelgelelim bu belirtiler de gizli buyruğun bir tane olmadığını ortaya koymaktadır. (...)
  • Melih Cevdet Anday
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    756,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    İki usta yazarın birlikte kaleme aldığı Yağmurlu Sokak, aşkı edebiyatın gölgesinde yaşamayı deneyen bir delikanlının romanı. Kahramanımız, edebiyatın, sanatın ölümsüz ve el değmemiş aşklarını gerçek yaşamda bulmaya kalkışınca hayatın içinde beceriksizleşecek, gitgide gerçeküstü bir ilişkiye sürüklenecektir. Ancak hayat onun edebiyatsever duygusallığının çok dışında bir zeminde akmaktadır. Ne gerçek yaşam roman sahnelerine, ne de insanlar roman kahramanlarına benzemektedir. Yağmurlu Sokak hayatın içinde aşkın yolunu şaşıran bir delikanlının romanı... "Bana inanmadı, beni adam yerine koymadı, beş paralık değer vermedi bana. Çünkü ben zayıf bir adamım, kişiliğim yok benim, hiçbir şeyim yok... Benim gibi birinin bu yüzyılda yeryüzünde bulunabileceğine kimse inanmaz. Ben çağdışı bir insanım. Ya eskiden kalmayım, ya geleceğin işaretiyim. Fakat herhalde bugünün insanlarına benzemiyorum. Bundan utanıyorum, ama için için değil ha. İçin için insanın benim gibi olması gerektiğini düşünüyorum. Bana gülenler şüphesiz benden daha aptaldır. Onlar kendilerine yalan söyleyince yutamıyorlar, hileci adamı gözünden okuyorlar. Çünkü kendileri de yalancı, kendileri de hileci. Bunun övünülecek nesi var? Yenildiğini anlayan ruh, kendini haklı bulmaya çalışır, bulur da...

Sayfalar