En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59221 sonuçtan 53901 - 53910 arası görüntüleniyor.
Nazan - Mazhar İpşiroğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
10 Ayrım
193,87 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sanat
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Sanat tarihçisi Mazhar İpşiroğlu ve Nazan İpşiroğlu’nun 1970’li yılların sonunda birlikte yazdıkları Sanatta Devrim, 20. Yüzyıl sanatının karmaşık doğasını anlamak konusunda okura yardımcı oluyor. 20. Yüzyıl Batı sanatının pek çok farklı akımla ve sanat olaylarıyla şekillenmesi, bu akımların ve sanat olaylarının birbiriyle olan ilişkileri, dönemle ilgili bilgi almak isteyenleri yoğun, zaman zaman da ucu bucağı belirsiz bir bilgi denizine götürüyor. Sanatta Devrim, bu bilgi denizine açılmaya gönüllü okura sistemli, bütünlüklü ve nitelikli bir kılavuz sunarak onun çıktığı bu 20. Yüzyıl Batı sanatı tarihi yolculuğundan keyif almasını sağlıyor. Sanatta Devrim, 20. Yüzyıl sanatının şekillenmesini sağlayan düşünsel altyapıdan yola çıkarak bu yüzyılda yaşanan dönüşümün tohumlarını atan sanatçıları, sanatçı gruplarını, akımları ve bunların etkilerini anlatıyor. Ardından yüzyılın sanat dünyasına baskın konuma geçen bazı terimleri “evrensellik” ve “sanatsal yaratıcılık” bağlamında ele alıyor: soyut, somut, kavram, nesne, biçim, işlev, imge. Genel olarak sanatın işlevinde yaşanan dönüşümü örnekler ve tarihsel süreçler işlevinde yaşanan dönüşümü örnekler ve tarihsel süreçler üzerinden açıklayan kitap, ayrıca, 20. Yüzyılın ilk yarısındaki ve ikinci yarısındaki sanatsal gündemi irdeliyor. Dönemin Türkiye’deki sanatsal üretime yansımalarından da örnekler verilen kitapta, 20. Yüzyıl sanatına yön veren temel metinlerden bir seçki de sunuluyor.
Anand Giridharadas
insan sesi mp3 - İngilizce
40 Ayrım
734,67 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
The New York Times bestselling, groundbreaking investigation of how the global elite's efforts to "change the world" preserve the status quo and obscure their role in causing the problems they later seek to solve. An essential read for understanding some of the egregious abuses of power that dominate today’s news. Former New York Times columnist Anand Giridharadas takes us into the inner sanctums of a new gilded age, where the rich and powerful fight for equality and justice any way they can--except ways that threaten the social order and their position atop it. We see how they rebrand themselves as saviors of the poor; how they lavishly reward "thought leaders" who redefine "change" in winner-friendly ways; and how they constantly seek to do more good, but never less harm. We hear the limousine confessions of a celebrated foundation boss; witness an American president hem and haw about his plutocratic benefactors; and attend a cruise-ship conference where entrepreneurs celebrate their own self-interested magnanimity. Giridharadas asks hard questions: Why, for example, should our gravest problems be solved by the unelected upper crust instead of the public institutions it erodes by lobbying and dodging taxes? He also points toward an answer: Rather than rely on scraps from the winners, we must take on the grueling democratic work of building more robust, egalitarian institutions and truly changing the world. A call to action for elites and everyday citizens alike.
Knut Hamsun
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
244,47 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tiyatro Oyunu
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Behçet Necatigil, Knut Hamsun’dan çevirdiği Göçebe romanını 1973’te radyoya uyarlamıştı. Arşivinde daktilo edilmiş sayfalar halinde bulunan oyun ilk kez kitaplaşıyor. Hamsun’un Sonbahar Yıldızları Altında, Hüzünlü Havalar ve Son Mutluluk adlı romanlarından oluşan Göçebe üçlemesini Necatigil şöyle anlatıyor: Üç bölümün üç ayrı adı var, ama aslında üç bölümün üçü de birer “ hüzünlü hava”dır; üçünün de kahramanı aynı kişi. Hamsun’un asıl adı olan Knud Pedersen’in ağzından anlatılır olaylar. Artık büyük şehirlerden bezmiş, iç sıkıntılarını kırlarda, ormanlarda, şehirlerden uzak yerlerde dağıtmaya çalışan, kayıp gençliği peşinde avare, orta yaşlı bir hülya adamıdır kahraman. Şehir gürültü ve uygarlığından kaçarak tabiatın bağrında, yıldızların altında ruhuna sükûn ve şifa arayan, kanının çağıltısını kırların soluğunda yatıştırmak isteyen, şair ruhlu birisi.
Sina Ergün
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
6 Ayrım
119,36 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Öyküleriyle tanınan Sine Ergün bu ilk romanında bir foto muhabirini nerede olduğunu bilmediğimiz, isimsiz, zamansız bir dünyanın içinde tedirgin edici bir atmosferle karşımıza çıkarıyor. Kopuk’un tekrar eden seslerle, taşlarla, tozlarla kaplı ortamında hatırlamak, unutmak, kaçışlarımız üzerine düşünürken, yazarın hassas, yalın ve sakin dili bize rehberlik ediyor. Z ipini koparmıştı. Onun ipi olmamıştı hiç, öyle düşünüyordu. Ya da koptuğunu anımsamayacağı denli zaman geçmişti aradan. Başka bir şey, diye düşündü. Bir boşluğun içinde, yapış yapış bir boşluğun içinde hareket eder gibi. Ne zamandır. Amaçsız. Kopuk.
Jean-Louis Fournier
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
9 Ayrım
92,22 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anlatı
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Bu kitap son derece basit ve eğlenceli bir fikirden yola çıkıyor. Her şey Fournier’nin bir gün filozof kedisi Artdéco’yu seyrederken, “Acaba ne düşünüyor?” diye sormasıyla başlıyor.
Selma Özhan
insan sesi mp3 - Türkçe
19 Ayrım
188,24 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Annemle babam, kapılarını çaldığımda oğlumla beni beş yaşındaki çocuk sevinciyle karşılamışlardı. Hiçbir şey sormadan… hiç kimseyi yargılamadan. Ne yazık ki onların sıcak ellerini omzumda hissetmem çok uzun sürmedi. Bazı şeylerin uzun sürmediği… Yıllar geçse de öyle özlüyorum ki ikisini de. Gözlerimi her açıp kapattığımda büyük bir yapbozun parçaları gibi hayalleri önümde sıralanırken, tarif edemediğim bir duyguyla dünyadan uzaklaşıyor gibi uykuya dalıyorum. Ama her defasında bir ses duyuyorum. Bu ses, ne dediği anlaşılmayan boğuk bir ses. Derinden, mırıltılı, inlemeli, tüyleri diken diken eden boğuk bir ses. Elbette boğuk olacaktı bu ses, çünkü bir süredir sanıldığı gibi sesli konuşamıyorum. Bugün de aynıydı. Defalarca uyanıp tekrar uyuduğum gecelerden birini geçirmiştim. Ürkek ve tedirgin…
P. D. Ouspensky
metin - Türkçe
2 Ayrım
499,53 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
“Şimdi anlıyorum ki hayatı fethetmeden önce ona boyun eğmelisin.” İnsan, olayların başlangıcına dönme şansı olsaydı yine aynı hataları yapar mıydı? Yaşamındaki terslikler üzerine genç Osokin “Eğer on iki yıl öncesine gidebilseydim her şeyi farklı yapardım,” der ve bu dileği yerine gelir. Fakat bir süre sonra, yaşamın çarklarını durduramayacağını anlayacaktır. Yaşarken asla farkına varılmayan detaylar, aslında yaşamın belirleyici kuvvetleridir. Yine de, bu kısırdöngüden bir çıkış yolu vardır. Ezoterizmin önde gelen isimlerinden biri olan ve Aldous Huxley’den Borges’e birçok yazarı etkilemiş ünlü düşünür P. D. Uspenski’nin klasikleşmiş romanı Ivan Osokin’in Tuhaf Hayatı, Ekin Uşşaklı çevirisiyle… “Uspenski bir dâhiydi.” -Gary Lachman
Komisyon
insan sesi mp3 - Türkçe
18 Ayrım
364,09 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Öykü
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Fantastik, modern insanın zihinsel evriminde bambaşka dilsel oluşlara, geriye dönük kurgulara nefes veren arkaik bir dünyanın ifadesidir. Gerçekle gerçek-dışının ara dünyasında yazınsal tüm deneyimlerin soluk aldığı bir nedenler ve etkiler zinciri tarafından dayatılmış determinist dünya tasavvurunun dışında var olur fantastik. Çünkü fantastik, her şeyden önce, arkaik bir dünyada rasyonel ile irrasyonelin çatışmasından doğan bir çatlaktır. İstanbul için yazılan öykü kitapları serimizde bu defa fantastik edebiyat türünde kaleme alınmış birbirinden güzel on öyküyle okurlarımıza yeniden “merhaba” diyoruz. İstanbul’un içinden öykü geçmeye devam ediyor… (Tanıtım Bülteninden)
Bilge Ulusman
insan sesi mp3 - Türkçe
37 Ayrım
1273,83 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, Edebiyat, Eleştiri
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Türkçe edebiyat tarihinde kadın yazını, yalnızca edebi değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir varoluş mücadelesinin de alanı olmuştur. Kadın yazarlar, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet dönemine uzanan süreçte, erkek-egemen edebiyat kamusu ve kanonik yapılanmaların sınırlarını aşarak kendi sözünü kurmanın yollarını aramışlardır. Ancak bu üretim, edebiyat tarihi yazımında çoğunlukla marjinalleştirilmiş ya da eril normların belirlediği çerçevede okunmuştur.   Edebi Babanın Reddi, 1895’ten 1950’ye dek Türkçe edebiyatın içinde kendine yer açmaya çalışan kadın yazarların üretimlerini, onların özgün manevralarını ve edebi patikalarını takip eden bütünlüklü bir analize katkıda bulunuyor. Edebiyat tarihi yazımının ıskaladığı metinleri mercek altına alırken, kanon dışına itilen kadın yazınının eril vesayete karşı nasıl bir mücadele verdiğini; kadın yazarların kendi anlatısal stratejilerini, erkek şiddetine ve ataerkine karşı geliştirdikleri eleştirel söylemleri ve edebiyat içindeki yerlerini nasıl inşa ettiklerini de gösteriyor.   Kadın yazınına özgü deneyimleri ve anlatısal pratikleri tanıyan bir eleştiri mümkün mü? Bilge Ulusman, edebiyat tarihçiliğinde bir kadın yazını tarihçiliğinin gerekliliğini vurgularken, kadın yazarların edebi ve siyasi mücadelelerini birlikte ele alan bir eleştiri modeli sunuyor.
Kemal Gündüzalp
insan sesi mp3 - Türkçe
4 Ayrım
58,46 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Kemal Gündüzalp Eksik Sevinçler’de içe dönük, duyarlı ama hep kendine özgü bir söylem ve imgelerle kuruyor şiirini. Onun zaten başlangıç dönemi dışında, kendi dilini bulduktan sonra, kimseninkine benzemeyen çok özel bir şiiri var. Öznel yaşamından yarattığı çok bireysel şiirlerin bile arka planında hep bir toplumsal yan oldu. Bireyselle toplumsalı kaynaştıran, bu anlamda toplumsalcı şiirler yazan bir ozandır. Bana gözyaşlarınızı da bağışlayabilirsiniz çünkü tuz ve nem Ve yufka yüreğim, merhametim, kimsenin taşımadığı duygular Hâlâ seviyor olabilmek, hâlâ titremek biçimlenmemiş sevgilerle Siz neleri yitirmiştiniz öyle gözlerinizi derin çukurlara gömerek? Güvercin bir sevda kuşudur aslında, unutmayın, uçmaksa bir düş! Şairin olgunluk döneminin şiirlerinden oluşan Eksik Sevinçler, şiirin ölümsüz niteliğini iyice belirginleştiriyor. Kendi şiircesine uygun şiirlerden oluşan Eksik Sevinçler’de şiiri imgeye boğmuyor, anlatımcı yanlarıyla anlamı önceliyor. Ozanın kendine özgü iç dünyasını anlatan şiirlerin yanı sıra, bir dergide yayımlandığında ilgiyle karşılanan “Mezopotamya/Gül Bahçem, Kan Gölüm” şiirinin de yer aldığı Eksik Sevinçler’le coşku, öfke ve hüzün iç içe geçiyor.

Sayfalar