En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58907 sonuçtan 54431 - 54440 arası görüntüleniyor.
Faruk Yücel
metin - Türkçe
2 Ayrım
12,37 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Çevirinin Tarihi çeviri yapmak ve çeviri stratejileri belirlemek üzerine bir kitap. Çeviri, günlük alışverişlerimizden dinlenme saatlerimize, işyerindeki çalışmalarımızdan uluslararası yolculuklarımıza dek her yerde. Küreselleşme hızlandıkça başka dillerle ilişkimiz de yoğunlaşıyor, çeviriye ihtiyaç gün geçtikçe artıyor. Farkında olmadan bir Babil Kulesi inşa ediyoruz. “Çevirmenler, Babil Kulesi'ne saldıran korkusuz savaşçılardır” demiş Albert Camus, Novalis'se “Aslında bütün edebiyat çeviridir” demiş. Bütün bir dünya tarihi halkların buluşlarını birbirlerinin diline çevirmesinin tarihi, bir çeviri tarihi sonuçta. Çevirinin Tarihi’nde, çeviri fikrinin tarih içindeki gelişimi, çeviriye yönelik farklı bakış açılarının tarihsel sonuçları değerlendiriliyor. Prof. Dr. Faruk Yücel antikçağdan günümüze dek çeviriyle ilgili tartışmaların nasıl bilimsel bir inceleme alanı haline geldiğini gösteriyor, çeviri kalitesinin çeviri hakkında bildiklerimize bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Cicero’dan Goethe’ye, Schleiermacher’den Toury’ye, Eugene Nida'dan James Holmes'a, Hans Vermeer'den Itamar Even-Zohar'a dek birçok çeviri düşünürüne yer veren Çevirinin Tarihi, hem çeviri yapmanın tarihsel arkaplanını görmek isteyen okur için, hem de çeviri alanında çalışanlar için bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
Mustafa Bektaş, M. Barış Horzum
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,99 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 6
Sylvie Baussier & Pascale Perrier
insan sesi mp3 - Türkçe
3 Ayrım
47,20 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Pülüm Ailesi’nin ilk yolculukları Pis Kokan Gezegen’e. Bu gezegende her türlü kötü koku suni bir başka kokuyla bastırılıyor. Gezegen aynı zamanda bir tüketim krallığı; her şey kolayca satın alınabiliyor, eski ve modası geçmiş eşyalar da çöpe atılıyor. Bu yüzden Pis Kokan Gezegen tam bir çöp gezegen. Bakalım bu gezegende Pülüm Ailesi’ni neler bekliyor?
Şehnaz Tahir Gürçağlar
metin - Türkçe
2 Ayrım
12,64 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Kelimelerin Kıyısında: Türkiye’de Kadın Çevirmenler, konusu açısından Türkçede bir ilk girişimi temsil ediyor. Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nün doktora programında Şehnaz Tahir Gürçağlar’ın rehberliğinde başlayan bu çalışma, zaman içinde genç ve deneyimli başka akademisyenleri de içine alarak genişledi ve en sonunda, Cumhuriyet tarihinin özellikle birinci ve ikinci kuşağının önde gelen kimi yazılı ve sözlü çevirmenlerini kapsayan betimleyici bir tarih çalışması ortaya çıktı. Portreleri sunulan şahsiyetlerin çeviriyle kurdukları ilişkileri somut bir tarihsel-kültürel bağlam içinde, sosyolojinin ve çeviribilimin gözünden inceleyen makalelerden oluşan bu derleme, dünyanın edebi ve kültürel birikimini bu topraklara taşımış kadın çevirmenlerin görünürlüğünü vurgulamayı, haklarını teslim etmeyi amaçlıyor. Bu alanda başka çalışmalara da esin vermesini umduğumuz Türkiye’de Kadın Çevirmenler’in, akademisyenler, öğrenciler ve çevirmenlerin olduğu kadar, çeviriyle ve edebiyatla yakından ilgilenen pek çok okurun da dikkatini çekebileceğini düşünüyoruz.   “Feminist çeviribilim araştırmalarına göre tarih boyunca çevirmenlik genellikle erkeğin ‘özgün’ ve ‘birincil’ olarak görüldüğü bir dünyada ‘ikincil’ ve ‘kadın’ olarak nitelenmiştir… Bu derlemede yer alan kadınların çevirmen kimlikleri bu metaforu doğrular gibi görünse de aslında onu tam tersine çevirdikleri söylenebilir. Çevirinin ikincil değil, birincil rol üstlendiği bir kültürel ortamda onun yenilikçi ve dönüştürücü gücünü edebiyatın farklı türlerine ve toplumsal yaşama taşıyan bu kadınlar ikincilliğin değil, olsa olsa üretkenliğin simgesi olabilir.” – Şehnaz Tahir Gürçağlar   Kitapta ele alınan kadın çevirmenler:   Halide Edip Adıvar,  Sabiha Sertel, Seniha Bedri Göknil, Azra Erhat, Melahât Togar, Adalet Cimcoz, Mîna Urgan, Güzin Dino, Nihal Yeğinobalı, Gönül Suveren ve Gülten Suveren, Tomris Uyar, Pınar Kür, Belgin Dölay, Fatma Artunkal, Zeynep Bekdik.  
Caner Taslaman
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,61 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Gerçekten de Müslüman olmak için ciddi, ayakları yere basan gerekçeler var mı? Kuran’ın Allah’tan olduğu nasıl temellendirilmektedir? Yazar, bu kitabında böylesine dev önemdeki bir meseleyi ele aldı ve şu soruyu kendisine sorarak cevaplamaya çalıştı: Neden Müslümanım? Bu soruyu cevaplamak demek; neden burada olduğumuzun, hayatın anlamı olup olmadığının, nereye gittiğimizin, ölümlerle ayrıldığımız sevdiklerimize kavuşma imkanımızın olup olmadığının anlaşılması demek. Öyleyse, bundan daha önemli ne olabilir? Bu sorunun cevabını vermek için Kuran’ın Allah’tan olduğuna inanmanın gerekçelerini göstermek gerekir ve burada bu gerçekleştirilmeye çalışıldı. Bu kitapta, Kuran’ın Allah’ı tanıtmasından evren ve dünya hakkındaki açıklamalarına, inşa ettiği zihinsel yapıdan hayata verdiği anlama, fıtratla örtüşmesinden tarihsel verilerle uyumuna, modern tekniklerle incelenmesinden kelimelerinin matematiksel ölçüyle kullanımına kadar birçok farklı konuya yer verildi.
Agah Sırrı Levend
metin
2 Ayrım
3,81 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 6
Erdoğan Alkan
metin
2 Ayrım
9,99 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Baudelaire Ve Satanizm Benim Güzelim, yakıcı ve acılı. Anlaşılmayı zamana bırakan, biraz kapalı bir şey. (...) Bir kadın yüzünü örnek olarak açıklayayım. Bir baş, ayartıcı güzel, yani bir kadın başı, aynı zamanda -ve karmaşık biçimde- hem cinsel arzu, hem hüzün uyandıran bir baştır bu. Melankoli, bıkkınlık, hatta doyumsuzluk duygusunu içerir. (...) Kıvanç ile bağdaşmaz demiyorum, ama Kıvanç en bayağı süslerden biri, Melankoli ise görkemli sevgilisidir. Öyle ki (bilmem beynim büyülü bir ayna mı?) içinde Mutsuzluk olmayan bir Güzellik tipi aklımın köşesinden bile geçmez. Bu fikirlere inanmış -başkalarına bakarsan bu fikirlere saplanıp kalmış- olan ben, özetle -ve Miltonvari-, en canlı güzellik tipi Şeytandır demekten kendimi alamam. - Baudelaire-
Erdoğan Alkan
metin - Türkçe
2 Ayrım
8,58 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Saz genellikle iki düzende çalınır: "Aşık Düzeni" ve "Normal Düzen", Aşık düzeninde sanatçı yalnızca sapın yukarısındaki az sayıda perdeleri kullanır, çünkü, sadece alt tellerden değil, tıpkı ud ya da cümbüş çalarmış gibi, orta ve üst tellerden de yararlanır. Sapı avuçlar, elinden ve kolundan çok parmakları oynar. "Normal Düzen"de ise parmaklar daha çok alt tel üstünde çalışır. Sanatçı bütün perdeleri kullanır ve bu yüzden el ve kol sürekli hareket eder. Günümüzde Arif Sağ gibi ustaların çabalarıyla "Aşık düzeni" hem gelişti, hem yaygınlaştı. Eskiden saz sanatçılarının hemen hepsi sazı normal düzende çalardı. Aşık düzenini yalnızca Aşık Veysel ve Kul Ahmet gibi halk ozanları ve Nesimi, Daimi, Dursun Cevlani, Ali Ekber Çiçek ve Feyzullah Çınar gibi, "Aşık" dediğimiz as sayıdaki "yerel sanatçılar" kullanırlardı. Bir saz meclisinde Veysel'e sorarlar: "Aşık, saz çalıp türkü söylüyorsun, pek güzel, Gel gelelim, başkaları saz çalarken ellerini sürekli oynatıyor. Oysa sen bir yeri tutup bırakmıyorsun. Niye?" Aşık yanıtlar: "Doğru yeri bulmuşum bir yol, bırakır mıyım? Ötekiler hala benim bulduğum yeri arıyorlar".
Mustafa Kutlu
metin - Türkçe
2 Ayrım
3,35 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Gezi
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Mustafa Kutlu, İstanbul’u gezmeye devam ediyor. Yıl 1989. Tarihî yarımadayı bir baştan bir başa gezen Kutlu, mimarî detaylarıyla ve değişen noktalarıyla bizi İstanbul’un bambaşka bir devrine doğru yolculuğa çıkarıyor. Gezi yazıları serisinin bu ikinci kitabını da birinci kitabı gibi aynı tatla ve heyecanla okuyacaksınız.
Güzin Dino
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,72 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
“Türkiye’de roman türü hâlâ kesin bir eleştirel gözle incelenmemiştir; bunun nedeni, bu türün ilk dönemi ve özgül niteliklerinin anlaşılmamış olmasına bağlanır. Ayrıca Türk romanı hem geç doğmuştur, hem de aceleye gelmiştir. Roman türüne ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında yaklaşılmıştır. Dolayısıyla, Batı romanının çeşitli tarihsel süreçler içindeki yavaş oluşumu ile Türk romanının doğuş ortamı arasında hiçbir benzerlik yoktur. “Ben de bu kitapta, çok genel düşüncelere dalmamak için, Namık Kemal’in ‘İntibah: Sergüzeşt-i Ali Bey’ (1876) adlı tek gerçek romanını temel aldım. Bu roman üzerinde yaptığım incelemeler beni sistemli olarak o çağın önemli ya da önemsiz kaynaklarına, folklor ya da yazına bağlanan bütün romansal yapıtlara, hikâye ve masallara kadar götürdü. “Öyle sanıyorum ki, Namık Kemal’in bu yapıtı, roman türünün ilk belirtilerinin bir toplamı niteliğini taşır; bunun özelliklerini, çalışmamın sonuçları daha iyi belirtecektir kanısındayım.”

Sayfalar