Halide Edip'in deyimiyle Türk'ün Ateşle İmtihanı, Nezihe Muhiddin'in deyişiyle "Anadolu Kıyamı" olarak adlandırılan Kurtuluş Savaşımız, ezilmiş bir ülkenin emperyalizme karşı başarıyla sonuçlandırılmış ilk başkaldırısıdır.
Bu başkaldırının zaferle sonuçlandırılmasında kadınlarımız büyük görevler üstlendiler. Kimi çevrelerin ifade ettiği gibi,cumhuriyet devrimlerinin kadınlara sağladığı kazanımlar, bir lütuf değildir. Düşmandan temizlenmiş her karış toprakta onların emeği, kan ve gözyaşı bulunuyor.
Kurtuluş Savaşı Kadınları kitabı bu gerçeği somut belgelerle gün ışığına çıkarıyor.
Kurtuluş Savaşı sırasında, işgal altındaki İstanbul'dan Anadolu'ya geçerek savaş alanlarını bir ucundan öbür ucuna kadar dolaşmış, Anadolu'da olup bitenleri içinden görmüş sonra da Mustafa Kemal Paşa'ya kadar ulaşmış tek yabancı gazeteci, Berthe Georges-Gaulis adında bir Fransız kadın gazetecidir. Kendisi Fransız olduğu halde Türklerin vatanlarını düşman istilasından kurtarmak için ölesiye çarpışmalarını hayranlıkla izleyen bu kadın, 1921 yılında Paris'te yayınladığı bu kitabında Türk Kurtuluş Savaşında beliren Türk Milliyetçiliğini, savaşın Anadolu'nun içinden görünüşünü ve o günlerin Mustafa Kemal'ini anlatıyor.
Sultan Vahdettin bir "vatan haini" mi, yoksa "Kurtuluş Savaşı'nın perde arkasındaki kahramanı" mıydı? Bu, üzerinde pek çok spekülasyon yapılan, birbirine zıt sonuçlara varılan bir tartışma konusu. Mustafa Kemal ve Vahdettin'in Kurtuluş Savaşı Öncesi, sırası ve sonrasındaki konumları ve ilişkilerine yönelik belgelerin geniş bir taramasını yapan, farklı yaklaşımları karşı karşıya getiren Engin Berber, bu kitabıyla, tartışmaya bir tarihçi gözüyle ışık tutuyor.