En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58200 sonuçtan 55131 - 55140 arası görüntüleniyor.
Berke Özenç
metin - İngilizce
1 Ayrım
104,45 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Syntactic analysis allows us to analyse the sentence structure in various ways. Constituency parsing is one of the various ways of conducting syntactic analysis. This parsing method defines sentence structure as hierarchical relationships between words or phrases and represents them in tree form. Constituency parsing employs constituency grammar which defines how constituents combine and form other constituents. In this grammar, any syntactic structure from the sentence to the words is represented by the constituents. Although this approach is designed to focus on universal aspects of the languages, English has always been in its focus. This situation makes the constituency approach miss the details that the morphology puts in the syntax of morphologically rich languages. In this study, we implement an extension for the constituency parsing which overcomes the challenges in parsing of MRL (Morphologically Rich Language). We propose ideas tailored to Turkish, yet they can be used for any language like Turkish. Our extension enables the constituency parsing to start at the morpheme level. Thus, we involve morphemic structures in the parsing process and express their syntactic effects on the structure. We have our implementations by extending the CYK (Cocke Younger Kasami) algorithm. During parsing, we utilize extra rules to transfer the ambiguity in morphology to the parsing. In addition, we designed a morpheme-focused constituency set for Turkish. This set involves affixes, stems and phrases headed by a stem. We demonstrate our work with a mini treebank and the grammar generated from it.
Gökhan Ercan
metin - İngilizce
1 Ayrım
296,33 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Distributed representations (DR) are used to capture semantic and syntactic patterns in language by analyzing the distributional relationships of words within textual data. The modeling methods that produce DR are based on the assumption (distributional hypothesis) that "words that occur in the same context tend to have similar meanings," which is inherent to the nature of language. These modeling methods, due to their unsupervised nature, can be trained without human judgment input, allowing researchers to train large datasets at relatively low costs. Although word-based models perform effectively for languages with limited vocabularies, such as English, they exhibit considerable inefficiency when applied to morphologically rich languages with unlimited vocabularies, such as Turkish. We observed that n-gram and statistical segmentation methods, which are commonly used in subword modeling to address the issues of out-of-vocabulary and rare-words, are highly sensitive to orthographic similarity. Consequently, these methods struggle to distinguish between unrelated concepts (e.g., shrink - shrine). Moreover, we noted that the impact of morphological segmentation methods on these types of problems has shown inconsistent results in the literature. This thesis aims to make conceptual assumptions and improvements concerning different types of semantic relationships (e.g., relatedness and similarity), to model the role of language morphology as an input in subword DR models, and to develop the dataset generation methodologies and evaluation methods to measure this effect. Within the scope of the study, different models and segmentation methods were empirically tested, the AnlamVer and OSimUnr datasets were produced, and the task of relatedness classification and associated evaluation methods were proposed to measure the noise introduced by segmentation to the model. Our experiments demonstrate that morphological segmentation produces significantly less noise compared to n-gram-based methods and can lead to substantial performance improvements depending on the nature of the task.
Davut Daşkıran
metin - Türkçe
1 Ayrım
932,97 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
İçimin "geçmiyor" sitemleriyle geçen zamanı düşünürken, sana yazmak isteğiyle, zihnimin alevli gömleğinin düğmelerini ilikledim. Zamanın nasıl geçtiğini zaman dilimleriyle izah etmek acziyet gibi geliyor bana. Felsefedeki "tüm varolanların birbirlerinin yerini alarak zincirlendikleri sonsuz Sevdam ve Şehadet süre❞ tanımına da takılıp kalmak sıradan geliyor. Ya da maddenin varolma biçimleri arasında uzay ve devinimle birlikte zamanın da bulunması sonucunda nihayete ermiş olmak da tatmin edici gelmiyor. Newton'un saltik, Einstein'in izafiyet teorisine hiç girmek bile istemiyorum. Kendi düşüncelerime en yakın tanımı Aristo'da buluyorum aslında. O, maddenin bulunmadığı yerde zamanın ve uzayın da bulunmadığını söyler. Buradaki madde tanımını duyguyla değiştirmek zamanın sadece varlığını değil aynı zamanda etkisini de anlamlı kılıyor. Çünkü zamanın madde üzerinde etkisiyle duygular üzerindeki etkisi aynı değildir. Ben Aristo'nun tanımına ek olarak diyebilirim ki duyguların olmadığı yerde zamanın varlığının bir kıymeti yoktur. Duygularımdaki ıstırabın karıştığı bir zamanı yaşamak acının varlığıyla bütünleşmekle eş değerdir aslında. Sen yoksun ama yokluğunun varlığıyla geçiyor zaman acımasızca. Geçmeyen tek şey acılarımız. Acılarımızı unutmak istememden dolayı mı zamana "acımasız" diyorum yoksa kendi acılarımın günahını zamandan çıkarmaya mı çalışıyorum bilmiyorum...
Yasin Korkut
insan sesi mp3 - Türkçe
79 Ayrım
1716,79 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Ders/Sınava Hazırlık
Görüntülenme Sayısı: 5
Osman Pamukoğlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
384,07 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Debreli Hasan, 22 yılı aşkın bir süre dağlarda yaşadı. Hükümet kuvvetleri ve Balkanlar’daki milletlere mensup komitacı ve çeteler fellik fellik onu aramalarına rağmen, ne yakalayabildiler ne de öldürebildiler… Eşkıyalık tarihinde başka bir örnek yoktur. Debreli dışında, hakkında sayısız türkü yakılan ve maniler düzülen başka bir eşkıya da yoktur. Debreli’nin tek bir kızanı vardı. Yani, çetesi iki kişilikti! Bunun da başka bir örneği yoktur. Farklı milletlere mensup pek çok bey ve zengini soydu, altınları ve paraları yoksullara dağıttı. Bu ona, halk nezdinde büyük bir şöhret ve koruma kalkanı sağladı. Yaşamı destanlaştırıldı… 20. yüzyılın başlarında Rumeli’den bir Debreli Hasan geçti; destansı ve şaşırtıcı yaşamıyla…
Osman Pamukoğlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
360,74 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Bu kitapta yer alan söz, söylence, konu ve temalar 1982 yılından itibaren yazarın 5 cilt el yazması notlarından özetlenmiştir. Kitapta yıllardır okunan, incelenen, araştırılan kitap, dergi ve dokümanlardan elde edilen bilgiler ve yazarın kültürel birikimi yer almaktadır. Zaman sonsuzlukta akarken, devirlerin ihtişamı sayılan her şeyi yok eder, geriye sadece akıl ve bilgi abideleri kalır. Yani dünyanın tüm eserleri binlerce yıldır yeryüzünün değişik coğrafi bölgelerinde yaşayan insanlar, topoğrafik ve İklimsel etkilerle farklı kültürler geliştirmişlerdir. Yargı ve yorumlar farklılıklar göstermesine rağmen özü değişmediğinden kendisine ait hiçbir şey de değişikliğe uğramadan devam etmekte. İçsel güçleri çok farklı bilgeler, düşünürler, yaşamla ilgili her şeyi açık ve berrak bir şekilde kavrayıp etraflarına tükenmez ışık kaynağı olmuşlardır.
Hasan İzzettin Dinamo
metin - Türkçe
1 Ayrım
700,37 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
"Yazdıklarımı yayınlatabilirsem belki birkaç kuruş elime geçer. Açlıktan bir iki gün kurtulurdum" diye düşündü. Ayakları, zor da olsa onu Serveti Fünun Dergisi'nin kapısına kadar götürdü. Şimdi kapıda, içeri girip girmemekte ikilem yaşamaktaydı. Çok sevdiği İstanbul'un bu kadar acımasızlığının şaşkınlığı içindeydi.” Çocukluğunu İstanbul Darüleytamları'nda yaşamış, ilkokulu burada okumuştu. Şimdi Güzel Sanatlar Akademisi'nde okuyacaktı. Geçmiş günleri ve arkadaşlarını anımsadı. Onlardan birkaçını bularak eski günleri andılar. Yaz günleri hızla geçerken parası da tükenmişti. Bir başka şehirde görevli olan ablasından yardım gelene kadar otelden ayrılacak ve arkadaşlarında barınacaktı. Başka da çaresi yoktu. Ama arkadaşları da kendisi gibi beş parasızdılar. Günlük yaşamaya çalışıyorlardı. Günler geçmiş yardım gelmemişti. Moralini yüksek tutmaya çalışarak bir taraftan da sıkı şiirler yazmaya çalışmaktaydı. Günlerdir boğazından doğru dürüst bir şey geçmemiş sıcak bir yatak yüzü görmemişti. Gecelerini parklarda saklanıp yatarak geçirmeye çalışıyordu. Yürürken açlıktan ayakları yere basmıyor havada yürüyor gibi hissediyordu.
Hasan İzzettin Dinamo
metin - Türkçe
1 Ayrım
601,43 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Düşüncenin suç olarak nitelendiği bir toplum düzeninde, düşünce yapısının farklılığından ötürü oradan oraya sürülen, toplum yaşamından sökülüp atılarak sürgünde bile yaşamına göz dikilen bir aydının, yaşamının bu kerte zorlanarak bilinmez bir serüvene itilmesi, politik çıkarlar için bir insanlık ayıbıdır. Dinamo, bu romanında da yakın geçmişe ışık tutarak, insanların politik çıkarlar uğruna nasıl bir yaşam biçimine sürüklendiğini gözler önüne seriyor.
Hasan İzzettin Dinamo
metin - Türkçe
1 Ayrım
992,12 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Siyasilerin verdiği sözler sevinçleri ve umutları göğe çıkarmıştı. Onların isteği ise yalnızca başlarını sokacakları bir barınaktı. Yaptıkları derme çatma gecekondularda tüm güçleriyle yaşama tutunmaya çalışıyorlardı. Ne yazık ki verilen sözlerle uygulamalar hiç örtüşemedi. Bozuk düzen avcıları her zaman yoksulların kanını sömürme yollarını buldu. Burada da hiç zaman kaybetmeden karşılarına dikilmişlerdi. Bu kitapta, bozuk düzene ve onun getirdiği yoksulluğa karşı çıkan insanların yaşama tutunma mücadelesine, yakın geçmişte gecekondu bölgelerinde gerçekte nelerin yaşandığına, siyasetin çirkin ayak oyunlarına karşı simgeleşen insanlara, Dinamo'nun anlatımıyla tanık olacaksınız. Siyaset sahnelerindeki çirkinliklere, gecekondulardaki acımasız yaşam koşullarına ve yakın geçmişe ışık tutan belgesel nitelikte bir roman “Musa’nın Gecekondusu”.
Doç. Dr. Mehmet Sait TÜRKHAN
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
16 Ayrım
264,66 MB
Eser Türü: Dersler
Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF) Memlükler Tarihi Dersidir.

Sayfalar