En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58196 sonuçtan 55561 - 55570 arası görüntüleniyor.
Michel Foucault
insan sesi mp3 - Türkçe
23 Ayrım
487,64 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Klinik de bugün içlerinde yaşadığımız diğer kurumlar gibi 'bir dizi tıbbî, yasal, dinsel, etik ve siyasal pratiklerin, karmaşık kültürel formasyonun şaşırtıcı gelişimlerinin ürünüdür'. Klinik bir kurum olarak 'Tanrının yarattığı' insan bedenine müdahale yetkisi verilen, hasarları, bozuklukları onaran, hastalıkları iyileştiren hekimlerin ve tıbbın mâbedidir. Tabiî hastanın da tamamen klinik yasalarına ve işleyiş tekniklerine teslim olduğu yerdir. Klinik, insan bedeni mühendisliğinin muazzam bir deney, öğrenim ve bilgi biriktirme mekânıdır. “Tıp, daha insanlığın şafağında, her bir kibirli inançtan önce, her sistemden önce, kendi bütünlüğünde, insan bedenindeki ıstırapla, bu ıstırabı hafifleten şey arasındaki dolaysız ilişki sürecinin kendisiydi. Klinik ise, tıp tarihindeki bütün olguları ve tıbbî zamanı (vakalar bilgisinin birikimleri) birbirine bağlayarak modern tıbbın 18. yüzyıl sonundaki doğumuna neden olmuştu. Klinik, henüz bilinmeyen bir hakikati keşfetmeye yarayan bir araç değildir; daha önce ulaşılan bir hakikati düzenlenmenin ve onu sistematik olarak ortaya çıkmak üzere sergilemenin belli bir yoludur. Kurum olarak klinik, kurulduğu ve düzenlendiği biçimiyle, önceden beri var olan tıbbî bilgi formlarından türemiştir; tıbbî bilgide kendi gücüyle genel bir değişikliğe yol açamaz, kendi kendine yeni nesneler keşfedemez, yeni kavramlar oluşturamaz ve tıbbî bakışı başka türlü düzenleyemez. Tıbbî söylemin belli bir biçimini geliştirir ve düzenler, ama yeni bir söylemler ve uygulamalar bütünü icât edemez. Klinik, zorunlu olarak birleşmiş olan iki nüfuz alanını kapsar: Hastanenin nüfuz alanı ve öğretimin nüfuz alanı. Tıbbî deneyin konusunun kolektif yapısı; hastane alanının kolektif karakteri: Klinik bu iki bütünlüğün buluşma noktasında yerleşmiştir."
Aka GÜNDÜZ
metin - Türkçe
3 Ayrım
895,61 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 4
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
3 Ayrım
424,65 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Hz. İbrahim tek başına bir ümmettir. Bir kitleyi peşine takarak hayra sevk eden insan bir milletin lideri ve önderi demektir. O'na hem kendisinin işlediklerinden dolayı mükafat vardır, hem de peşine taktığı kitlelerin amellerinden dolayı mükafat vardır. Ve bu haliyle bir önder sanki bir kitle gibidir onu tek başına bir fert olarak algılamamak gerekir.
Javier Marías
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
60 Ayrım
1050,56 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Britanya istihbaratında uzun yıllar çalıştıktan sonra emekli olan Tomás Nevinson Madrid’deki Britanya Büyükelçiliği’ne atanmıştır. Günün birinde amiri karanlık Bertram Tupra kendisine son bir görev vermek ister: Görev Barselona ve Zaragoza’daki terör saldırılarında parmağı olduğu düşünülen bir teröristi yakalamak, gerekirse öldürmektir. Üç şüpheli vardır, üçü de kadındır ve hiçbiri aslında aranan terörist olmayabilir. Nevinson görevi kabul eder, kimlik değiştirerek küçük bir kuzeybatı kentinde ayrı ayrı hayatlar süren bu üç kadınla yakın ilişkiler kurmaya, teröristin kimliğini tespit etmeye çalışır… Berta Isla’nın “bir anlamda ‘çifti’” olan Tomás Nevinson, Marías’ın rehberliğinde insan psikolojisinin derinliklerinde gezinen, heyecan ve gerilim dolu, sürükleyici, felsefi bir casusluk romanı. Marías’ı ne zaman okusam, senfoni dinlediğim izlenimine kapılırım. Julia Navarro, Hoy por Hoy Javier Marías eserleriyle insan denen muammayı biraz daha anlaşılır kılıyor. Hans-Dieter Fronz, Südwest Presse
Benjamin C. Fortna
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,68 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Bu kitap Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş döneminde okumayı öğrenmenin hikâyesini anlatıyor. Bu coğrafyada çok az işlenmiş olan okumanın tarihini ele almanın, genel anlamda modernliğin gelişine, eğitim meselesine, özel olarak da imparatorluktan cumhuriyete geçişin dinamiklerini anlamaya önemli bir ışık tuttuğu iddiasından yola çıkıyor. Okumayı Öğrenmek, son derece hızlı değişimlerin yaşandığı bu döneme çok yönlü bir yaklaşım benimseyerek, kopuşlarla birlikte sürekliliklere de bakarak, okumayı öğrenen küçük okurların bir yurttaş olarak inşasında onlara verilen mesajlar; okumanın mekaniğini öğrenmenin üstesinden ne gibi deneyimlerden geçerek geldikleri; yeni okuma materyallerinin sahneye çıkışı; resimli kitapların okumadaki rolü; birer meta olarak dergilerin ve kitapların ortaya çıkışı ve okuryazarlığın kişilerin hayatlarını nasıl dönüştürdüğü gibi konuları mercek altına alıyor. Osmanlı kıraathanelerinde toplu kitap okuma deneyiminden, loş bir evde huşu içinde yalnız başına okuma deneyimine nasıl geldik? İlk Osmanlı kütüphaneleri nasıl yerlerdi? Kitap fiyatları geç Osmanlı ve erken Türkiye Cumhuriyeti'nde nasıldı, ortalama bir memur maaşıyla çocuğuna kitap, dergi alırken zorlanır mıydı? Matbaalar nereden nereye geldi? Eski okullardan yeni okullara alfabe ve okuma çocuklara nasıl öğretilirdi? Bu coğrafyada çocuk kitapları yayıncılığı ve dergicilik nasıl bir rota izledi? Bu ve benzeri sorulara yanıt arayan kitabın kendisi de, sadece Osmanlı ve modern Türkiye tarihine ilgi duyanlara değil okuma tutkunlarına da ilginç bir okuma deneyimi sunuyor. Osmanlıca ve yeni alfabe sonrası Türkçe yazılmış ders kitapları, dergiler ve benzeri birincil arşiv malzemelerinin yanı sıra Halide Edip, Şevket Süreyya, Rıza Nur, Hüseyin Cahit ve Halide Nusret gibi hayatlarına Osmanlı olarak başlayıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak devam eden aydınların ilk okuma deneyimlerini anlattıkları metinlere de baş vuran kitap, modern Türkiye tarihinde okumanın ne kadar kilit bir önem taşıdığının altını çiziyor.
Amy Mills
metin - Türkçe
4 Ayrım
13,83 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Antropoloji
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Kuzguncuk'un, tarihsel olarak farklı dinlere mensup insanların birlikte yaşadığı, nostaljik mahalle kültürünün hâlâ yaşanabildiği hoşgörülü bir semt olduğu düşünülür. Halbuki burada bir zamanlar yaşamış olan Rum, Ermeni ve Yahudi nüfus yirminci yüzyılın ortalarında semtlerinden sürüldü; arkalarında derin izler bırakarak... Amy Mills, Kuzguncuk'ta yaptığı etnografi çalışmasında, sokak sokak, eski insanların bıraktığı bu izlerin peşine düşüyor, günümüzde burada yaşayanlar için bu izlerin ne anlama geldiğini araştırıyor. Kendi ifadesiyle “insanların millileşen bu şehirde nasıl yaşadıklarını ve Tu¨rkleştirmenin yarattığı etkinin ardından devletin ulus tahayyülünü nasıl anlamlandırdıklarını" inceliyor. Yazar, hafızanın unuttukları ve hatırladıkları, Kuzguncuklu olmaya yüklenen anlam, kimin Kuzguncuklu olduğu ve kültürel hafızada yer etmiş hoşgörü temasının ifade ettikleri üzerinden kozmopolitizmin arkasına saklanan milliyetçiliğe dair bir tartışma yürütüyor. Hafızanın Sokakları Kuzguncuk’un geçmişini, dönüşümlerini ve bugününü anlatırken, bir yandan da okuru İstanbul’un gayri Müslim geçmişinin hatırlanma pratiklerini gözden geçirmeye, bireysel ve kolektif hafıza yollarının nasıl örüldüğünü düşünmeye davet ediyor.
E. Natalie Rothman
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,45 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
İmparatorluk Simsarları’nda E. Natalie Rothman, sömürge göçmenleri, azad edilmiş köleler, tüccarlar, simsarlar, mühtediler ve siyasi tercümanlar gibi, erken modern Venedik-Osmanlı sınırını düzenli olarak geçenlerin kesişen dünyalarını inceliyor. Dil, din ve siyaset çizgilerini sürekli aşan etkileşimlerinde bu imparatorluk aşırı tebaa, Avrupa’yla Levant arasında yeni ortaya çıkan ayrım da dâhil olmak üzere, emperyal ve kültürel sınırların şekil değiştirmesine yardımcı olmuştur. Rothman, 1570-1670 arası dönemde, Osmanlı’nın yarattığı farkın Venedik kurumlarında algılanışında kademeli bir dönüşüme tanık olunduğunu savunuyor. Yasal ve ticari kıstaslara yapılan vurgu, kısmen bu tebaanın sayesinde, yerini dine ve dile dayalı farklılıkların algılanmasına bırakmıştır. Devletin yabancı tüccarlara vergi ödetme ve Venedik vatandaşlığını tanımlama çabalarına simsarların sık sık karşı koyduğu, Venedik’in hareketli pazar yerlerinde başlayan hikâye, Müslümanlıktan ve Yahudilikten dönmelerle, onların Venedikli Katolik hamilerinin, karşılıklı dönüşümlerinin pazarlığını yaptıkları, Venedik’teki bir hayır kurumunda devam ediyor. Osmanlı’yla ilgili bilgi üretip yaymakla kalmayan, aynı zamanda emperyal sınırların öte yanında yoğun akrabalık ve hamilik ağları kuran Venedik’in siyasi tercümanları, dragomanlarla son buluyor. Rothman’ın yeni çizdiği kavramsal ve deneysel çerçeve, Akdeniz ve ötesindeki yasal, dini ve etnik dilsel farklılıkları yöneten kurumsal icraatlara ışık tutuyor. E. Natalie Rothman, Toronto Scarborough Üniversitesi Tarihi ve Kültürel Çalışmalar Bölümü’nde tarih doçenti.
Cihan Tuğal
metin - Türkçe
4 Ayrım
5,88 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Pasif Devrim İstanbul’un bir zamanlar radikal Müslüman ilçelerinden Sultanbeyli’nin “ılımlı İslam”a dönüşümünü anlatıyor. Bu mahalledeki hayatın zengin bir etnografisini sunan bu kitap İslami aktivistlerin nasıl örgütlendiklerini, 28 Şubat sürecinde nasıl geri çekildiklerini ve AKP tarafından nasıl massedildiklerini anlatıyor. Tuğal gözlemlerini Mısır ve İran örnekleriyle de karşılaştırarak Türkiye örneğini genel tarihsel bir bağlama da oturtuyor ve İslami politikaların neden başka yerlerdeki laik kapitalizmlere benzer bir şekilde entegre olmadığı sorusunun yanıtını arıyor. AKP’nin aklığı nereden geliyor? Bu partiyi, kapitalizmi doğallaştıramamış diğer merkez partilerden farklı kılan ne? Cevap, partinin unutmak istiyor göründüğü geçmişinde yatıyor. AKP, örgütçülük anlayışıyla, kadrolarıyla ve kısmen de kullandığı dille, Türkiye’de 1980’lerden sonra kapitalizme tek kitlesel direniş noktası olan İslamcılığın sistem tarafından massedilmesini sağladı. Gerçek başarısı bu. Tuğal çözümlemesinin merkezine Marksist düşünür Antonio Gramsci’nin “pasif devrim” kavramını alarak AKP hükümeti döneminde belirleyici olanın kapitalizmin doğallaşması olduğunu, bunun anamotorunun ise AKP olduğunu söylüyor.
Rachel Cusk
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
15 Ayrım
308,08 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Romanlarıyla tanıdığımız Rachel Cusk, anı ve deneme türleri arasında salınan üç düzyazı kitabının ilkinde hamilelik sürecini ve anneliğinin birinci yılını eşine zor rastlanır bir dürüstlükle anlatıyor ve buradan başka birçok meseleye açılıyor: Kadın bedeni ve bedensel acı; toplumun kadına, doğuma ve çocuk bakmaya yaklaşımı; aile ve çocuk bakımı emeği; uykunun ve gecenin değişen anlamı… Cusk kendi annelik deneyimini titizlikle kaydederken, bu dönemde okuduğu romanların Savaş ve Barış, Keyif Evi, Madame Bovary annelikle ilgili kısımlarını da tartışıyor, doğuma ve anneliğe hazırlanma ve çocuk bakımı konulu devasa literatürün kimi örneklerini sıkı bir eleştirel okumaya tabi tutuyor. İlk yayımlandığı 2001 yılında tartışmalara yol açan Bir Ömrün Emeği, 2019 yılında The New York Times tarafından hazırlanan son elli yılın en iyi elli anı kitabı listesinde yer aldı ve zaman içinde annelik deneyimini ele alan kitaplar içinde bir kilometre taşı haline geldi. Konu hakkında benzeri olmayan bir kitap. The New Yorker Cusk yitirdiği özgürlük için tuttuğu yastan, çaresizlik duygusundan, acı, can sıkıntısı ve suçluluk hissinden açıkça söz etmekten korkmuyor ama tüm bunları annenin bebeği için duyduğu tarif edilmesi imkânsız sevginin bağlamı içinde yapıyor. The Observer
Enid Blyton
insan sesi mp3 - Türkçe
26 Ayrım
229,98 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
İşte Afacan Beşler: Julian, Dick, Anne, George ve tabii Timothy’yi de unutmayalım. Bundan sonra, tam 21 macera boyunca, dünyanın bu en çok hayran edinmiş beşlisiyle beraber olacağız! Kirrin Adası’nda bir gemi enkazı ve kayıp bir hazine var! Afacan Beşler, işe koyulmak için sabırsız -ama sadece bizimkiler sabırsızlanmıyor! Birileri daha hazinenin peşinde. Acaba ipuçlarının izini sürerek önce kim hazineye ulaşacak? (8+Yaş)

Sayfalar