En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58200 sonuçtan 55601 - 55610 arası görüntüleniyor.
Marc David Baer
metin - Türkçe
4 Ayrım
6,58 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Osmanlı Tarihi
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Marc David Baer’in çeşitli akademik dergilerde yayımlanan makalelerinden oluşan Atmeydanı’nda Ölüm, Osmanlı tarihinin kara deliği olan 17. yüzyıla odaklanıyor. Yarısı IV. Mehmed’in iktidarıyla geçen bu yüzyıl, hoşgörünün ortadan kalktığı, din içi ve dinler arası ilişkilerde şiddetin yükseldiği bir dönemdi. Baer, daha Müslüman bir toplum oluşturulması için şiddeti gerekli gören, köktendinci Kadızâdeli hareketinin bu dönemde zirveye çıkışının nedenlerine yakından bakıyor ve bu hareketin etkisi altına giren devletin yürüttüğü yaygın İslamlaştırma çabalarını farklı örnekler üzerinden ele alıyor. 1660 yılında İstanbul’da, özellikle Hıristiyan ve Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı mahalleleri etkileyen büyük yangının Osmanlı hanedanı nazarında şehrin İslamlaştırılması için bir fırsat yarattığını öne süren Baer’e göre, kadınların eski hayatlarından kurtulma şansı gibi gördükleri ihtida da bu İslamlaştırma çabalarına katkıda bulunuyor. Zina yaptıkları iddia edilen Yahudi bir adamla Müslüman bir kadının idamlarını konu alan makalesinde, bu ağır cezanın toplumsal cinsiyet düzeninin ve dini hiyerarşinin korunmasına hizmet ettiğini gösteriyor. Dönemin vakanüvisleriyle başka tarihçileri karşılaştıran Baer, padişahın iktidarını güçlendirmek amacıyla tarihyazımını kullanarak ideal sultan imgesi çizdirme yönündeki çabalarının sonuçlarını gözler önüne seriyor. Hoşgörü ve ihtidanın tartışıldığı son bölümde Baer, hoşgörünün temelinde bir eşitsizlik olduğunu, Osmanlı’nın toplumsal cinsiyet, din ve sınıf farklarını bu eşitsizlik üzerinden yönettiğini savunuyor. Marc David Baer, London School of Economics and Political Science Uluslararası Tarih Bölümü’nde profesör.
Marcy Brink-Danan
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,24 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Antropoloji
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Osmanlı İmparatorluğu ve onun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti azınlıklara hoşgörü örnekleri olarak gösterilegelmiştir. Hatta bugün bazı Türkler, geçmişte kalan Osmanlı kozmopolitizmine karşı nostaljik hisler beslemektedirler. Marcy Brink-Danan, geçmişe dair bu görüşleri sorgularken, Yahudilerin gözünde, günümüz İstanbul’unda hoşgörülen bir azınlık olarak yaşamanın ne anlama geldiğini mercek altına alıyor. Çoğunlukla “iyi azınlık” olarak tasvir edilen Türkiye’deki Yahudiler, bölgedeki uzun geçmişlerini kucaklarken, bir yandan da ayrımcılığa maruz kalıyorlar; kurumları, düzenli olarak tehdit ve saldırılara hedef oluyor. Brink-Danan Türkiye’yi bir hoşgörü diyarı olarak resmeden Türk popüler ideolojisindeki çelişki ve boşlukları keşfe çıkarak, Türk Yahudilerin kozmopolitizm ve yurtseverlik, hoşgörü ve şiddet, Yahudiler olarak farklılık ve Türkiye yurttaşları olarak aynılık arasındaki gerilimlerle nasıl başa çıktığını anlatıyor.
Mariana Mazzucato
metin - Türkçe
4 Ayrım
4,10 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: ekonomi
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Girişimci Devlet’in çıkış noktasında, küresel düzeyde yaşanan 2008 finans krizi yer alıyor. Krizin ardından, büyümeyi yeniden başlatmak için atılması gereken tek adımın kamu harcamalarında kesinti olduğuna dair görüşe tepki olarak kaleme alınmış. Devletin küçülmesi gerektiğini savunanların aksine, dünyanın en etkili ekonomistlerinden biri kabul edilen Mariana Mazzucato'ya göre, muazzam boyuttaki stratejik kamu yatırımları olmasaydı, bugün internetten GPS'e ve SIRI'ye kadar akıllı ürünlerden hiçbirini üretemezdik. Bilişim teknolojisindeki yeniliklerin yanı sıra, yeşil devrimi yaratabilecek yenilenebilir enerji çözümlerini ya da hastalıkları iyileştirecek yeni radikal ilaçların çoğunu da geliştiremezdik. Girişimci Devlet’le Mazzucato, devletin ekonomideki rolüne ilişkin tartısmayı ideolojiden uzak bir yaklaşımla yeni bir çerçeveye oturtmayı ve kamu kurumlarının toplumsal ve ekonomik değişime öncülük etme rolü üzerine dinamik bir müzakere başlatmayı amaçlıyor. Mazzucato’nun kapsamlı değerlendirmesi masallarla gizlenen bir gerçeği önümüze seriyor: Size ne anlatılırsa anlatılsın, iPhone'dan Google arama motoruna kadar dünyanın en popüler ürünlerini özel şirketlerin değil, vergi mükelleflerinin finanse ettiğini unutmayın.
Mark Fisher
metin - Türkçe
4 Ayrım
3,40 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Tuhaf ve tekinsiz dışarıda olanla, ait olmayanla, bilinmeyenle ilgilidir; garip olanı çağrıştırır. Mark Fisher’a göre tuhaf ve tekinsiz birbiriyle yakından ilişkili iki duygu, aynı zamanda 20. yüzyıla damgasını vuran birer üretim biçimidir; film ya da kurgu biçimi, kavrayış biçimi, hatta nihayetinde bir var olma biçimi. Fisher Tuhaf ve Tekinsiz’de, bu kavramların insanın varlık ve yoklukla ilgili sorabileceği en temel soruları barındırdığını anlatıyor. Burada hiçbir şey olmaması gerekirken bir şeylerin olmasının sebebi nedir? Ya da, burada bir şeyler olması gerekirken hiçbir şey olmaması nedendir? Belki de insanlık halinin tam olarak anlaşılabilmesi için incelenmesi gereken sınırda kavramlar olan tuhaf ile tekinsizi Fisher; H.P. Lovecraft, H.G. Wells, M.R. James, Christopher Priest, Joan Lindsay, Nigel Kneale, Daphne du Maurier, Alan Garner ve Margaret Atwood gibi yazarlar ile Stanley Kubrick, Jonathan Glazer ve Christopher Nolan gibi yönetmenlerin eserleri üzerinden inceliyor. Mark Fisher, doktorasını Warwick Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yaptı. Radikal siyaset, popüler kültür ve müzik üzerine yazılar ve kitaplar yazdı
Maryanne Wolf
metin - Türkçe
4 Ayrım
8,83 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
İlk okuma nasıl gerçekleşti? Sokrates yazıya neden karşı çıkmıştı? Beyin okumayı nasıl öğrenir; öğrenmezse ne olur? Farklı okuyan beyin nasıl çalışır? Okuduklarımız bizi nasıl değiştirir? Maryanne Wolf, Proust ve Mürekkepbalığı’nda okumaya dair benzer pek çok soruya cevap arıyor. Wolf, okuyan beynin tarihini, hem yazının icadından bu yana hem de günümüzde bir çocuğun yaşamı boyunca ele alıyor. Disleksili çocukların okumayı öğrenirken neden zorlandıklarını ve özel yetilerini tartışıyor. Atalarımızın borçlarını ve isteklerini kil tabletlere ve papirüslere kaydedişinden derin düşüncelere erişmek için okuma sürecine geçişte beynin ne tür yöntemler kullandığını gösteriyor. Önümüzdeki teknolojik değişikliklerin okuyan beyni ve entelektüel repertuarımızı nasıl etkileyeceğine dair temkinli gözlemler sunuyor. Proust ve Mürekkepbalığı, okumaya ve beynin işleyişine ilgi duyan herkesin keyifle okuyacağı bir bilimsel çalışma. *Maryanne Wolf, Tufts Üniversitesi’nde bilişsel sinirbilimci ve çocuk gelişimci.
A. Attila Sayın
insan sesi mp3 - Türkçe
24 Ayrım
440,10 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Fizikte her etki bir tepki yaratır… “Evinde düşünüyordu. Acaba etkileyici anım oldu mu diye. O kadar yalnızdı ki. Emin değildi. Yılları boşuna mı gitmişti. Tek bildiği zamanının hiçbir şekilde yavaşlamadığıydı. Hızlı, pişmanlıklarla dolu, kimsesiz, teorik fizik ve deneylerle dolu hızlı bir yaşam. Yaşlanmıştı. Artık kaybedecek bir şeyi yoktu. Ya başa dönersem diye düşündü. Zaman görelidir. Neden mümkün olmasın diye iç geçirdi buna karşılık. Ve mırıldandı: Zaman bir labirent. Ya o labirentin içine yeni bir labirent oluşturabilseydik. Çıkışı da en etkileyici anımızda olan.” Bir insan hayatı boyunca sonsuz tane an yaşar. Ancak bunların içinden sadece bir tanesi en etkileyici olandır. Buna göre eğer en etkileyici anınızı yeniden yaşama şansınız olsaydı bu hangi anınız olurdu? İlk bakış, ilk işitiş, ilk dokunuş… Hangisi? Üstelik sizin için yine ilk yaşandığındaki gibi bilinmez olacak bir an. (Göreli Bilinmezlik) San Francisco’dan aşkın ve suyun dans ettiği Venedik’e, Venedik’ten dağların birbiri ardına saklandığı Alpler’e, Alpler’den kalabalık ve gizemli ülke Japonya’ya; Japon Adalarına, Japonya’dan Grönland’a uzanan bir aşk (sevgi) hikayesi… Sevgi her şeyin ötesindedir, zamanın bile…
Max Frisch
insan sesi mp3 - Almanca
22 Ayrım
407,42 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Homo Faber von Max Frisch Der Roman Homo Faber erschien 1957 und gehört zu den bekanntesten Werken der deutschsprachigen Nachkriegsliteratur. Erzählt wird die Geschichte des Ingenieurs Walter Faber, der an Technik, Rationalität und Berechenbarkeit glaubt. Er sieht die Welt als logisch erklärbares System. Auf einer Reise gerät sein scheinbar kontrolliertes Leben jedoch aus den Fugen. Zufälle, Schicksal und persönliche Verstrickungen stellen seine Überzeugungen infrage. Der Roman thematisiert zentrale Fragen des 20. Jahrhunderts: • Verhältnis von Technik und Mensch • Rationalität versus Schicksal • Identität und Selbsttäuschung • Verantwortung und Schuld Das Werk gilt als kritische Auseinandersetzung mit dem modernen, technikgläubigen Menschen und ist bis heute Schullektüre sowie Gegenstand literaturwissenschaftlicher Diskussionen. Homo Faber – Max Frisch Homo Faber, 1957 yılında yayımlanmış olup Almanca savaş sonrası edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Roman, teknolojiye ve akılcılığa inanan mühendis Walter Faber’in hikâyesini anlatır. Faber dünyayı mantık ve hesaplanabilirlik üzerinden anlamaya çalışır. Ancak çıktığı bir yolculuk sırasında hayatı beklenmedik olaylarla değişir. Tesadüfler ve kader, onun katı akılcı dünya görüşünü sarsar. Roman şu temel konuları işler: • Teknoloji ile insan arasındaki ilişki • Akılcılık ve kader çatışması • Kimlik ve kendini kandırma • Sorumluluk ve suçluluk Eser, modern ve teknolojiye aşırı güvenen insanın eleştirisi olarak kabul edilir ve günümüzde hâlâ okullarda okutulmaktadır.
Hafsah Faizal
metin - Türkçe
3 Ayrım
20,11 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Fantastik, Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Hafsah Faizal’ın büyüleyici vampir kurgusu, yavaş yavaş alevlenen bir aşk, güçlü bağlarla kurulmuş bir aile ve unutulmaz bir intikam hikâyesiyle parlıyor. Başrolde, kendi kurduğu krallığını korumak için her şeyi göze alan cesur, öksüz bir kız var. White Roaring’in tekinsiz sokaklarında, Arthie Casimir bir suç dehası ve sır koleksiyoncusu olarak nam salmıştır. Ekibiyle işlettiği Spindrift gündüzleri saygın bir çay salonu, geceleri tehlikeli vampirlere hizmet eden gizli bir kanevine dönüşür. Ancak Spindrift tehdit edilince Arthie onu kurtarmak için çekici bir düşmanla gönülsüzce ittifak yapmak zorunda kalır. Şehrin en yetenekli serserilerini yanına alarak ışıltılı ama uğursuz vampirlerin merkezi olan Athereum’a sızma planı yapar. Ne yazık ki ekipteki herkes onunla aynı safta değildir. Soygunun ardındaki sırlar açığa çıktıkça, Arthie ve ekibi kendilerini tüm dünyalarını sarsacak bir komplonun tam ortasında bulur. Karanlık, aksiyon dolu ve büyüleyici… Hafsah Faizal, en güçlü eseriyle karşınızda! VAMPİRLER VE İNTİKAM DEMLENİYOR… “Okuru içine çeken üslubuyla nabız gibi atıyor, her açılan sır perdesiyle gerilim kat lanıyor ve sayfalar su gibi akıyor. Bu sürükleyici roman yalnızca toplumumuza keskin bir ayna tutmakla kalmayıp inandırıcı bir dünya sunuyor… Politik ateşle örülmüş, kalabalıkları tatmin eden bir eğlence: Gerçek bir ganimet.” —KIRKUS, Yıldızlı İnceleme “Rahat, esprili ve zeki...” —HOLLY BLACK, Zalim Prens’in Çoksatan Yazarı (Tanıtım Bülteninden)
Senem Aydın Düzgit
metin - Türkçe
4 Ayrım
9,20 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Türklük, Müslümanlık, Doğululuk: AB’nin Türkiye Söylemleri Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve üç Avrupa Birliği ülkesinin (Fransa, Almanya, İngiltere) Türkiye üzerine söylemlerini inceliyor. Senem Aydın-Düzgit, kimliğin farklılıklarla belirlendiğini ifade eden postyapısalcı bir çerçevede Eleştirel Söylem Analizi kullanarak Türkiye temsilleri üzerinden “Avrupalı” kimliğinin inşasını açığa çıkarıyor. Türkiye’nin üyeliğine dair tartışmalarla ideolojik, ulusal ve kurumsal bağlamlarda inşa edilen çeşitli Avrupa imgeleri olduğunu öne sürerek bu Avrupalar’ın inşa edildiği dört ana tema sunuyor: Avrupa’nın “bir güvenlik topluluğu”, “demokratik değerlerin savunucusu”, “siyasi bir proje” ve “kültürel bir alan olarak” kavramsallaştırılması. Yazar, Avrupa Birliği’nde yapılan Türkiye hakkındaki tartışmaların söylem alanında çeşitli Avrupalar inşasına yol açan temel bir etmen olduğunu söylüyor. Türkçe çevirisi için gözden geçirilen ve güncellenen kitap Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne etkisini yeni ve eleştirel bir açıdan ele alıyor.
Serpil Sancar, Pelin Özer
metin - Türkçe
4 Ayrım
17,45 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Türkiye’de 1980’lerin başından bu yana kadın çalışmalarının akademik alanda görünür hale gelmesinin üstünden otuz yıl geçti. Bu sürenin, yeterince uzun ya da yerleşik bir akademik gelenek oluşturmak için çok kısa olduğu söylenebilir. Yine de bugünden geçmişe baktığımızda akademik alanda gelişen kadın çalışmalarının kaç arpa boyu yol aldığını düşünmek, yapılanları veya yapılamayanları sorgulamak, bir durum saptaması yapmak için uygun bir dönemde olduğumuzu görüyoruz. Böyle bir bilanço çıkarmayı amaçlayan bu kitap, kadın çalışmalarının mevcut durumunun eleştirel bir bu alandaki öncü araştırmaları ve yayınlarıyla tanıyoruz. Öte yandan bu alanda henüz yeni ama o ölçüde önemli genç feminist akademisyenler de derlemeye katıldılar. Bu derlemedeki yazıların her biri kendi alanından, son otuz yılın temalarını, bakış açılarını, yapılmış çalışma ve araştırmaları, yazarları ve görüşleri tartışıyor. Yazıların ortaya koyduğu literatüre göz atıp yapılmış çalışmaların temalarına, öne çıkan araştırma alanlarına baktığımızda, feminist tarih çalışmaları ve kadın araştırmalarında metodoloji sorunlarından tıp etiğinde kadın tartışmalarına kadar çok geniş bir yelpazede çok farklı ilgi alanlarının ortaya çıktığını görüyoruz. Kadınların yaşam deneyimleri, sorunları, kadın biyografileri, otobiyografileri, sözlü tarih ve bellek çalışmaları, kadın emeğinin farklı biçimlerini araştıran çalışmalarla ele alınıyor. Ayrıca hukuki hakların ve kadınların insan haklarını koruma mekanizmalarının ulusal ve uluslararası durumu; edebiyat, medya ve sanatta cinsiyetçilik üzerine yapılan araştırmalar; kent, mekân ve beden üzerine yapılan çalışmalar ile Türkiye’de kadın hareketinin farklı boyutlarına değinen çalışmalar da bu derlemede yer alıyor. Kitap, Türkiye’de kadın çalışmaları alanının gelişimini ve mevcut durumunu tanımak isteyen okurlar için bir başucu kitabı olmaya aday

Sayfalar