İlişkiler içinde en çok hastalıklı olanları severim, ateşimin yükselmesini, sayıklamalarımı, kabuslarımla hayallerimin birbirine karışmasını, en dokunulmaz yerlerimde hissettiğim sızıları...
Ayşe Kulin, bu kitaptaki öykülerinde, 40'lı yıllardan başlayıp 80'li yıllara uzanarak, öykü kahramanlarının gözünden, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal panoramasını yansıtıyor.
Dört kuşağı içine alan anne-kız ilişkileri, aile içi çatışmalar, sık tekrarlanan askeri darbelerin değişik kuşaklar üzerindeki izleri Geçmiş araştırılırken ortaya çıkan sırlar, ertelenmiş, söylenmemiş sevgi sözleri, dolayısıyla pişmanlıklar
İnsanlığın evrene bakışı hızla değişiyor... 2000'li yıllar gelirken, yepyeni birbilimsel anlayış, evrenin ve insanın artık çok daha değişik bir biçimde algılanmasına yol açıyor... Günümüzde evren, birbirinden ayrı parçaları muntazam bir düzen içinde işley
Hasan Cemal’in bir çeşit cevap niteliği taşıyan anıları "Cumhuriyet’i Çok Sevmiştim, Cumhuriyet Gazetesi’ndeki “iç savaş”ın perde arkası" adını taşıyor. Ünlü gazetecilerin ilginç yönlerini, bir zamanların “ciddi”
"Diyorlar ki, deli olan sensin, ağaç değil. Ağaçlı delirmez diyorlar. Oysa ben oturuyorum oturduğu yerde. Koşuyu tutturan o. Ben gece gündüz kalkmıyorum yerimden, kıpırdamıyorum bile. Yalnızca bakıyorum Hep bakıyorum. Soluklanan o. Çırpman Rüzgârlarla oyn