En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58200 sonuçtan 55711 - 55720 arası görüntüleniyor.
Gülçe Seyisoğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
2 Ayrım
5,12 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Çocukların masadan kalktığını gören Komutan Karınca taaruza geçmek için ''Hazır!'' emrini verdi. Tüm asker karıncalar tek sıra halinde masanın altındaki kırıntılara yöneldiler. ''Bir kırıntı yağar ince ince, Toplar durur bin dir gece, Yemeklerin tadı misçe.'' Komutanları öncülüğünde hareket eden tüm asker karıncaların hedefi, kırıntıları yuvalarına taşımak ve Kraliçe Karınca'yı memnun etmekti. Bakalım sevimli askerlerimiz, bu görevi başarabilecek mi?
Oğuz Tümbaş
insan sesi mp3 - Türkçe
10 Ayrım
209,15 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme, Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Edebiyat… Sözle, yazıyla, düşünceyle, duyguyla, imgelemle donatılan büyülü sözcük… Aydınlık, namuslu, edepli, incelikli kavram… Yazın, gökçeyazın ya da edebiyat... Hangi sözcüğü seçerseniz ve kullanırsanız, hangi boyutta düşünürseniz ve içini doldurursanız değişmez; insanla bütünleşen, yaşamı aşkınlaştıran toplumsal, saygın işlevi de o bağlamda kavrarsınız. Yazının gönlüyle dedim. Yazdıklarımın hemen tümü daha once dergilerde çıkmış yazılarımdı. Ama onlar yitip gitmesin, heder olmasın, unutulmasın diye bir kitap oylumunda topladım, sundum size. Okursanız gönlünüz hoş olsun, anın beni de, anılarınız arasına katın. Dostunuz olayım. Öyleyse merhaba
Michel Foucault
insan sesi mp3 - Türkçe
23 Ayrım
487,64 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Klinik de bugün içlerinde yaşadığımız diğer kurumlar gibi 'bir dizi tıbbî, yasal, dinsel, etik ve siyasal pratiklerin, karmaşık kültürel formasyonun şaşırtıcı gelişimlerinin ürünüdür'. Klinik bir kurum olarak 'Tanrının yarattığı' insan bedenine müdahale yetkisi verilen, hasarları, bozuklukları onaran, hastalıkları iyileştiren hekimlerin ve tıbbın mâbedidir. Tabiî hastanın da tamamen klinik yasalarına ve işleyiş tekniklerine teslim olduğu yerdir. Klinik, insan bedeni mühendisliğinin muazzam bir deney, öğrenim ve bilgi biriktirme mekânıdır. “Tıp, daha insanlığın şafağında, her bir kibirli inançtan önce, her sistemden önce, kendi bütünlüğünde, insan bedenindeki ıstırapla, bu ıstırabı hafifleten şey arasındaki dolaysız ilişki sürecinin kendisiydi. Klinik ise, tıp tarihindeki bütün olguları ve tıbbî zamanı (vakalar bilgisinin birikimleri) birbirine bağlayarak modern tıbbın 18. yüzyıl sonundaki doğumuna neden olmuştu. Klinik, henüz bilinmeyen bir hakikati keşfetmeye yarayan bir araç değildir; daha önce ulaşılan bir hakikati düzenlenmenin ve onu sistematik olarak ortaya çıkmak üzere sergilemenin belli bir yoludur. Kurum olarak klinik, kurulduğu ve düzenlendiği biçimiyle, önceden beri var olan tıbbî bilgi formlarından türemiştir; tıbbî bilgide kendi gücüyle genel bir değişikliğe yol açamaz, kendi kendine yeni nesneler keşfedemez, yeni kavramlar oluşturamaz ve tıbbî bakışı başka türlü düzenleyemez. Tıbbî söylemin belli bir biçimini geliştirir ve düzenler, ama yeni bir söylemler ve uygulamalar bütünü icât edemez. Klinik, zorunlu olarak birleşmiş olan iki nüfuz alanını kapsar: Hastanenin nüfuz alanı ve öğretimin nüfuz alanı. Tıbbî deneyin konusunun kolektif yapısı; hastane alanının kolektif karakteri: Klinik bu iki bütünlüğün buluşma noktasında yerleşmiştir."
Aka GÜNDÜZ
metin - Türkçe
3 Ayrım
895,61 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 4
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
3 Ayrım
424,65 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Hz. İbrahim tek başına bir ümmettir. Bir kitleyi peşine takarak hayra sevk eden insan bir milletin lideri ve önderi demektir. O'na hem kendisinin işlediklerinden dolayı mükafat vardır, hem de peşine taktığı kitlelerin amellerinden dolayı mükafat vardır. Ve bu haliyle bir önder sanki bir kitle gibidir onu tek başına bir fert olarak algılamamak gerekir.
Işık Öğütçü
insan sesi mp3 - Türkçe
3 Ayrım
29,53 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Unutma Türk edebiyatına tozlu arşivlerden, iple bağlanmış dosyalardan, aile sandığından hazine değerinde belgeler kazandırmış, usta bir araştırmacının kendi sandığında beklettiği şiirler. Işık Öğütçü, yazınsal araştırmalar içindeki mesailere neredeyse gizlice sıkıştırdığı şiirlerle karşımızda. Onun şiirlerinde kimi zaman nükteyi kimi zaman sonsuz hüznü okuyacaksınız. Sözü ve meselesi olan bu şiirlerde en çok aşk ve özgürlüğün ve adeta katık gibi yanına sokulan umut sözcüğünün gelmesi tesadüf mü? Aşk, ayrılık, hayat, özgürlük, aile, umut, doğa gibi hayatın canlı yaşanan her parçasına dokunan, hissettirdiği "tanıdık gelme" duygusuyla sizi sarmalayacak bir şiir kitabı. Işık Öğütçü' nün kendine has, yalın, samimi bir o kadar da muzip uslubuyla kaleme aldığı dizeler, okurken gülümsemenize, gülümserken uzaklara dalmanıza neden olacak. Yaşamın her alanından okuyacağınız şiirler tüm okurlara hitap ettiği gibi, kimi zaman büyük bir deneyimin anlatısı kimi zaman ise hayat yolculuğuna yeni başlayanlar için heyecanın ilk sesi olacak. Öğütçü, özlemi anlatıyor. Hem sevdaya hem güzel yarınlara olan özlemi. Ve tabii ki bu topraklara ait özlemi. “Yüzyıllardır söylenen, Bir şarkıdır özgürlük.” Unutma yalınlığıyla yarına kalacak şiirler….
Javier Marías
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
60 Ayrım
1050,56 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Britanya istihbaratında uzun yıllar çalıştıktan sonra emekli olan Tomás Nevinson Madrid’deki Britanya Büyükelçiliği’ne atanmıştır. Günün birinde amiri karanlık Bertram Tupra kendisine son bir görev vermek ister: Görev Barselona ve Zaragoza’daki terör saldırılarında parmağı olduğu düşünülen bir teröristi yakalamak, gerekirse öldürmektir. Üç şüpheli vardır, üçü de kadındır ve hiçbiri aslında aranan terörist olmayabilir. Nevinson görevi kabul eder, kimlik değiştirerek küçük bir kuzeybatı kentinde ayrı ayrı hayatlar süren bu üç kadınla yakın ilişkiler kurmaya, teröristin kimliğini tespit etmeye çalışır… Berta Isla’nın “bir anlamda ‘çifti’” olan Tomás Nevinson, Marías’ın rehberliğinde insan psikolojisinin derinliklerinde gezinen, heyecan ve gerilim dolu, sürükleyici, felsefi bir casusluk romanı. Marías’ı ne zaman okusam, senfoni dinlediğim izlenimine kapılırım. Julia Navarro, Hoy por Hoy Javier Marías eserleriyle insan denen muammayı biraz daha anlaşılır kılıyor. Hans-Dieter Fronz, Südwest Presse
Benjamin C. Fortna
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,68 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Bu kitap Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş döneminde okumayı öğrenmenin hikâyesini anlatıyor. Bu coğrafyada çok az işlenmiş olan okumanın tarihini ele almanın, genel anlamda modernliğin gelişine, eğitim meselesine, özel olarak da imparatorluktan cumhuriyete geçişin dinamiklerini anlamaya önemli bir ışık tuttuğu iddiasından yola çıkıyor. Okumayı Öğrenmek, son derece hızlı değişimlerin yaşandığı bu döneme çok yönlü bir yaklaşım benimseyerek, kopuşlarla birlikte sürekliliklere de bakarak, okumayı öğrenen küçük okurların bir yurttaş olarak inşasında onlara verilen mesajlar; okumanın mekaniğini öğrenmenin üstesinden ne gibi deneyimlerden geçerek geldikleri; yeni okuma materyallerinin sahneye çıkışı; resimli kitapların okumadaki rolü; birer meta olarak dergilerin ve kitapların ortaya çıkışı ve okuryazarlığın kişilerin hayatlarını nasıl dönüştürdüğü gibi konuları mercek altına alıyor. Osmanlı kıraathanelerinde toplu kitap okuma deneyiminden, loş bir evde huşu içinde yalnız başına okuma deneyimine nasıl geldik? İlk Osmanlı kütüphaneleri nasıl yerlerdi? Kitap fiyatları geç Osmanlı ve erken Türkiye Cumhuriyeti'nde nasıldı, ortalama bir memur maaşıyla çocuğuna kitap, dergi alırken zorlanır mıydı? Matbaalar nereden nereye geldi? Eski okullardan yeni okullara alfabe ve okuma çocuklara nasıl öğretilirdi? Bu coğrafyada çocuk kitapları yayıncılığı ve dergicilik nasıl bir rota izledi? Bu ve benzeri sorulara yanıt arayan kitabın kendisi de, sadece Osmanlı ve modern Türkiye tarihine ilgi duyanlara değil okuma tutkunlarına da ilginç bir okuma deneyimi sunuyor. Osmanlıca ve yeni alfabe sonrası Türkçe yazılmış ders kitapları, dergiler ve benzeri birincil arşiv malzemelerinin yanı sıra Halide Edip, Şevket Süreyya, Rıza Nur, Hüseyin Cahit ve Halide Nusret gibi hayatlarına Osmanlı olarak başlayıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak devam eden aydınların ilk okuma deneyimlerini anlattıkları metinlere de baş vuran kitap, modern Türkiye tarihinde okumanın ne kadar kilit bir önem taşıdığının altını çiziyor.
Amy Mills
metin - Türkçe
4 Ayrım
13,83 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Antropoloji
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Kuzguncuk'un, tarihsel olarak farklı dinlere mensup insanların birlikte yaşadığı, nostaljik mahalle kültürünün hâlâ yaşanabildiği hoşgörülü bir semt olduğu düşünülür. Halbuki burada bir zamanlar yaşamış olan Rum, Ermeni ve Yahudi nüfus yirminci yüzyılın ortalarında semtlerinden sürüldü; arkalarında derin izler bırakarak... Amy Mills, Kuzguncuk'ta yaptığı etnografi çalışmasında, sokak sokak, eski insanların bıraktığı bu izlerin peşine düşüyor, günümüzde burada yaşayanlar için bu izlerin ne anlama geldiğini araştırıyor. Kendi ifadesiyle “insanların millileşen bu şehirde nasıl yaşadıklarını ve Tu¨rkleştirmenin yarattığı etkinin ardından devletin ulus tahayyülünü nasıl anlamlandırdıklarını" inceliyor. Yazar, hafızanın unuttukları ve hatırladıkları, Kuzguncuklu olmaya yüklenen anlam, kimin Kuzguncuklu olduğu ve kültürel hafızada yer etmiş hoşgörü temasının ifade ettikleri üzerinden kozmopolitizmin arkasına saklanan milliyetçiliğe dair bir tartışma yürütüyor. Hafızanın Sokakları Kuzguncuk’un geçmişini, dönüşümlerini ve bugününü anlatırken, bir yandan da okuru İstanbul’un gayri Müslim geçmişinin hatırlanma pratiklerini gözden geçirmeye, bireysel ve kolektif hafıza yollarının nasıl örüldüğünü düşünmeye davet ediyor.
E. Natalie Rothman
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,45 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
İmparatorluk Simsarları’nda E. Natalie Rothman, sömürge göçmenleri, azad edilmiş köleler, tüccarlar, simsarlar, mühtediler ve siyasi tercümanlar gibi, erken modern Venedik-Osmanlı sınırını düzenli olarak geçenlerin kesişen dünyalarını inceliyor. Dil, din ve siyaset çizgilerini sürekli aşan etkileşimlerinde bu imparatorluk aşırı tebaa, Avrupa’yla Levant arasında yeni ortaya çıkan ayrım da dâhil olmak üzere, emperyal ve kültürel sınırların şekil değiştirmesine yardımcı olmuştur. Rothman, 1570-1670 arası dönemde, Osmanlı’nın yarattığı farkın Venedik kurumlarında algılanışında kademeli bir dönüşüme tanık olunduğunu savunuyor. Yasal ve ticari kıstaslara yapılan vurgu, kısmen bu tebaanın sayesinde, yerini dine ve dile dayalı farklılıkların algılanmasına bırakmıştır. Devletin yabancı tüccarlara vergi ödetme ve Venedik vatandaşlığını tanımlama çabalarına simsarların sık sık karşı koyduğu, Venedik’in hareketli pazar yerlerinde başlayan hikâye, Müslümanlıktan ve Yahudilikten dönmelerle, onların Venedikli Katolik hamilerinin, karşılıklı dönüşümlerinin pazarlığını yaptıkları, Venedik’teki bir hayır kurumunda devam ediyor. Osmanlı’yla ilgili bilgi üretip yaymakla kalmayan, aynı zamanda emperyal sınırların öte yanında yoğun akrabalık ve hamilik ağları kuran Venedik’in siyasi tercümanları, dragomanlarla son buluyor. Rothman’ın yeni çizdiği kavramsal ve deneysel çerçeve, Akdeniz ve ötesindeki yasal, dini ve etnik dilsel farklılıkları yöneten kurumsal icraatlara ışık tutuyor. E. Natalie Rothman, Toronto Scarborough Üniversitesi Tarihi ve Kültürel Çalışmalar Bölümü’nde tarih doçenti.

Sayfalar