En Son Eklenenler

Toplam 58945 sonuçtan 5591 - 5600 arası görüntüleniyor.
  • Seneca
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Seneca, mektuplarına Lucilius’unu selamlayarak başlamıştı: Seneca Lucilio suo salutem! Fakat onun bu seslenişi sadece dostu Lucilius’ta değil, iki bin yıl boyunca birçok nesilde karşılık buldu. Öyle ki, Ahlak Mektupları, birçok büyük kitabın, hatta Avrupa düşüncesinin kaynakları arasında yer aldı: “Fransız Seneca” olarak da adlandırılan Montaigne’in en çok etkilendiği eser Ahlak Mektupları’ydı. Erasmus, Seneca’nın mektuplarını ve yazılarını gururla yayımladı. Shakespeare, Marlowe, Bacon gibi birçok edebiyat devi Ahlak Mektupları’ndan beslendi. Aforoz edildiğinde tüm kitaplığını geride bırakmak zorunda kalan Spinoza’nın yanına aldığı Ahlak Mektupları, Marx’ın Latin ve Yunan düşüncesine açılan kapısı oldu. Yüzyıllar boyunca yaşam, ölüm, dostluk, sanat, erdem, felsefe, Tanrı, iyi ve kötü, yalnızlık, iktidar gibi insanı ilgilendiren her konuda bir “bilge”ye danışmak isteyen insanlar öncelikle Ahlak Mektupları’na başvurdu. Seneca’nın ölümünden kısa bir süre önce kaleme aldığı ve bugün klasik edebiyatın başyapıtı sayılan Ahlak Mektupları’nı Türkân Uzel Latince aslından çevirdi. “Ah, kimi insanlar için bir yerden değil, önce kendilerinden kaçabilmele­ri ne büyük bir mutluluk olurdu! Onlar kendilerine yük olmuşlardır; endişe, telaş ve korku içindedirler. Denizleri aşmak, kentten kente dolanmak neye yarar? Seni hırpalayan kötülüklerden kaçınmak istiyorsan başka yerde değil, başka biri olmalısın. Her gün, her saat değiştiriyor seni. Ne var ki kimi şeylerde bu yağma daha kolay ortaya çıkıyor; sendekilerse gizlice olup bitiyor, açıkta olmuyor. Kimi şeyler sürülüp götürülüyor, bizler de fark edilmeden çalınıyoruz kendimizden. Bunlardan hiçbirini düşünmeyeceksin, yaraları­na merhem sürmeyeceksin de, kimi şeyleri umut ederek, kimi şeylerden umut keserek kendine yeni kaygı nedenleri yaratacaksın, öyle mi? Aklın varsa ürettiğin duyguların birini ötekine kat. Umudun umutsuzlukla, umutsuzluğun umutla birlikte olsun.”
  • Sandor Marai
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Bir beyefendi, bir hanımefendi ve bir hizmetçi... Macaristan’ın en büyük çağdaş yazarlarından Sándor Márai, sadakat ve yalanı, gerçeği ve arzulananı, toplumsal ilişkilerdeki dürüstlüğü ve tutukluğu, sevgiyi ve ayrılığı ustalıklı bir dille anlatırken, ikinci büyük savaşa doğru yuvarlanan bir dünyada, “yaşamak” ile “var olmak” arasındaki derin uçuruma duyarlılıkla ve cesaretle eğiliyor. Orta Avrupa’nın burjuva dünyası sessizce çökerken tutku, özlem ve gelip geçicilikle sarmalanmış bir hikâyenin keskin köşelerinde yalnızlıkla sınanan iki kadın ve bir adam: Gerçek aşk daima ölümcül müdür? Usta yazar Sándor Márai, aşkın ne kadar ağır olabileceğini son derece büyük bir derinlikle anlatıyor; iki savaş arasındaki toplumun ahlaki portresini, eşine az rastlanır bir duyarlılıkla çiziyor. - Stern Günün birinde uyandım, yatağımda doğrulup oturdum ve gülümsedim. Artık en ufak bir acı çekmiyordum ve birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim. Ne yeryüzünde ne de cennette. Öyle biri, öyle tek bir kişi yok. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediği­miz ve umduğumuz şey yok. Kusursuz insan diye bir şey yok ve o mutluluk veren, harikulade tek adam aslında hiç var olmadı. Sadece içlerinde ışık kadar moloz da olan insanlar...
  • Rollo May
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    857,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    “İyi” olanın saf iyilikten ibaret olduğunu sandığım yıllarım oldu. Kendimle buluşmayı, kendimi küçük bir tanrıya dönüştürmek zannettiğim çok uzun zamanlar geçirdim. Sıkıntılardan tamamen uzaklaşınca mutluluğu ve huzuru bulacağımı söyleyen bir bataklığa düşmüştüm. Şeytanımla buluşmak yerine kuyruğumu koparmaya çalışıyordum. Sırf sorumluluğumu almamak için olmayacak işler peşindeydim. İnsan olmanın bana hem yüklediği hem de hediye ettiği trajediyi asla kucaklayamıyordum. Acılarımı, yaralarımı, eksiklerimi yok etmeye çalıştıkça kendimi yok etmeye çalışıyordum. Oysa yok etmek istediğim özgürlüğüm ve özgürlüğümün bana yükleyeceği sorumluluklarımdı. Ancak sorumluluğunu aldığım bir yaşama deneyiminin özgürlükle taçlanabileceğini kanaya kanaya ve kanata kanata hissettim. Tamamlanmadım. Tamamlanmayacağım. Eksiğimin tamlık olduğunu anladım. Yürüdüğüm onca yolda zaman zaman karanlığa ve korkuya, kimi zaman da aydınlığa ihtiyacım oldu. Rollo May, bazen aydınlatan bazen nefis bir karanlığa gömerek yoluma yoldaş olan imgelerden biridir benim için. Bu kitabı okurken de adeta kutsal diyebileceğim satırların arasında dolaştım. Görkemli bir ormanda yürürcesine ürpererek, coşarak geçtim bu kitabın içinden. — Cem Mumcu
  • Robert Louis Stevenson
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    319,79 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Dr. Jekyll ve Mr. Hyde ve Diğer Fantastik Öyküler, Stevenson’ın üç öyküsünü bir araya getiriyor. Yazarın gördüğü bir rüyadan esinlenerek kaleme aldığı “Dr. Jekyll ve Mr. Hyde”, gotik edebiyatın köşetaşlarından biri. Biri doktor, diğeri psikopat bir katil iki farklı ruhu aynı bedende yaşatan bir adamı anlatan öykü, psikiyatrinin temel konularından biri olan çifte kişilik sorununu işliyor. Bilime hizmet kisvesi altında, para ve iktidar hırsıyla sınır tanımayan genç cerrahları anlatan “Ceset Hırsızı” gerçek bir olaydan kaynaklanıyor. “Olalla” ise aşk, gizem ve sömürü motiflerini incelikle bir arada örüyor. Kötülüğün ve özyıkımın insanın doğasında var olduğuna inanan Stevenson’ın öyküleri, XIX. yüzyılın baskıcı ortamında, bireyin mutluluğuna da sefaletine de kayıtsız kalan bir dönemin ürünleri olarak şekillenmiştir. Her açıdan köşeye sıkışmış insanın çaresizliğini yansıtan bu öyküler, bölünmüş benlerin içsel belirsizliklerini estetik düzleme taşır.
  • Rachel Cusk
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    500,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    İnsanlardan uzakta, deniz kıyısında kocasıyla beraber yaşayan bir kadın, resimleriyle hayatını değiştirdiğine inandığı dünyaca ünlü bir ressamı yaz boyunca kalıp çalışması için evine davet eder: Evin yer aldığı gelgit alanının ele gelmez, gizemli manzarasının ressamı da büyüleyeceğini, bu manzaranın resmedilmesiyle hayatının anlamının açığa çıkacağını ummaktadır. Fakat ressamın uzlaşmaz, esrarengiz kişiliği ailenin huzurlu görünen yaşamındaki çatlakları ortaya çıkaracak, bu sessiz mekân hayatla ilgili temel soruların su yüzüne çıktığı ve amansız hesaplaşmaların yaşandığı bir drama sahne olacaktır. Çerçeve, Geçiş ve Övgü romanlarından oluşan üçlemeyle dünya çapında ilgi gören Rachel Cusk, Diğer Ev’de aile, annelik, kadın özgürlüğü ve erkek ayrıcalığı üzerine bir hikâye anlatıyor; sanatçının özgürlüğü, sanatçılardan beklentilerimiz ve bu beklentiler karşılanmadığında yaşadığımız hüsran, sanatın yıkıcılığı üzerine çarpıcı sorular soruyor. “Cusk fikirlerle ilgileniyor: Nasıl yaşanır, özgürlük ne anlama gelir, kadınlar başkalarının hayatlarının içinde nasıl kaybolurlar? Ortaya çıkan melez form –kısmen roman, kısmen başka bir şey– zamanın ötesinde, kalıcı bir niteliğe sahip.” -John Self, The Times “Cusk’ın Diğer Ev’de yaptığı şeylerden biri de, ‘zanaat’ ve ‘süreç’ sözcüklerini kullanmayı tercih ettiğimiz bir çağda, sanatçının dehası fikrine eskiden sahip olduğu gizemin bir kısmını iade etmesi.”-Christian Lorentzen, The Times Literary Supplement “Diğer Ev, sanatı hayat yerine koyduğunuzda neler olabileceği hakkında felsefi bir kitap.” -Vulture
  • Paullina Simons
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Tatyana ve Alexander savaşın ve yıkımın hüküm sürdüğü yılların, yirminci yüzyılın sahne olduğu en büyük acılara göğüs germiştir. Leningrad Kuşatması’nı, açlığı, korkuyu, ihaneti ve ayrılığı geride bırakıp mucize eseri Amerika’da yeniden bir araya gelirler ve şimdi aşklarının bir de hediyesi vardır: oğulları Anthony. Hâlâ genç olsalar da çektikleri acılar onları değiştirmiştir. Yerle bir olmuş bu dünyada, ayrı geçirdikleri onca zamandan sonra bir arada kalmanın bir yolunu bulmalıdırlar. Soğuk Savaş etkisini artırırken, sığındıkları topraklardaki karanlık güçler yaşamlarını, ailelerini ve uğruna savaştıkları huzuru tehdit etmektedir. Bir zamanlar tattıkları mutluluğu yeniden elde etmek, acılarını dindirmek için Tatyana ve Alexander yeni bir hayat kurmalı ve oğulları Anthony’yi kendi kaderlerinden korumalıdır. Ustaca kaleme alınmış bu müthiş roman yirminci yüzyılın üçte ikisine ve üç kıtaya yayılarak okuyucuyu eşsiz, yürek burkan duyguların dünyasına götürüyor. “Tatyana ve Alexander’ın aşkı tarihe geçecek kadar muazzam. Simons duygu ve heyecan dolu bir eser kaleme almış.” Sydney Morning Herald (Avustralya) “Yürek sızlatan, çırılçıplak bir hikâye. Bronz Atlı’yla başlayan destansı serinin son kitabı.” The Southland Times “Paullina Simons’ın sesi okuyucuyu âdeta büyülüyor ve Leningrad Kuşatması’nı, Vietnam Savaşı’nı, Rusya’dan göçüp mutluluğu sonunda Amerika’da bulan bir ailenin destanını kapsayan hikâyesi çok derin.” The Age “Kalbinizde saklamak isteyeceğiniz bir üçleme. Paullina Simons romantik hikâyelere bakış açımı değiştirdi.” Autoras en la Sombra “Paullina Simons okuyucuya sayfaları nasıl çevirteceğini iyi biliyor.” Courier Mail
  • Elaine N. Aron
    metin
    2 Ayrım
    1,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    “Utangaç”, “korkak”, “asosyal”, “tuhaf”... Bunlar, yıllar boyu size uygun görülmüş etiketlerden yalnızca birkaçını tanımlıyorsa, Hayli Duyarlı Kişi size kendinizi bir kez daha tanıma şansı veriyor. 1990’dan beri duyarlı kişiler üzerine çalışmalar yürütmüş olan, klinik psikolog Elaine N. Aron’ın Hayli Duyarlı Kişi kitabı, duyarlı olmanın sıklıkla yanlış anlaşıldığı ve yanlış adlandırıldığı modern dünyada, toplumdaki ve yakın çevrenizdeki rolünüzü tekrar değerlendirmenize, bakış açınızı değiştirmenize yardımcı olacak. On dörtten fazla dile çevrilmiş ve dünyanın dört bir yanında bir milyondan fazla satmış bu kitap, şu sorularınıza da yanıt bulmanızı sağlayacak: • Yalnızca kadınlar mı hayli duyarlıdır? Duyarlılığın cinsiyeti olur mu? • Duyarlı kişilerin hepsi birbirinin aynısı mı? • Duyarlı kişilerin güçlü yanları da var mı? • Hayli Duyarlı Kişi’yi duyarlı olmayandan ayıran özellikler nelerdir? • Duyarlılığın veya hassasiyetin dereceleri ve çeşitlilik gösterdiğine dair örnekler var mı? • Uyaranları kontrol edip günlük hayatla baş etmek mümkün mü? • Uyarılma gerçekten kaygı ve korkudan farklı mıdır? • Bu özelliğe sahip olup başarılı ve göz önünde bir kariyer sahibi olmak mümkün mü?
  • Freida McFadden
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    “Misafir odasına girme.” Parmak uçlarıyla kapıya dokunurken Douglas Garrick’in yüzü gölgelendi. “Karım… çok hasta.” Muhteşem çatı katı dairelerini gezmeye devam etsek de kapalı kapının ardındaki kadın hakkında içime korkunç bir his dolmuştu. Fakat bu işi kaybetmeyi göze alamazdım, en karanlık sırrımı güvende tutmak istiyorsam olmazdı. Geçmişim hakkında sorular sormayan bir işveren bulmak çok zordu. Bu yüzden Garrickler mucizevi biçimde beni şehir manzaralı çatı katı evlerini temizlemek ve ışıl ışıl mutfaklarında yemek yapmak üzere işe aldıklarında şansıma şükrettim. Bir müddet orada çalışabilir, istediğimi elde edene kadar sessiz kalabilirdim. Neredeyse mükemmeldi. Fakat girmemin yasak olduğu misafir odasının içini hiç görmemiştim. Bayan Garrick’le hâlâ tanışamamıştım. Ağladığını duyduğumdan emindim. Çamaşırları yıkarken beyaz geceliklerinin yakasında kan lekeleri buluyordum. Bir gün dayanamayıp kapısını tıklattım. Kapı usulca aralandığında gördüklerim her şeyi değiştirdi… İşte o zaman bir söz verdim. Ne de olsa bunu daha önce de yapmıştım. Kendi sırlarımı güvenle saklarken Bayan Garrick’i koruyabilirdim. Douglas Garrick yanlış yapmıştı ve şimdi bu yanlışın bedelini ödeyecekti. Asıl soru, ne kadar ileri gitmek istediğimdi…
  • ZADIE SMITH
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Bu romanın 80 sayfalık müsveddesini götürüp yayınevinden 250.000 pound avans alan Zadie Smith, kitap piyasaya çıktığı andan itibaren hem İngiltere'de hem dünyada çok büyük sükse yaptı ve hemen hemen bütün ödüllerde adını bir fırtına gibi estirdi. Öyle ki dünyaca ünlü Guardian gazetesinin bu yıl ilk defa verdiği ödülü kazandığınöda da, jüride bulunan ünlü romancı Julian Barnes, düşüncelerini şu sözlerle ifade etmişti: "Bir romancı olarak içim kıskançlık ateşiyle kavruluyor." Peki ne altıyordu ki bu gencecik, yarı-Jamaikalı kız: Her türlü aşırılığın revaçta olduğu Londra'nın kenar semtlerinden birinde, farklı renklerin, farklı dinlerin ve farklı kuşakların, Jones'lar, İkbal'ler, Chalfen'ler gibi üç renkli ailenin, çoluk çocuk birbirinden matrak hikâyeleri etrafında, göçmenlerin, geleneklerin, İngiliz orta sınıf ailesinin ve alt-kültürlerin ağzına kadar dolu bir cümbüş sürahisine daldırılıp daldırılıp çıkarılan bir parodisini... İddia ediyoruz jki, milenyumun ilk parlak edebiyat yıldızı olan Zaide'nin İnci Gibi Dişler'ini ya her gün bir öğün yirmi sayfa eğlence ve keyif şöleni olarak yuvarlayıp alarak bir defada oturup gözleriniz kan çanağına dönene kadar yutarak bitirdiğinizde, kesinlikle tadı damağınızda kalacak ve "keşke daha çok sayfa, daha çok olsaydı..." diye söyleneceksiniz. İnci Gibi Dişler, uçuk bir kızdan delice ironilerle dolu çılgınca bir roman...
  • Yekta Kopan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    425,42 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
    Konusu:
    Yekta Kopan, insan'ın iç dengeleriyle dış tepkilerinin çatışması olarak gördüğü insanlık hallerini adeta kahramanlarının bilinçaltına sızarak, düşüncelerini okuyarak, daha da ötesi okuru da bu oyuna alet ederek anlatıyor. Yedi Derste Vicdan Muhasebesi'ndeki öykülerde, anlatıcının iç dünyasında çarpışan, çoğalan, sonu gelmez dünyalara açılan iç monologlar, iç diyaloglar, bir yaşam muhasebesi yapıyor. Yalın, kısa cümlelerle, gündelik yaşamdan alınma sözcüklerle ince ince işlenen anlatımda, günümüz insanının yalnızlığının, içe dönüklüğünün, uyumsuzluğunun altı çizilirken yüzeyin altında hüzün ve mizah birbirine koşut yürüyor. Kısacık bir zaman dilimi içinde bilinçaltımızdan akıp geçen, geniş ufuklara açılan, pek çok anıyı, yaşanmış ya da yaşanmamış anları içeren dünyalara sokuyor okurunu.

Sayfalar