En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58788 sonuçtan 56311 - 56320 arası görüntüleniyor.
Fazıl SAY
metin - Türkçe
3 Ayrım
2,65 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Müzik
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Metin Altıok, Madımak ateşe verildiğinde yaşamını kaybeden aydınlarımızdan ve edebiyatımızın büyük şairlerindendir. İnsanın iç dünyasındaki sarsıntıları okuruna olanca açıklığı ile yansıtabilen bu ustanın şiirleri, Fazıl Say gibi bir müzik dehasının elinde önemli bir müzik eserine dönüştü. Fazıl Say'ın bu kitabı , Metin Altıok oratoryosu"nun öyküsünü ve bir müzikçinin dünyasını ele alıyor.
Aka GÜNDÜZ
metin - Türkçe
3 Ayrım
895,61 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 4
İmam Zeynelabidin
insan sesi mp3 - Türkçe
31 Ayrım
403,08 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, İslam
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Sahife-i Seccâdiye, vahyin indiği evden semaya yükselen dualar mecmuasıdır. "Al-i Muhammed'in Zeburu"dur. Sahife-i Seccâdiye; ibadet edenlerin ziyneti, secde edenlerin efendisi, Ehl-i Beyt İmamları'nın dördüncüsü İmam Ali b. Hüseyin'in (a.s) yüce Allah'a hamd ve senasını, O'nu tenzih ve takdisini; peygamberlere, meleklere ve salih kullara salât ve selâmını; müminlere, Müslümanlara ve ihtiyaç sahiplerine dualarını, kulluktaki kusurdan dolayı istiğfarlarını, Rabbiyle olan münacatlarını ve kulluk aczi ve zilletiyle Alla'a yakarışlarını içeren, aynı zamanda insanlara İslâm'ın engin maarifini ve üstün adabını öğreten eşsiz bir hazinedir...
Anne Sverdrup-Thygeson
metin - Türkçe
4 Ayrım
3,50 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Böceklerin gezegeni değişiyor. Ekosistemin dengesi son yüzyılda, daha önce insanlık tarihinde görülmemiş bir hızda bozuluyor. Yeryüzünün tatlı su kaynaklarını giderek daha fazla tüketiyoruz. O kadar fazla plastik üretip attık ki, gelecek kuşaklar bunlara tortullarda rastlayacak. Her yıl büyük miktarda kimyasalı doğaya bırakıyoruz. Bilinçli ya da bilinçsiz, türleri yerlerinden ediyoruz. Tüm bunlar böcekleri de etkiliyor. Ve böcekleri etkileyen her şey bizi de etkiliyor. Böcek türlerinin sayısındaki azalma ya da böceklerin yok olması ekosistemde sudaki halkalar gibi bir etkiyle çok büyük sonuçlara yol açacaktır. Neyse ki, tüm böcekleri yok edebilmeyi asla beceremeyiz. Ama bu küçük dostlarımızı yakından tanımamız ve onlara daha fazla özen göstermemizde fayda var. Yeryüzünde 479 milyon yıldır bulunmalarına rağmen şimdilerde başları dertte. Anne Sverdrup-Thygeson, Norveç Yaşam Bilimleri Üniversitesi (NMBU) koruma biyolojisi profesörü, aynı zamanda Norveç Doğa Araştırmaları Enstitüsü’nde (NINA) bilim danışmanıdır.
Benjamin C. Fortna
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,68 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Bu kitap Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş döneminde okumayı öğrenmenin hikâyesini anlatıyor. Bu coğrafyada çok az işlenmiş olan okumanın tarihini ele almanın, genel anlamda modernliğin gelişine, eğitim meselesine, özel olarak da imparatorluktan cumhuriyete geçişin dinamiklerini anlamaya önemli bir ışık tuttuğu iddiasından yola çıkıyor. Okumayı Öğrenmek, son derece hızlı değişimlerin yaşandığı bu döneme çok yönlü bir yaklaşım benimseyerek, kopuşlarla birlikte sürekliliklere de bakarak, okumayı öğrenen küçük okurların bir yurttaş olarak inşasında onlara verilen mesajlar; okumanın mekaniğini öğrenmenin üstesinden ne gibi deneyimlerden geçerek geldikleri; yeni okuma materyallerinin sahneye çıkışı; resimli kitapların okumadaki rolü; birer meta olarak dergilerin ve kitapların ortaya çıkışı ve okuryazarlığın kişilerin hayatlarını nasıl dönüştürdüğü gibi konuları mercek altına alıyor. Osmanlı kıraathanelerinde toplu kitap okuma deneyiminden, loş bir evde huşu içinde yalnız başına okuma deneyimine nasıl geldik? İlk Osmanlı kütüphaneleri nasıl yerlerdi? Kitap fiyatları geç Osmanlı ve erken Türkiye Cumhuriyeti'nde nasıldı, ortalama bir memur maaşıyla çocuğuna kitap, dergi alırken zorlanır mıydı? Matbaalar nereden nereye geldi? Eski okullardan yeni okullara alfabe ve okuma çocuklara nasıl öğretilirdi? Bu coğrafyada çocuk kitapları yayıncılığı ve dergicilik nasıl bir rota izledi? Bu ve benzeri sorulara yanıt arayan kitabın kendisi de, sadece Osmanlı ve modern Türkiye tarihine ilgi duyanlara değil okuma tutkunlarına da ilginç bir okuma deneyimi sunuyor. Osmanlıca ve yeni alfabe sonrası Türkçe yazılmış ders kitapları, dergiler ve benzeri birincil arşiv malzemelerinin yanı sıra Halide Edip, Şevket Süreyya, Rıza Nur, Hüseyin Cahit ve Halide Nusret gibi hayatlarına Osmanlı olarak başlayıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak devam eden aydınların ilk okuma deneyimlerini anlattıkları metinlere de baş vuran kitap, modern Türkiye tarihinde okumanın ne kadar kilit bir önem taşıdığının altını çiziyor.
Amy Mills
metin - Türkçe
4 Ayrım
13,83 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Antropoloji
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Kuzguncuk'un, tarihsel olarak farklı dinlere mensup insanların birlikte yaşadığı, nostaljik mahalle kültürünün hâlâ yaşanabildiği hoşgörülü bir semt olduğu düşünülür. Halbuki burada bir zamanlar yaşamış olan Rum, Ermeni ve Yahudi nüfus yirminci yüzyılın ortalarında semtlerinden sürüldü; arkalarında derin izler bırakarak... Amy Mills, Kuzguncuk'ta yaptığı etnografi çalışmasında, sokak sokak, eski insanların bıraktığı bu izlerin peşine düşüyor, günümüzde burada yaşayanlar için bu izlerin ne anlama geldiğini araştırıyor. Kendi ifadesiyle “insanların millileşen bu şehirde nasıl yaşadıklarını ve Tu¨rkleştirmenin yarattığı etkinin ardından devletin ulus tahayyülünü nasıl anlamlandırdıklarını" inceliyor. Yazar, hafızanın unuttukları ve hatırladıkları, Kuzguncuklu olmaya yüklenen anlam, kimin Kuzguncuklu olduğu ve kültürel hafızada yer etmiş hoşgörü temasının ifade ettikleri üzerinden kozmopolitizmin arkasına saklanan milliyetçiliğe dair bir tartışma yürütüyor. Hafızanın Sokakları Kuzguncuk’un geçmişini, dönüşümlerini ve bugününü anlatırken, bir yandan da okuru İstanbul’un gayri Müslim geçmişinin hatırlanma pratiklerini gözden geçirmeye, bireysel ve kolektif hafıza yollarının nasıl örüldüğünü düşünmeye davet ediyor.
E. Natalie Rothman
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,45 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
İmparatorluk Simsarları’nda E. Natalie Rothman, sömürge göçmenleri, azad edilmiş köleler, tüccarlar, simsarlar, mühtediler ve siyasi tercümanlar gibi, erken modern Venedik-Osmanlı sınırını düzenli olarak geçenlerin kesişen dünyalarını inceliyor. Dil, din ve siyaset çizgilerini sürekli aşan etkileşimlerinde bu imparatorluk aşırı tebaa, Avrupa’yla Levant arasında yeni ortaya çıkan ayrım da dâhil olmak üzere, emperyal ve kültürel sınırların şekil değiştirmesine yardımcı olmuştur. Rothman, 1570-1670 arası dönemde, Osmanlı’nın yarattığı farkın Venedik kurumlarında algılanışında kademeli bir dönüşüme tanık olunduğunu savunuyor. Yasal ve ticari kıstaslara yapılan vurgu, kısmen bu tebaanın sayesinde, yerini dine ve dile dayalı farklılıkların algılanmasına bırakmıştır. Devletin yabancı tüccarlara vergi ödetme ve Venedik vatandaşlığını tanımlama çabalarına simsarların sık sık karşı koyduğu, Venedik’in hareketli pazar yerlerinde başlayan hikâye, Müslümanlıktan ve Yahudilikten dönmelerle, onların Venedikli Katolik hamilerinin, karşılıklı dönüşümlerinin pazarlığını yaptıkları, Venedik’teki bir hayır kurumunda devam ediyor. Osmanlı’yla ilgili bilgi üretip yaymakla kalmayan, aynı zamanda emperyal sınırların öte yanında yoğun akrabalık ve hamilik ağları kuran Venedik’in siyasi tercümanları, dragomanlarla son buluyor. Rothman’ın yeni çizdiği kavramsal ve deneysel çerçeve, Akdeniz ve ötesindeki yasal, dini ve etnik dilsel farklılıkları yöneten kurumsal icraatlara ışık tutuyor. E. Natalie Rothman, Toronto Scarborough Üniversitesi Tarihi ve Kültürel Çalışmalar Bölümü’nde tarih doçenti.
Cihan Tuğal
metin - Türkçe
4 Ayrım
5,88 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Pasif Devrim İstanbul’un bir zamanlar radikal Müslüman ilçelerinden Sultanbeyli’nin “ılımlı İslam”a dönüşümünü anlatıyor. Bu mahalledeki hayatın zengin bir etnografisini sunan bu kitap İslami aktivistlerin nasıl örgütlendiklerini, 28 Şubat sürecinde nasıl geri çekildiklerini ve AKP tarafından nasıl massedildiklerini anlatıyor. Tuğal gözlemlerini Mısır ve İran örnekleriyle de karşılaştırarak Türkiye örneğini genel tarihsel bir bağlama da oturtuyor ve İslami politikaların neden başka yerlerdeki laik kapitalizmlere benzer bir şekilde entegre olmadığı sorusunun yanıtını arıyor. AKP’nin aklığı nereden geliyor? Bu partiyi, kapitalizmi doğallaştıramamış diğer merkez partilerden farklı kılan ne? Cevap, partinin unutmak istiyor göründüğü geçmişinde yatıyor. AKP, örgütçülük anlayışıyla, kadrolarıyla ve kısmen de kullandığı dille, Türkiye’de 1980’lerden sonra kapitalizme tek kitlesel direniş noktası olan İslamcılığın sistem tarafından massedilmesini sağladı. Gerçek başarısı bu. Tuğal çözümlemesinin merkezine Marksist düşünür Antonio Gramsci’nin “pasif devrim” kavramını alarak AKP hükümeti döneminde belirleyici olanın kapitalizmin doğallaşması olduğunu, bunun anamotorunun ise AKP olduğunu söylüyor.
Ramazan Kayan
insan sesi mp3 - Türkçe
14 Ayrım
235,91 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Zaman zaman kendime sordum; Allah beni, onunla niçin tanıştırdı ki? Bu bir tesadüf müydü? Hayır! İlahi bir tecelli olsa gerek diye düşündüm. Bir şehidi yakından tanımak ve onu yaşadığı çağın gençliğine taşımak… Şimdi daha iyi anlıyorum; Furkan'ın mesaj ve misyonunu yeni nesillere ilan etmenin benim için nasıl bir zorunluluk arz ettiğini… Furkan'ın farklılığını satırlara dökmek ve bunu gençliğe armağan etmek boynumun borcuydu…Çünkü; yeni neslin inşasında artık o bir rol modeldi. Öyleyse o rol modeli benim tanıtmam gerekirdi. (Tanıtım Bülteninden)
Özgür Bacaksız
insan sesi mp3 - Türkçe
25 Ayrım
321,06 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Kendinle barış, dünyanın gürültüsü susar. Sessizlik kelimelerin yokluğu değil, söylemeye cesaret edemediğimiz her şeyin dilidir. Bazen savaşmayı bırakmak, bir yenilgi değil,ruhun en derin bilgeliğidir. Hayatın yüklerine direndikçe sertleşir, sertleştikçe kırılırsın. Oysa bazen sadece akmak gerekir… Fırtınanın yönünü değil, kendi yönünü bulmak için. “Her Şeyle Savaşamazsın”, insanın kendine dönüşünü anlatan bir içsel yolculuk, bir davet. Kırılmanın içindeki incelikli gücü, sessizliğin ortasındaki içten sesi, vazgeçmenin getirdiği o eşsiz özgürlüğü ve geri çekilmenin zarif melodisini kalbimize fısıldıyor. Belki de mesele hayata karşı durmak değil, onunla yeniden dans etmeyi öğrenmektir. Ve belki de en büyük zafer, hiçbir savaşa gerek kalmadan, sakinlikle “var olabilmektir”.

Sayfalar