En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 56848 sonuçtan 56831 - 56840 arası görüntüleniyor.
Çağla Aydın/Tilbe Göksun/Ayin C. Küntay/Deniz Tahiroğlu
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,32 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
İnsan zihniyle davranışları arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu ilişki yaşa bağlı olarak nasıl değişir? Bir çocuğun aklından hangi yaşta ne beklenebilir? Bunlar, hem alanda çalışan akademisyen ve öğrencilerin, hem bu konularla ilgili politikalar üreten profesyonellerin, hem de anne babaların kafalarını kurcalayan sorular. Aklın Çocuk Hali, kuramsal yaklaşımlardan pratik uygulamalara uzanan bir yelpazede, merkeze güncel araştırma bulgularını koyarak bebeklerin ve çocukların düşünce dünyalarına ışık tutmayı amaçlıyor. Dil gelişimi gibi uzun yıllardır merak konusu olmuş araştırma alanlarından, müzik gelişimi, sosyal biliş ve normların algılanması gibi daha yeni incelenen alanlara uzanan kitap; jest kullanımı, taklit, bellek, zihin temsilleri ve hayal gücü gibi zihinsel gelişim kapsamına giren konuları sadece tipik değil, tipik olmayan gelişim hikâyeleri üzerinden de ele alıyor. Aklın Çocuk Hali, zihin gelişimi araştırmalarındaki son gelişmeleri kapsamlı bir biçimde sunmanın yanı sıra, Türkçede bu konuyla ilgili yerli bulguların tartışıldığı ve kültürler arası karşılaştırmaların yapıldığı ilk rehber kitap olma özelliğini de taşıyor.
Eric R. Dursteler
metin - Türkçe
4 Ayrım
6,44 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Elinizdeki kitapta erken modern dönemde dogdukları yerleri, ailelerini ve dinlerini bırakan Akdenizli kadınların, toplumsal ve siyasi olarak sahip oldukları karmaşık alanı açık eden hikâyeleri anlatılıyor. “Dönme,” en dar anlamıyla, erken modern Akdeniz’de Hıristiyanlıktan Müslümanlıga geçenler için kullanılır. Eric R. Dursteler, Dönme Kadınlar kitabında, bu anlamı ustaca degiştirerek kelimeyi, dönemin ve bölgenin toplumsal, dini, siyasi ve toplumsal cinsiyet sınırlarının ötesine geçen herkesi kapsayacak şekilde kullanıyor. Güçlü bir arşiv çalışmasıyla aktarılan bu hikâyeler aracılıgıyla Dursteler, hem erken modern dönem Akdeniz’de kadınların belirli deneyimleri ve koşullarına hem de daha geniş kültürel ve toplumsal pratiklerle geleneklere dair önemli öngörülerde bulunuyor. Kitapta, kendisini ezen kocasından kaçmak için İstanbul’a, dönme agabeyinin yanına gelip Fatma Hatun adını alan Venedikli Beatrice Michel’in hikâyesiyle kadınların din ve yer degiştirerek nasıl şahsi ve ailevi statülerini yükselttiklerini okuruz. Hıristiyan Elena Civalelli ve Müslüman Mihaleşatoroviç’in paralel hikâyesinde, iki cesur kadının Osmanlı-Venedik sınırını kullanarak kendi hayatlarını tayin edişlerine tanık oluruz. Yunan adası Milos’tan kaçan dört Müslüman kadının (Ayşe, Emine, Hatice ve anneleri Maria) Korfu’ya sıgınmaları ve Islamdan Hıristiyanlıga dönmeleriyle, bir kadının hayatı üzerinde söz sahibi olmasının nasıl Osmanlı-Venedik sınırında uluslararası bir fırtına kopardıgını görürüz. Kadın failligine dair heyecan verici bir anlatı olan Dönme Kadınlar, erken modern Akdeniz’de kimlik ve dönmelik arasındaki baglantıyı aydınlatıyor. Zengin içerige sahip bu sürükleyici kitap, sadece dönemi çalışan araştırmacılara degil, geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor.
Fritjof Capra, Ugo Mattei
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,46 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hukuk
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Artık düzeni değiştirmemizin zamanı geldi! Özel mülkiyetin bir “doğal hak” sayıldığı, doğal kaynakların yeryüzünde yaşayan tüm canlıların müşterek varlığı olması gerekirken yağmalanıp sömürüldüğü bu düzen daha fazla devam edemez. Tartışmanın odağını Batı’nın bilim ve hukuk geleneğine oturtan Hukukun Ekolojisi, bugün küresel çapta yaşadığımız çevresel, sosyal ve ekonomik krizin dünyayı bir “makine” olarak gören ve insanları da onun sahibi ilan eden mekanikçi görüşten kaynaklandığını savunuyor. Bilim insanı Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei, doğa bilimleri ile hukukun antikçağdan beri paralel ilerlediği ve bu iki disiplinin birbiri üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu kanısında. Onlara göre değişimin yolu, toplumun yaşayış biçimiyle devletlerin ve şirketlerin gücünü belirleyen yasaların mevcut, mekanikçi görüşün ürünleri olmaktan çıkıp ekolojik ilkeler ışığında yeniden ve bizzat topluluklar tarafından oluşturulmasından geçiyor. Fritjof Capra, fizikçi ve sistem kuramcısı, ilk ve orta öğrenim düzeyinde ekolojik bakışı ve sistem düşüncesini teşvik etme amaçlı Center for Ecoliteracy’nin [Eko-okuryazarlık Merkezi] kurucu yöneticisi. Ugo Mattei, ABD’de Hastings Hukuk Fakültesi ve İtalya’da Torino Üniversitesi’nde kürsü sahibi hukuk profesörü.
Ian Rankin, William McIlvanney
metin - Türkçe
3 Ayrım
10,05 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Gerilim, Polisiye Roman, Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Glasgow’un zorlu sokaklarında adalet, karanlık gölgelerin arasından süzülen ince bir ışık huzmesi gibidir. Cinayet Masası’nın deneyimli dedektifi Jack Laidlaw, işlenen vahşi bir cinayetin ardındaki sırları açığa çıkarmaya çalışırken kendini şehrin en tehlikeli isimleri arasında, hilelerin ve ihanetlerin iç içe geçtiği ölümcül bir oyunun ortasında bulur. Bobby Carter’ın kanlı ölümü, yalnızca iki suç imparatorluğunun çatışmasını tetiklemekle kalmaz, aynı zamanda ailelerin ve dostlukların parçalanmasına da neden olur. Laidlaw, cinayetin ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için çıktığı bu yolculukta, sokaklardaki acımasız düşmanlarla da kendi içindeki karanlıkla da yüzleşmek zorundadır. Her adımda belirsizliğin hüküm sürdüğü, suçla adaletin arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı bu kasvetli atmosferde Laidlaw’un zekâsı, işin içinden çıkmasının tek yolu olacaktır. Ancak karanlığın içinde yürürken her yanlış adımın bedeli ölümcül olabilir. Baki Karanlık, ihanetin, intikamın ve çözülmesi zor bir cinayet sarmalının ortasında kalmış bir dedektifin çarpıcı öyküsünü anlatıyor. Suç edebiyatının karanlık köşelerini aralayan bu sürükleyici roman, okurları hem psikolojik hem de fiziksel gerilim dolu bir serüvene davet ediyor.
Cihan Tuğal
metin - Türkçe
4 Ayrım
5,88 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Pasif Devrim İstanbul’un bir zamanlar radikal Müslüman ilçelerinden Sultanbeyli’nin “ılımlı İslam”a dönüşümünü anlatıyor. Bu mahalledeki hayatın zengin bir etnografisini sunan bu kitap İslami aktivistlerin nasıl örgütlendiklerini, 28 Şubat sürecinde nasıl geri çekildiklerini ve AKP tarafından nasıl massedildiklerini anlatıyor. Tuğal gözlemlerini Mısır ve İran örnekleriyle de karşılaştırarak Türkiye örneğini genel tarihsel bir bağlama da oturtuyor ve İslami politikaların neden başka yerlerdeki laik kapitalizmlere benzer bir şekilde entegre olmadığı sorusunun yanıtını arıyor. AKP’nin aklığı nereden geliyor? Bu partiyi, kapitalizmi doğallaştıramamış diğer merkez partilerden farklı kılan ne? Cevap, partinin unutmak istiyor göründüğü geçmişinde yatıyor. AKP, örgütçülük anlayışıyla, kadrolarıyla ve kısmen de kullandığı dille, Türkiye’de 1980’lerden sonra kapitalizme tek kitlesel direniş noktası olan İslamcılığın sistem tarafından massedilmesini sağladı. Gerçek başarısı bu. Tuğal çözümlemesinin merkezine Marksist düşünür Antonio Gramsci’nin “pasif devrim” kavramını alarak AKP hükümeti döneminde belirleyici olanın kapitalizmin doğallaşması olduğunu, bunun anamotorunun ise AKP olduğunu söylüyor.
Friedrich Dürrenmatt
- Türkçe
11 Ayrım
215,43 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Arnolph Archilochos, bir fabrikada yardımcı sayman olarak çalışan örnek bir yurttaş, ilkelerinden ödün vermeyen disiplinli bir adam, tekdüze yaşamından memnun silik bir karakterdir. Bekârlıktan bunaldığı bir gün, gazeteye bütün hayatını kökünden değiştirecek bir ilan verir: “Yunanlı Bay Yunanlı Bir Kız Arıyor.” Bu ilana cevap veren güzel ve gizemli Chloé Saloniki’nin hayatına girmesiyle Archilochos bir gecede sınıf atlar – fabrikada terfi ettirilir, sokakta devlet adamları onu selamlar, şehrin en nüfuzlu kişileri etrafında pervane olur. Bu baş döndürücü yükseliş, Archilochos’un titizlikle kurduğu ahlaki dünya düzenini yerle bir edecektir. Dürrenmatt’ın burjuva ahlakını, iktidar ilişkilerini ve modern insanın trajikomik çıkmazlarını hicvettiği bu başyapıtı Akşit Göktürk’ün çevirisiyle sunuyoruz. Dünya korkunç ve anlamsızdır. Bütün bu anlamsızlığın, korkunçluğun ardında bir anlam bulunabileceği umudu, ancak hiçbir şeye aldırmadan gene de sevebilenlerden yanadır. Dürrenmatt’ın yazdığı en dâhice kitaplardan biri. Die Weltwoche
Seda Öğretir
insan sesi mp3 - Türkçe
3 Ayrım
166,51 MB
Eser Türü: Tiyatro
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 0
Sophokles
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
5 Ayrım
99,09 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tiyatro Oyunu
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Antik Yunan tiyatrosunun en güçlü seslerinden Sophokles, otoriteyle vicdanı arasında kalan bireyin adalet arayışını Antigone’de ölümsüzleştirmiştir. Antigone trajedisi, tarih boyunca susturulmuş vicdanların sesini duyurmanın yanı sıra iktidarların sınırları, vicdanın direnci ve adaletin kırılganlığıyla okuru baş başa bırakıyor. Kardeşine beslediği sevgi ve bağlılık uğruna kralın buyruğunu hiçe sayan Antigone karakteri, insan onuru ve sadakatin simgesi olarak trajedinin merkezinde yer alıyor. Bir yanda koyduğu katı kuralla Kreon, diğer yanda ise kararlı duruşuyla Antigone, insanlık tarihinin her döneminde yeniden üretilen devlet otoritesi ve bireyin ahlaki sorumluluğu arasındaki çatışmanın iki tarafı olarak karşımızda. Sabahattin Ali’nin titiz çevirisi, yasa ve vicdan arasında seçim yapmak zorunda kalan Antigone’nin içinde bulunduğu çıkmazı etkileyici bir Türkçeyle günümüze taşımış. Bu usta çeviri sayesinde Antigone’nin trajedisi Antik Yunan sahnesinden çıkıp bugünün toplumlarına, devletlerine ve bireylerine yöneliyor.
Ben Lerner
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
15 Ayrım
358,89 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Amerikalı genç şair Adam Gordon, İspanya İç Savaşı üzerine çalışmak için bir “şiir bursu”yla Madrid’e gelmiştir. Ancak Adam buradaki zamanının büyük bölümünü aylaklık etmekle ve sahte biri olduğu şeklindeki endişesini kimisi yaratıcı kimisi alışıldık çeşitli yollara başvurarak bastırmakla geçirir. Sahtelikle sahicilik arasındaki sınırın bulanıklaştığı teknoloji ve medikasyon çağında şiir ve sanatın bir geçerliliği, hatta imkânı kalmış mıdır? Her şey kendi üstüne dönen dil oyunlarından ibaret görünürken hakiki bir deneyime ulaşmak hâlâ mümkün müdür? Atocha’dan Ayrılış’ın kafası karışık kahramanı bu tür sorularla boğuşur ve iki kadın arasında savrulurken her şeyi değiştiren bir olay yaşanacak, Adam Avrupa’da bir Amerikalı olarak kendini Tarih’le yüz yüze bulacaktır. Atocha’dan Ayrılış günümüzün en önemli yazarlarından Ben Lerner’ın ilk romanı. “Atocha’dan Ayrılış hafiflik ve ağırlığın büyüleyici bir karışımına sahip. (…) Lerner, geleneksel romanların çoğunun hantal olay örgüleri, sahneleri ve ‘çatışma’ları yüzünden ıskaladığı bir şeyi kayıt altına almayı amaçlıyor: Düşüncenin sürüklenişi; hayatın dramdan yoksun tarafının anlamsızca geçip gidişi…” James Wood, The New Yorker “Baştan sona büyüleyici. Lerner’ın kendinden nefret eden, yalancı, aşırı ilaca maruz kalmış, hem zeki hem budala kahramanı unutulmaz bir karakter ve sesinde kendine özgü bir komedi var.” Paul Auster
Faruk Duman
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
14 Ayrım
345,53 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Balıklarla İlgili Rivayet romanında Faruk Duman okurunu, İncir Tarihi gibi, harikulade olaylarla dolu bir masal dünyasına sürüklüyor; daha doğrusu efsaneler diyarı İstanbul’un çok eski zamanlarına götürüyor. Bazen Binbir Gece’nin büyülü havasına sokuyor, bazen peygamber kıssalarındaki mucizeleri anımsatıyor, bazen Çelebi yazarların sıcaklığını duyuruyor, bazen halk masallarındaki dili yeniden kuruyor, bazen dünya klasiklerindeki heyecanlı serüvenleri yaşatıyor. Faruk Duman o sevilen, iksirli diliyle düşsel ve düşünsel bir yer ve zaman yaratıyor Balıklarla İlgili Rivayet’te tuhaf bir İstanbul masalı anlatıyor. İstanbul’un üzerinden büyük bir dev, bir dev sürüsü, sanki hunharca yıkıp yakarak geçmişti. Vah yazık vah, diye hayıflandı, ne de olsa İstanbul İstanbul’dur, böyle bir mamur mülke bunca eziyet ve de bunca insafsızlık edilir mi? Evleri yıkılsın. Evi dini dikilsin. Karaköyü’nün balçık suyundan yine sahile yosunlu küflü çamur akıyordu. Balçık sıçrıyordu. Denizin sırtında kabarcıklar çıkmıştı. Boğaz’ın ortasında, daha önce görmediği bir yükselti vardı. Sivri bir ada gibi yükseliyordu.

Sayfalar