En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 56917 sonuçtan 56881 - 56890 arası görüntüleniyor.
Carl Wett
metin - Türkçe
1 Ayrım
587,54 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tasavvuf
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Bir Dergâhta Derviş Olarak Bir Süre Kalmasına İzin Verilen İlk Gayrimüslim Oldum Batı’da ve Hindistan’da yıllardır sürdürdüğüm psişik araştırmalar, bende dervişlerin kendilerine has usûllerle ulaştıkları coşkun ruh hâllerini ilk elden gözlemleme arzusu uyandırmıştı. İslâm’ın derviş tarikatlarını manevi yola girmeye olanak tanıyan okullar olarak tanıdım. 1925 yılında İstanbul’daki Nakşibendi dervişleri arasında iki hafta geçirdim. Bu hatıratı yayımlamak gayesiyle tutmamıştım. Ancak Şubat 1931’de Menemen’de idam cezasına çarptırılan 29 kişinin arasında, Şeyh Esat Efendi, oğlu ve dergâhta bir arada bulunduğum dervişlerden bazılarının da olması, orada yaşadığım tecrübelerin daha geniş çevreleri ilgilendirebileceğini düşünmeme neden oldu. Şu unutulmamalıdır ki, bu kitap şu an tarihe mal olmuş bir dönemi anlatmaktadır. O dönemin Sûfîleri arasında üst düzey yöneticiler, üniversite profesörleri, yüksek rütbeli askerî subaylar ve zengin tüccarlar vardı. Osmanlı sultanları genellikle bir veya birden fazla tasavvuf yoluna bağlıydılar. Günümüzdeki gibi geçmişle bağın kökten koparılması, değişimin fiiliyat biçiminde bazen gerekli olabilir. Ancak Türk halkı gibi, birçok fazilet ve güzel vasfa sahip insanların arasında, geçmiş güzelliklerin duyarlı bir biçimde hatırlanması, bizleri sadece ve sadece daha yüce bir ferdî saygıya ve daha güçlü bir vahdet duygusuna ulaştırır. Dergâhta geçirdiğim süreye ve orada tanıştığım âlimlere en kalbî şükran duygularımla bu kitabı Esad Efendi’ye ve 3 Şubat 1931’de idam edilen Mehmed Ali Efendi’ye ithaf ediyorum.
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
1 Ayrım
157,99 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Dünyâ ölçeğinde “Tevhîd”e zarar veren, “Tevhîd”i şirke dönüştüren her türlü görünmez/örtülü odakları cin kavramı içerisinde değerlendirmek mümkündür. Başka bir deyişle ifâde etmeye çalışırsak “Tevhîd’i bölen ister şeytânî isterse insânî olsun her türlü gizli plan/eylem örtülü cinciliğin bir ürünüdür.” Kur’ân örtülü/görünmez/sinsi bu varlıkların şerlerinden korunmanın, ancak Allah’a sığınmakla mümkün olacağını çok açık bir şekilde söylemektedir. Bu çerçeveden bakıldığında insânlar üzerinde Rabb’lik, Melik’lik ve İlâh’lık taslayanlar Tevhîd’in egemenliğini bölmekte ve insânları Allah yerine kendilerine kul/köle hâline getirmeye çalışmaktadırlar. Bu nedenle yapılan bu eyleme “Cin Çarpması” yerine “Cin Bölmesi” adını vermek daha isâbetlidir. Her gün bizler sürekli bir “Cin Bölmesi” tehlikesiyle karşı karşıyayız. O kadar çok bölündük ki, ipi kopan dağılmış tesbih taneleri gibi olduk. Gönlümüz zihnimiz parça parça oldu. Ülkelerimiz/ sınırlarımız bölündü; mezheplerimiz/meşreplerimiz/dillerimiz/dinlerimiz bölündü; mescidlerimiz, okullarımız, iş yerlerimiz hatta evlerimiz bölündü. Üstelik olanca hızıyla sürüyor bu bölünme. Ne kadar küçük parçalara ayrılırsak o kadar güzel lokma oluyoruz çağdaş cinler sofrasında.
Laurent Seksik
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
16 Ayrım
458,93 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
“Beni öldürmezseniz şayet, siz bir katilsiniz” diye sayıklıyordu ölmeden önce Kafka, tıp öğrencisi arkadaşı Robert Klopstock’tan bir doz daha morfin isterken. Başucunda Dora Diamant da bulunuyordu. Bu sırada kız kardeşi Ottla Kafka Prag’da iyi haberler beklemekteydi. Yazarın ölümünden sonra Robert Avrupa’yı terk edip New York’a yerleşir ve tüberküloz mütehassısı seçkin bir cerrah olur; Kafka’nın bazı yapıtlarını borçlu olduğumuz Dora, Nazilerin yaptığı soykırımdan ve sonrasında Stalin zulmünden kaçıp İngiltere’ye sığınır; Ottla ise Theresienstadt toplama kampında kardeşi Franz’ın altmışıncı yaş gününü kutladıktan sonra bir grup Yahudi çocukla birlikte gaz odalarında can verir. Doktor ve yazar Laurent Seksik Franz Kafka Ölmek İstemiyor’da Kafka’nın hayatındaki bu üç önemli insanın birbirleriyle kesişen hayatlarını Kafka’nın son yıllarının, ayrıca günlüklerinin ve mektuplaşmalarının da izini sürerek anlatıyor. Franz Kafka Ölmek İstemiyor her satırından yalnızlık ve Kafkaesk duyguların damladığı bir roman.
Enis Akın
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
28 Ayrım
536,30 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Enis Akın, modern şiirimizin tarihindeki akımların/hareketlerin niteliğini ve Turgut Uyar odağında İkinci Yeni şiirinin ortaya çıkışıyla yaşanan dalgalanmaları inceliyor. İkinci Yeni şairleri arasında Uyar’ın rolünü belirlerken onun şiirindeki gelişim çizgisini vurguluyor. Türkiyem’den Dünyanın En Güzel Arabistanı’na geçiş hızını, bu büyük sıçrayışın dinamiklerini şairin yaşamına, sanat çevresine bakarak çözümlüyor. Turgut Uyar’ın hem İkinci Yeni içindeki hem önceki-sonraki kuşaklar bakımından yeri neresidir, günümüz şiirini hangi yönleriyle etkiledi, B. Karasu’ya yakınlığını yahut A. İlhan’a uzaklığını nasıl anlamalı, şiirde neleri denedi, acemiliklerin efendisi ya da ustalıkların acemisi olmak ne demekti, toplumsal siyasal gelişmeler karşısında ne yaptı, kişiliğini neler belirledi, aile hayatı nasıldı? Tüm bu sorulara yazılı/sözlü kaynaklarla yanıtlar arayan, bulduklarını tartışan bir kitap Turgut Uyar Şiirinin Oluşumu. Kapak fotoğrafı: Sanat Olayı, Sayı 41, Ekim 1985. Turgut Uyar, SEKA Ankara Şubesi’nde çalıştığı dönem (1958-69).
Jacqueline Rose
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
277,81 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Ölüm ve ölmek artık insan deneyiminin sınırları dışına itilemediğinde veya bilinç tarafından reddedilemediğinde ne olur? Ölüm çok yakına geldiğinde, dahası soluduğun havaya karışma ihtimali doğduğunda kişi ölümle hatta “ölümü nasıl yaşar”? Veba, yaşayan en önemli feministlerden ve kültür yorumcularından biri olan Jacqueline Rose’un, günümüz dünyasını daha iyi kavramak için Albert Camus, Sigmund Freud ve Simone Weil’in yapıtlarına başvurduğu denemelerden oluşuyor. Ölüme yönelik radikal bir saygının daha eşit bir servet paylaşımıyla birlikte düşünülebileceğini öne süren Rose, bu tezinden yola çıkarak Covid-19 pandemisi yahut Ukrayna’nın işgali gibi yakın dönemde meydana gelen felaketlerin yarattığı ruh durumlarını mercek altına alıyor. Özellikle Batı’da, ölümü hayat düzenimizi ihlal eden, uzak tutulacak bir işgalci olarak düşünmenin başarısızlığa mahkûm savunmacı bir tavır olduğunu vurgulayarak “ölümü yaşamak”ta ısrar ediyor. Filozof Simone Weil’in düşüncesini ele aldığı, kitapta kilit rol oynayan denemesinde ancak insan olmanın sınırlarını kabul ettiğimiz takdirde azgınca iktidar hırsından ve beraberinde getirdiği yanılsamalardan arınabileceğinizi ileri sürüyor. Ölüm, savaş ve Simone Weil üzerine bu değerli denemeler, kitabın son sayfası çevrildikten çok sonra da yaşam gücü vermeye devam ediyor. Deborah Levy, Guardian Edebiyatçı ve psikanalitik düşünür olarak Rose, en acil sosyopolitik sorunlarımızı şekillendiren yer altı korkularımız, düşlemlerimiz ve de anlatılarımız üzerinde dikkatle durmamız konusunda uzun zamandır diretiyor. Merve Emre, The Nation Kendi kuşağının eleştirmenleri arasında Jacqueline Rose’un benzeri yok. Edebi iç görüsündeki parlaklık, nesrindeki berraklık ve analizlerindeki incelik tam anlamıyla nefes kesici. Edward Said
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
14 Ayrım
116,87 MB
Eser Türü: Dersler
Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Güz Dönemi Pazarlama Yönetimi Dersi Çıkmış Sorularıdır.
Caroline Levine
metin - Türkçe
4 Ayrım
3,67 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
2015 James Russell Lowell Ödülü, Modern Language Association 2016 Dorothy Lee Kültür Ekolojisi Alanında Üstün Akademik Çalışma Ödülü, Media Ecology Association Flavorwire’a göre 2015’in en iyi 10 akademik yayınından biri Biçimler siyasal, toplumsal ve tarihsel bağlamla nasıl ilişkilendirilebilir? Caroline Levine edebiyat, eleştiri ve kültür çalışmalarının karşı karşıya olduğu bu önemli soruya yeni ve ikna edici bir cevap veriyor. Levine’e göre biçimler sadece sanat eserlerini değil, aslında geniş anlamıyla bütün “hayat”ı düzenliyor: Birbirleriyle örtüşüyor, çekişiyor, çarpışıyor, işbirliğine giriyor ve sonuçta dünyamızı inşa ediyorlar. Elinizdeki kitap dört ana biçimin –bütün, ritim, hiyerarşi ve ağ– kültürü, siyaseti ve akademik bilgiyi farklı dönemlerde nasıl şekillendirmiş olduğuna bakarken biçimciliği tarihselcilikle, edebiyatı da siyasetle ilişkilendirmek için zihin açıcı yeni yollar öneriyor. Michel Foucault, Jacques Rancière, Mary Poovey ve Judith Butler gibi biçimci ve biçimcilik karşıtı kuramcıları yeniden okuyan Levine, ortaçağ manastırlarından günümüzün tema parklarına, Sophokles’in Antigone’sinden Charles Dickens’ın Kasvetli Ev’ine ve ünlü televizyon dizisi The Wire’a kadar pek çok yapı ve eserin arka planında işleyen “biçimsel hikâye”yi gözler önüne seriyor. Caroline Levine, Cornell Üniversitesi İngilizce Bölümü’nde David and Kathleen Ryan Beşeri Bilimler Profesörü.
Anne Sverdrup-Thygeson
metin - Türkçe
4 Ayrım
3,50 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Böceklerin gezegeni değişiyor. Ekosistemin dengesi son yüzyılda, daha önce insanlık tarihinde görülmemiş bir hızda bozuluyor. Yeryüzünün tatlı su kaynaklarını giderek daha fazla tüketiyoruz. O kadar fazla plastik üretip attık ki, gelecek kuşaklar bunlara tortullarda rastlayacak. Her yıl büyük miktarda kimyasalı doğaya bırakıyoruz. Bilinçli ya da bilinçsiz, türleri yerlerinden ediyoruz. Tüm bunlar böcekleri de etkiliyor. Ve böcekleri etkileyen her şey bizi de etkiliyor. Böcek türlerinin sayısındaki azalma ya da böceklerin yok olması ekosistemde sudaki halkalar gibi bir etkiyle çok büyük sonuçlara yol açacaktır. Neyse ki, tüm böcekleri yok edebilmeyi asla beceremeyiz. Ama bu küçük dostlarımızı yakından tanımamız ve onlara daha fazla özen göstermemizde fayda var. Yeryüzünde 479 milyon yıldır bulunmalarına rağmen şimdilerde başları dertte. Anne Sverdrup-Thygeson, Norveç Yaşam Bilimleri Üniversitesi (NMBU) koruma biyolojisi profesörü, aynı zamanda Norveç Doğa Araştırmaları Enstitüsü’nde (NINA) bilim danışmanıdır.
Çağla Aydın/Tilbe Göksun/Ayin C. Küntay/Deniz Tahiroğlu
metin - Türkçe
4 Ayrım
7,32 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
İnsan zihniyle davranışları arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu ilişki yaşa bağlı olarak nasıl değişir? Bir çocuğun aklından hangi yaşta ne beklenebilir? Bunlar, hem alanda çalışan akademisyen ve öğrencilerin, hem bu konularla ilgili politikalar üreten profesyonellerin, hem de anne babaların kafalarını kurcalayan sorular. Aklın Çocuk Hali, kuramsal yaklaşımlardan pratik uygulamalara uzanan bir yelpazede, merkeze güncel araştırma bulgularını koyarak bebeklerin ve çocukların düşünce dünyalarına ışık tutmayı amaçlıyor. Dil gelişimi gibi uzun yıllardır merak konusu olmuş araştırma alanlarından, müzik gelişimi, sosyal biliş ve normların algılanması gibi daha yeni incelenen alanlara uzanan kitap; jest kullanımı, taklit, bellek, zihin temsilleri ve hayal gücü gibi zihinsel gelişim kapsamına giren konuları sadece tipik değil, tipik olmayan gelişim hikâyeleri üzerinden de ele alıyor. Aklın Çocuk Hali, zihin gelişimi araştırmalarındaki son gelişmeleri kapsamlı bir biçimde sunmanın yanı sıra, Türkçede bu konuyla ilgili yerli bulguların tartışıldığı ve kültürler arası karşılaştırmaların yapıldığı ilk rehber kitap olma özelliğini de taşıyor.
Eric R. Dursteler
metin - Türkçe
4 Ayrım
6,44 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Elinizdeki kitapta erken modern dönemde dogdukları yerleri, ailelerini ve dinlerini bırakan Akdenizli kadınların, toplumsal ve siyasi olarak sahip oldukları karmaşık alanı açık eden hikâyeleri anlatılıyor. “Dönme,” en dar anlamıyla, erken modern Akdeniz’de Hıristiyanlıktan Müslümanlıga geçenler için kullanılır. Eric R. Dursteler, Dönme Kadınlar kitabında, bu anlamı ustaca degiştirerek kelimeyi, dönemin ve bölgenin toplumsal, dini, siyasi ve toplumsal cinsiyet sınırlarının ötesine geçen herkesi kapsayacak şekilde kullanıyor. Güçlü bir arşiv çalışmasıyla aktarılan bu hikâyeler aracılıgıyla Dursteler, hem erken modern dönem Akdeniz’de kadınların belirli deneyimleri ve koşullarına hem de daha geniş kültürel ve toplumsal pratiklerle geleneklere dair önemli öngörülerde bulunuyor. Kitapta, kendisini ezen kocasından kaçmak için İstanbul’a, dönme agabeyinin yanına gelip Fatma Hatun adını alan Venedikli Beatrice Michel’in hikâyesiyle kadınların din ve yer degiştirerek nasıl şahsi ve ailevi statülerini yükselttiklerini okuruz. Hıristiyan Elena Civalelli ve Müslüman Mihaleşatoroviç’in paralel hikâyesinde, iki cesur kadının Osmanlı-Venedik sınırını kullanarak kendi hayatlarını tayin edişlerine tanık oluruz. Yunan adası Milos’tan kaçan dört Müslüman kadının (Ayşe, Emine, Hatice ve anneleri Maria) Korfu’ya sıgınmaları ve Islamdan Hıristiyanlıga dönmeleriyle, bir kadının hayatı üzerinde söz sahibi olmasının nasıl Osmanlı-Venedik sınırında uluslararası bir fırtına kopardıgını görürüz. Kadın failligine dair heyecan verici bir anlatı olan Dönme Kadınlar, erken modern Akdeniz’de kimlik ve dönmelik arasındaki baglantıyı aydınlatıyor. Zengin içerige sahip bu sürükleyici kitap, sadece dönemi çalışan araştırmacılara degil, geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor.

Sayfalar