En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58888 sonuçtan 57411 - 57420 arası görüntüleniyor.
Lal
insan sesi mp3 - Türkçe
13 Ayrım
191,22 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tasavvuf
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Bu kitaptaki yazılar bize ait değildir çünkü telifi Allah’ımızındır. Sözler, gönül muhabbetlerinin yapıldığı meclislerden, an’dan, kalpten, sırdan aktarılmıştır. Mana büyüklerine ve gönül ustalarına bu sebepten teşekkürler. Kitabı okuduktan sonra sendeki olumlu manada değişim süreci inşallah başlayacak olup bunun üzerine sen özüne çalışmalısın. Kalbine dön ve kendine çalış. Çünkü sırların sendeki gizli gönül sandığında saklı incidir. 101 ayn’asına geldiğinde; baştaki 1 rakamı senin uyanmadan önceki hâlin. 0 rakamı, kendini artık ruhsal arayışındır. Ve sondaki 1 rakamı ise artık eski sen olmayan yeni sensin. Hayatında aşk, dem muhabbet dolaşsın. Özün dem bulsun. Şerlerinin def’i sana hayr buldursun. Felekler gökler, yıldızlar yoldaşım olsun. Şems’e sor. O anlar beni. Şems aldı eski bizi, daha geri vermedi. Şems’e Hû
Güneş Beyza ÖNÜRME
metin - Türkçe
1 Ayrım
119,86 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Amaç: Bu çalışmanın temel amacı toplum örnekleminde algılanan ebeveyn reddi ile borderline kişilik bozukluğu (BKB) inançları arasında reddedilme duyarlılığı ve öfkenin aracı rolünün incelenmesidir. Aynı zamanda katılımcıların BKB inançlarına dair bulgularının bazı sosyo-demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi de araştırmanın amaçlarından biridir. Yöntem: Araştırma 18-72 yaş arası 550 katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmanın amacı doğrultusunda Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Yetişkin Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kısa Form, Yetişkin Reddedilme Duyarlılığı Ölçeği, Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği-Sürekli Öfke alt ölçeği ve Kişilik İnanç Ölçeği/Kısa Türkçe Formu-BKB alt ölçeği aracılığıyla katılımcılardan online olarak veri toplanmıştır. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre algılanan anne reddi ile reddedilme duyarlılığı, öfke ve BKB inançları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Benzer olarak algılanan baba reddi ile reddedilme duyarlılığı ve BKB inançları arasında; BKB inançları ile reddedilme duyarlılığı ve öfke arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ancak, algılanan baba reddi ile öfke arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Ek olarak BKB inançlarının bazı sosyo-demografik değişkenlere göre farklılaştığı görülmüştür. Process ile yapılan aracı etki analizi sonucuna göre algılanan anne ve baba reddi ile BKB inançları arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığının aracı rolünün bulunduğu görülmüştür. Ancak, algılanan anne ve baba reddi ile BKB inançları arasındaki ilişkide öfkenin aracı rolünün bulunmadığı raporlanmıştır. Sonuç: Araştırmada BKB boyutsal perspektiften ele alınarak işlevsiz kişilik inançlarının ölçümü ile incelenmiş ve toplum örneklemi ile yürütülen geçmiş çalışmaların sınırlı sayıda olmasından dolayı mevcut araştırma ile literatüre katkı sağlandığı düşünülmektedir. Elde edilen sonuçlar literatür ışığında tartışıldıktan sonra mevcut araştırmanın sınırlılıklarına yer verişmiştir. Son olarak gelecekte yapılacak çalışmalar için de önerilere değinilmiştir.
Aylin BARUT
metin - Türkçe
1 Ayrım
148,15 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Amaç: Bu araştırmada yetişkin bireylerin bağlanma stilleri ile somatizasyon belirtileri arasındaki ilişkide bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracı rolü incelenmiştir. Aynı zamanda katılımcıların bağlanma stilleri, somatizasyon belirtileri, uyumlu ve uyumsuz bilişsel duygu düzenleme stratejilerin sosyodemografik (cinsiyet, eğitim seviyesi, gelir düzeyi, medeni durum, yaşanılan yer ve çocuk sahibi olma durumu) değişkenlere göre farklılık gösterip gösterilmediği de incelenmiştir. Yöntem: Araştırmanın örneklemi 18-59 yaş aralığında değişen (M = 27.80, SS = 6.47) 366 kişiden oluşmaktadır. Araştırma verileri Demografik Bilgi Formu, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II (YİYE – II), Belirti Tarama Testi (SCL-90-R) ve Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği ile toplanmıştır. Bulgular: Yapılan analizler sonucunda somatizasyon ile kaygılı bağlanma, kaçınmacı bağlanma, uyumsuz bilişsel duygu düzenleme stratejileri arasında pozitif yönde ilişki bulunurken, somatizasyon ile uyumlu bilişsel duygu düzenleme stratejileri arasında negatif yönde ilişki bulunmuştur. Ek olarak bağlanma stilleri, somatizasyon belirtileri, uyumlu ve uyumsuz bilişsel duygu düzenleme stratejileri bazı sosyodemografik (cinsiyet, eğitim seviyesi, gelir düzeyi, medeni durum, yaşanılan yer ve çocuk sahibi olma durumu) değişkenlere göre farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca Process ile yapılan aracı etki analizi sonucunda kaygılı bağlanma ve kaçınmacı bağlanma ile somatizasyon arasında uyumsuz bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracılık rolü olduğu tespit edilirken, kaygılı bağlanma ve kaçınmacı bağlanma ile somatizasyon arasında uyumlu bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracılık rolü olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda somatizasyon belirtileri, bağlanma stilleri ve bilişsel duygu düzenleme stratejileri incelenerek literatüre katkı sağladığı düşünülmektedir. Araştırma sonuçları ilgili literatür kapsamında tartışılmış ve değerlendirilmiştir.
Emir ÇALIKKOCAOĞLU
metin - Türkçe
1 Ayrım
109,16 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Bu çalışmada, 1980’li yılların sonunda teorisyenler tarafından ortaya atılan ‘karmaşık anlatı’ kavramının, ‘klasik anlatı’ analizleri de göz önünde bulundurularak, derinliklerine kadar araştırılacak. Günümüzde karmaşık anlatının evirildiği nokta, Christopher Nolan’ın filmleri eşliğinde yeni, modern bir ‘karmaşık anlatı’ kavramına kapıları nasıl açtığı araştırılacaktır. Bu yeni anlatı biçiminin ismi ‘reformist anlatı’ olarak belirlenmiştir. Çalışmada amaçlanan, günümüz sinemasındaki gelişmeleri, modern çağımızın ‘yenilikçi’ yönetmenlerinden Christopher Nolan ve onun filmlerinin analizleri üzerinden tespit ederek yeni bir anlatım dilinin oluşmuş olabileceğine belirli bir açıklık getirmektir. Sinemanın geleceğinde önümüze çıkabilecek yeni bir anlatımın başlangıcına bir kapı aralayabilmektir. İnceleme sırasında klasik anlatı bağlamında Aristoteles’in Poetika eserinden araştırmaların yanı sıra, karmaşık anlatı üzerinde Thomas Elsaesser, Seymour Chatman, Jason Mittell, Warren Buckland ve Joseph Cambpell gibi teorisyenlerin günümüze kadar uzanan çalışmaları araştırılmıştır ve yeni anlatım dilinin temelini oluşturmak amacıyla baz alınmıştır. Analizi yapılan filmlerin totali Christoper Nolan’ın ikinci uzun metraj filminden günümüze kadar uzanan filmlerini kapsamaktadır. Çizgi roman karakteri ‘Batman’ üzerinden yapmış olduğu üçleme; Batman Begins, The Dark Knight ve The Dark Knight Rises filmleri esinlenilmiş hikayeler olduğundan analizin dışında bırakılmıştır. İncelemede yer alan filmlerin totali şu şekildedir; Dunkirk, The Prestige (Prestij), Memento, Tenet, Inception ve Interstellar (Yıldızlararası). Analizlerde eklenen ve kullanılan kavramların başında Chatman’ın yapısalcı analizi gelmektedir. Onun analizlerinin izinde yeni kavramlar geliştirilmiş ve çalışmanın totalinde bir analiz formatına oturtulmuştur. Chatman’ın yapısalcı analizinden alınan maddeler ve çalışma aracılığıyla eklenen yeni maddelerin totali şu şekildedir; neden – sonuç, olay örgüsü, zaman – mekan, karakterler, olgular, varlıklar – uzam, anlatıcı – seyirci ve görsel koşullandırmadır. İnceleme sonucunda, amaçlar doğrultusunda Christopher Nolan anlatıları aracılığıyla ‘reformist anlatı’ teriminin yeni sinema dünyasında önemli bir rol oynayacağı kanısına varılmış ve bahsedilen anlatım biçimi üzerinde inceleme yapılması gerekilen noktalar detayla belirlenmiş, açığa kavuşturulmuştur.
Sena GÜL
metin - Türkçe
1 Ayrım
101,50 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Son yıllarda Türkiye, dijital platformların yükselişiyle büyük bir dönüşüm geçirmektedir. İnternetin yaygınlaşması, hızlı teknolojik gelişmeler ve değişen tüketici alışkanlıkları, Türk medya sektörünü derinden etkileyerek dijital platformların ortaya çıkmasını ve gelişmesini hızlandırmıştır. İnternet erişiminin yaygınlaşmasıyla birlikte, Türk tüketicileri televizyon ve radyo gibi geleneksel medya kanallarının yanı sıra çevrimiçi içeriklere erişim imkanına kavuşmuştur. Bu dönemde, video paylaşım platformları ve çevrimiçi dizi izleme siteleri popülerlik kazanmaya başlamıştır. Türkiye'deki dijital platformlar arasında yerel yapımların ortaya çıkması bu dijital platformların gelişmesini hızlandırmıştır. Uygulama tabanlı video hizmetleri, yerel film ve dizi yapımcılarının dijital platformlarda içerik üretmeye başlamasıyla birlikte daha da hız kazanmıştır. Bu platformlar, Türk izleyicilere özgün ve yerel içerikler sunarak kendi izleyici kitlesini oluşturmaya başlamıştır. Türkiye'de dijital platformların gelişiminde uluslararası dijital platformların rolü büyük olmuştur. Netflix, Amazon Prime Video, Disney Plus gibi küresel dijital platformlar, Türk pazarında da etkinlik göstererek yerel rekabeti arttırdığı görülmektedir. Dijital platformların, Türkiye'de medya sektörünün içerik üretim dinamiklerini değiştirmeye devam edeceği öngörülmektedir. Dijital platformların yükselişi, Türk izleyicilerin medya tüketim alışkanlıklarını da etkilemektedir. İzleyiciler, istedikleri içeriğe her an erişebilme ve kişiselleştirilmiş deneyimler yaşama avantajlarından dolayı dijital platformlara yönelmeye başlamıştır. Türkiye'de dijital platformların ortaya çıkması ve gelişmesi, medya sektöründe köklü bir değişimi beraberinde getirmiştir. İnternetin gücüyle birleşen bu platformlar, izleyici kitlesini genişletirken aynı zamanda içerik üreticilerine yeni fırsatlar sunmuştur. Türk medya sektörünün, dijitalleşme sürecindeki bu dinamik değişimle beraber geleceğe hazırlanması beklenmektedir. Dijitalleşmeyle birlikte, dünya genelinde kamu yayıncılığı yapan dijital platformlar, kültürel etkileşim ve ulusal kimlik konularında benzersiz stratejiler geliştirmektedir. İngiltere, Avustralya, Japonya ve Fransa gibi ülkeler kamu yayıncılığını dijital platformlara taşıyarak yayıncılıklarını genişletmiştir. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT), dijitalleşme çağına uyum sağlayarak kendi dijital platformunu oluşturmuştur. TRT Tabii’nin, geleneksel medyanın yanı sıra dijital ortamda da izleyicilere ulaşmayı hedefleyerek Türkiye'deki dijitalleşme sürecine kamusal bir boyut katması beklenmektedir. Bundan yola çıkarak, bu çalışmada Türkiye’deki dijital platformlar ve bunların arasında TRT Tabii’nin konumunun analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca çalışmada, TRT Tabii dijital platformunun İngiltere, Avustralya, Japonya ve Fransa gibi ülkelerin kamu yayıncılığı yapan kuruluşlarının dijital platformları arasındaki konumunu literatür tarama yöntemiyle ortaya çıkarmayı amaçlanmaktadır.
Halim Kara
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,37 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Osmanlı’yı Tahayyül Etmek: Tarihsel Romanda Fatih Temsilleri, Cumhuriyet’ten günümüze dek tarihsel romanlarda Fatih Sultan Mehmet’in edebi temsilleri çerçevesinde Osmanlı geçmişinin nasıl anlatıldığının izlerini sürüyor. Edebi bir karakter olarak Fatih’in metinleştirilmesi üzerinden Türkiye’de edebiyat ürünlerinin politik ve toplumsal işlevinden tarihsel roman algısına, kolektif hafızanın inşasından resmî tarihyazımına, Osmanlı geçmişinin algılanışından yeni bir milli hafıza kurulmasına ve modern ulusun tahayyülünden milli kimliğin oluşturulmasına kadar birçok sorun hakkında verdiği önemli ipuçlarının bir analizini yapmayı deniyor. Böylece Türkçe edebiyatta Osmanlı’nın geçmişi algısının tezahürleriyle birlikte tarihsel roman yazımının serüvenini tarihsel ve kültürel bir bağlamda tartışmaya açıyor.
Prof. Dr, M. ORHAN OKAY
metin - Türkçe
2 Ayrım
509,37 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Kitap, “Ön Söz”, “Giriş” ve on bölümden oluşmaktadır. Kitabın “Ön Söz” kısmında Aralık 1986 tarihi geçmesine rağmen ilk baskısı 1989 yılında yapılmıştır. Muhtemelen bunun sebebi 1986 yılı kasım ayından başlamak üzere Akif’in ölümünün ellinci yılı münasebetiyle bir dizi anma programı tertip edilmişti ve bu kitap da bu anma yılında hazırlanmış veya hazırlanmaya başlamıştı. Kitap, Okay’ın Beşir Fuad, Necip Fazıl, Ahmed Hamdi Tanpınar gibi Türk edebiyatının öncü isimleri için biyografi türünde ortaya koyduğu eserlerden biridir. Fakat Okay’ın yazdığı biyografiler salt hayatı anlatan eserler olmaktan ziyade, ilgili yazarın edebiyata taalluk eden yazı ve düşüncelerinin yanında kültür tarihimiz içindeki yerini, yazarların eserleriyle tarihsel bir paralellik taşıyacak şekilde sunması açısından diğer biyografilerden ayrılmaktadır.
TAYLAN MİROĞLU
metin - İngilizce
1 Ayrım
100,69 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Sosyal medyanın yükselişi, kişisel ve pazarlama amaçları için fotoğraf ve resim paylaşımını daha da önemli hale getirdi. Bu durum aynı zamanda, kamera ile çekilen ve genişliği yüksekliğinden daha fazla olan fotoğrafların kare formata dönüştürülmesi sorununu da beraberinde getirdi. Bu ihtiyacı karşılamak için son zamanlarda bir çalışma, resimleri özgün parçalarını koruyarak kare formata dönüştürmek için Seam Carving yönteminin kullanımını inceledi. Bu çalışmada, süpervize edilmiş bir görüntü üzerinde hem işlem süresi hem de tutarlılık açısından Greedy yaklaşım ve Dijkstra algoritması olmak üzere iki algoritma karşılaştırdı. Bu araştırmadaki tutarlılık karşılaştırmasında beş görüntü kullanıldı; üç tanesi NRID'den elde edilen ve iki tanesi bu çalışma için özel olarak oluşturulan beş görüntü üzerinde yapıldı. Beş görüntü, Dijkstra algoritmasının ortalama tutarlılığını hesaplamak için kullanıldı. Bunun yanı sıra, NRID'den 23 tane daha görüntü, Greedy algoritmasının ortalama tutarlılığını hesaplamak için kullanıldı. Bu araştırmanın analizinde toplamda 28 görüntü kullanıldı. Sonuçlar, beş farklı görüntüye dayanarak Greedy algoritmasının ortalama tutarlılığının Dijkstra algoritmasından %6,55 daha yüksek olduğunu gösterdi. Bunun yanı sıra, Dijkstra algoritmasına ait işlem süresinin Greedy algoritmasından %2.347 daha uzun sürdüğü ortaya çıktı. Bu bulguların sosyal medya kullanıcıları ve pazarlamacılar için önemli sonuçları vardır. Greedy algoritması, bir görüntünün temel öğelerini koruyarak farklı sosyal medya platformlarına uygun hale getirmeye yardımcı olabilir. Bu çalışma, görüntü yeniden boyutlandırma yöntemlerinden olan Seam Carving yönteminde algoritma seçiminde işlem süresinin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır. Genel olarak, bu araştırma, Seam Carving yönteminin potansiyelini göstermektedir ve görüntü manipülasyonu için algoritma seçimi konusunda değerli bilgiler sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Seam Carving, Dijkstra, Greedy, Resim Yeniden Hedefleme, Resim Boyutlandırma, En Kısa Yol
Pınar AKINCI
metin - Türkçe
1 Ayrım
161,41 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Sanat, insanlık tarihi boyunca toplumun gelişimine paralel olarak sürekli evrim geçiren bir alan olmuştur. Her dönemde, kendine özgü kitle iletişim araçları ve teknolojileri kullanarak yeni dengeler oluşturmuş ve sanatın dönüşümüne katkı sağlamıştır. Bu tez çalışmasında, Endüstri toplumu döneminden günümüz enformasyon dönemine kadar olan süreçte, kitle iletişim araçlarında yaşanan dönüşümün sanata, sanatçıya, izleyiciye ve toplumun yapısına olan etkileri ve oluşturduğu kültürel farklılıklar incelenmektedir. Giriş bölümünde, tezin amacı ve kapsamı belirtilerek konunun önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, endüstri toplumundan günümüz enformasyon dönemine kadar olan süreçteki teknolojik ve toplumsal değişimlerin sanat üzerindeki etkisi açıklanmıştır. İkinci bölüm, popüler kültür, kültür endüstrisi ve kitle kültürü kavramlarının açıklanmasıyla başlamıştır. Bu kavramlar, çalışmanın temelini oluşturmakta ve kültüre dair çözümlemeyi sunmaktadır. Üçüncü bölümde, endüstri toplumunda icat edilen geleneksel kitle iletişim araçlarının sanatı eski bağlamından koparıp, teknolojinin olanaklarıyla nasıl yeniden üretilebilir hale getirdiği incelenmiştir. Sanata ve kültüre olan toplumsal bakış açısındaki değişimler düşünürler ve iletişim kuramcılarıyla birlikte sosyolojik bağlamda ele alınmıştır. Dördüncü bölümde, enformasyon toplumu döneminde kitle iletişim aracı olarak internetin, yeni medya teknolojileriyle sanatı nasıl sanallaştırdığı ele alınmıştır. Aynı zamanda, önceki bölümlerde bahsedilen kuramcıların teorileri ışığında belirli sanatçıların eserleri yorumlanarak, sanatın endüstriyel üretimden dijital üretime geçişinde karşılaşılan sorunlar, sanat eserlerinin gerçekliği ve özgünlüğü gibi konular da tartışılmıştır. Sonuç bölümünde, elde edilen bulgular özetlenmiş ve kitle iletişim araçlarının sanata ve topluma olan etkileri üzerine çıkarımlar yapılmıştır. Ayrıca, çalışmanın katkıları ve sınırlılıkları vurgulanarak, ileri araştırmalar için öneriler sunulmuştur. Bu tez çalışması, sanatın tarih boyunca süregelen evrimini ve kitle iletişim araçlarının sanat üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde inceleyerek, okuyuculara sanat ve iletişim alanındaki önemli dönüşümleri anlamalarına yardımcı olmayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Endüstri Toplumu, Enformasyon Toplumu, Kitle İletişim Araçları, Sanal Sanat
Tuğba Erkoç
metin - Türkçe
1 Ayrım
158,06 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Rekabetçi Evrişimsel Sinir Ağları ile Nesne Tanıma. Tez, Yapay Zeka (AI) alanındaki son gelişmelere odaklanmaktadır. Son yıllarda Yapay Zeka (YZ) dili anlama ve görsel tanımayı içeren görevlerde genellikle insan yeteneklerini geride bırakarak etkileyici sonuçlar elde etti. Bunların arasında, bilgisayarla görme, büyük ölçüde Evrişimli Sinir Ağlarının (ESA) ortaya çıkması ile dikkate değer bir ilerleme kaydetti. ESAlar, görsel korteksin hiyerarşik yapısından ilham alarak görsel verilerdeki kalıpları, nesneleri ve karmaşık ilişkileri tespit etmek icin tasarlanmıştır. En önemli avantajlarından biri, popülerliklerine katkıda bulunan, bir uzmana ihtiya. Duymadan doğrudan piksel değerlerinden öğrenme yetenekleridir. Bu ağlar, kayıp fonksiyonuna göre ağ parametrelerinin (ağrılıklar ve eğilimler) gradyanlarını hesaplayan denetimli geri yayılım ile eğitilir. Geri yayılım, ESAlarda etkileyici bir performans sağlarken, bazı dezavantajlar da getirir. Bu dezavantajlardan biri büyük miktarlarda etiketlenmiş veri gereksinimidir. Mevcut veri örnekleri sınırlı olduğunda, bu sınırlı bilgiden hesaplanan gradyanlar , genel veri davranışını doğru bir şekilde yakalayamayabilir ve bu da yetersiz parameter güncellemelerine yol açar. Bununla birlikte, yeterli miktarda etiketlenmiş veri elde etmek bir zorluk teşkil etmektedir. Diğer nir dezavantaj nöron sayısı, öğrenme hızı ve ağ mimarisi dahil olmak üzere hiperparametrelerin dikkatli bir şekilde yapılandırılması gerekliliğidir. Bu hiperparametreler için en uygun değerleri bulmak zaman alıcı bir süreç olabilir. Ayrıca, görevin karmaşıklığı arttıkça ağ mimarisi daha derin ve karmaşık bir hale gelir. Ağın sığ katmanlarını etkili bir şekilde eğitmek için, epok sayısı artırılmalı ve kaybolan gradyanları önlemek için çözümler üretilmelidir. Karmaşık problemler, verilerde bulunan karmaşık kalıpları ve özellikleri öğrenmek için genellikle daha fazla sayıda epok gerektirir. ESAlar görsel korteksin yapısını taklit etmeyi amaçlasa da, beynin öğrenme mekanizmasının mutlaka geri yayılımı içermediğini not etmek önemlidir. ESAlar görsel korteksin katmanlı mimarisini içermelerine rağmen, geri yayılıma dayanan öğrenme, beynin gerçek öğrenme süreciyle uyumlu olmayabilen yapay bir öğrenme prosedürü sunar. Bu nedenle, geri yayılıma dayanmayan alternatif öğrenme paradigmalarını keşfetmek önem teşkil etmektedir. Bu tez çalışmasında, önceki araştırmalardan farklı olarak ESAlar için denetimsiz eğitime yönelik benzersiz bir yaklaşım araştırılmaktadır. Önerilen yaklaşım diğer denetimsiz yöntemlerin aksine, filtrelerin eğitimi için geri yayılmaya olan bağlılığı kaldırır. Geri yayılım ile öğrenme yerine, veri etiketleri veya geriye dönük hata güncellemeleri gerektirmeden görüntüleri yalnızca bir kez işleyerek veri kümesi özelliklerini çıkarabilen bir filtre çıkarma algoritması sunuyoruz. Bu yaklaşım bireysel Evrişimli katmanlar üzerinde çalışır ve filtreleri eğitim örnekleri üzerinden keşfederek evrişim katmanının filtrelerini kademeli olarak oluşturur. Bu geri yayılımsız algoritmanın etkinliğini değerlendirmek için dört farklı ESA mimarisi tasarladık ve deneyler yaptık. Sonuçlar, farklı veri kümelerinde etkileyici sınıflandırma doğrulukları elde ederek, geri yayılım olmadan eğitimin mümkün olabileceğini göstermektedir. Özellikle, bu sonuçlara herhangi bir veri arttırımı olmadan vet ek bir ağ kullanılarak ulaşılmıştır. Ek olarak, çalışmamızda önerilen algoritma, evrişim katmanı başına filtre sayısını önceden belirleme ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır çünkü algoritmamız bu değeri otomatik olarak belirlemektedir. Ayrıca, eğitim sırasında geri yayılım kullanılmadığından rastgele bir dağılımdan filtrelere ilkdeğer verilmesinin gereksiz olduğunu da bu çalışma ile gösterdik. Anahtar Kelimeler: Evrişimli Sinir Ağları, Denetimsiz Öğrenme, Özellik Çıkarma

Sayfalar