Yazara Gore Listeleme

  • Yaşar Seyman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    329,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: TÜRKAN KINAY SOOMRO
    Dünya bir kitapsa bu kitabı okumadan bu dünyadan geçme!” Kentler sadece binalardan, caddelerden ibaret değildir, her kentin bir kimliği, ruhu, kalbi vardır. Kentlerin kalbi, o kentlerde yaşayan, sokaklarında yürüyen, çalışan, emek veren, gerektiğinde isyan eden, direnen insanları ve eserleriyle o kentin nabzı olan şairleri, yazarları, sanatçılarıdır. Yaşar Seyman kentlerin nabzına kulak veriyor. Âşıklardan, ozanlardan devşirip kalemine taşıdığı özgün üslubuyla “bizim eller” dediği Anadolu’dan başlayıp beş kıtadan onlarca kentin kalp atışını, kokusunu, rüzgârını alıp getiriyor sayfalara. Erzincan’dan, Ankara sokaklarına, “Tanrılar Dağı” Nemrut’tan İzmir’de işçi kadın Rukiye’ye, Zonguldak maden işçilerinden Güney Afrika’da Mandela’ya, Hakkâri’deki “Dengbêj çiçeği” Asmin’den Arjantin’de Mercedes Sosa’ya, Goethe’nin kenti Frankfurt’tan Hintli kadınların renkli sarilerine uzanan; emeğin, kadın mücadelesinin, kitapların, şiirlerin, şarkıların izinde, Can Ersal'ın renkli desenleri eşliğinde dolu dolu bir yolculuğa çıkıyoruz.
  • Handan Sözbilen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    116,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hanife Bozkurt
    Hikâyelerime yönelik eleştiriler, genellikle onları yarım bıraktığım, sonlandırmadığım yönünde oldu. Daha yeni başlıyor gibiyken bitirdiğimi düşünenler, çoğunlukta. Haklı olabilirler. Siz de okuyunca bu kanıya varabilirsiniz. Bendeki yarım kalmışlıklardır belki bu sonucu doğuran. Herkesin yaşamında olduğu kadar yarım kalmışlıklar vardır bende de elbette. Hikâyelerime de bu olgu yansımış olabilir. Hikâyelerimde elbette benim vardığım ve sizinle sezgi yoluyla paylaşmaya çalıştığım bir sonuç var ve bu sonuç, sizin vardığınız sonuçla eşleşmeyebilir. Bundan daha doğal ne olabilir? Ayrıca bu durumdan mutluluk duyarım üstelik. Zengin ve hür düşünceyi destekler bence. Yaşamın kendisi zaten herkesin algıladığı farklı biçimlerde gelişiyor. Hem sonlar ve sonuçlar her zaman bizim istediğimiz ya da öngördüğümüz şekilde de gerçekleşmiyor. Bu nedenle okuyanlara, düşüncede ve hayal gücünde hürriyet güzelliğini vermek gerektiğine inanıyorum. Siz nasıl istiyorsanız, öyle sonuçlandırın lütfen öykülerimi. Benim yapmaya çalıştığım şey, sadece paylaşmak. (Tanıtım Bülteninden)
  • Osman Balcıgil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    663,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Banu Çankaya Zahmacıoğlu
    EN ÇOK SATAN DÖNEM ROMANLARININ YAZARI OSMAN BALCIGİL’İN KALEMİNDEN... TARİHSEL GERÇEKLERE TAM BİR BAĞLILIKLA. Sokaklarda oluk oluk kan akıyor. Memleket orta yerinden ikiye ayrılmış gibi. Üniversiteler, fabrikalar fokur fokur kaynıyor. Parlamento çökmüş durumda. İnsanların göğsüne adeta fil oturmuş, herkeste ağır bir sıkıntı... Belli ki kötü şeyler olacak. Generallerin üniformaları ütülenmiş, askerlerin postalları parlatılmış. Türkiye uçurumun kenarında... Bütün bunlar olurken yaşanan nefes nefese bir casusluk ve aşk hikâyesi. Bazı planlar bozulacak, kartlar yeniden dağılacak. CIA’in en iyi yetişmiş ajanı Peck’in Türkiye kırsalında işi ne? Metin ve Ceren, Türk kontrgerillasının tezgâhladığı içsavaşın ortasında ne arıyor? Dışişleri Güvenlik ve İstihbarat Dairesi ajanı Nezihe Hanım devrimcilerin kurduğu barikatlara can havliyle neden atlıyor? Türkiye’de gerçekleşecek darbe için ABD başkanı neden bu kadar çok çaba gösteriyor? Sünnileri Alevilerin üzerine saldırtmaya, Beyaz Saray’ın hangi odasında karar veriliyor? Hangi dünyaca ünlü CIA ajanları Türkiye’yi köşeye sıkıştırmanın peşinde? O tarihten itibaren, Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Elinizden düşürmeyecek, soluk soluğa okuyacaksınız. Öğrenecekleriniz, tarihi yeniden değerlendirmenize yol açacak. (Tanıtım Bülteninden)
  • Ayşe Kulin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    620,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Jale Anıl
    Ben yazarlık serüvenime öykü yazarak başladım, öykü yazarlığını çok sevdim. İlk ödüllerim olan 1995 Haldun Taner Öykü Birinciliği ve 1996 Sait Faik Hikâye Armağanını da bana öykülerim kazandırdı. Ama sonradan yazmış olduğum romanlarımın sesi, öykülere oranla o kadar güçlü çıktı ki, öykülerim adeta sessizleşip sindiler. Zaten, romanlarımdaki güçlü kadınlara inat, öykü kahramanlarım hep sessiz sedasız yaşanmış hayatların, kırsal törelerin toplumsal sorunların, mahalle baskılarının ezdiği, sakin ve sessiz kadınlardı. Güneşe Dön Yüzünü, Geniş Zamanlar, Foto Sabah Resimleri kitaplarımda yayımlanmış bu öyküleri Sessiz öyküler adı altında buluşturup, yeniden okura sunduk. Bu kez öykü kahramanlarımın birlikte çok daha güçlü bir ses vermeleri umuduyla, sevgili okurlarıma keyifli okumalar diliyorum.
  • Maral Atmaca
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    1193,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Yaşam tam da ölümü kabullendiğin anda başlar. Ölümü kabullenmeli ki insan, aldığı nefese sıkı sıkıya sarılabilsin. Ötanazi Okulu’nda yalnızlığın içinde solmayı bekleyen Yeşil için hayatına giren suikastçı bir durak gibiydi. Ölmeden önce uğrayacağı ıssız, çorak ama güvenli bir son durak... Belki de ayrılmak istemeyeceği tek duraktı bu. Az da olsa nefes alabileceği tek durak… Fakat zaman daralıyordu, göğsünde saatli bir bomba gibi taşıdığı kalbin ömrü tükeniyor, Yeşil’i de beraberinde tüketiyordu. Herkesin ölesiye istediği bir kalbin taşıyıcısı olmanın bazı bedelleri vardı ve Yeşil, belki de en ağır bedeli ödüyordu. O kalbin içinde yaşamayı… Tehlike ve gizemin iç içe geçmiş duvarlarıyla örülü Ötanazi Okulu, serinin ikinci kitabıyla yeni sırlara kapı aralamaya devam ediyor. “Kabul etmek istemediğim tek şey onun beni yaşattığı ve benim dışımdaki herkesi öldürdüğüydü. Cennet ve cehennem tek bir vücutta hüküm süremezdi.”
  • Celil Sadık
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    245,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Meltem Çelik
    "Aşk deyince herkesin dinlemek istediği masal farklıdır, değil mi? Kimi mutlu sonların, yüzü gülen âşıkların peşindedir, kimi de hem cenneti görmek ister hem de cehennemi. Bu durum Batı resim sanatına adını yazdıran ressamlar için de farklı değildi; iyi ya da kötü, hepsinin anlatacak bir hikâyesi vardı. Bazıları ilahi aşkları anlattı, bazıları mitolojinin efsanevi âşıklarını. Birbirlerine tutkuyla bağlı çiftler gibi sadakate sırt çevirmişlerin suretleri de belirdi tuvallerde.   Celil Sadık, Uygarlığın Ayak İzleri serisinin üçüncü kitabında Batı resim sanatında aşk temasını irdelerken madalyonun iki yüzüne de bakma cesareti gösteriyor. “Resim sanatında aşkı konu eden bir kitapta ondan söz etmemeyi düşünemezdik,” diyen Sadık, ilk iki bölümün ardından Avrupa’yı terk edip sıcak bir iklime göçerek Frida Kahlo’nun hayatıyla eserlerine değindiği son perdeye varıyor."
  • Yeliz Özge Toyman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    191,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nagehan Tanyeli
    Renklerle Yolculuk öncü kadınlarımızı işliyor. Romanda fantastik bir kurguyla Safiye Ali, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Jale İnan, Afet İnan, Suat Hilmi Berk, Mihri Müşfik Hanım yer alıyor.
  • Mutluhan İzmir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    180,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Delibaş
    En basit kaygıların, en insani endişelerin 'depresyon' olarak yaftalandığı bir zamanda yaşıyoruz.Hayatın normal akışı içindeki sıradan üzüntüleri yaşayanların hepsi psikiyatri sektörü nezdinde potansiyel birer hasta.Ve sektöre göre bu devasa potansiyelin tamamı antidepresan ilaçlar kullanmak zorunda.
  • Mutluhan İzmir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    121,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Emre Aydoğan
    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, günümüzde sıkça duyduğumuz bir hastalık! Çocukların % 14’ü bu hastalıktan ve tedavisinde kullanılan ilaçlardan muzdarip! Muzdarip, çünkü bu hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar, küçücük çocuklarda ‘büyük’ yan etkilere sebep olabiliyor. Durum böyle olunca, vicdanlı hekimlerin ve anne babaların aklına birçok soru geliyor... 20 yıl öncesine kadar çok ender rastlanan bir hastalık olan 'Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu' günümüzde nasıl her 7-8 çocuktan birinde rastlanır hale geldi? Konulan tanılar ne kadar doğru? Tanı konulma sıklığında bir abartı var mı? Psikiyatrlar bu tanıyı koyarken gerçekten özenli davranıyorlar mı? Nesnel kriterleri dikkate alıyorlar mı? Bu hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların söylendiği gibi bağımlılık yapmadığı doğru mu? Yapmıyorlarsa neden kırmızı reçete ile satılıyorlar? Bağımlılık yaptıkları konusundaki kuşkuların yüksek olduğu bu ilaçların gereksiz yere kullanımı hangi riskleri beraberinde getiriyor? İlaçlar dışında çocuklara yardımcı olabileceğimiz 'yan etkisiz' seçenekler neler? Antidepresan Tuzağı kitabının da yazarı olan Psikiyatrist Dr. Mutluhan İzmir, tüm dünyada güncel olan bu soruları, yapılan son çalışmaların ışığında sizler için yanıtlıyor. Ülkemizde de büyüyen bir sorun haline gelen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu hastalığının teşhisi ve tedavisi ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi vicdanlı bir hekimin kaleminden okuyacaksınız. 'Vicdanlı' sıfatı önemli çünkü belki de çocuğunuzun hayatını o kelime kurtaracak!
  • Necati Mert
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    239,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mücella Tekeoğlu
    Necati Mert’in Bütün Öyküleri’nin birinci cildinde yazarın 70’li yıllardaki ilk öykülerini içeren Gramofonlar, Radyolar, Teypler ile 80’li yıllarda yazdıklarından oluşan Minnacık Bir Uçurum yer alıyor. “Fincanı ağzına götürdü Usta. (Vay dürzü! Ulan çarşının en yüksek ücreti sende! Daha ne istiyon? Ortağım mısın benim? Şimdi paçanı tutuştururum!) Höpürdeterek çekti fincanı. ‘Dolaş dükkânları!’ dedi, ‘Kim fazla veriyorsa orda çalış.’” (“Göç Eden Çarşı”dan) Kaybolan meslekler, eski çarşılar ve ufalan esnaf ve zanaatkârın günlük hayatından sancılarla minnacık uçurumlarında sıkışıp kalmış taşra küçük burjuvazisinden acınası, gülünesi hayat parçaları… “‘Senden değil, bu şehirden kaçıyorum… Seni hep arayacağım canikom!’ dedi ve bir eli at kuyruğu saçının fiyonklu tokasında çıktı gitti. Avukat Cemal Bey, söylemesi güç, o derbeder yatakta hiç özenilmeyecek halde, nasıl diyeyim, bir kap terbiyeli kereviz gibi kalakaldı.” (“İki Portakal”dan) Necati Mert’in güzel ve titiz Türkçesi buluşturuyor bizi elbette toplumsal değişimle.

Sayfalar