Yazara Gore Listeleme

  • Simone de Beauvoir
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Sheldon Krimsky
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanlığın yararına bile olsa araştırma uğruna embriyoları tahrip etmeye hakkımız var mı? Gayriahlaki eylemlerden iyilik doğar mı? Bedenimiz üzerindeki mülki haklarımızın sınırı nereye uzanır? Onaylanmamış bir tedaviyi deneme özgürlüğümüz var mı? Biyolojinin yeni gözdesi Kök Hücreler bildiğimiz tüm tanımları ve sınırları zorlayan, yıkan ve yeniden yapan oluşumlar. Kök Hücre Diyalogları’nda Sheldon Krimsky okuru, felçlilerin yürümeye başlayacağı, kanserin tedavi edileceği, erkeklerin kadınsız, kadınların erkeksiz üreyebileceği, hastalıklara çarenin kendi hücrelerimizden geleceği bu dünyada sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Sheldon Krimsky Tufts Üniversitesi’nde çevre ve biyoteknoloji profesörü.
  • Şeyla Benhabib
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    16,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap, söylem etiği ve iletişimsel rasyonaliteye dayanan bir teori üzerinden, modern dünyayı şekillendiren daha geniş toplumsal dönüşümler çerçevesinde insan hakları felsefesi ve politikasını tartışıyor. Uluslararası insan haklarının, neoliberal imparatorluğun dünya hâkimiyeti şiarına indirgenmesine ya da muhafazakâr bakış açısıyla yasal kozmopolitliğin demokratik özerkliğe saldırı olarak görülmesine karşı çıkan Şeyla Benhabib, bu antitezlerin ötesine geçebilmek için iki temel kavram öne sürüyor. Uluslararası insan hakları normlarının "demokratik yineleme" süreçleriyle bağlama oturtulması gerektiğini; dahası, bu normların, toplumsal ve siyasi mücadele alanlarına yeni aktörlerin girmesini sağlayan "hukuk yaratıcı gücü" olduğunu söylüyor. Dünyaca ünlü siyaset kuramcısı Şeyla Benhabib, Türkçe basıma yazdığı önsözün de bulunduğu bu kitabında, insan haklarının bugün her zamanki kadar güncel ve acil olduğunu savunuyor. Küresel kapitalizmin, egemenliği, vatandaşlığı ve hukuku nasıl dönüştürdüğünü, soykırımdan Almanya, Fransa ve Türkiye'de türban meselesi vakalarına uzanan çeşitli örneklere bakarak irdeleyen yazar, buna karşılık, yeni kozmopolit insan hakları normlarının yükselişinde önemli bir açılım görüyor. Şeyla Benhabib Yale Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Felsefe Bölümünde Eugene Meyer profesörüdür. Ötekilerin Hakları: Yabancılar, Yerliler, Vatandaşlar ve Eleştiri, Norm ve Ütopya: Eleştirel Teorinin Temellerine Dair Bir İnceleme isimleriyle iki kitabı Türkçe'ye çevrilmiştir.
  • Rochelle A. Davis
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    11,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    1948 Arap-İsrail Savaşı sonucunda Filistin’de yaşayan binlerce Arap yerinden oldu, onlarca köy yok edildi. Filistinlilerin önemli bir kısmı Lübnan, Suriye, Ürdün, Mısır ve Gazze Şeridi’nde mülteci statüsünde yaşamaya başladı. Filistinliler tüm bu olayları nekbe (felaket) olarak adlandırdı. Nekbe sürecinde boşaltılan ve büyük ölçüde yok edilen 400’ü aşkın Filistin köyü hakkında 120’den fazla “köy anma kitabı” yayımlandı. Bugün bu kitaplar, Filistinlilerin yaşadığı bu köylerin bir zamanlar haritada var olduğuna dair kanıt dosyalar olarak sunuluyor. Ağırlıklı olarak etnografik araştırmalara ve köy kitaplarına dayanan Yerinden Edilenlerin Coğrafyaları, tarihin nasıl yazıldığını, kaydedildiğini ve tartışıldığını inceliyor. Yok edilen Filistin köylerinin ve onların tarihlerinin, Filistinli mültecilerin bugünkü hayatlarını nasıl etkilediğini gösteriyor. Rochelle A. Davis, köy tarihlerinin ve köy kitaplarının bugün Filistinliler için ne ifade ettiği ve mücadelelerinin neresinde yer aldığı sorularına cevap arıyor. Rochelle A. Davis, Georgetown Üniversitesi Dışişleri Fakültesi öğretim üyesi.
  • Robert Pogue Harrison
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    3,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kaç yaşındasınız? Bu sorunun cevabını vermek aslında sandığımız kadar kolay değil. Çünkü belli bir kültürün ve tarihin içinde, hem biyolojik, hem psikolojik, hem de toplumsal olarak “yaş alıyoruz”. Geç modernlik, biz 21. yüzyıl insanlarına, pek çok açıdan tarihin hiçbir döneminde olmadığımız kadar yaşlı olduğumuzu söylüyor. Yaşlıyız, ama Robert Pogue Harrison’a göre bir taraftan da dış görünümümüzle, zihniyetimizle, davranışlarımızla şaşırtıcı bir şekilde gençleşiyoruz. Artık yeni bir çağın içindeyiz: Gençleşme çağı. Harrison, Gençleşme’de, tarih boyunca gençlik ruhunun izini sürüyor. Sokrates’ten Heidegger’e, Vico’dan Darwin’e, Sophokles’ten Rilke’ye kadar Batı kültürünün bin yıllık tarihinde “gençlik” fikrinin uğrak noktalarını ve geçirdiği dönüşümü incelerken iki temel kavramın altını ısrarla çiziyor: Deha ve Bilgelik. “Deha geleceğin sakladığı yenilikleri özgür bırakır,” diyor Harrison, “bilgelikse geçmişin miraslarını kuşaktan kuşağa yenileyerek aktarır.” Gençleşme, uygarlıkların, toplumların, kültürlerin, insanların ve fikirlerin nasıl “genç” kalabildiklerine dair taptaze ve heyecan verici bir çalışma. Robert Pogue Harrison, Stanford Üniversitesi’nde Rosina Pierotti İtalyan Edebiyatı profesörü ve İtalyanca lisansüstü çalışmalar yöneticisi.
  • Robert Ousterhout
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    23,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bizans mimarisini, ağırlıklı olarak da dokuzuncu yüzyılla on beşinci yüzyıl arası Konstantinopolis bölgesinde inşa edilmiş olan kiliseleri inceleyen Robert Ousterhout, tasarım ve inşaat süreçlerinde en sık karşılaşılan sorunları tespit ediyor. Yazılı kanıtları, arkeolojik kayıtları ve özellikle de ayakta kalmış olan yapıları analiz ederek Bizans mimarisinin, bilindiğinden çok daha yaratıcı ve yenilikçi olduğu sonucuna varıyor. Ousterhout, ustaların tuğla ve harçtan çatı kiremitlerine, temellerden kubbelere kadar tüm malzemeleri nasıl seçtiklerini, ürettiklerini ve kullandıklarını anlatıyor. Zengin süslerle dekore edilmiş, mermer levhalar, mozaik ve fresklerle kaplı kilise iç mekânlarını, karmaşık ikonografik programlarıyla birlikte, yapı ustasının görüşleri çerçevesinde konumlandırıyor. Ousterhout, aynı zamanda Rusya, Balkanlar ve İsrail’deki ustalara da değiniyor.
  • Robert Darnton
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    13,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    1730’ların Paris’inde bir matbaanın çırakları kendi kurdukları mahkemelerde yargıladıkları kedileri ölümle cezalandırırlar. Bu hikâyeyi tekrar tekrar anlatan çıraklar her seferinde katılarak gülerler. Kedilerin katledilmesinde çırakları eğlendiren ne olmuştu? Nasıl olmuştu da “Kırmızı Başlıklı Kız” masalının 18. yüzyıl versiyonunda çocuk kurda yem olmuştu? Montpellierli biri, yaşadığı kentin tüm etkinliklerini detaylı bir şekilde yazarken aklından neler geçiyordu? Bunlar Robert Darnton’un, Aydınlanma çağındaki Avrupa’nın tarihine dair cevapladığı sorulardan bazıları. İlk olarak 1984’te yayımlanan Büyük Kedi Katliamı, toplumsal tarihyazımının başucu eserlerinden biri haline geldi; artık kültürel tarih alanında yazılmış bir klasik olarak anılıyor. Darnton, 18. yüzyılın sıradan insanlarının yaşamlarından çeşitli sahneleri inceleyerek bu dönemdeki insanlık durumunu, insanların olayları nasıl gördüğünü ve kurguladığını ele alıyor. Robert Darnton, Harvard Üniversitesi Tarih Bölümü profesörü ve Harvard Üniversitesi Kütüphanesi’nin direktörü.
  • Robert Aunger, Valerie Curtis
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kontrollü Güç, kuramsal temelini evrimsel biyolojiye dayan­dırarak insan davranış biçiminin diğer hayvan türlerinin dav­ranış biçimlerinden nasıl farklı bir evrim geçirdiğini anlatıyor. İnsan davranışını sadece anlamak değil, aynı zamanda değiştirmek üzerine yapılan çalışmaların bir uzantısı olan Kontrollü Güç, davranış dünyasını işlevselci/adaptasyoncu görüşlerin ışığında değerlendiriyor ve standart insan davra­nışı açıklamalarının yöntemini kullanmayı reddediyor. Çev­resini kontrol etme yetisi sınırlı bir canlı olmaktan, dünyada büyük çevresel değişikliklere yol açan şimdiki davranış re­pertuarımıza doğru nesiller boyunca adım adım nasıl ilerle­diğimizi, evrim mantığını kullanarak açıklıyor. Bu şaşırtıcı ve kışkırtıcı kitap, evrim psikologlarına ve biyo­loglarına, antropologlara ve tüm bilim camiasına taze bakış açıları sunuyor. Robert Aunger, London School of Hygiene and Tropical Medicine’ın Hijyen Merkezi’nde evrimsel halk sağlığı üzerine araştırmalarını sürdü­rüyor. Valerie Curtis, London School of Hygiene and Tropical Medicine’da Çevre Sağlığı Grubu’nun direktörü.
  • Kolektif
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    64,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Fotoğraf, 1839’da doğduğu andan itibaren hem modernitenin bir parçası oldu hem de onu simgeledi. Bu yeni teknoloji, sağladığı kaydetme ve sergileme imkânları ve taşıdığı kesinlik ve gerçeklik iddialarıyla modern dünyanın hareketliliğine sıkı sıkıya kenetlendi. Osmanlı İmparatorluğu da fotoğrafı büyük bir heyecanla kucakladı. Fotoğrafın etkisi ve anlamı, Tanzimat hareketinin modernleşme ve Batılılaşma atılımıyla örtüşerek birleşti. Fotoğraf, yirminci yüzyıl başında Osmanlı topraklarında günlük yaşamın, basının ve devlet aygıtının olağan bir parçası haline geldi. Bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu bağlamında, fotoğrafla modernite arasındaki yakın ilişkinin en çarpıcı yönlerini ele alıyor. İçerdiği malzemenin önemli bir kısmı, padişahın imparatorluğunu Batılı kitlelere tanıtmak amacıyla ısmarladığı fotoğraflarda ve albümlerde olduğu gibi, modernitenin fotoğraf aracılığıyla sergilenmesine dairdir. Modernite fotoğraf sanatının bir parçası haline gelmiş, onu sıradan, alışılmış bir uygulama haline getirmiştir. Resimli basınla, aile fertlerine veya isimsiz koleksiyonculara yollanan kartpostallarla, arkadaş ve tanıdıklara verilen portrelerle, çalışanların veya mahkûmların resimleriyle fotoğraf, kamusal ve özel hayatın bütün alanlarını işgal etmeye başlamıştır. Bugün içinde yaşadığımız görsel dünya yaklaşık 150 yıl önce doğdu. Camera Ottomana, yakın geçmişteki dönüştürücü güce sahip en etkili teknolojik icatlardan biri olan fotoğrafın yerel boyutunun eleştirel bir değerlendirmesi olduğu kadar, ona duyulan ilgi ve saygının ifadesidir.
  • Zeynep Çelik
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    14,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu önemli çalışma Şarkiyatçılığa şimdiye kadar yaklaşılmamış bir açıdan bakıyor: Edward Said ve diğer çağdaş düşünürlerin Batı’nın Doğu’ya yaklaşımını eleştiren görüşlerini ele alıyor ve Osmanlı-Türk aydınlarının onlardan çok daha önce, 19. yüzyıl sonlarından itibaren bu konudaki tespitlerini ortaya koyuyor. Avrupa Şark’ı Bilmez, Şarkiyatçılığa “Şark”ın kendisinin verdiği cevaplar konusundaki kaynak eksikliğini tamamlayan değerli bir kitap. Rashid Khalidi Modern Arap Araştırmaları Edward Said Profesörü Columbia Üniversitesi Tarih Bölümü Avrupa Şark’ı Bilmez, Zeynep Çelik’in uzman bakışı ve bilgi birikimiyle bir araya getirilmiş, gelecek kuşaklara yol gösterecek bir giriş yazısıyla açılan çok önemli bir kitap. Çelik’in yapıtı geç dönem Osmanlıların ayakları yere basan, entelektüel, kozmopolit bir dünyasının olduğunu, hem “modernite projeleri”ne katıldıklarını hem de Avrupalı bilim insanlarının “Şark” konusundaki varsayımlarını keskin bir eleştirel gözle değerlendirdiklerini gösteriyor. Böylece 19. yüzyılın Şarkiyatçı kuramcılarına karşı çıktığı gibi, Şark’ın kuramsal kurtuluşunu Avrupa-Amerika entelektüel düşüncesinin evrenine yerleştiren bazı 21. yüzyıl düşünürlerinin görüşlerini de sarsıyor. Jerrilyn Dodds Harlequin Adair Dammann İslam Araştırmaları Profesörü Sarah Lawrence College Avrupa Şark’ı Bilmez, öfkeli Osmanlı ve Türk aydınlarının Şarkiyat eleştirilerini bir araya getiriyor ve Zeynep Çelik kitap için seçtiği metinleri giriş yazısında ustaca tanıtıyor. Çelik’in çalışmaları, Osmanlı İmparatorluğu ve Ortadoğu’nun modernleşmesini anlamak için şart. Orhan Pamuk Edward Said’in çığır açıcı yapıtının Şarkiyatçılığı emperyalizmin anahtar tekniklerinden biri olarak tanımlamasından bu yana, yerel direnişin ifadelerini ele alan fazla çalışma yapılmadı. Zeynep Çelik’in kapsayıcı giriş yazısına eşlik eden alıntılar Şarkiyatçılık eleştirilerine ek olarak imparatorluk ve milliyetçilik düşlerini seslendiriyor. Bu metinler, geç dönem Osmanlı İmparatorluğu ve erken dönem Türkiye Cumhuriyeti’nde Batı’nın kültürel egemenliğine karşı entelektüel tartışmaların ne kadar zengin ve canlı olduğunu sergileyen büyüleyici bir okuma sunuyor. Avrupa Şark’ı Bilmez, Şarkiyatçılık çalışmalarına katkıda bulunacak ve bu alandaki araştırmacılar ve eğitimciler için önemli bir kaynak kitap olacak. Selim Kuru Yakın Doğu Dilleri ve Uygarlıkları Doçenti ve Bölüm Başkanı Washington Üniversitesi

Sayfalar