En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59509 sonuçtan 58201 - 58210 arası görüntüleniyor.
insan sesi mp3 - Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:

İlaç Prospektüsüdür.

ZÂTI
metin - Türkçe
4 Ayrım
5,00 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anlatı
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Görmüş geçirmiş, uzun süre hüküm sürmüş ve yaşı da kemale ermiş bir padişah, yerine geçecek bir erkek evlat sahibi olmak için yanıp tutuşmakta, dualar etmekte, içten içe kederlenmektedir. Onun yakarışları Pervâne adlı bir oğula kavuşmasıyla karşılık bulur. İlerleyen yıllarda büyüyüp serpilen delikanlı Pervâne bir gün babasının kendisine yaptırdığı köşkün duvarında bir kız resmi görür ve hemen çarpılır. Şem adındaki bu güzeller güzeli onun aklını başından alır. Bütün vaktini resmin karşısında geçirmeye başlar. Babası, o avlanmak için dışarıya gidince duvardaki resmi kazıtır. Dönüşte Pervâne, çılgına döner. Bir gün avlanmaya gittiğinde ise geri gelmez. Babası günlerce onu aratır, nihayet kör bir kuyunun içinde, aklını yarı yitirmiş olarak bulur. Pervâne için zor günler yaşanır. Padişah kaçmasın diye onu zincire vurdurur. Sonunda sihirbazının yaptığı bir kuşa binerek Şem sevdasına uzun bir yolculuğa çıkar. Olan bitenden Şem de haberdar olmuştur. Bundan sonrası her iki âşık için de uzun ve zorlu bir süreç olacaktır. Hindistan’dan İran’a kadar uzanan geniş coğrafyada bu hikâyenin anlatılarına rastlanır. Divan şiirinde Zâtî aynı hikâyeyi bizim dünyamıza canlı ve başarılı şekilde yeniden yazar. Alegoriler, kültürel göndermeler, mitolojik ve tasavvufi ögeler yanında dil kıvraklıkları ve anlatım şevkiyle ölümsüzleşen Şem u Pervâne, günümüz Türkçesi ve açıklamalarla “Ölümsüz Klasikler” arasında seçkin yerini alıyor. Ölümsüz aşk kanatlarını alabildiğine yükseklere çarpıyor…
HANDAN İNCİ
metin - Türkçe
4 Ayrım
2,96 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Döneminin önemli mütefekkirlerinden, yazarlarından, araştırmacılarından biridir Midhat Cemal Kuntay. Daha çok Üç İstanbul isimli romanından biliriz onu. Kuntay’ın tek romanıdır o, üstelik! Şairdir, biyograftır, araştırmacıdır, antoloji hazırlamıştır. Bir de bu, Türkiye’deki ilk edebiyat anketi onun elinden çıkmıştır. Abdülhak Hâmid Tarhan’dan CenabŞahabeddin’e, Halide Edib Adıvar’dan Yusuf Akçura’ya dönemin yazarlarıyla yapılmış bu anket, bir daha hakiki “keşif” olarak, Everest Keşif dizisinden neşrediliyor. Hem bir “ilk”i tashih ediyor bu kitap, hem de dönemin yazarlarının entelektüel ilgilerinin ne denli şaşırtıcı olduğunu gözler önüne seriyor. “Türk edebiyatında yazara yöneltilmiş sorulardan oluşan anket/soruşturma/röportaj türü çalışmaların ilk örneği olarak Ruşen Eşref Ünaydın’ın 1918’de yayımladığı Diyorlar ki adlı kitabı gösteriliyor. Oysa ondan çok daha önce yola çıkan biri var. Midhat Cemal Kuntay, 1909’dan itibaren dönemin tanınmış yazarlarına edebî kimliklerini kendilerinden öğrenmek amacıyla birer anket formu gönderir. Ancak her nedense gelen cevapları yayımlamak için 1919’a kadar bekler. [...] “Tahkikat-ı Edebiye Sütunları”na gönderilen cevaplar edebiyat tarihimiz için önemli bir belge niteliği taşımaktadır. Anketin asıl amacı da günün okurunun ilgisini çekecek bir dizi hazırlamak değil, geleceğin edebiyat tarihçileri adına birinci elden çeşitli bilgiler derlemektir. Servet-i Fünûn’da yayımlanırken bütün cevapların başına eklenen paragrafta, eski edebiyatın bu konudaki eksiğine eleştirel bir bakışla işaret edildiği gibi bu çabayla ulaşılmak istenen hedef de ortaya konur.”
Michio Kaku, Jennifer Thompson
metin - Türkçe
4 Ayrım
5,40 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim, Popüler Bilim
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Bu adam, bilimi ilgi çekici hale getirmeyi biliyor” -PHILADELPHIA INQUIRER “Kaku’nun süper sicim kuramı ilkelerine yaptığı keşif gezisi duru, hareketli ve doyurucu... Stephen Hawking kadar kışkırtıcı.” - KIRKUS REVIEWS “Açık ve gülümseyen tarzıyla [Kaku] en göksel fikirleri dahi dünyaya indirmeyi başarıyor.” - THE WALL STREET JOURNAL “Bilimsel görüşleri bu dünyanın ötesinde.” - LOS ANGELES TIMES
Hermann Kinder, Werner Hilgemann
metin - Türkçe
4 Ayrım
57,69 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
1964 yılında ilk baskısı yapılan ve geçen yıllar içinde sürekli güncellenerek neredeyse bir alamanak niteliği kazanan Dünya Tarihi Atlası, pek çok Avrupa diline çevrilmiş yayımlandığı bütün ülkelerde büyük beğeni toplamıştır. Dünya tarihini başlangıcından itibaren bütün büyük savaşlar ve antlaşmalara, bilimsel atılımlara, sanatsal ve sosyal akımlara, yükselen ve çöken medeniyetlere, tarihe öne veren önemli olaylara ve insanlara kronolojik olarak değinen bu atlas, tamamı renkli harita ve çizelgeleriyle, cebe sığacak özel ölçüleriyle ve tarafsız olarak bütün dünya tarihini ele almasıyla vazgeçilmez bir başvru eseri olacak.
Christopher I. Beckwith
metin - Türkçe
4 Ayrım
20,45 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Antik Çağ'dan günümüze Avrasya'nın tarihini ilk defa eksiksiz şekilde ortaya koyan İpek Yolu İmparatorlukları: Bronz Çağı’ndan Bugüne Dünya Tarihinde Avrasya başlıklı bu kitap, dünyanın son derece büyük bir alanının köklerini, tarihini ve ehemmiyetini göz önünde bulundurarak Avrasya tarihini yeniden düşünmeyi elzem kılıyor. Christopher Beckwith, İskitleri, Attila ve Hunlarını, Türkleri, Tibetlileri, Cengiz Han ve Moğollarını ele alarak geleneksel bir Orta Asya tarihi yazma yoluna gitmekle kalmıyor, bunlara ek olarak Perslerin, Greklerin, Arapların ve Çinlilerin de tarihini inceleyerek Avrasya'nın derununda yüzlerce yıldır yatan ekonomik, bilimsel ve sanatsal dengeleri de yeniden yorumluyor. Eski Dünya'nın hikâyesini Avrasya perspektifinden yeniden anlatan Beckwith, Avrasya devletlerinin iç ve dış dinamiklerine dair yeni bir anlayış sunarak, halkların Avrasya medeniyetinde nasıl defalarca devrim yarattığını gösteriyor. Beckwith, Hint-Avrupalıların Avrasya'dan göçlerini, yerel halklarla karışmalarını ve bunun sonucunda gelişen Greko-Romen, Pers, Hint ve Çin uygarlıklarını inceliyor; Erken Modern Avrasya tarihinin gelişen ekonomisinin temelini, bölgenin 18. ve 19. yüzyıllarda Çinliler ve Ruslar tarafından bölünmesinin ardından ekonominin parçalanmasını ve Orta Avrasya kültürünün modernizm tarafından tehdit edilişini detaylandırıyor. Nihayetinde Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra Avrasya uluslarının kısmen yeniden ortaya çıkmasının dünya tarihi için önemini tartışıyor. Sinan Akbaytürk'ün titiz çevirisiyle Türk okuyucusunun dikkatine sunulan İpek Yolu İmparatorlukları, Avrasya'yı dünya tarihinin kalbine yerleştirerek bölgenin uygarlık tarihini anlamak için neden merkezî bir öneme sahip olduğunu kanıtlamaya çabalıyor.
Robert Gilmore
metin - Türkçe
4 Ayrım
6,11 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Popüler Bilim
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Kuarkların Büyücüsü” küçük bir kızın normal olarak görülemeyen ve tanımlanamayan atomaltı parçacıkların dünyasına yaptığı gerçeküstü yolculuğun kitabıdır. Dorothy, Kansas’a giden bir yer altı treninde yolculuk yaparken kendisini aniden başka bir dünyada bulur. Hem de bütünüyle farklı bir dünyada… Buradaki yolculuğunda kendisini bu yeni dünya hakkında bilgilendirecek yeni arkadaşlar edinir. Maddeyi oluşturan ve bir arada tutan dört cadı ile tanışır; Kütle Cadısı, Elektrik Yükü Cadısı, Renk Cadısı ve Zayıf Cadı. Maddenin en küçük ölçekte gerçekte ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmak ve kendi dünyasına geri dönebilmek için durmaksızın soru sorar ve anlamaya çalışır. Modern fizik biliminin en karmaşık ve en az bilinen alanı olan Kuarklar, tanınmış fizikçi Robert Gilmore tarafından okuyucunun daha kolay anlayabilmesi için masalsı bir dille kaleme alınmış, konunun izin verdiği kadar açık bir şekilde anlatılmaya çalışılmıştır.
Önder Şenyapılı
metin - Türkçe
4 Ayrım
11,22 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Bizanslılar kentlerinden söz ederken Bizans demezler de, "he polis" derlermiş. Polis, Yunancada kent, site anlamına geliyor. He, belli bilinen bir kentten söz edildiğini vurguluyor. Hani, şimdi İstanbul'da The Marmara var ya, Marmara Denizi'ni değil de belli bir konaklama yurdunu anlatıyor oradaki 'the'; 'he' de 'the' gibi aynı görevi üstlenmiş. Öte yandan, Yunanlılar olsun, Romalılar olsun Bizans kenti. Bizans diyarı anlamına Byzantium adıyla anmışlar bu yerleşimi. Ama ne zaman ki, yeni Roma kurulmuş, kurucusu Büyük Konstantin yeni imparatorluğun başkenti olarak ilan etmiş burasını, İsadan Önce 330'dan itibaren Konstantinopolis, yani Konstantin kenti diye de anılmaya başlanmış. Pekiyi, ya 1930 yılında resmi ad olarak benimsenen İstanbul adı ne zamandan beri kullanılıyor ve ne anlama geliyor? Yanıtı kesinlikle verilemiyor. Tartışmalı. Osmanlı belgelerinde ve paralarında bir ara İslambol adı görülmüş. Yani, bu kentte bol sayıda İslam bulunduğu için bu ad verilmiş gibi. Gelgelelim, İslambol'un nasıl olup da İstanbul'a dönüştüğünü açıklamak zor. Oysa, "eis ten polin"in İstanbul'a dönüşmesi hem daha kolay, hem de akla yatkın.
Antonio R. Damasio
metin - Türkçe
4 Ayrım
8,46 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Haz, acı, kıskançlık ve korku; tüm bunlar ve diğer duygular günlük yaşamımızın vazgeçilmez unsurları. 17. yüzyılda, filozof Spinoza yaşamının çoğunu bu duyguların insanın hayatta kalmasını nasıl desteklediğini araştırmaya adadı. Yüzlerce yıl sonra bugün bile hislerimizin biyolojik kökenleri gizemini korumaya devam ediyor. Dünyanın önde gelen sinirbilimcilerinden Antonio Damasio, Spinoza’nın görüşlerinin peşinden gidip kendi bilimsel çalışmalarıyla birleştirerek bu gizemi çözmeye çalışıyor.
Kolektif
metin - Türkçe
5 Ayrım
10,22 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
TecrübEM'in varlığından birkaç yüz bin kişi haberdar olur, içinden birkaç on bin kişi yapılanı takdir eder (ve gelecekte kendilerinin bu yönde bir inisiyatifine temel teşkil etme ihtimali oluşursa), üstüne kitabı birkaç bin kişi okur, içinden birkaç yüz kişi işine yarayacak düşünceler elde eder, birkaç on kişi de kariyeri ile ilgili elle tutulur bir karar kriteri elde ettiğini düşünürse, bence bu yayın kurulu birçok insanın, başkalarının hayatına elle tutulur katkı anlamında, hayatı boyunca yapamadığı bir katkıyı yapmış olur. Kitap, yukarıda tanımlamaya çalıştığım ölçüde piyasa tarafından takdir edilse de edilmese de bu potansiyel etkiye ulaşabilecek bir projeyi yürütüp bitirmek, başlı başına övünülesi bir başarıdır.

Sayfalar