Yazara Gore Listeleme

  • Sandeep Jauhar
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    507,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Kalp hayatın merkezinde yer alır. Kardiyolog Sandeep Jauhar içinse saplantı derecesinde bir tutkudur. Zira kalple ilgili sorunlar ailesinde büyük travmalar yaratmış, hassas bir yapıya sahip olan Jauhar’a daha çocuk yaşlarda uzman doktorluğa giden yolu açmıştır. “Kalp: Bir Tarihçe”, hayatın motoru olduğu kadar her türden duyguyu barındıran en önemli organı tüm yönleriyle ele alan bir kitap. Bir yandan tıp doktorları ve bilim insanlarının giriştikleri kimi tabu yıkıcı deney ve keşiflerin öyküsünü anlatırken bir yandan da bu büyüleyici organın yapısına ve işleyişine açıklık getiriyor. Bununla beraber özellikle modern tıbbın olağanüstü başarılarının yanında yetersiz kaldığı noktalara da işaret ediyor. Kalp hastalıklarının halen en önemli kamu sağlığı sorunlarından biri olduğunu belirten yazar, kişisel deneyim ve gözlemleri kadar geniş çaplı araştırma sonuçlarına da yer veriyor. Böylece meselenin sadece teknolojik ilerlemeyle çözülemeyeceğini savunarak toplumsal sorunlara ve günümüz insanının ruh haliyle yaşam tarzına da dikkat çekiyor. “Jauhar, oldukça güvenilir bir rehber olarak her birimizin hayatının nasıl devam ettiğini ilgi çekici bir hikâyeyle anlatıyor… Hem temel bilgiler veren hem de övgü mahiyetinde bir kitap olan Kalp, hakkında çok az şey bildiğimiz içimizdeki bu en kutsal organa dair büyüleyici bir ders anlatıyor.” Washington Post
  • Hulki Aktunç
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    140,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    “İstanbul’u Bul Bana” Hulki Aktunç’un “Kostantıniyye Haberleri” (1989-1993) gazetesine yazdığı deneme­lerden oluşuyor. Gazetenin ilk sayısından itibaren “İstanbul’u Bul Bana” başlığı altında yazan Aktunç, İstanbul’un argosunu, sokaklarını, ayazmalarını, deli­lerini konu etti, hayatında iz bırakmış İstanbulluların portrelerini çıkardı. Kitabı hazırlayarak hem İstanbul kaynakçasına hem de Hulki Aktunç külliyatına bir yenisini ekleyen Bengü Vahapoğlu, “Aktunç’un ayrıntılara karşı özenli, bilge, eleştirel ama aynı zamanda sevecen bakışı okurun İstanbul’a dair yeni bir perspektif geliştirmesine yar­dımcı olacaktır” diyor. Kent sözcüğünü sever misiniz? Sevmezseniz, şehir keli­mesini mi seversiniz? Bir yerde mi okudum, yoksa ben mi yazdımdı, anımsayamıyorum… Şehir bana İstanbul’u anlatır, kent ise Ankara’yı. Nedenini tartışıyorum kendi kendime. Örneğin, Taşkent şehir midir? Hollywood’un arabesk takıldığı sıralar çekilmiş bazı filmlerde görülen, tebeşirden yapılmış, Arap kubbeli, hurma ağaçlı, sözde masal yerleşmeleri kenttir bal gibi; onlara “ş” ve “h”nin hakkını vererek şehir demek kolay değil. Şehir, tarihtir; kent ise yeni bir türeyişi simgeler. Şehir, hikâyedir; kent, öyküdür. Ve evet, çünkü şehir kelimedir, kent sözcüktür.
  • Marcel Proust
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    56,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Kayıtsız Adam Kısa ömürlü bir dergide yayımlanan, sonra herkes tarafından unutulan Proust’un bu öyküsü, Philip Kolb tarafından yeniden bulunmuştur. Öykü 1896 yılında La Vie contemporaine dergisinde yayımlanmıştı. Öykünün, Proust yirmi iki yaşındayken 1893 yılında yazılmış olduğunu düşünebiliriz. Bu gençlik yapıtında, karşımıza çıkacak son derece Proustvari izlekler ve sözler bizi hem eğlendirecek hem de merak içinde bırakacaktır. Bunların arasında, astım krizlerini, cattleyaları, Opera’yı, özellikle de halihazırda “Swann’ın Bir Aşkı”nda ve “Kayıp Zamanın İzinde”nin anlatıcısının “Guermantes Düşesi” ve “Albertine”in duygularına dair çözümlemesinde geliştirilecek olan aşkın billurlaşması üzerine bir incelemeyi sayabiliriz. “Tek bir mücevher takmamıştı, sarı tülden bluzu cattleyalarla kaplıydı, karanlık bir kuleden sarkan cansız ışık süslemeleri misali siyah saçlarına da birkaç cattleya takmıştı.” “Kayıtsız Adam Proust sisteminin bir minyatürüdür.” Mehmet Rifat, Büyütücü Mercek
  • Akira Mizubayashi
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    236,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    1939 yılı. Paris Konservatuarı’nda öğrenci olan Jun, Çin-Japon Savaşı patlak verince Japonya’ya dönmek zorunda kalır. Sadece Fransa’yı değil, “Kupa Kraliçesi” dediği büyük aşkı Anna’yı da ardında bırakır. Savaşın sonuçları her ikisi için korkunç bir yıkım olacaktır. Yıllar sonra, Paris’te yaşayan genç viyola sanatçısı Mizuné, hiç görmediği büyük ebeveynleri Jun ile Anna’nın yaşadıklarını hatırlatan bir roman keşfeder. Bu romanda anlatılanlar onu savaşın ve insanların acımasızlığı karşısında müziğin iyileştirici gücüne doğru gizemli bir yolculuğa sürükler. Akira Mizubayashi “Kupa Kraliçesi”nde 20. yüzyıl Japon tarihinin karanlık bir dönemini klasik müziğin inişli çıkışlı notaları eşliğinde resmediyor.
  • Jean Bertrand Pontalis
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    170,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    J.-B. Pontalis seksenli yaşlarındayken kaleme aldığı “Onlar… Kadınlar”da geriye dönüp zihninde yer etmiş kadınlara dair izlenimlerini anlatıyor. Çocukluğunun, gençliğinin, erişkinliğinin ve nihayet yaşlılığının kadınları bunlar. Kimi zaman arkadaşları, sevgilileri, analizanları; kimi zaman da sadece bir roman veya film kahramanı olsalar da hepsine canlı tutmayı başardığı bir merak ve vefa duygusuyla yaklaşıyor. “Elinizdeki kitap 2013’te, doğduğu gün olan 15 Ocak’ta 89 yaşında ölen Pontalis’in yarattığı ve tanımladığı “kendiniyazmak” edebiyat türünün bir diğer örneği. Onun zamansal gidiş gelişler, mekânsal atlamalar ve olaysal sıçramalar yaparak yani tümüyle serbest çağrışımlarla doldurduğu sayfaları okurken onun, onların, kadınların anılması dileğiyle…”
  • Kerem Işık
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    215,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    “Sınır” ile Kerem Işık, “Dünyanın Güçlü Tarafı” adlı ilk romanından sonra yeniden öykülerden kurduğu bir evrene çağırıyor okuru. Kitabın, “Sınırın Ötesinde” adlı ilk bölümü, Ergöne adıyla mekânlaştırdığı fantastik bir evrene açılıyor. “Sınırın Gerisinde” bölümüyle de süren ortak tematik kaygılar, bu kitapta hem yazarın bildiğimiz dil ve üslubundan temel unsurları barındırıyor hem onu özellikle atmosfer ve karakter yaratmada ayrıntıcı özeniyle başka bir aşkınlığa taşıyor. ‘İnsan oluş’ meselesinin şiddetle sınandığı karanlık zamanlar… Yapıt, “Sınırın Ötesinde” ve “Sınırın Gerisinde” bölümleriyle bir iç-dış, dost-düşman, tanıdıklar-yabancılar çatışmasının, hatırlama-unutma geriliminin odağından kurgulanmış. Özellikle Ergöne, –bu yokyer ya da başka bir deyişle uydurulmuş, yazarın tasarımı mekân– zamanın tüm kötülüklerine, belirsizliklerine açık; karanlık, alacakaranlık bir atmosfer ve tuhaflıklar içeren topografyasıyla insanı –oluşu, varlık değeri ve yaşam hakkı üzerinden– bir anlamda tartışmaya açıyor. Nedir insan, nedir bu sınırlar; içler dışlar arası geçişler; nedir bu karanlık; yaşamaklar, ölmekler… Var mıdır umut? Orada devreye çocuklar girecektir Ergöne’de, sınır ötesinde ve gerisinde. Açıklığın, kurtuluş umudunun, geleceğin çatlaktan sızan ışığı olarak. Orada başlayan macera, henüz yazılmamış öykülerle o çocukların yaşam haklarının ve umutlarının peşinden bir sonraki yapıtıyla devam edecek görünmektedir.
  • Christopher Bollas
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    365,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Christopher Bollas “Sonsuz Soru”da gerçek klinik uygulamalara ilişkin ayrıntılı çalışmalardan yola çıkarak, insanın sorgulama dürtüsüne vurgu yapan bir psikanalitik teori ortaya koyuyor. Kişinin çocukluğunun ilk yıllarından hayatının sonuna kadar bu dürtünün farklı biçimlerinin etkisinde kaldığı gerçeğinden hareketle, Freud’un serbest çağrışım yönteminin hem analizan hem de analiste nasıl yanıtlar sağladığını ve bunun karşılığında sürekli başka soruları tetiklediğini gösteriyor. “Sonsuz Soru”nun merkezinde, pratikteki serbest çağrışım yönteminin temel yönlerini vurgulayan paralel yorumlar eşliğinde gerçek analitik seansların dökümlerine yer veriliyor. Bu dökümler, vakaların daha ayrıntılı tartışılmasına olanak sunmakla birlikte Freud’un silsile mantığı teorisini temel alarak daha geniş bir teorik çerçeve içinde bağlamsallaştırıyor. Böylece Bollas, söz konusu serbest çağrışım mantığına kulak vermekle, Freud’un bastırılmış fikirler teorisinden daha zengin ve daha karmaşık bir bilinçdışı ses keşfedebileceğimizi öne sürüyor.
  • Jacques Le Goff, Jean-Pierre Vernant
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    66,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    “Tarih Üzerine Diyalog” Fransa’da Fernand Braudel ve Marc Bloch’un kurduğu “Annales” okulunun yetiştirdiği, Fransa tarihinin iki önemli ismi olan Jacques Le Goff ile Jean-Pierre Vernant’ın 2004 yılında Emmanuel Laurentin eşliğinde France Culture radyosu için yaptığı söyleşilerden oluşuyor. Ortaçağ uzmanı Le Goff ile Eski Yunan uz­manı Vernant yetiştikleri dönemi, hocalarını, tarihe olan bakış açılarını anlatıyorlar. “Söyleşinin hiç kuşkusuz en şaşırtıcı yanı, bu iki tarihçinin içinde yetiştikleri toplum­sal bağlama hissettikleri borcu teslim etme tarzları: Jacques Le Goff ortaya gözü pek varsayımlar atmasına imkân tanıyan 60’lı ve 70’li yılların canlı ve verimli ku­rumlarına şükran duyuyor; Jean-Pierre Vernant ise Yunan kenti üzerine yürüttüğü araştırmaların Komünist Parti’den kopuşuna çok şey borçlu olduğunu kabul ediyor.” Emmanuel Laurentin
  • Makbule Aras Eyvazi
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    216,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Sen bu şehirde ömrün boyunca hiç öğrenmediklerini öğrendin. Hayatın; caddede, sokakta, ev içlerinde değil hikâyelerde attığını öğrendin. Dudak büktüğün hikâyeler, seni çekip aldılar kendi gökleri altına. Sen bu şehirden çok, bu şehrin hikâyelerinde gezindin, onları sevdin. Zamansızlığı sevdin sen, hikâyeler zamansızdı. O zamansız evren, kaygıdan uzaktı. Oysa sen hep gerçekten ve kaygıdan ibarettin bundan önce. Ben sahi neydim buradan önce. Gerçeğe demirlemiş bir gemi mi? Hayır değil, ben hiç gemi olmadım, hiç yol almadım bundan önce. Makbule Aras Eyvazi ikinci öykü kitabı “Ustam Diyorum Öldü”deki her öyküde başka anlatım yollarının peşine düşerek yeni iklimler yaratıyor. Gizlenen, anlatılmayan, söylenmeyenler için bulduğu yeni kelimelerle yoldaşlığı, dostluğu, sevgiyi birbirine bağlanan ya da birbirinden ayrılan yollar üzerinden tarif ediyor. Bugünün insanlarını bugünün mekânlarında, geçmişin izleriyle anlatıyor.
  • Maksim Osipov
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    551,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Tedavi için Amerika’ya giden hastalara uçak yolculuklarında refakat eden genç bir doktor… Müzik ve tarih bilgisini artırmak için özel öğretmen tutan bir işadamı… Kuş uçmaz kervan geçmez bir kasabadaki devlet tiyatrosunda yıllarca çalışmış, devrin değişmesiyle işsiz kalmış oyuncular… Kaderin Rusya’nın uçsuz bucaksız taşrasına, kimi zaman da Rusya’nın dışına savurduğu kişiler: Taşra siyasetçileri ve türedi zenginler, öğretmenler ve din adamları, Orta Asya ülkelerinden gelmiş işçiler, günümüz Rusyası’nı terk etmekle etmemek arasında kalmış aydınlar, hepsinden önce de her gün türlü türlü hikâyeye tanık olan hekimler… Uzun yıllar Moskova’ya yüz elli kilometre mesafedeki Tarusa şehrinde hekim olarak çalışmış olan Maksim Osipov, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonraki dönemin Rus hayatına dair acı tatlı öyküler anlatıyor. Bir başka hekim-yazarın, Anton Çehov’un izinden giden ve Rus edebiyatının günümüzdeki önemli temsilcilerinden biri sayılan Osipov ilk kez Türkçede. “Osipov’un hikâyeleri, insanlığı –muhteşem, iğrenç, korkunç insanlığı– sevmenin ne kadar zor olduğunu ama insan kalmak için tam da bunu yapmak, insanı sevmek gerektiğini düşündürüyor okuyana. (…) Böyle düşünceler uyandırabilmek yalnızca büyük edebiyatın yapabileceği bir şeydir.” Svetlana Aleksiyeviç “Kitap boyunca okurlar durmadan Çehov’u hatırlayacak… Normal insanların sürdüğü yaşamların yakından incelendiği ve okuyanda çarpıcı etkilere yol açan ince, dürüst ve yalın bir hikâye anlatıcılığı bu.” Martha Alexander, The Independent

Sayfalar