En Son Eklenenler

Toplam 59237 sonuçtan 631 - 640 arası görüntüleniyor.
  • Anna Snoekstra
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    413,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    Söyleyeceklerim çok güçlü bir etki yaratacaktı. Boğazımdaki düğüm çözülmüş, parmak uçlarım karıncalanmaya başlamıştı. Artık çaresiz hissetmiyordum, kurtulacağımı biliyordum. Önce kadına, sonra adama baktım, bir süre bu anın tadını çıkardım. Yüzlerindeki ifadenin değişeceği zamanın zevkine varabilmek için onları dikkatle izledim. “Adım Rebecca Winter. On bir yıl önce kaçırıldım.” On bir yıl önce öldüğü düşünülen Rebecca Winter’ın kimliğini çalan genç kadının tek amacı peşindeki polisleri atlatmaktır. Ancak bir anda kendisini gerçek Rebecca Winter’ın hayatını yaşarken bulur. Oysa hesaba hiç katmadığı bir şey vardır… Yoksa sıradaki kurban kendisi mi olacaktır? “Anna Snoekstra’nın bu heyecan verici romanı, genç bir kadının on bir yıldır kayıp olan bir kızın yok oluşunun ardındaki tüyler ürpertici gerçeği keşfetmesini anlatıyor. Acaba gerçeği keşfeden bu genç kadın, bir sonraki kurban mı olacak? Gerçekten farklı ve insanı geren bir şekilde anlatılmış… Suç romanlarında yeni bir yetenek doğuyor.” Mary Kubica “Kaygan bir zeminde yürümek gibi… her an başka bir sürprizle karşılaşıyor okur, son sayfaya kadar tetikte olacaksınız.” Lisa Unger “Cevapsız sorular… pek de güvenilir olmayan iki farklı anlatıcı… ve sürekli tırmanan bir gerilim.” Booklist
  • Richard Firth-Godbehere
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    491,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Ömer Yılmaz
    Konusu:
    Hissetme Şeklimiz Bildiğimiz Dünyayı Nasıl İnşa Etti? “İnsan duygularının ilkel güçleri, nükleer füzyondan daha tehlikeli ve daha yıkıcıdır. Çağımızın temel bilimsel sorununun duygu sorunu olduğundan kimin şüphesi olabilir ki?” Howard S. Liddell Biz insanlar kendimizi rasyonel varlıklar olarak görmeyi severiz. Hayatta kalmak için akıl yürütmeyi ve mantığı kullandığımızı düşünürüz. Ancak insanlık tarihinin en önemli anlarının çoğu, soğuk ve katı gerçeklerden çok duygularla şekillendi. Mantık ve akıl, insanlığın temel taşları gibi görünse de, tarih boyunca en büyük dönüşümlerin ardında hep duygularımız vardı. Korku, imparatorlukları yıktı; aşk, devrimleri ateşledi; öfke, savaşlar başlattı. Felsefenin doğuşundan büyük dinlerin ortaya çıkışına, Roma’nın çöküşünden Bilim Devrimi’ne ve insanlığın gördüğü en kanlı savaşlara kadar birçok olayı gerçekten anlayabilmek için duyguların rolünü kavramak önemli. Psikoloji, sinirbilim, felsefe, sanat ve din tarihinden yararlanan Richard Firth-Godbehere, okurları dünya çapında ve tarihin derinliklerinde büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Antik Yunan’dan Japonya’ya, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Amerika’ya kadar uzanan bu anlatı, duyguların toplumları nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.
  • Hüseyin Karababa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    2 Temmuz 1993, Sivas Madımak otelinde sevgili kız kardeşim Gülsün’ü ve otuz iki yol arkadaşını önce taşladılar, sonra ateşe vererek yaktılar. Canlarımız Sivas Valiliği’nin ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu, Pir Sultan Anma Etkinliğine katılacak müzik, tiyatro, semah gösterileri yapmak üzere Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığının davetlisi olarak Sivas’a götürüldüler. (Devlet eliyle ölüme gittiklerini bilmeden, bilemeden.) Kültür Bakanlığı 54 sanatçıya Madımak otelinden yer ayırttırıp giderini Bakanlık bütçesinden karşıladı. (Madımak otelinin sahibi Murtaza Öğütçü’nün Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade: «Madımak otelinin sahibi olduğunu, olaydan 4-5 gün önce Turizm Müdürünün kendisine gelerek elli kişilik yer ayırttığını, giderinin bakanlıkça karşılandığını» ifadesinde belirtmiştir. Kurbanlar kırım/katliam noktasına önceden tasarlandığı gibi taşınmış oldular. Etkinlik açılış konuşmasını Sivas Valisi Ahmet Karabilgin yaparak, katliam programını başlattı. Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar o gün orada olacağını bildirmesine rağmen ve anma programında olmasına rağmen her nedense gelmedi. (Halen, bu konu herhangi bir açıklaması olmadı.) Valilik ve Kültür Bakanlığının garantörlüğünde canlarımız gönül rahatlığı içerisinde katledilecekleri yere gitmiş olurlar. Otelin önüne etkinlikten üç gün önce Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından “kaldırım yenileme” gerekçesi ile kamyonlarla kaldırım taşları konuldu. Yine Belediye Başkanı Karamollaoğlu 2 Temmuz gününe “hicret koşusu” adı altında Sivas’tan ve çevre illerden militan haydutları yurtlara yerleştirerek katliam hazırlıklarını tamamlamış oldu. Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yücetürk “6 bin askeri olan” askerlerini bu kritik günde Erzincan ve Divriği dağlarına operasyona gönderdi. Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Önen polislerini bu askeri operasyona gönderdi. Sivas’ta güvenlik kuvvetleri önceden boşaltıldı. Diğer yandan özel harp dairesinin paramiliter kontra çeteleri bir ay önceden Alevileri hedef gösteren bildiriler dağıttılar. Bu bildirileri Sivas Emniyet Müdürlüğü’nün faksından basına ve kamuoyuna ilettiler. Bildirilerde “Müslüman Kamuoyuna” başlığıyla “dinsizler, kâfirler şehrimizde salyangoz satmaya geliyorlar. Allah’a inanan Müslümanlar gün ayağa kalkma ve bu kâfirlere gereken dersi verme günüdür.” gibi cümleler kurarak, azgın, gerici, şeriatçı örgütleri, grupları, tarikatları ve faşistleri katliama hazırladılar. Günlerden Cuma’dır. Bu Propagandaları camilerde yaptılar. Cuma namazından çıkan azgın topluluğu Madımak oteline yönlendirdiler. Otel önce taşlandı, “Karamollaoğlu’nun döktürdüğü taşlarla”… Sonra ateşe verdiler. “Mantık, şeytanlar önce taşlanacak, sonra yakılacak.” Otuz üç canımızı yaktılar. Sekiz saat gibi uzunca bir taşlama, bir saatte yakma. Dokuz saatte katliamı ve kırımı gerçekleştirdiler. Dokuz saat devlet ortada yoktu. Çünkü günler öncesinden tüm güvenlik birimleri şehir dışına gönderilmişti. (Her şeyi önceden planlamışlardı.) Katillerin elindeki benzin bidonları önceden hazırlanmış, “Ya Allah! Bismillah! Allahuekber!” Tekbirler getirerek Alevilere karşı dinsel bir katliam töreni yaptılar. Kültür Bakanı, Vali, Tugay Komutanı, Emniyet Müdür, Belediye Başkanı, yani devlet erkânı bu katliam festivalini keyifle izlediler. Bu katliamcıların 30 yıl süren yargılama sürecinde ifadelerine bile başvurulmadı. Otuz üç canımızın içerisinde yirmi üç yaşındaki, Araştırmacı/akademisyen Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thuijs da vardı. 30 yıllık yargılama sürecine Hollanda devleti müdahil olmadı. Vatandaşına sahip çıkmadı. Aranan katillerden 15 haydut Almanya’ya iltica etti ve ilticaları kabul oldu.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren : ECZ. MİNE GÜLEN
    Konusu:

    İlaç prospektüsü

  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    281,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Ayşe Kahya Yüksel
    Konusu:
    "İstanbul, birbirinden o kadar farklı, hattâ birbirinin karşıtı bu semtler, yöreler aracılığıyla, birçok mimarîyi yan yana, iç içe sunar kentlisine. Göz daima oyalanır; düşünce yenilikle karşılaştıkça bilenir, gönlün duyarlığı şu semtten o semte daima tazelenir." "Bence Selim İleri kırk yıldan beri emek verdiği edebiyat alanında mutfağından, izbesine kadar evleri, sokakları, insanlarıyla, dünü bugünüyle İstanbul'u kucaklamış, her eseriyle biraz daha ustalaşmış, değerli bir İstanbul yazarıdır." Selim ileri, İstanbul Kitaplığının beşinci cildi İstanbul Lâle ile Sümbül’de romanlarda, şarkılarda, filmlerde kalmış o kente, artık hayal İstanbul'a götürüyor bizi, büyülü bir yolculuğa davet ediyor.
  • Ali Güler, Dr. Suat Akgül
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    415,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Atatürk
    Seslendiren : Nuray Koç
    Konusu:
    Atatürkçü olmak şüphesizdir ki, Atatürk'ü insan olarak tanımak ve O'nun fikirlerini anlamakla mümkündür. Atatürk ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken dayandıkları temel ilkeler ve esaslar bugün de önemini muhafaza etmektedir. Bu temel esaslara sahip çıkmak, Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşatılması ve yüceltilmesi ile eş anlamlıdır. Devletimizin "kuruluş felsefesi"ni anlamak ve bu felsefeyi yaşatmak için, milletimizin üç bin yıllık bilinen tarihi içinden süzülüp gelen millî değerlerini, iç dinamiklerini ve Atatürk'ün bunları yorumlayış tarzını ortaya koymak gerekir.Hastalığının başlangıç aşamalarında etrafındakilerden bazıları Atatürk'e "sağlığına dikkat etmesini, çünkü O ölürse Cumhuriyet'in yıkılabileceğini" söylerler. Atatürk'ün bu insanlara verdiği cevap çok önemli bir cevaptır: O büyük insan der ki, "Unutmayınız ki, Mustafa Kemaller yirmi yaşındadır" Şu hâlde, yirmi yaşındaki her Türk çocuğu Atatürk olmaya aday bir Mustafa Kemal'dir. Bu bilinç içinde olması gereken ve Cumhuriyet'i bir emanet olarak alan Türk gençliği, maalesef zaman zaman birtakım yerli ve yabancı akım ve ideolojilerin etkisi ve propagandaları ile Cumhuriyet'imizin temel esaslarına sahip çıkma bilincini gösterememekte; yıkıcı ideoloji ve terör örgütlerinin amaçlarına hizmet etmektedir. Bu çalışma ile amaçlanan; gençlerimizin, milletimizin millî kültür değerlerini, Atatürk'ün bir lider, devlet ve düşünce adamı olarak bu değerlerimize getirdiği bakış açısını ve Cumhuriyet'imizin temel felsefesini oluşturan esasları anlama ve yaşatma bilinci oluşturmalarına yardımcı olmaktır.
  • Faruk Duman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    276,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    Balıklarla İlgili Rivayet romanında Faruk Duman okurunu, İncir Tarihi gibi, harikulade olaylarla dolu bir masal dünyasına sürüklüyor; daha doğrusu efsaneler diyarı İstanbul’un çok eski zamanlarına götürüyor. Bazen Binbir Gece’nin büyülü havasına sokuyor, bazen peygamber kıssalarındaki mucizeleri anımsatıyor, bazen Çelebi yazarların sıcaklığını duyuruyor, bazen halk masallarındaki dili yeniden kuruyor, bazen dünya klasiklerindeki heyecanlı serüvenleri yaşatıyor. Faruk Duman o sevilen, iksirli diliyle düşsel ve düşünsel bir yer ve zaman yaratıyor Balıklarla İlgili Rivayet’te tuhaf bir İstanbul masalı anlatıyor. İstanbul’un üzerinden büyük bir dev, bir dev sürüsü, sanki hunharca yıkıp yakarak geçmişti. Vah yazık vah, diye hayıflandı, ne de olsa İstanbul İstanbul’dur, böyle bir mamur mülke bunca eziyet ve de bunca insafsızlık edilir mi? Evleri yıkılsın. Evi dini dikilsin. Karaköyü’nün balçık suyundan yine sahile yosunlu küflü çamur akıyordu. Balçık sıçrıyordu. Denizin sırtında kabarcıklar çıkmıştı. Boğaz’ın ortasında, daha önce görmediği bir yükselti vardı. Sivri bir ada gibi yükseliyordu.
  • Louise L. Hay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    149,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Nuray Keskin
    Konusu:
    Araştırmalar, hayatımızda yeni olan bir şeyin alışkanlığa dönüşmesi için 21 güne ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. Merak ettiğiniz konularla ilgili her gün yeni bir bilgi öğrenerek spiritüel ilgi alanlarınızı genişletmeye ne dersiniz? Dünya çapında milyonlarca okura ilham veren ve onların hayatını dönüştüren LouiseHay’in eşsiz öğretileri, şimdi sizin de hayatınızı dönüştürmenize rehberlik etmeye hazır. İster daha mutlu, sağlıklı bir yaşam arayışında olun, ister kendinizi ruhsal açıdan geliştirmeye çalışın, ister bollukla ilgili blokajları geride bırakmaya niyet edin; 21 Günde Ustalaş -Olumlamalar, modern hayatın karmaşasında size yol gösterecek eşsiz bir rehber niteliğinde. Şimdi harekete geçin! Sadece 21 gün içinde hayatınızı iyileştirmeye başlayın ve gerçek potansiyelinizi keşfedin. Çünkü siz değiştiğinizde dünya da değişmeye başlar.
  • Cemal Taş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Konusu:
    “Bu dünyada nice dert, bela varsa biz onu gördük, kardeşim. Açlık mı dersin, susuzluk mu? Kış kıyamet günleri dağlarda aç üryan dolaştık. Askerlerin içinde esir kaldık. Çocuklarımızın acısını da gördük, kardeş acısı, koca acısı, her bir derdi kederi yaşadık, kurban olayım kardeş, daha nesini sorarsın?” Dersim’de 1938 yılında yaşananlar uzun yıllar boyunca Cumhuriyet tarihinin açılmamış “kara kutu”larından biri olarak kaldı, üzerine neredeyse sessizlik perdesi çekildi. Türkiye tarihinin bu karanlık noktası son yıllarda ortaya çıkan bilgi ve belgelerle gittikçe aydınlanıyor. Dağların Kayıp Anahtarı’yla Cemal Taş da 1938’de Dersim’de yaşananlar üzerindeki toz bulutunun iyice aralanmasına yardımcı oluyor. Taş, Dersim’de olan bitenin yürek burkucu, göz yaşartıcı, insanın boğazını düğümleyen yanlarını bizzat olayları yaşayanlarla, dönemin önde gelen isimlerinin yanında bulunmuş kişilerle görüşerek ortaya koyuyor. “Sözlü tarih çalışması” niteliği taşıyan Dağların Kayıp Anahtarı zengin malzemesiyle Dersim olayları ve Cumhuriyet tarihi ile ilgili yeni değerlendirmelere kapı açacak, sahici insan öykülerinden/dramlarından oluşan, sarsıcı bir kitap.
  • Bülent Bilmez, Cemal Taş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    13,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Dersim’de 1937-1938’de yaşanan, resmî tarihin “isyan”, yerel hafızanın “Tertele” olarak adlandırdığı büyük toplumsal travmanın küçük bir bilançosunu ortaya seriyor Dersim Kırımı Envanteri. Yaşananları dokuz örnek vaka ve mekân üzerinden ele alan kitap, genellemeci yaklaşımların, afaki bilgilerin ve hamasi söylemlerin ötesine geçmeyi hedefleyerek Dersim ’38 çalışmalarındaki somut ve spesifik bilgilere dayalı envanter çalışmalarının eksikliğini bir nebze olsun gidermeyi amaçlıyor. Bülent Bilmez ve Cemal Taş, “mikro tarihe”, olay mahalline, mağdurlara ve saha araştırmalarına dayalı “somut olgusal bilgi”yle Dersim’de yaşananlara dair güvenilir bir zemin inşa ediyorlar. Sadece tanıklıkları değil, ağıtları, eski ve güncel görselleri, isimleri tespit edilebilen mağdurları ve resmî görevlileri de içeren Dersim Kırımı Envanteri tarihle yüzleşmek, hesaplaşmak ve onarıcı adalet arayışına katkı sunmak isteyen herkes için sarsıcı bir başvuru kaynağı. “Asıl mesele ‘Velev ki isyan olmuş olsun’ diyebilmek, isyanın devletin uyguladığı askerî şiddeti haklı çıkarmayacağını görmek ve göstermektir. Sivillerin kitlesel olarak hedef alınması (...) uluslararası hukukun soykırım olarak adlandırdığı eylem repertuarına işaret eder.” B. BİLMEZ - C. TAŞ

Sayfalar