Yazara Gore Listeleme

  • 21
    Wulf Dorn
    insan sesi mp3 - Türkçe
    94 Ayrım
    671,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Jale Anıl
    Adım Nikka. Biri beni öldürdü. Ama bu yalnızca başlangıçtı… On altı yaşındaki Nikka hastane odasında gözlerini açtığında olanlara inanamaz. Daha az önce en yakın arkadaşı Zoe’yle bir partide eğlenirken, birden saldırıya uğradığı ve yirmi bir dakika boyunca ölü kaldığı gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır. Üstelik arkadaşı Zoe’yi partiden beri gören olmamıştır ve polisin arama çabaları sonuçsuz kalmıştır. Nikka ise hayatta olmadığı yirmi bir dakika boyunca karanlık bir tünelde, zayıf bir ışığa doğru ilerlemiştir ve ışığın yakınında kendisine korku dolu gözlerle bakan Zoe’yi gördüğünden emindir. Herkes bunun bir halüsinasyon olduğunu düşünse de en yakın arkadaşının, yardımına ihtiyacı olduğuna inanan Nikka onu geri getirmek için her şeyi göze almaya hazırdır. Üstelik kısa süre sonra öte taraftan tek başına dönmediğini, yanında tekinsiz bir ruhu da getirdiğini fark edecektir… 2020 Glauser Ödülü “Wulf Dorn, okuyucusunu heyecanlandırmayı diğer yazarlardan çok daha iyi biliyor. Son sayfasına kadar nefes kesici bir roman.” Literaturmarkt “Yüksek tempolu, duygu yüklü, okuyucunun yakasını bir an bile bırakmayan bu kitap, hikâyeyi hiç umulmadık dönemeçlere sokuyor.” Goslarsche Zeitung “Bu romandan da belli ki Wulf Dorn işini iyi biliyor. Karakter oluşturmakta da, düşmeyen bir tempo ve sürükleyici bir hikâye yaratmakta da üstüne yok.” Jugendbuch-Couch “Dorn, okuyucuyu kolay kolay kurtulamayacağı bir şekilde hikâyeye çekmeyi başarıyor.” LizzyNet “Temposu baş döndürüyor.” Westfalen-Blatt
  • Witold Gombrowicz
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    150,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    “Altı Saat On Beş Dakikada Felsefe Dersleri” Leh edebiyatının aykırı ismi Witold Gombrowicz’in felsefeye karşı duyduğu traji-komik aşkın bir eseri. “Ferdydurke”, “Trans-Atlantik” ve “Pornografi” gibi unutulmaz kitapların yazarı Gomb­rowicz, Kant’tan Hegel’e, Schopenhauer’dan Kierkegaard’a, Sartre’dan Heidegger ve Marx’a, varoluşçuluktan Marksizme varıncaya dek felsefe tarihine ilişkin deği­nilerde bulunuyor ve bu düşünce sistemlerinin ana hatlarını, kaçış çizgilerini be­lirliyor. “Ekim 1966’da, Günlük’ün sağlığında yayımlanmış son sayfalarından birinde, Gombrowicz çok alaycı ve acı bir ifadeyle, Yapısalcılıkla ilgili dersini hazırlarken ölüm araya girmese, büyük olasılıkla Felsefe Dersleri’nin sonunu oluşturacak sözleri dile getirir: ‘Bütün Batı episteme’sine hâkim olan, zamanımızın en temel sorununu formüle etmem gerek […] akıllandıkça aptallaşmak.’” Francesco M. Cataluccio
  • Doç. Dr. Kürşad Emrah YILDIRIM (Bölüm 1), Dr. Öğretim Üyesi Aslı GEYLAN (Bölüm 2, 3, 7), Dr. Öğretim Üyesi Ali YILDIRIM (Bölüm 4), Dr. Öğretim Üyesi Zahid ÇÖĞENLİ (Bölüm 5), Doç. Dr. Zafer AYKANAT (Bölüm 6), Doç. Dr. Tayfun YILDIZ (Bölüm 8)
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    538,89 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Yelda
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Yönetimde Güncel Yaklaşımlar Dersidir.
  • Nazım Hikmet
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    78,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Hiç şüphesiz, büyük usta Nâzım Hikmet adaletsizliğe karşı hakkaniyetli bir yaşamı savunarak, insanlığın özgürlük arayışının en gür sesi olmuştur. Kitapları yasaklansa da, ömrü memleket hasretiyle geçse de, yılmak nedir bilmedi. Hakça, kardeşçe, insanca bir yaşamı savunmaktan hiç vazgeçmedi. Şiirleriyle, sözleriyle, oyunlarıyla, Nâzım Hikmet yeryüzündeki bütün haksızlıklara karşı adaletin ete kemiğe bürünen hali oldu. İnandı, mücadele etti, başardı. Bize dünyadaki en değerli şeyi miras bıraktı: Barışı. Bize bıraktığı mirasa sahip çıkarak, Nâzım Hikmet’in ölümsüz eserlerinden biri olan Yolcu’yu İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarımızın 2024-2025 sezonunda sergiliyoruz. Nâzım Hikmet bugün, bizatihi kendisi bir sanat eseri olarak aramızda yaşamaya devam ediyor.
  • Ömer F. Oyal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    410,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    “En iyi ihtimaller bile yorucu sonuçlara ulaşıyor, her olumlu ihtimal yeni ve daha büyük çabalar gerektiriyor, dünyanın yorgunluğu asla bitmiyor.” Ömer F. Oyal son romanı “Doğum Günüme Çağırmak İstediğim Tek Kişi”de doğum gününün gecesinde uyku tutmayan bir akademisyenin zihninin saplantılı akışına bizi davet ediyor. Üzerinde çalıştığı konunun öznesi olan Evliyâ Çelebi’nin kendi hayatını nasıl ele geçirdiğini bize tutkulu ve takıntılı bir dille anlatıyor. Kitaplarla, kâğıtlarla, sonu gelmeyen düşünce silsilesiyle yaşayanların dünyasında zehir gibi gezinti… “Zihin ya sövgüyle ya da bir alıntıyla durmadan uyarılıyor. Efendi’nin zihninde durmadan bir alıntı; hangi ciltten, hangi fasıldan olduğu belirsiz bir yazı parçası yükseliyor. Suda bir türlü batmayı beceremeyen kesik kelleler gibi inatla bir inip bir çıkıyorlar. İsmail Maşukî’nin ve diğerlerinin vücutlarından ayrılmış başlarının Ahırkapı’dan Rumelihisarı Kayalar Mescidi’ne kadar bata çıka ilerleyişinden beter bir inat. Akla gelenlerin birbirlerine nasıl ve hangi yolda seslendikleri de belirsiz. Efendi’ye birbirinin yerini alan görüntüleri seyretmekten başka yapacak şey kalmıyor.”
  • Emir Öngüner
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türk matematik tarihinin en önemli simalarından biri olan Cahit Arf ve tarih öğretmeni eşi Halide Arf ile cebir ve sayılar teorisi alanlarında şöhreti dünyaya yayılmış olan Alman matematikçi Helmut Hasse’nin biyografilerini ve Arf çiftinin Hasse ile mektuplaşmalarını konu edinen bu çalışma, ilim dünyasına katkıda bulunmuş ve sayısız öğrenci yetiştirmiş üç kişi arasındaki meslekî ve kültürel bilgi paylaşımını ortaya koymaktadır. Cahit Arf, Selânik Posta Telgraf İdaresi memuru ve İttihat ve Terakki Cemiyeti Selânik Şubesi üyelerinden Yusuf Bey’in oğlu olup, 11 Ekim 1910 tarihinde o dönemler bir Osmanlı şehri olan Selânik’te’ki Islahhane mahallesinde dünyaya gelmiştir. Ailesi, Osmanlı Devleti’nin Balkanlara yayıldığı dönemde Konya bölgesinden getirilen Türk boylarındandır. 1912’de Balkanlarda başlayan savaş sebebiyle tüm aile İstanbul’a göç etmiştir. Kandilli Kız Lisesi’nden emekli olan tarih öğretmeni Halide Arf ise Millî Mücadele Dönemi’nde şehit edilen Eşme Kaymakamı Ahmet Şevki Bey’in kızıdır. Farklı millet ve kültürlere mensup Hasse ile Arf çiftinin, bu üç güzide ilim insanının otuz altı yıl süren mektuplaşmaları kimi zaman basit bir hatır sormaktan ibaretken kimi zaman da ciddi konuların tartışıldığı bir platforma dönüşmüştür. Mektuplarda akademi camiasındaki faaliyet ve gözlemlerin yanı sıra, yıllar boyu tarih, edebiyat, sanat ve muhtelif sosyal konularda Almanca, Fransızca, İngilizce ve Türkçe olarak hayli ilgi çekici bilgiler paylaşılmıştır. Özellikle Halide Arf’ın bir tarih öğretmeni olarak Türk tarihi ve kültürünü tanıtmaya başlamasıyla Hasse cephesinde ilginç bir değişiklik görülmektedir. Hasse gibi alanında dünyaca tanınmış bir Alman matematikçinin Türk kültürünü tanıması ile Türkçe öğrenip mektuplarını Türkçe kaleme almaya başlaması, ilerleyen yıllarda Türkiye’de misafir profesör olarak bulunması ve vefatından önce son bir kez daha Türkiye’yi görmek istemesi gibi detaylar mühimdir.
  • Onat Kutlar
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    74,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Bu kitap, 1995’te aramızdan ayrılan yazar, şair, eleştirmen ve gazeteci Onat Kutlar ile fotoğraf sanatçısı Yavuz Onar’ın 1983 yılında Cumhuriyet gazetesi için hazırladığı “Uygarlığın Kaynaklarına Doğru” başlıklı röportaj dizisindeki metinlerin tamamını içeriyor. Dizi, Atatürk Barajı’nın suları altında kalmadan hemen önce kurtarma kazılarının başlatıldığı Kurban Höyük, Lidar Höyük ve Samsat Höyük’teki çalışmaları, çevredeki yaşamı, doğal ve kültürel varlıkları belgelemesi açısından büyük önem taşıyor. Uygarlıkların kaynağını tanımak üzere çıkılan yolculuk, usta bir edebiyatçı ve bir fotoğraf sanatçısının bakışıyla şiirsel bir anlatıya dönüşüyor. “Biz Batı Anadolu’da yaşayanlar için Güneydoğu Anadolu, doğunun gizemli havasından izler taşır her zaman. Bu yüzden ne zaman Fırat Nehri’ni sallar ya da köprülerle doğuya doğru geçecek olsam kendimi alışılmadık görüntülere, duygulara hazırlarım. (…) Ama bu kez durum bambaşkaydı. Yapmaya karar verdiğimiz yolculuk, büyük ırmağın, Fırat’ın kaynaklarına doğru değil, Anadolu uygarlıklarının binlerce yıllık kaynağına doğru olacaktı.”
  • Dag Solstad
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    165,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Bjørn Hansen’e Dair Üçüncü ve Son Roman On Birinci Roman, On Sekizinci Kitap’ta hayatını kökünden değiştirecek bir planı uygulamaya koyarken, 17. Roman’da ise yıllardır görmediği oğluyla yeniden iletişim kurmaya çalışırken izlediğimiz Bjørn Hansen artık yaşlı bir adamdır ve Oslo’nun yoksul bir mahallesindeki küçük dairesinde tek başına yaşamaktadır. Fakat ölmüş anne ve babasıyla hayali konuşmalar yaparak ölüme hazırlandığı günlerin akışı davetsiz bir misafir yüzünden beklenmedik bir yön alacaktır: Gelini yıllar sonra Bjørn Hansen’in kapısını çalmış, üniversiteye başlayacak torunu Wiggo’yu dedesinin evinde kalması için yanında getirmiştir. Dag Solstad külliyatının en önemli parçalarından birini oluşturan Bjørn Hansen üçlemesi unutulmaz bir finalle sona eriyor. “Solstad okurlarına alçakgönüllü, neşeli, mükemmel bir roman sunuyor. Kendine özgü bir ars moriendi, ölme sanatı üzerine küçük bir kitap.” Dagbladet “Solstad’nın Bjørn Hansen kitaplarında, kültüre dair zekâ dolu bir kötümserlik ve katıksız bir asilik harika yazınsal niteliklere dönüşüyor.” Bjørn Ivar Fyksen, Klassekampen
  • Serdar Rifat Kırkoğlu
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    120,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Sıcak mı sıcak bir yaz günü, Tepebaşı’nda bir çayevinde oturup amatörce çeviri egzersizleri yapan bir muhasebeci (Mehmet Şadi Tati) ile söz konusu mekânda ansızın boy gösterip, Mehmet Şadi Tati’yi masalarına davet eden redingotlar giyinmiş, şapkalı iki figür: Gustave Flaubert’in tamamlanmamış son romanının kurmaca karakterleri (F. Bouvard ve J. Pécuchet)… Serdar Rifat “Bir Gün Düşü” adlı anlatısında –gerçeğin düşsel olanla iç içe geçtiği o karmaşık ve şaşırtıcı yazınsal düzlemde– görünüşte matrak bir ticari ilişkiyi konu ederek ilginç ve dokunaklı bir dostluğun katmanlarını tek tek açmaya girişiyor. Bu katmanlar arasında cinsellik de, ulusal kimlik de, kişisel saplantılar da var… Nostaljik olanın çekiciliği bir zamansızlık fonunda eriyip gidiyor; şimdi gelecek, dün bugün oluveriyor. Derin bir arkadaşlık, dostluk özleminin harcı olan ve gerçekte alacaklısının da borçlusunun da bulunmadığı bu çapraşık alışverişten belki de tek kazançlı çıkacak olanlar “Bir Gün Düşü”nün okurları olacak.
  • Sandeep Jauhar
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    507,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Kalp hayatın merkezinde yer alır. Kardiyolog Sandeep Jauhar içinse saplantı derecesinde bir tutkudur. Zira kalple ilgili sorunlar ailesinde büyük travmalar yaratmış, hassas bir yapıya sahip olan Jauhar’a daha çocuk yaşlarda uzman doktorluğa giden yolu açmıştır. “Kalp: Bir Tarihçe”, hayatın motoru olduğu kadar her türden duyguyu barındıran en önemli organı tüm yönleriyle ele alan bir kitap. Bir yandan tıp doktorları ve bilim insanlarının giriştikleri kimi tabu yıkıcı deney ve keşiflerin öyküsünü anlatırken bir yandan da bu büyüleyici organın yapısına ve işleyişine açıklık getiriyor. Bununla beraber özellikle modern tıbbın olağanüstü başarılarının yanında yetersiz kaldığı noktalara da işaret ediyor. Kalp hastalıklarının halen en önemli kamu sağlığı sorunlarından biri olduğunu belirten yazar, kişisel deneyim ve gözlemleri kadar geniş çaplı araştırma sonuçlarına da yer veriyor. Böylece meselenin sadece teknolojik ilerlemeyle çözülemeyeceğini savunarak toplumsal sorunlara ve günümüz insanının ruh haliyle yaşam tarzına da dikkat çekiyor. “Jauhar, oldukça güvenilir bir rehber olarak her birimizin hayatının nasıl devam ettiğini ilgi çekici bir hikâyeyle anlatıyor… Hem temel bilgiler veren hem de övgü mahiyetinde bir kitap olan Kalp, hakkında çok az şey bildiğimiz içimizdeki bu en kutsal organa dair büyüleyici bir ders anlatıyor.” Washington Post

Sayfalar