En Son Eklenenler

Toplam 58595 sonuçtan 7061 - 7070 arası görüntüleniyor.
  • Kerem Işık
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    215,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    “Sınır” ile Kerem Işık, “Dünyanın Güçlü Tarafı” adlı ilk romanından sonra yeniden öykülerden kurduğu bir evrene çağırıyor okuru. Kitabın, “Sınırın Ötesinde” adlı ilk bölümü, Ergöne adıyla mekânlaştırdığı fantastik bir evrene açılıyor. “Sınırın Gerisinde” bölümüyle de süren ortak tematik kaygılar, bu kitapta hem yazarın bildiğimiz dil ve üslubundan temel unsurları barındırıyor hem onu özellikle atmosfer ve karakter yaratmada ayrıntıcı özeniyle başka bir aşkınlığa taşıyor. ‘İnsan oluş’ meselesinin şiddetle sınandığı karanlık zamanlar… Yapıt, “Sınırın Ötesinde” ve “Sınırın Gerisinde” bölümleriyle bir iç-dış, dost-düşman, tanıdıklar-yabancılar çatışmasının, hatırlama-unutma geriliminin odağından kurgulanmış. Özellikle Ergöne, –bu yokyer ya da başka bir deyişle uydurulmuş, yazarın tasarımı mekân– zamanın tüm kötülüklerine, belirsizliklerine açık; karanlık, alacakaranlık bir atmosfer ve tuhaflıklar içeren topografyasıyla insanı –oluşu, varlık değeri ve yaşam hakkı üzerinden– bir anlamda tartışmaya açıyor. Nedir insan, nedir bu sınırlar; içler dışlar arası geçişler; nedir bu karanlık; yaşamaklar, ölmekler… Var mıdır umut? Orada devreye çocuklar girecektir Ergöne’de, sınır ötesinde ve gerisinde. Açıklığın, kurtuluş umudunun, geleceğin çatlaktan sızan ışığı olarak. Orada başlayan macera, henüz yazılmamış öykülerle o çocukların yaşam haklarının ve umutlarının peşinden bir sonraki yapıtıyla devam edecek görünmektedir.
  • Jean Bertrand Pontalis
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    170,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    J.-B. Pontalis seksenli yaşlarındayken kaleme aldığı “Onlar… Kadınlar”da geriye dönüp zihninde yer etmiş kadınlara dair izlenimlerini anlatıyor. Çocukluğunun, gençliğinin, erişkinliğinin ve nihayet yaşlılığının kadınları bunlar. Kimi zaman arkadaşları, sevgilileri, analizanları; kimi zaman da sadece bir roman veya film kahramanı olsalar da hepsine canlı tutmayı başardığı bir merak ve vefa duygusuyla yaklaşıyor. “Elinizdeki kitap 2013’te, doğduğu gün olan 15 Ocak’ta 89 yaşında ölen Pontalis’in yarattığı ve tanımladığı “kendiniyazmak” edebiyat türünün bir diğer örneği. Onun zamansal gidiş gelişler, mekânsal atlamalar ve olaysal sıçramalar yaparak yani tümüyle serbest çağrışımlarla doldurduğu sayfaları okurken onun, onların, kadınların anılması dileğiyle…”
  • Akira Mizubayashi
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    236,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    1939 yılı. Paris Konservatuarı’nda öğrenci olan Jun, Çin-Japon Savaşı patlak verince Japonya’ya dönmek zorunda kalır. Sadece Fransa’yı değil, “Kupa Kraliçesi” dediği büyük aşkı Anna’yı da ardında bırakır. Savaşın sonuçları her ikisi için korkunç bir yıkım olacaktır. Yıllar sonra, Paris’te yaşayan genç viyola sanatçısı Mizuné, hiç görmediği büyük ebeveynleri Jun ile Anna’nın yaşadıklarını hatırlatan bir roman keşfeder. Bu romanda anlatılanlar onu savaşın ve insanların acımasızlığı karşısında müziğin iyileştirici gücüne doğru gizemli bir yolculuğa sürükler. Akira Mizubayashi “Kupa Kraliçesi”nde 20. yüzyıl Japon tarihinin karanlık bir dönemini klasik müziğin inişli çıkışlı notaları eşliğinde resmediyor.
  • Marcel Proust
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    56,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Kayıtsız Adam Kısa ömürlü bir dergide yayımlanan, sonra herkes tarafından unutulan Proust’un bu öyküsü, Philip Kolb tarafından yeniden bulunmuştur. Öykü 1896 yılında La Vie contemporaine dergisinde yayımlanmıştı. Öykünün, Proust yirmi iki yaşındayken 1893 yılında yazılmış olduğunu düşünebiliriz. Bu gençlik yapıtında, karşımıza çıkacak son derece Proustvari izlekler ve sözler bizi hem eğlendirecek hem de merak içinde bırakacaktır. Bunların arasında, astım krizlerini, cattleyaları, Opera’yı, özellikle de halihazırda “Swann’ın Bir Aşkı”nda ve “Kayıp Zamanın İzinde”nin anlatıcısının “Guermantes Düşesi” ve “Albertine”in duygularına dair çözümlemesinde geliştirilecek olan aşkın billurlaşması üzerine bir incelemeyi sayabiliriz. “Tek bir mücevher takmamıştı, sarı tülden bluzu cattleyalarla kaplıydı, karanlık bir kuleden sarkan cansız ışık süslemeleri misali siyah saçlarına da birkaç cattleya takmıştı.” “Kayıtsız Adam Proust sisteminin bir minyatürüdür.” Mehmet Rifat, Büyütücü Mercek
  • Hulki Aktunç
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    140,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    “İstanbul’u Bul Bana” Hulki Aktunç’un “Kostantıniyye Haberleri” (1989-1993) gazetesine yazdığı deneme­lerden oluşuyor. Gazetenin ilk sayısından itibaren “İstanbul’u Bul Bana” başlığı altında yazan Aktunç, İstanbul’un argosunu, sokaklarını, ayazmalarını, deli­lerini konu etti, hayatında iz bırakmış İstanbulluların portrelerini çıkardı. Kitabı hazırlayarak hem İstanbul kaynakçasına hem de Hulki Aktunç külliyatına bir yenisini ekleyen Bengü Vahapoğlu, “Aktunç’un ayrıntılara karşı özenli, bilge, eleştirel ama aynı zamanda sevecen bakışı okurun İstanbul’a dair yeni bir perspektif geliştirmesine yar­dımcı olacaktır” diyor. Kent sözcüğünü sever misiniz? Sevmezseniz, şehir keli­mesini mi seversiniz? Bir yerde mi okudum, yoksa ben mi yazdımdı, anımsayamıyorum… Şehir bana İstanbul’u anlatır, kent ise Ankara’yı. Nedenini tartışıyorum kendi kendime. Örneğin, Taşkent şehir midir? Hollywood’un arabesk takıldığı sıralar çekilmiş bazı filmlerde görülen, tebeşirden yapılmış, Arap kubbeli, hurma ağaçlı, sözde masal yerleşmeleri kenttir bal gibi; onlara “ş” ve “h”nin hakkını vererek şehir demek kolay değil. Şehir, tarihtir; kent ise yeni bir türeyişi simgeler. Şehir, hikâyedir; kent, öyküdür. Ve evet, çünkü şehir kelimedir, kent sözcüktür.
  • Sandeep Jauhar
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    507,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Kalp hayatın merkezinde yer alır. Kardiyolog Sandeep Jauhar içinse saplantı derecesinde bir tutkudur. Zira kalple ilgili sorunlar ailesinde büyük travmalar yaratmış, hassas bir yapıya sahip olan Jauhar’a daha çocuk yaşlarda uzman doktorluğa giden yolu açmıştır. “Kalp: Bir Tarihçe”, hayatın motoru olduğu kadar her türden duyguyu barındıran en önemli organı tüm yönleriyle ele alan bir kitap. Bir yandan tıp doktorları ve bilim insanlarının giriştikleri kimi tabu yıkıcı deney ve keşiflerin öyküsünü anlatırken bir yandan da bu büyüleyici organın yapısına ve işleyişine açıklık getiriyor. Bununla beraber özellikle modern tıbbın olağanüstü başarılarının yanında yetersiz kaldığı noktalara da işaret ediyor. Kalp hastalıklarının halen en önemli kamu sağlığı sorunlarından biri olduğunu belirten yazar, kişisel deneyim ve gözlemleri kadar geniş çaplı araştırma sonuçlarına da yer veriyor. Böylece meselenin sadece teknolojik ilerlemeyle çözülemeyeceğini savunarak toplumsal sorunlara ve günümüz insanının ruh haliyle yaşam tarzına da dikkat çekiyor. “Jauhar, oldukça güvenilir bir rehber olarak her birimizin hayatının nasıl devam ettiğini ilgi çekici bir hikâyeyle anlatıyor… Hem temel bilgiler veren hem de övgü mahiyetinde bir kitap olan Kalp, hakkında çok az şey bildiğimiz içimizdeki bu en kutsal organa dair büyüleyici bir ders anlatıyor.” Washington Post
  • Serdar Rifat Kırkoğlu
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    120,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Sıcak mı sıcak bir yaz günü, Tepebaşı’nda bir çayevinde oturup amatörce çeviri egzersizleri yapan bir muhasebeci (Mehmet Şadi Tati) ile söz konusu mekânda ansızın boy gösterip, Mehmet Şadi Tati’yi masalarına davet eden redingotlar giyinmiş, şapkalı iki figür: Gustave Flaubert’in tamamlanmamış son romanının kurmaca karakterleri (F. Bouvard ve J. Pécuchet)… Serdar Rifat “Bir Gün Düşü” adlı anlatısında –gerçeğin düşsel olanla iç içe geçtiği o karmaşık ve şaşırtıcı yazınsal düzlemde– görünüşte matrak bir ticari ilişkiyi konu ederek ilginç ve dokunaklı bir dostluğun katmanlarını tek tek açmaya girişiyor. Bu katmanlar arasında cinsellik de, ulusal kimlik de, kişisel saplantılar da var… Nostaljik olanın çekiciliği bir zamansızlık fonunda eriyip gidiyor; şimdi gelecek, dün bugün oluveriyor. Derin bir arkadaşlık, dostluk özleminin harcı olan ve gerçekte alacaklısının da borçlusunun da bulunmadığı bu çapraşık alışverişten belki de tek kazançlı çıkacak olanlar “Bir Gün Düşü”nün okurları olacak.
  • Dag Solstad
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    165,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Bjørn Hansen’e Dair Üçüncü ve Son Roman On Birinci Roman, On Sekizinci Kitap’ta hayatını kökünden değiştirecek bir planı uygulamaya koyarken, 17. Roman’da ise yıllardır görmediği oğluyla yeniden iletişim kurmaya çalışırken izlediğimiz Bjørn Hansen artık yaşlı bir adamdır ve Oslo’nun yoksul bir mahallesindeki küçük dairesinde tek başına yaşamaktadır. Fakat ölmüş anne ve babasıyla hayali konuşmalar yaparak ölüme hazırlandığı günlerin akışı davetsiz bir misafir yüzünden beklenmedik bir yön alacaktır: Gelini yıllar sonra Bjørn Hansen’in kapısını çalmış, üniversiteye başlayacak torunu Wiggo’yu dedesinin evinde kalması için yanında getirmiştir. Dag Solstad külliyatının en önemli parçalarından birini oluşturan Bjørn Hansen üçlemesi unutulmaz bir finalle sona eriyor. “Solstad okurlarına alçakgönüllü, neşeli, mükemmel bir roman sunuyor. Kendine özgü bir ars moriendi, ölme sanatı üzerine küçük bir kitap.” Dagbladet “Solstad’nın Bjørn Hansen kitaplarında, kültüre dair zekâ dolu bir kötümserlik ve katıksız bir asilik harika yazınsal niteliklere dönüşüyor.” Bjørn Ivar Fyksen, Klassekampen
  • Onat Kutlar
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    74,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Bu kitap, 1995’te aramızdan ayrılan yazar, şair, eleştirmen ve gazeteci Onat Kutlar ile fotoğraf sanatçısı Yavuz Onar’ın 1983 yılında Cumhuriyet gazetesi için hazırladığı “Uygarlığın Kaynaklarına Doğru” başlıklı röportaj dizisindeki metinlerin tamamını içeriyor. Dizi, Atatürk Barajı’nın suları altında kalmadan hemen önce kurtarma kazılarının başlatıldığı Kurban Höyük, Lidar Höyük ve Samsat Höyük’teki çalışmaları, çevredeki yaşamı, doğal ve kültürel varlıkları belgelemesi açısından büyük önem taşıyor. Uygarlıkların kaynağını tanımak üzere çıkılan yolculuk, usta bir edebiyatçı ve bir fotoğraf sanatçısının bakışıyla şiirsel bir anlatıya dönüşüyor. “Biz Batı Anadolu’da yaşayanlar için Güneydoğu Anadolu, doğunun gizemli havasından izler taşır her zaman. Bu yüzden ne zaman Fırat Nehri’ni sallar ya da köprülerle doğuya doğru geçecek olsam kendimi alışılmadık görüntülere, duygulara hazırlarım. (…) Ama bu kez durum bambaşkaydı. Yapmaya karar verdiğimiz yolculuk, büyük ırmağın, Fırat’ın kaynaklarına doğru değil, Anadolu uygarlıklarının binlerce yıllık kaynağına doğru olacaktı.”
  • Emir Öngüner
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    Türk matematik tarihinin en önemli simalarından biri olan Cahit Arf ve tarih öğretmeni eşi Halide Arf ile cebir ve sayılar teorisi alanlarında şöhreti dünyaya yayılmış olan Alman matematikçi Helmut Hasse’nin biyografilerini ve Arf çiftinin Hasse ile mektuplaşmalarını konu edinen bu çalışma, ilim dünyasına katkıda bulunmuş ve sayısız öğrenci yetiştirmiş üç kişi arasındaki meslekî ve kültürel bilgi paylaşımını ortaya koymaktadır. Cahit Arf, Selânik Posta Telgraf İdaresi memuru ve İttihat ve Terakki Cemiyeti Selânik Şubesi üyelerinden Yusuf Bey’in oğlu olup, 11 Ekim 1910 tarihinde o dönemler bir Osmanlı şehri olan Selânik’te’ki Islahhane mahallesinde dünyaya gelmiştir. Ailesi, Osmanlı Devleti’nin Balkanlara yayıldığı dönemde Konya bölgesinden getirilen Türk boylarındandır. 1912’de Balkanlarda başlayan savaş sebebiyle tüm aile İstanbul’a göç etmiştir. Kandilli Kız Lisesi’nden emekli olan tarih öğretmeni Halide Arf ise Millî Mücadele Dönemi’nde şehit edilen Eşme Kaymakamı Ahmet Şevki Bey’in kızıdır. Farklı millet ve kültürlere mensup Hasse ile Arf çiftinin, bu üç güzide ilim insanının otuz altı yıl süren mektuplaşmaları kimi zaman basit bir hatır sormaktan ibaretken kimi zaman da ciddi konuların tartışıldığı bir platforma dönüşmüştür. Mektuplarda akademi camiasındaki faaliyet ve gözlemlerin yanı sıra, yıllar boyu tarih, edebiyat, sanat ve muhtelif sosyal konularda Almanca, Fransızca, İngilizce ve Türkçe olarak hayli ilgi çekici bilgiler paylaşılmıştır. Özellikle Halide Arf’ın bir tarih öğretmeni olarak Türk tarihi ve kültürünü tanıtmaya başlamasıyla Hasse cephesinde ilginç bir değişiklik görülmektedir. Hasse gibi alanında dünyaca tanınmış bir Alman matematikçinin Türk kültürünü tanıması ile Türkçe öğrenip mektuplarını Türkçe kaleme almaya başlaması, ilerleyen yıllarda Türkiye’de misafir profesör olarak bulunması ve vefatından önce son bir kez daha Türkiye’yi görmek istemesi gibi detaylar mühimdir.

Sayfalar