Yazara Gore Listeleme

  • Mehmet Rauf
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    331,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Anılar, eğer gereken özen gösterilir ve iyi değerlendirilirse belli bir dönemi bütün çıplaklığıyla göz önüne serebilir. O zaman, anılara bir “toplumun belleği” gözüyle bakmak yanlış olmaz. “Mehmet Rauf’un Anıları”, Servet-i Fünun kuşağındaki sanatçıların nasıl bir araya geldiklerine, neleri okuduklarına, nelerden, nasıl etkilendiklerine, hangi siyasal ve güncel olayları yaşadıklarına, dostluklarına, kavgalarına tanık olacağınız bir kitap.
  • Şahin Ünal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    335,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Bazı kitaplar hiç yazılmamalıdır, bazı yazgılar da öyle… Yakılmak istenen kederler de vardır, kıvılcımdan yangına dönüşen alevler de… Yine de atmaya devam eden kalp, çalışmaya devam eden akıl, yaşamaya devam eden umudun değiştiremeyeceği hiçbir yazgı yoktur; şayet kalem elindeyse… Behiye o kitabı yazacak mı, yazmalı mı, yoksa kalemi kırıp atmalı mı buna kendisi karar verecek; okuyup okumayacağınıza da siz… “Kim olduğunu bilmiyorum. Yazdığım her satır gerçekleşiyor ve senin koruma içgüdünün sınırları yok. Korkuyorum ama bir o kadar da güvende hissediyorum kendimi.”
  • Erlend Loe
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    135,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Boğaziçi’ni izlerken şiirine yeni kelimelerle sarılmış bir şair Nina Faber. İstanbul seyahatinden Oslo’ya dönüp yeni şiir kitabını çıkarıyor ama olaylar beklediği gibi ilerlemiyor. Şiirlerinin aksı gibi, önce dağılıyor, azalıyor, yankılarla çoğalıp sonra bir doruk noktasında uçuşa geçiyor. Coşkulu bir Erlend Loe karakteri o. Eserleri pek çok ülkede yayımlanan Norveçli yazar Erlend Loe, 2013’te kaleme aldığı “Mal Sayımı”nda son derece akıcı üslubuyla bir yürek çarpıntısına, bir yaşlı şaire dünyada bir nefeslik alan açıyor. “Mal Sayımı” tıpkı “Doppler” ve “Bildiğimiz Dünyanın Sonu” gibi kült bir metne dönüşüyor.
  • Franz Kafka
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    448,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kayıp [Amerika] 16 yaşındaki Praglı Karl Rossmann, yeni bir hayat kurması amacıyla, anne babası tarafından Amerika’ya gönderilir. Gemiden iner inmez başlayan, kimi komik kimi hazin talihsizliklerin peşini bırakmayacağı Rossmann son derece çağdaş ve tekniğe dayalı bir dünyayla karşılaşır ve bu dünyada bütün kapılar ona açıktır. Bu roman ilk kez, Kafka’nın ölümünden sonra, 1927 yılında yakın dostu Max Brod tarafından birtakım müdahalelerle “AMERİKA” adıyla yayımlanmıştı. Kafka’nın yazma aşamasındayken bu romana “KAYIP” adını vermeyi tasarladığını 11 Kasım 1912 yılında Felice Bauer’e gönderdiği mektupta okuyoruz. “KAYIP [AMERİKA]” fantastik kurgu ile gerçekçi romanın olağandışı bir harmanı. “Eğer ortada iyi niyet yoksa, insanın kendini savunması çok zordur.” “Bu esere dair en güzel şey, esere nüfuz eden derin melankolidir: Kişinin ‘hayatı anlamadığı’ ve haklı olduğu, çok nadir rastlanan bir vaka var burada.” – Kurt Tucholsky “Kafka aslında Fransa’dan ve Kuzey İtalya’dan öteye hiç seyahat etmedi, öyle ki hayal gücünün masumiyeti bu macera kitabına o tuhaf rengini veriyor.” – Max Brod
  • Memduh Şevket Esendal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    436,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Hürriyet Gelirken” adını verdiğimiz kitapta, 1908-1925 yılları arasında yazılmış, çoğu süreli yayınlarda çık­mış ve 1983’ten sonra günümüz harflerine çevrilerek kitaplarına girmiş Esendal öykülerini okuyacaksınız. Bunlardan 1925 yılında Meslek gazetesinde yayım­lanmış 12 öykü eski harfli yazımıyla karşılaştırıla­rak düzeltildi. 1909 yılında Tanin gazetesinde çıkmış “Rüyada” adlı öyküyse ilk kez günümüz harfleriyle yayımlanıyor “Ama yalnız bizde değil, başka yerlerde de hikâye nedir, nuvel nedir, roman nedir, kavgası bitirilmiş değildir. Eğer yazdıkların hoşa gitmiş, okunmuş ise, hikâye olmasa da okurlar. Adını da onlar ister koysunlar, ister koymasınlar, bana vız gelir! İşin doğrusu, yazılacak yazının ya özlü ya da hoş olmasıdır. Adı ne olursa olsun… Bizde hikâye vardır, fıkra vardır, kıssa vardır, nakil vardır, masal vardır, şimdi aklıma gelmeyen daha bir iki şekil vardır. Bunların yeni adları da yoktur. Eskileri de pek iyi hudutlandırılmış de­ğildir. Biz, bunların hepsine birden hikâye diyoruz. Ama, mutlaka hikâye yazmak gerekmez. İş yazmaktır. Hikâye olmaz da nakil olur, mesel olur. Ne çıkar? İş ki düşünülsün, sonra yazılsın. Hikâye olmaz da onun benzeri bir şey olur.” (M. Ş. Esendal)
  • Eugène Ionesco
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    186,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Gergedan Eugène Ionesco’dan acımasız bir konformizm ve totalitarizm eleştirisi. Küçük bir taşra kentinde sakin bir pazar günü iki arkadaş, Bérenger ile Jean bir kafenin bahçesinde oturup laflamaya başlarlar. Birden, gittikçe artan bir gürültü duyulur: Hızla gelip gözden kaybolan bir gergedanın çıkardığı sestir bu. Sonra bir başka gergedan aynı hızla geçip gider. Mahallenin sakinlerinden bir ev hanımı, yaşlı bir beyefendi, bir mantıkçı,kafenin sahibi ve garson kız büyük bir şaşkınlık içinde olup biteni anlamaya çabalar, birtakım sorulara cevap bulmaya çalışırlar. Kısa süre içinde kentte gergedanların sayısının arttığı görülür, ancak bunlar kente dışarıdan gelmiş gergedanlar değildir, halk gergedanlaşmaktadır… Ionesco akıldışı olanı, kendi dışında hiçbir gerekçeye ihtiyaç duymayan özerk bir güç olarak ciddiye alan nadir yazarlardandı. Ancak yalnızca, aklın en sonunda her zaman bir şekilde üstün geleceği yollu aldatıcı bir güven duygusuna kendilerini kaptırmayanların, aklın can düşmanlarına karşı başarılı bir şekilde direnme şansı vardır. – Richard Herzinger – Die Welt Gergedan, fikirlerin yaygın ruh hallerine ne kadar çabuk dönüşebileceğini ve ardından, kaçınılmaz olarak bir toplumsal kargaşaya yol açacağını etkileyici şekilde gösteren, toplumsal histeri ve konformizme ilişkin acayip bir hikâye. – HANS OTTO THEATER
  • Charles Sanders Peirce
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    611,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Felsefenin İlkeleri Pragmatizmin, sembolik mantığın ve göstergebilimin kurucusu, Amerikalı filozof Charles Sanders Peirce’ün Felsefenin İlkeleri kitabı, filozofun bilim ve felsefe tarihini yarattığı yeni kavramlarla derinlikli ve özgün yaklaşımıyla ele aldığı dört kitaptan oluşuyor: felsefe tarihi, bilim tarihi ve bilimsel felsefe hakkındaki görüşlerini içeren “Genel Tarihi Yönlendirme”; “Bilimlerin Sınıflandırılması”; “Fenomenoloji” ve “Normatif Bilimler”. Nazlı İnönü’nün hazırladığı “Çevirmenin Sunuşu”, metinde geçen sınıflandırmaların şemalarını içeren özel ekler ve İngilizce-Türkçe ve Türkçe-İngilizce Peirce terimleri sözlükleriyle, etraflı bir Peirce’ün felsefesine giriş kitabı bu. “Birçok felsefecinin en büyük Amerikalı filozof olduğunu düşündüğü Peirce çok geniş bir ilgi alanına sahiptir. Bu alan felsefenin her çeşidiyle birlikte birçok bilim disiplinini de kapsar. Bilimdeki bu kapsamlı çalışmasına rağmen o, kendini her şeyden önce bir mantıkçı olarak görür. Zamanının ders kitaplarında hüküm süren verimsiz skolastik mantığı eleştirerek dikkatini bilimde ve matematikte kullanılan yöntemlere yönlendirir. Peirce’ün bilimsel bakış açısı felsefi görüşlerini de şekillendirdiğinden pragmatizmi aslında bilimde kullanılan yöntemlerin doğal bir sonucudur. Mantıksal pozitivistler gibi metafiziği tamamen reddetmek yerine, onu bilimsel kılmaya çalışır.”
  • Marlen Haushofer
    - Türkçe
    15 Ayrım
    418,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Duvar (Klaus Antes’in sonsözüyle) Orta yaşlı bir kadın, kuzini Luise ve kocası Hugo’yla birlikte dağda, onların av köşkünde birkaç gün geçirmek ister. Varışlarının ardından çift komşu köye yürüyüşe çıkar ama geri dönmez. Ertesi sabah kadın aşılamaz, görünmez, saydam bir duvara çarpar: Duvarın arkasında ölü katılığı hâkimdir. Kadın dünyanın geri kalanından tecrit edilmiş, dar ve sınırlandırılmış doğa parçasının ortasında, çevresinde kendisine yanaşan bir köpek, bir inek ve bir kediyle birlikte hayatta kalabilmek için bir düzen kurmaya, “yeni hayat”ına yön vermeye çalışır. 1963 Arthur Schnitzler Ödülü’ne değer görülen, Marlen Haushofer’in en sevilen romanı DUVAR kendi içinde sıkışıp kalmış modern insanın varoluşsal yalnızlığını betimlerken, insanın hüküm sürdüğü dünyada ancak bir metafor olmaktan kurtarıldığında saydamlaşan “duvar”ın arkasındaki yalnızlığı biraz olsun dindirecek bir beceriye de işaret ediyor: Sevgi. DUVAR: Nefes kesici bir hayatta kalma öyküsü, Soğuk Savaş dönemini anıştıran distopik bir macera, akıldan çıkmayacak bir feminist bilimkurgu başyapıtı. ROBINSON CRUSOE kadar sürükleyici. Doris Lessing DUVAR, anlatıcı yeni bir topluluk oluşturdukça yavaş yavaş ütopya romanına dönüşen bir distopya romanı. Haushofer’in hayvan doğasını yurt edinme biçimi son derece sevgi dolu ve özgeci… Yabansı ve olağanüstü. James Wood Olağanüstü yalınlığı bir klasik eser ayarında olan büyük bir anlatı. Batı yazınının başyapıtları arasında yer alabilir. Hans Weigel Fevkalade ilginç, daima hafife alınmış bir yazar. Elfriede Jelinek DUVAR, anaerkil düzenin kültivasyona uğramış eylemlerinden hareketle insanlığın devamına ilişkin umudu bir paradigma değişimine bağlayan ve kadına özgü değer tasarımlarından destek alan bir ütopyadır. Gisela Ullrich Eğer biri bana hayatımdaki en önemli on kitabı sorsaydı, bu kitap kesinlikle onlardan biri olurdu. Elke Heidenreich Mucizevi olandan azı değil. Chicago Review of Books “Sırtımı duvara dönüp uykuya dalıyordum. Hayatımda ilk kez sakinleşmiştim, memnun ya da mutlu değildim, ama sakinleşmiştim. Bunun yıldızlarla ve artık onların gerçek olduğunu bilmemle ilgisi vardı, ama bunun neden böyle olduğunu açıklayamıyordum. Öyleydi işte.” (Kitaptan)
  • Jean Bottéro
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    251,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mutfak ve sofra kültürü bir uygarlığı anlamanın en etkili yollarından biri. Dünyaca ünlü Fransız Asurbilimci, Kutsal Kitap ve kadim Ortadoğu dinleri uzmanı, tarihçi Jean Bottéro, yaklaşık MÖ 1700’lere tarihlenen ve kırka yakın yemek tarifini içeren üç kil tablet üzerinden antik Babil’in yemek kültürünü inceliyor. Pişirme teknikleri, şölen yemekleri, ölüm ve yaşamın sofraya yansıması, içecek kullanımı gibi çeşitli konu başlıkları, “uygarlıkların beşiği” olarak anılan Mezopotamya’dan günümüz kültürüne ışık tutuyor. “Bu kitabı yazarken niyetim Mezopotamyalı muhterem atalarımızın ‘yeme-içme’ kültürü hakkında akademik ve kapsayıcı bir çalışma ortaya koymak değildi, çünkü bu (samimi okuyucuya ulaşamama pahasına) akademisyenlere yönelik sıkıcı ve kuru bir çalışma olurdu (…) Acilen tatmin edilmek istenen damak zevkine gelince, eski Mezopotamyalılarla beraber yemek yeme imkânımız olmadığına göre bu mutfağın lezzetlerini, elimizin altında bulunan Türk-Arap veya Lübnan ya da Yakındoğu (kim nasıl isterse öyle adlandırsın) mutfağında tadamaz mıyız? Çünkü tarihsel olarak bu mutfaklar Mezopotamya’nın kaybolmuş ‘Yeme-İçme’, ‘Mutfak ve Sofra’ tekniklerinin devamı ve ulaşabileceğimiz tek çağdaş temsilcisi.”
  • Jean-Louis Fournier
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    87,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eşi Sylvie’nin ölümünün ardından mutsuzluğun doruklarında yalnız ve dul kalan Fournier, hayal kırıklığı yaşamamak için ölümsüz bir eş arayışına başlar ve gazeteye bir ilan verir: Dul, ölümsüz eş arıyor. Kimler başvurmaz ki bu ilana: Jeanne d’Arc, Maria Callas, Emma Bovary, Carmen, Kleopatra, Ella Fitzgerald, Nefertiti, Yourcenar, Pamuk Prenses ve daha nice ölümsüz isim. Gelen yanıtlara Sylvie’nin “öteki taraf”tan yaptığı yer yer iğneleyici yorumlarla işler çığırından çıkar. “ Dul Ölümsüz Eş Arıyor”da Fournier cebindeki çuvaldızla kendi kuyusunu kazmaya devam ediyor…

Sayfalar