Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2993 sonuçtan 721 - 730 arası görüntüleniyor.
  • Jose Saramago
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    333,04 KB
    Eser Türü: Kitap
    Peki saf Atinalıların şu bin yıllık icadı demokrasi ne durumda dersiniz? Atinalılar için demokrasi, o dönemin toplumsal ve siyasal koşullarında, halk için halk tarafından yönetilen bir halk iktidarını ifade ediyordu. İyi niyeti kanıtlanmış insanların samimiyetle, içten pazarlıklı bazılarının da iyi niyetli görünme adına ileri sürdükleri bir görüşle sık sık karşılaşıyorum. Bu görüşe göre, gezegenimizin büyük çoğunluğunun içinde bulunduğu korkunç durum yadsınamaz bir gerçekse de, kişi haklarına tam anlamıyla ya da en azından tatmin edici bir biçimde saygı gösterilmesini sağlamak ancak genel bir demokratik sistem çerçevesinde mümkündür.
  • metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Dergi
    Takdim, Demokrasi Platformu, elinizdeki Türkiye'de Tarikatlar ve Cemaatler sayısıyla, Türkiye'deki özellikle dinle ilgili sorunların, bilimsel bilgi ile, bilimsel zeminde tartışılarak çözüme kavuşturulması gerektiğinden yola çıkarak, bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu değerli okurlarıyla paylaşıyor. Tarikatlar cemaatler konusu, Türkiye'nin gündeminden hiç düşmüyor. Ancak, bu konuda insanların doğru bilgi sahibi olmalarını sağlayacak, bilimsel nitelikli derli toplu çalışmaların sayısı yok denilecek kadar az. İşte Demokrasi Platformu, bu konularda kafa yoran bilim adamlarının birikimleriyle okurlarını buluşturarak, bu konunun öncelikle doğru anlaşılmasına katkıda bulunmak istemektedir. Tarikatlar, cemaatler, radikal akımlar ve diğer dinsel oluşumlar, sanki bir tür tabu gibi görünmektedir. Bu, herkesin duruşuna, çıkarlarına, beklentilerine göre ürettiği, isteyenin istediği şekilde kullanabildiği; tanımlanamayan, belki de tanımlanmak istenmeyen ilginç bir tabuya benzemektedir. Sorunun kaynağı öncelikle, kökleri derinlerde olan tarikatların halen yürürlükte olan yasağa rağmen varlığını işlevsel bir şekilde sürdürüyor olmasında; konuya, korkuyla karışık önyargı ile yaklaşılmasında; dini alanda sağlıklı özeleştiri/eleştiri geleneğinin bir türlü istenilen düzeyi yakalayamamasında aranmalıdır. Ayrıca, konunun çok yönlü olarak istismara açık olduğu da unutulmamalıdır. Osmanlı'nın enkazı üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Osmanlı'nın bütün sorunlarını da "sıkıştırılmış" bir vaziyette devralmıştır. Bu doğrultuda atılan en önemli adımlardan birisi 1925'te Tekke ve Zaviyelerin kapatılması olmuştur. O zamanki koşullan iyi değerlendirirsek, bu işin kangren haline gelmiş bir uzuvdan kurtulma operasyonu olduğunu düşünebiliriz. Ancak, üzerinde önemle durulması gereken husus, seksen yılın sonunda Türkiye'nin bir tür tarikat cennetine dönüşmüş olmasıdır. İşin ilginç yanı, tarikatlarla ilgili birtakım sorunlar gündeme oturduğu zaman, hemen "komplo"nun söz konusu edilmesi ve özeleştiriye meydan verilmemesidir. Diğer taraftan, din konusundaki olumsuz duygu ve düşüncelerini dile getirmek isteyenler de, tarikatlar üzerinde öfkelerini kusmaktadırlar. Ortada, hem teolojik boyutu olan, hem de sosyolojik koşulların ürettiği bir sorunun mevcut olduğu açıkça görülebilmektedir. Bu sorun çözülemeyecek bir sorun da değildir. Çözüm, tarikat oluşumlarının tarihsel arka planını görerek, hangi psikolojik ve sosyolojik faktörlerin bu sorunu çözümsüzlüğe doğru sürüklediğini doğru tespit etmekten geçmektedir. Tarikatlar, kentlerimizi köye dönüştüren göç olgusunun bunalttığı insanlar için bir tür sosyalleşme aracı olarak işlev görmekte; dayanışma, aş, iş ve eş bulma konusunda insanları cezbeden sığınak olmaktadır. Herhangi bir sosyal oluşum, sağlıklı ya da sağlıksız, insanların ihtiyaçlarına cevap verdiği sürece, gizli ya da açıktan varlığını sürdürmeye devam edecektir. Demokrasi Platformu, "Tarikatlar, Cemaatler ve Diğer Dinsel Oluşumlar" konusunu Uç sayı olarak planlamıştır. Elinizdeki bu sayıda sadece tarikatlarla ilgili yazılar yer almaktadır. Mustafa Kara, "Cumhuriyet Döneminde Tarikatlar" konusunu ele almakta ve insanda mevcut olan mistik eğilimlerin ortadan kaldırılamayacağı varsayımından hareketle, bu eğilimlerin devletin kontrolünde sağlıklı yönlendirilmesi gerektiği konusunda bir teklifle ortaya çıkmaktadır. Niyazi Usta, hakkında çok şey söylenen, fakat pek az bilinen "Menzil Nakşiliği"ni ele almıştır. Mehmet Demirci, çok merak edilen "Kenan Rıfâî ve Çevresi"nin doğru anlaşılabilmesi için bir pencere aralamıştır: "Sâmiha Ayverdi çevresindeki oluşum bir tarikat mıdır, değil midir? Kanaatimce tarikat da denemez, hayır tarikat değil de denemez. Bu çevrede yaygın olarak tarikat ritüeli ile alâkalı bir şey yok. Müntesiplerin eğitiminde düzenli olarak yürütülen evrad, ezkâr, zikir, vs. yok. Şeklî bir unsur yok. Peki ne var? Sadece gönül bağı var, muhabbet var". Yrd. Doç. Dr. Sezai Küçük, Mevleviliğin hem geçmişine, hem de bugününe ışık tutmaya çalışmıştır. İsmailağa Cemaati, Kamil Ocak'ın kaleminden ilk defa konuyu merak edenlerin karşısına çıkmaktadır. Mehmet Ali Kirman, uzun yıllar üzerinde çalıştığı Süleymancılık konusunu, ortaya çıkışı, geçirdiği evreler ve günümüzdeki durumu açısından ele almıştır. Son makalede ise Hüseyin Bal, dinin geleceğini tartışmıştır. Demokrasi platformu bu konuyu işlemeye devam edecektir. Bir sonraki sayımızda, İskenderpaşa Cemaati, Işıkçılık gibi konuların yanında, ağırlıklı olarak Alevilik-Bektaşilik-Kızılbaşlık ve Nurculuk konusu ele alınacaktır. Daha sonraki sayımız ise Türkiye'de Kur'an'a dönüş hareketi, siyasi boyut taşıyan radikal dini akımlar, siyasal İslam ve diğer dinsel oluşumlar üzerinde yoğunlaşacaktır. Planladığımız bu üç sayı ile, Türkiye'yi, Türkiye'deki dini hayatı daha iyi anlamaya, sorunların doğru bilgi ile çözüleceği varsayımından hareketle çözüm odaklı arayışlara ışık tutmaya çalışılacaktır. Din konusundaki sorunlanmızın çoğu, gerek teolojik, gerekse sosyolojik boyutta, daha çok din alanındaki korkunç bilgi boşluğu sebebiyle çözümsüz hale dönüşmektedir. Türkiye'nin geleceği açısından, bizim dinle ilgili sorunlarımızı bir şekilde çözmemiz; bazı sorunların da çözülmüş olduğunu fark etmemiz gerekmektedir. Türkiye'yi iyi anlayabilmek ve doğru değerlendirebilmek için, zaman zaman diğer Müslüman ülkelerle mukayese etmek faydalı olur. Fazlurrahman'ın 14 Haziran 1977'de İslam kitabının Türkçe baskısı için kaleme aldığı önsözdeki şu ifadelerin üzerinde düşünülmesi gerektiği kanaatindeyiz: "Müslüman ülkelerin çoğunda, iyi düzenlenmiş bir İslam eğitim örgütü bile mevcut değildir. Sadece Türkiye, 1949'dan beri insana gerçekten umut veren bir islâm eğitim çerçevesi veya örgütü meydana getirmeyi başarmıştır. Ayrıca Türkler'in, Batı kültürü hakkında oldukça yakın, sistemli ve uzun tecrübesi bulunması ve bugün bir bakıma İslam'ı yeniden keşfetmekte olması dolayısıyla bu ülkede İslam Rönesansının zengin ve anlamlı olacağını ümit etmek açısından önemli sebep bulunmaktadır. Çünkü geleceği ilgilendiren köklü meselelerle saklambaç oyunu oynamayıp, bu meseleleri hakkıyla karşılamak için lüzumlu cesarete sahip olmak, Türkler'in ulusal karakterinde yerleşmiş bir unsurdur. Muhammed İkbal'in de ümit ettiği gibi, Türkiye'nin bir kez daha yeni ve semereli bir İslam Rönesansı'nın öncüsü olduğunu ispatlaması pekala mümkündür". Türkiye, gerçekten de çok sancılı bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu sancıların, İslam'ın uygarlığa vücut veren kök hücrelerinin, Batının birikimi ile Türkiye üzerinde buluşmasından da kaynaklandığını; bir tür mayalanma sancısı olduğunu düşünmek de pekala mümkündür. Belki de bunlar, yeni bir uygarlığın mayalanma sancılandır... Prof. Dr. Hasan ONAT Ankara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi
  • Banu Avar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    70,1 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Betül Ulukut
  • Banu Avar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    56,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye'de muhalif olmak zordur. Büyük güçleri ve kodamanları ürkütmemeniz lazım. Hükümetle iyi geçinmeniz gerekir. Aykırı fikirleri dile getirirseniz adınız ya milliyetçiye, ya AB karşıtlığına ya da vatan hainliğine çıkabilir. Ülkemizde muhalif olmanın dayanılmaz ağırlığını yaşayan aydınların en önemlilerinden biri Banu Avar. Sınırlar Arasında programıyla büyük ses getiren, Avrupa'nın ışıldayan ve parlayan yüzünü değil de varoşlarını, sefaletini ve tükenen hayatlarını gösteren, Batı'nın Ortadoğu'daki karanlık iş ve ilişkilerini objektife yansıtan Banu Avar haliyle hedef tahtasına oturdu. Dost ve müttefiklerimizi (!) üzmemek için programları sansüre uğradı. İstifaya zorlandı… Ama o yılmadı. Hatta ifade özgürlüğünden dem vuran ve 301 için mücadele eden sözde liberal aydınlar Banu Avar'ın 301'den yargılanıp ceza almasını istediler. Elinizdeki kitap Cem Küçük'ün Kasım 2007'de Banu Avar'la yaptığı söyleşidir. Avar'ın Avrupa'nın görünmeyen yüzünü, Batı'nın tükenmişliğini, yok olan aile değerlerini irdelediği fikirleri ezberlerinizi bozacak.
  • Banu Avar-Cem Küçük
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    171,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye'de muhalif olmak zordur. Büyük güçleri ve kodamanları ürkütmemeniz lazım. Hükümetle iyi geçinmeniz gerekir. Aykırı fikirleri dile getirirseniz adınız ya milliyetçiye, ya AB karşıtlığına ya da vatan hainliğine çıkabilir. Ülkemizde muhalif olmanın dayanılmaz ağırlığını yaşayan aydınların en önemlilerinden biri Banu Avar. Sınırlar Arasında programıyla büyük ses getiren, Avrupa'nın ışıldayan ve parlayan yüzünü değil de varoşlarını, sefaletini ve tükenen hayatlarını gösteren, Batı'nın Ortadoğu'daki karanlık iş ve ilişkilerini objektife yansıtan Banu Avar haliyle hedef tahtasına oturdu. Dost ve müttefiklerimizi (!) üzmemek için programları sansüre uğradı. İstifaya zorlandı… Ama o yılmadı. Hatta ifade özgürlüğünden dem vuran ve 301 için mücadele eden sözde liberal aydınlar Banu Avar'ın 301'den yargılanıp ceza almasını istediler. Elinizdeki kitap Cem Küçük'ün Kasım 2007'de Banu Avar'la yaptığı söyleşidir. Avar'ın Avrupa'nın görünmeyen yüzünü, Batı'nın tükenmişliğini, yok olan aile değerlerini irdelediği fikirleri ezberlerinizi bozacak.
  • Feroz Ahmad
    insan sesi mp3 - Türkçe
    74 Ayrım
    0,99 GB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nadire Pınar Genç
    "Demokrasinin her millet için müşterek prensipleri olduğu gibi, her milletin karakterine göre bir çok özellikleri vardır. Türk milleti kendi bünyesine ve karakterine göre, demokrasinin kendi için özelliklerini bulmağa mecburdur." İsmet İnönü, Kasım 1945 T.B.M.M.'nin yeni dönem açış konuşması Feroz Ahmad'dan yakın tarihimizin çok önemli ve büyüleyici döneminin incelendiği en kapsamlı çalışma. 35 yıllık süreç, 10 yıllık dilimler içerisinde incelenirken, bu dönemin kronolojisin yanı sıra, bugünü açıklamaya yönelik değerlendirmeleri de bulacaksınız. Kitabın kaynakçası yakın zamanda girilecektir.
  • Ümit Kardaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    818,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Küreselleşme, ulus-üstü bir bütünleşme süreci: Üniter devlet bir yandan ulus-altı düzeyde bölgeselleşirken diğer yandan ulus-üstü düzeyde bütünleşmeye doğru gidiyor. Devletler ve toplumlar arasındaki ilişkiler hızla gelişiyor, bağlantılar karmaşık hale geliyor. Böylece bölgeselleşme ve küreselleşme ilişkisi, üniter devletin biçim değiştirmesine yol açıyor. Tüm bu gelişmeler yaşanırken öte yandan ulusal ve uluslararası güçlerin, süreçlerin yarattığı sorunlar da yakıcı şekilde ortada duruyor. Hem ulus-devlette hem de uluslararası sistemde bir demokrasi ve hukuk krizine yol açan bu durum demokratik değerlere dayalı, hukukun üstünlüğünün herkes tarafından kabul edildiği bir dünya düzeninin inşası konusunda düşünmeyi ve tartışmayı zorunlu hale getirmiş durumda. Ümit Kardaş, uluslararası sistemde ve Türkiye’de var olan demokrasi ve yargı krizini ele alan yazılarında tüm bu düzlemler üzerinden hareket ediyor. Büyük kısmı hem dünyayı hem Türkiye’yi yeniden ve doğru anlamlandırmak için mutlaka yüzleşilmesi gereken zihin açıcı sorular soruyor, çözüm önerileri ortaya koyuyor. Sözünü demokrasi, insan hakları ve hukuk “içinden” söyleyen, var olan çarpıklıklara dikkat çeken bir çalışma...
  • Muzaffer İzgü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    349,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Kermen Akarlı
    Bütün gülünç olaylarla, kişiler Muzaffer İzgü'ye mi rastlar? Hayır, bizler de nice gülünçlüklere tanık oluyoruz. Ama o, gülüp geçmez bunları saptar, güncelliğini yitirmeden de gözlemlerini öyküleştirir. İzgü'nün öykülerini bu nedenle çok dikkatli okumak gerekir. Amacı, salt güldürmek değildir çünkü. Her öyküsü, bir kişinin başına gelmiş, pek çok kişinin de bugün yarın yaşayabileceği gülünçlüklerin birer örneğidir. Bunların topluca bir değerlendirilmesi yapılacak olsa, İzgü'nün toplumsal olayları kendine özgü bir dille ve eleştirel yaklaşımla sergilediği çıkar ortaya. Belki bu değerlendirmenin sonucuna da gülecektir çokları, gülmek de bir tepkidir kimi zaman derler ya... Doğrudur; ekonomik sıkıntı, işinden olmak, aşağılanmak, horlanmak da olsa işin içinde, bile bile gülüyoruz artık her şeye. DEMOKRASİMİZ KAÇ PARA EDER'i okuyun bakalım, kuşkumuz yok yine güleceksiniz!...-
  • Emre Kongar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    672 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Emre Kongar kısa sürede 200 bin satışa ulaşan Tarihimizle Yüzleşmek adlı kitabının ardından şimdi de Demokrasimizle Yüzleşmek'le okur karşısında! Bu kitapta Kongar, günümüzde en çok sorulan "Türkiye nereye gidiyor?" sorusuna açık ve net yanıtlar veriyor.
  • Emre Kongar
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Emre Kongar kısa sürede 200 bin satışa ulaşan Tarihimizle Yüzleşmek adlı kitabının ardından şimdi de Demokrasimizle Yüzleşmek’le okur karşısında! Bu kitapta Kongar, günümüzde en çok sorulan “Türkiye nereye gidiyor?” sorusuna açık ve net yanıtlar veriyor.

Sayfalar