Yazara Gore Listeleme

  • Brigitte Giraud
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    286,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burçin Sağcan
    Brigitte Giraud’nun Goncourt Ödüllü kitabı Hızlı Yaşamak, kapkaranlık bir olayı muhteşem bir duygusallıkla, şefkatle işleyen bir roman. Eşini yıllar önce bir motosiklet kazasında kaybeden yazar, kazaya giden olaylar zincirini, çok kişisel ve içten bir soruşturma yürüterek inceliyor. Geriye dönüşlerle, anıların o çok derin sularına dalıyor ve kazanın önüne geçebilecek farazi olaylarla, tarihi baştan yazmaya çalışıyor. Bir çiftin özel hayatının, ilişkilerindeki gündelik meselelerin yanı sıra kentsel dönüşüm ve soylulaştırma gibi kamusal etkenlerle nasıl değişebileceğini anlatıyor. Brigitte Giraud, eşinin ölümünün yasını büyük bir cesaretle ve samimiyetle tutuyor; kişisel bir meseleyi, okuyan herkesin hayatına bir şekilde dokunacak bir roman haline getiriyor. “Hızlı Yaşamak, hatırlamak için bir davet, geri dönüşü olmayan şey gerçekleşmeden önce zamanı durdurma çabası.” Lir Magazıne Littéraire “Hızlı Yaşamak müşfik, hassas bir adama yazılmış bir aşk mektubu, bir bilgelik arayışı ve bizimkine çok benzeyen bir gündelik hayat resmi.” Version Femina
  • Reinaldo Marcus Green
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 473 Ayrım
    198,75 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
    hiç tenis geçmişi ve bilgisi olmayan Richard Williams’ın, kızlarının kariyerini adım adım nasıl planladığı anlatılacak. Richard Williams, kızları henüz 4 yaşındayken, onların kariyer planını 78 sayfalık bir dosya olarak hazırlamış, ardından da onlara tenis oynamayı öğretmiş. King Richard, bu çalışmalara ve çalışmaların sonucunda, Williams kardeşlerin nasıl efsane olduğuna ışık tutacak. Tenis efsanesi kız kardeşlerden, Serena Williams’ın 23, Venüs Williams’ın ise 7 Grand Slam Turnuva galibiyetiyle, tenis dünyasına altın harflerle isimlerini yazdırdıkları, görmezden gelinemeyecek bir gerçek.
  • Farabi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    159,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: AYFER TUZCU
    Farabî (870-950): Türk-İslam filozofu, gökbilimci, müzisyen. İslam’ın Altın Çağ’ının en önemli isimlerden biridir. Farabî yükseköğrenimini Bağdat’ta tamamladı, zamanın ünlü bilginlerinden ders aldı. Aristoteles’in ve Platon’un eserlerini inceledi, bu iki filozofun felsefelerini İslam’la bağdaştırmaya, bu sayede İslam dinine felsefi bir nitelik kazandırmaya çalıştı. Felsefeye mantık ile başlayıp metafizik üzerinde durdu; felsefenin dil, siyaset, doğa, zihin ile ilgilenen dallarında eserler verdi; müzik aletleri geliştirdi, müzik ve psikoloji konularında yazdı. İslam felsefesinin gelişmesini ve korunmasını sağladı, Batılı Orta Çağ düşüncesini etkiledi. Siyaset felsefesi alanındaki en olgun eseri kabul edilen Mutluluğun Kazanılması öncelikle insanların her iki dünyada mutluluğu kazanmalarına aracı olan insani şeyleri, yani teorik erdem, fikrî erdem, ahlâki erdem ve pratik sanatları tanımlar.
  • Hüsnü Karcı
    insan sesi mp3
    12 Ayrım
    222,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülay Erduran
    Evini, ocağını şöhret olma uğruna terk eden Cemal, İstiklal Caddesi’ndeki ‘Sinemacılar Sokağı’na gelir. Burada kendisi gibi, uzun vadede ünlü olma, kısa vadede çorba parasını çıkarma gayesini taşıyan hayal işçileriyle tanışır. Figüranlar keşfedilmeyi beklerken, bir yandan çıkan işlere sevinir; diğer taraftan birbirlerini oldukça kıskanırlar. “Dadaşın Yeri” namıyla anılan küçük kahvehanede, abartılı film anıları, çayın yanına katık edilir. Bu civarda bulunan diğer mekânlarda da kimi ünlü aktörler, artistler, yönetmenler, kameramanlar, asistanlar, sinemayı kenardan gözlemleyen sosyetik meraklılar eğleşir. Velhasıl, tüm sinema çalışanları bu canlı mekânlarda soluklanır, iş bekler, iş bağlantıları kurar, bu sokaktan ekmek yer, bu sokakta nefes alırlar. Burada Cemal, komik üslubuyla çevresince sevilen, konuşkan ve sevecen bir tip olan Temel; ünlü bir aktöre karıştırılabilecek kadar benzeyen, bu özelliğiyle kendisine rakip atfettiği Hasan; çizgi roman karakterlerinden birine benzeyen, sakin duruşlu, atletik yapılı, kendine daha yakın bulduğu Mehmet ve gece kulüplerinde, pavyonlarda birkaç basit sihirbazlık numarası yaparak hayatını kazanan, ayrıca kendisinden hiç hazzetmediği ‘Top Sakal’ Fahri ile tanışır. Hasan pavyon şarkıcısı olan Nükhet ile yaşamaktadır. Kahve eşrafınca, kadın parası yediği düşünülür ve kınanır. Kahve önünde bekleşen çocuklar tarafından sıklıkla ünlü bir oyuncuya benzetilir. Gördüğü ilgi hoşuna gitse dahi, öykündüğü hayatı yaşayamamanın öfkesini de taşır. Temel de Karadenizli bir türkücüye benzetilir. Her oyuncunun bir ünlüye benzetilme isteğinin arka planında, kaderlerinin benzemesinin umudu yatmaktadır aslında. Hasan kendisine rakip olabileceğini düşündüğü Cemal’i içten içe kıskanmaktadır. Kendini iyi hissetmek adına uydurduğu başarı hikâyeleri de Cemal üzerinde aynı tesiri yapar. Hoşlandığı bir kadın, daha tanıştıkları ilk gün, Cemal’in tüm parasını, istediği ayakkabıları aldırmak için harcatır. Aynı günün akşamı ise, eski âşığı ile bir olarak, götürdükleri pavyonda terk edip, hesabı üzerine yıkarak, afili bir dayak yemesine neden olurlar. Bu aynı zamanda, Cemal’in İstanbul serüveninde aldığı ilk darbedir. Cemal aldığı figüranlık işlerinde sivrilmek ve öne çıkmak adına göze batan hareketlerde bulunur. Yönetmenden yediği zılgıtla tüm moralinin bozulduğu bir sırada karşısına çıkan Aysel ile muhabbetleri ilerler. İlişkinin ilerlemesiyle Aysel, aşkı uğruna eşi ve oğlunu terk eder. Yaşça büyük olmasına rağmen, karşısındaki oyuncu bayanlardan kıskanacak derecede bağlanır Cemal’e. Kıskançlık krizleri ile Cemal’in işini baltalar. Yeşilçam’da, bir umutla çaldıkları her kapı yüzlerine kapanır acımasızca. Yılmadan ettikleri mücadelenin sonunda Cemal bir köy filminde oynaması için başrol teklifi alır. Sadece isim yapmak adına para almadan oynamayı dahi kabul etmiştir. Çekimler için gittikleri köyde ilgi ve alaka ile karşılaşır; köy eşrafınca en iyi şekilde ağırlanırlar. Cemal başrol oyuncusu olarak bulunduğu yerde, geldiği yeri unutmuşçasına yabancılaşmıştır. Ne yazık ki bu mutluluk da diğerleri gibi kısa vadelidir. Dolandırıcı olan yapımcının esas gayesi, köy halkının paralarını çalmaktır. Planlarını gerçekleştirdikleri gecenin sabahında, arkada bıraktıkları Cemal ve rol arkadaşları, tüm köylünün hışmına uğrar. Cemal, on yıllık sinema serüveninde, kurtlar sofrasından pay alamayan kurdun durumuna düşmüştür. Düşlerini gerçekleştirememenin burukluğunu yaşar. Su gibi akıp giden yıllar içerisinde yaşı da epey ilerlemiştir. Bu yaştan sonra, macerayı göze alacak durumda değildir artık. Yeni bir iş, yeni bir hayat kurmayı aklından geçirir. Bu kararını, acı tatlı anıları birlikte yaşadığı arkadaşlarına açar. Onlar da Cemal’in kararına saygı duyarlar. Kendileri için de böyle bir sonun olabileceğini, bu vesile ile düşünür ve Cemal’in şahsında gelecek adına, kendilerini de teselli etmekten geri kalmazlar. Cemal’in memleketine gitmek üzere anılarını kazıdığı Dadaş’ın kahvehanesine veda edişi, bayağı hüzünlü olur. Hasan’ın, Temel’in, Mehmet’in, Fahri’nin gözleri nemlenir. Bir hayalin gerçekleşememesinin ve bu uğurda çekilen acıların sızısı eşliğinde Cemal, Yeşilçam’la, sinemayla, artist olma hayaliyle, yani umutlarıyla vedalaşır.
  • İlber Ortaylı, Şermin Yaşar
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    1,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyaya gözlerimi bir savaşın ortasında açtım. Savaşın ortasının tam olarak neresi olduğunu bilmiyordum ama annem hep “Savaşın ortasında doğurdum ben seni,” derdi. Tarih 23 Nisan 1920. Büyük Millet Meclisi binasının önünde adım atacak yer yok. Kalabalığın gerisinde bir tezgâh göze çarpıyor. Önünde bir çocuk, kimbilir belki bir seyyar satıcı. Annesi var mı, babası sağ mı? Vatan yorgun, halk yoksul, umutlar yitip gitmişken bir çocuk nasıl yaşar hayatı? Çocuk edebiyatımızın üretken ve sevilen yazarlarından Şermin Yaşar, bizi şerbetçi bir çocuğun gözünden Kurtuluş Savaşı yıllarına götürüyor. Gökçe Akgül’ün incelikli çizimleri eşliğinde seferberliği, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yavaş yavaş yeşeren ümidi, toplumdaki değişimi, yoklukla geçen günleri ve beklenen zaferi hep birlikte yaşayacağız. Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı’nın Millî Mücadele günlerinin tarihi yönlerine tuttuğu ışığın aydınlığında Cumhuriyet’in ilk sabahını beraber karşılayacağız.
  • Hasan İzzettin Dinamo
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    12,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Eğer hükümet benimsediğimiz şeyin itelenmesinde diretiyorsa bunu biz yapamayız. Düşüne düşüne benim bulduğum yol, İstanbul'daki İtilâf devletleri komiserlerine bildirge gönderip imza yetkisini bizden kaldırmaktır. Bu durumda gerçi bizim için yeryüzünde görülmemiş bir skandal olur. Ancak yurdun yüksek çıkarları, kişi düşüncelerinin üstünde olduğundan ulusal hükümet kanısını uygular. Hükümetten teşekkür beklemiyoruz. İşlerimizin hesaplaşması ulusa ve tarihe bırakılmıştır." İsmet Paşa'nın bu telgrafı Mustafa Kemal'i etkilemişti. Hemen araya girerek Rauf'u o yana yatırdı. Sonra, İsmet Paşa'ya imza yetkisini veren telgrafını çekti. İsmet Paşa, sonsuz sevincini bildiren telgrafında şöyle diyordu: "Her dar zamanımda Hızır gibi yetiştirsin. Dört beş gündür çektiğim üzüntüyü düşün! Büyük işler yapmış ve yaptırmış adamsın. Sana bağlılığım bir kat daha artmıştır. Gözlerinden öperim. Pek sevgili kardeşim, aziz şefim."
  • Hanri Benazus
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    3,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ölümün beyaz olanı var mıdır, bir insan nasıl donar hiç hayal ettiniz mi? Ayaklarınızdan yukarı doğru gelen ağır bir yorgunluğun yavaş yavaş bedeninize yayıldığını hiç hissettiniz mi? ‘Birkaç dakika uyursam gücümü kazanırım, her şey düzelir’ duygusuna hiç kapıldınız mı? Tam o tatlı uykuya geçerken sevgilinizin, karınızın, çocuklarınızın siluetlerinin önünüzden süratle geçtiğini hayal ettiniz mi? Eğer bunları hayal edebilirseniz Sarıkamış'ta on binlerce Mehmed'in yolun kenarında tüfeğine yaslanarak ‘Şöyle bir çömeleyim hemen kalkarım’ derken, terli bedeninin 3 dakika içinde nasıl donduğunu anlayabilirsiniz. O gencecik insanların karanlık ormanlara, uçurumlara çığlıklar atarak neden koştuklarını daha iyi anlar, en acısı da, bu kahramanların şehit kütüklerine kaydedilmeyip savaşın yitikleri olarak adlandırılmalarının acısını içinizde hissedersiniz. Eğer 93. Alay 26 Aralık gecesi Allahuekber zirvesinde tipiye yakalanıp sabaha yarısı kaybolmuş ise, onları yitik olarak isimlendirmek yazıktır, onlar bizim için kutsal şehitlerdir. Sevgili Hanri Benazus'a bize Sarıkamış şehitlerini, onların "Beyaz Ölüm"lerini (şehadetlerini) hatırlattığı için tüm şehitler adına teşekkür ediyorum. Prof. Dr. Bingür Sönmez
  • Sebastian Fitzek
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Her yıl onlarca kişi gemilerde kayboluyor. Üstelik arkalarında bir iz bile bırakmadan. Onlar Yolcu 23’ler. Bu da onların hikâyesi. Burada kim olduğunuzun, kaç yaşında olduğunuzun bir önemi yok. Eğer çok kötü bir şey yaptıysanız sıradaki Yolcu 23 siz olabilirsiniz. Gemiye hoş geldiniz. Polis ve psikolog olan Martin Schwartz, beş yıl önce karısını ve oğlunu kaybetmiştir. Bu üzücü olay, onların Sultan of the Seas adlı yolcu gemisindeki seyahatlerinde gerçekleşmiş ancak kimse Martin’in ailesinin ölümü hakkında ona net bilgi verememiştir. Hayatındaki en önemli insanları kaybettikten sonra Martin büyük bir psikolojik yıkıma uğrar. Gizli polis olarak çalıştığı her davaya gözü kara bir şekilde dalıp kendini uyuşturmaya, acısını bir nebze de olsa unutmaya çalışır. Ummadığı bir anda, kendisini gerilim yazarı olarak tanıtan yaşlı bir kadından telefon alır. Kadın ona Sultan of the Seas gemisine mutlaka binmesi gerektiğini, orada ailesinin başına gelenleri aydınlatacak ipuçlarının olduğunu söyler. Aslında Martin o gemiye binip acı dolu geçmişiyle yüzleşmekten korksa da merakına yenik düşer ve yine aynı gemide kaybolmuş küçük bir kızın, elinde kendi oğluna ait bir oyuncak ayıyla ortaya çıktığını öğrenir.
  • Amy A. Bartol
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    1283,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Evie Claremont üniversiteye başladığında, gördüğü kâbusların biteceğini ummuştu. Ama bitmemişlerdi... En garip durumlarda bile mantıklı bir açıklama bulmaya çalışan Evie’nin hayatında, ikinci sınıf öğrencisi Reed Wellington’la tanıştıktan sonra akla mantığa sığmayacak şeyler olmaya başlamıştı. Reed’e karşı hissettiği anlamsız çekim de işleri iyice karıştırıyordu. Çünkü Reed, Evie’ye hayatta başına gelip gelebilecek en korkunç şeymiş gibi davranıyordu. Yine de ne zaman ihtiyacı olsa, hayatını kurtarmak için Reed oradaydı… Reed’in sakladığı sır neydi? Evie’nin şüpheleri doğru muydu? Peki, rüyalarında gördüğü o karanlık gelecek kaçınılmaz mıydı?
  • Yediiklim Yayın Kurulu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    404,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yusuf Ural, Gözde Yuvacı Mutaf, Cansu Aslan, Berna Uluözlü,

Sayfalar