Yazara Gore Listeleme

  • Nora Roberts
    insan sesi mp3
    45 Ayrım
    369,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ünal Ünüvar
    Boonsboro'daki tarihi otel hem savaşı hem de barışı gördü, el değiştirdi, hatta söylentilere göre periliydi. Şimdiyse Montgomery kardeşler ve onların enteresan anneleri sayesinde büyük bir yenilemeden geçiyor. Tarihi oteli yenileyen mimar olan Beckett Montgomery'nin sosyal hayatı, pizza yiyip bira içerken işten bahsetmekten ibarettir. Ancak ilgilendiği bir proje daha vardır: On beş yaşından beri öpmeyi beklediği Clare. Kocasını kaybettikten sonra doğduğu kasabaya geri dönen Clare Brewster, yalnız bir anne olarak üç çocuğunu büyütürken kasabadaki kitapçıyı da işletmektedir. Romantizm için çok az zamanı olan Clare, caddenin karşısında yeniden hayata dönen eski otele yakından bakmak istemektedir… hem binaya hem de bu işin arkasındaki adama. Otelin büyük açılışı yaklaşırken Beckett, Clare için özel bir tur düzenler ve… birdenbire çok özel bir anı paylaşırlar. Bu bir buluşma değildir ama bu kısacık özel an yepyeni bir şeylerin başlamasına vesile olacak, olağanüstü bir maceranın kapılarını onlara açacaktır. "Her zaman eğlendiren bir yazar." USA Today "Nora Roberts inanılmaz bir yelpazeye sahip, yetenekli bir anlatıcı. Publishers Weekly "Nora Roberts kendi alanının zirvesinde." People Magazine
  • Annie Ernaux
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    93,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Latifoğlu
    Artık sesini duymayacağım. Olduğum kadını, bir zamanlar olduğum çocukla bir araya getiren onun sesi, sözleri, elleri, tavırları gülüşü ve yürüyüşüydü. Geldiğim dünyayla aramdaki son bağ da koptu. Ernaux, hafızasını, zihinsel ve fiziksel bütünlüğünü yok eden bir hastalık yüzünden yitirilen annenin ardından, küçük bir Normandiya kasabasının varoşlarında doğan ve Paris’in banliyölerindeki bir hastanenin geriatri koğuşunda ölen gerçek kadının portresini çizmeye, onu olduğu gibi resmetmeye girişiyor. Bir anne ve kızı arasındaki hem zayıf hem de sarsılmaz bağı, onları ayıran dünyaları anlatan Bir Kadın, mümkün olan en tarafsız dille yazılmış bir ağıt, belki de Annie Ernaux’nun en dokunaklı metni. “Annenin yaşamına ve ölümüne şefkatli, sert ve dokunaklı bir saygı duruşu...” The Washington Times “Son derece özgün. Bir Kadın, aslında her kadının hikâyesi.” The New York Times
  • A.Erkan Uzunalioğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    97,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Figen Barsbay
    Hayatın bana sunduğu, benim de başka seçenek aramadan kabul ettiğim yılların ardından, neden paramparça olduğumu düşünürken yazmaya yeniden başlıyorum. Sana, kaybedilmiş zamana vazgeçmeyen ya da ölen arkadaşlara değil, kendime borcumu ödüyorum. Sen, koşmaya alıştırdığın bedeninle çoktan patlamış tufana aldırmadan, farkında olmadan, kaldığın yerden devam ediyorsun; uzaklıkların büyüttüğü aşkın kitabında yazanlara inanıyorsun. Galiba haklısın; çünkü korkunun bize öğretilenlerden, inanmayıp kendi öğrendiklerimizden başka anlamı da var; hayatımıza dokunulmamasını istemek gibi. Ne Söyleyebilirim sana? Yolun ya da oyunun, açık olsun!
  • Taylan Kara
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    162,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mücella Tekeoğlu
    Bu ülkede ahmaklaşma, kitlelerin en büyük “özgürlüğü”dür.” “Yeni Orta Çağ” düzeninde ahmaklaşmanın anahtarı “okumak”tır. Sadece çok satan kitaplarla değil, aynı zamanda “ağır” ilan edilen kitaplarla… Gözleri kör eden sosyolojiyle, hipnotize eden ve mistisizm saçan romanlarla, anlatan değil anlatmayan felsefeyle… Bir iletme ve anlatma aracı olarak değil “iletmeme”, “saklama”, gösterdiği şeyle arasına “duvar örme” aracı olarak kullanılan dille... “Yeni Orta Çağ”da topluma enjekte edilen edebiyat ve felsefe akıl değil akılsızlık üretmektedir. Sanat, edebiyat ve felsefe, tarihin hiçbir döneminde bu kadar ideolojik olmamış ve bugünkü kadar silah olarak kullanılmamıştır. “Yeni Orta Çağ”da edebiyat ve felsefe namluya sürülmüştür ve namlular topluma çevrilmiştir.
  • Feyyaz Kayacan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    112,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GÖNÜL GÜLER
    “Deliyim, demek ki görüyorum. Ne yazık ki, fena halde kızıyorum gördüklerime.” Şişedeki Adam ile başlar Feyyaz Kayacan’ın öykü yolculuğu. Gerçeküstücü bir ruh halinin metinleridir onlar. İkinci Dünya Savaşı’nın tanığı olarak kaleme aldığı Sığınak Hikâyeleri’nde, umudun insanı dirençli tutan insanüstü tarafını anlatır. Cehennemde Bir Yusuf’ta bu kez “Terzela”dan seslenir ve yer yer isyan eder. Sadece dil olarak değil, biçimsel olarak da sınırların ucundadır. İlk öykü kitabına üç yeni öykü ekleyerek yayımladığı Hiçoğlu’nun Serüvenleri geleceğe doğru atılmış bir işaret fişeği gibidir. Gibiciler ise hem toplum hem de dönemin edebiyat ortamı eleştirisidir. Hayattayken yayımladığı son öykü kitabı Bir Deli Değilin Defterleri’nde ise öyküde yapmak istediklerini yapmış bir Feyyaz Kayacan çıkıyor karşımıza. Klasik öyküye, daha doğrudan bir anlatıma “olabildiğince” geri dönüyor. İlk günden beri en iyi örneğini sunduğu gerçeküstücü dili hiçe saymadan, “gerçek” olanı tüm yalınlığıyla anlatıyor. Ancak en baştan belirtmeli, o yalınlık bu kez sert gelebilir. Adeta bir zincirin son halkası Bir Deli Değilin Defterleri’nde, Feyyaz Kayacan dilden anlatıma, biçimden ses tonuna tüm yönleriyle “usta”lığını taçlandırıyor.
  • Ursula K. Le Guin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    45,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilara Şahin
    Ursula Le Guin, ilk olarak 1974 yılında Galaxy Science Fiction dergisinde yayınlanan öyküsü Devrimden Önceki Gün'de, artık bir klasik haline gelen muhteşem romanı Mülksüzler'de resmettiği anarşist toplumun temellerinin atıldığı Devrim'e önderlik eden Odo'nun hikayesini anlatıyor. Devrim'den önceki günün hikayesini...
  • Şebnem İşigüzel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    327,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Dal
    Bu zamanın ruhunun, içinden geçtiğimiz günlerin romanı. Hayatın altüst olması diye bir şey varsa bunu bizden başkası bilemez. Ne olacak kaygısıyla yaşayan, endişeli, hayat standartları şaşmış, işinden olmuş. Ama her şeye rağmen hayat dolu, umut eden, direnen. Şebnem İşigüzel anlatıyor. Coşkuyla, tutkuyla, hazla. Eşsiz bir hayal gücüyle taçlanan Ağaçtaki Kız unutulmayacak bir hikâye sunuyor. Aklınızın ucundan geçmeyecek bir yerde karşılıyor bizi genç kahramanımız. Sonra başlıyor içtenlikle, tatlı tatlı şakımaya, anlatmaya. “Bu bir özgürlük ve aşk hikâyesidir. İki hasta gencin hikâyesi. Birisi benim.” Böyle söylemesine rağmen bu aynı zamanda manzaraya hasret kalanların, aşkın, âşıkların, arkadaşlıkların, vicdan sahibi insanların, hayallerin, yere çakılmanın, bu hayatın romanı. Genç kız tam da bizi anlatıyor: gençlerini, çocuklarını, kadınlarını sevmeyen ülkeyi. Dallardaki kuşlar gibi cıvıl cıvıl diliyle bir solukta okunan, soluksuz okunan bir roman bu.
  • Mehmet Durmaz , Ilyas Örskaya, Serbay Yiğit, Mennan Kızıltunç, Özlem Şimşek Eser
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    1086,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
  • Mine Soysal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    335,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Bedriye Alkan
    İki yaşam arasındaki uçurumu kaç katla ölçebilirsin? Şantiyeye, yatakhane zindana ne kadar uzaktı burası. Uykuya dalmadan önce son düşündüğü şey, ‘Hep burada, hep uzakta kalsam...’ oldu. Erdo ve Dünya, biriktirdikleri türlü dertlerle örselenmiş bambaşka yaşamlarında, ilk kez aynı çatının altında, birbirlerinden habersiz uyudular. Uyku adildi. İkisine de aynı güçle el verdi, ikisini aynı şefkatle bağrına bastı, kolladı. Uyku onları eşit ve bir kıldı. Büyük şehir. Vahşi bir çekim merkezi. Vaatleri de büyük, keşmekeşi de. O kadar büyük ki, herkes birbirinden ölçülemeyecek kadar uzak. Farklılıklar ve karşıtlıklar bitmeyen bir kaos içinde, bir arada. Binalar yükseldikçe hayatlar daralıyor. Şehir büyüdükçe insanlar küçülüyor. Varsıllık arttıkça yoksunluk yayılıyor; yeni “yaşam” alanları, yakın durması beklenen hayatları öteliyor uzaklara. Erdo, üniversite hayaliyle geldiği metropolde boğulurken; Dünya, varlıklı ama daracık dünyasında yarınını arıyor. Erdo başkalarının hayatını inşa ederek, Dünya ise başkalarının hayatından silkinip kurtularak bir gelecek kurmaya çalışıyor kendine. Türkiye’nin genç nabzına kulak veren yazar Mine Soysal’dan, birkaç kareden fazlasını göremediğimiz iki hayatın öyküsü.
  • Serol Teber
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    505,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuriye Aygün
    paranoid-melankolik şinasi’den kendi intiharının vakanüvisliğini yapan beşir fuad’a... fahişe mehpeyker’den fahişe fantezileri içinde kıvranan bihter’e... özgür-mutsuz çaresiz mihri müşfik’ten melankolik tevfik fikret’e... kimliğini, kişiliğini ve kültürün temelini oluşturan dilini yitiren bihruz bey’den çankaya’da korkuyu bekleyen mustafa kemal’e... huzursuz mümtazlar’dan baba kompleksli hayri irdal’lara.. değişmezliği simgeleyen nizam-ı âlemin daire-i adliyesinden insanın kendisi olamaması ve hiç-leşmesinin aynası alâaddin’in dükkânına... “Bunları yazmakla çıldırmaktan kurtulunur mu?” 2004 yılının Kasım ayında, hayata gözlerini yummadan sadece 1 hafta önce teslim etti kaleme döktüğü bu satırları Serol Teber... Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ından yola çıkarak, hayatı boyunca sorguladığı ezberletilmiş Türkiye siyasi tarihini, Tanzimat’tan günümüze edebiyat ve psikoloji perspektifinden yorumladı. Acaba yıllarca bize okulda ve her yerde anlatılan şanlı ceddimizin hikâyeleri ne kadar doğruydu? Neden bazıları Osmanlı’yı, diğerleri ise T.C.’yi yüceltiyordu? Osmanlı aydınları ne kadar aydındı? İttihatçılar kimlerdi? Ermeni soykırımı yapıldı mı? İlk kongre neden Erzurum’da toplandı? Kuva-yı Milliyeciler vatan kahramanı mı? Gerçekleşen hakikaten bir ‘Milli Mücadele’ miydi? Türkiye Cumhuriyeti gerçekten bağımsız mı? “Tutunamayanlar”ın Politik Psikolojisi, şu ana kadar dikte ettirilen bilgilere ‘acaba’ sorusunu sorduruyor. Serol Teber, yaratılmaya çalışılan millet kavramı üzerinden Türkiye toplumunun psikolojik okumasını yapıyor ve bugün boğuştuğumuz pek çok sorunun kaynağına ışık tutuyor. Bu kitap, herkesin kızacağı ve herkesin rahatını bozacak, kimsenin memnun olmayacağı ama okuyanları sarsarak uyandıracak, başka türlü bakmayı öğretecek bir eser. “Yüzleşilmemiş bir geçmiş, ruhumuz ve kimliğimizde bir apse gibidir. Yüzleşmek bir bisturi gibi acıtır, rahatımızı kaçırır ama iyileşmenin başka da bir yolu yoktur.” - Cem Mumcu

Sayfalar