Eserlere Göre Listeleme

Toplam 3429 sonuçtan 731 - 740 arası görüntüleniyor.
  • Ovanes Kaçaznuni
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    205,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SABAHAT VAROL İNSEL
    "Ermeni Belgeleriyle Ermeni Soykırımı Yalanı" dizisine, Ermenistan hükümetinin ilk başbakanı ve Taşnaksutyun Partisi liderinin imzasını taşıyan bir resmi belgeyle başlıyoruz. 1923 yılı Nisan ayında Taşnaksutyun Partisi'nin Bükreş'te yapılan Yurtdışı Konferansı'na sunulmuş olan bu tarihi rapor, Ermenistan'da yasaklanmıştır. Kitabın çeşitli dillerden yayımlanan basımları, Avrupa kütüphanelerinden toplatılmıştır.
  • Ovanes Kaçaznuni
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    204,82 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Ermeni Belgeleriyle Ermeni Soykırımı Yalanı" dizisine, Ermenistan hükümetinin ilk başbakanı ve Taşnaksutyun Partisi liderinin imzasını taşıyan bir resmi belgeyle başlıyoruz. 1923 yılı Nisan ayında Taşnaksutyun Partisi'nin Bükreş'te yapılan Yurtdışı Konferansı'na sunulmuş olan bu tarihi rapor, Ermenistan'da yasaklanmıştır. Kitabın çeşitli dillerden yayımlanan basımları, vrupa kütüphanelerinden toplatılmıştır.
  • Ovanes Kaçaznuri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    221 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elif Öney Aslanoğlu
    Ermenistan ilk Başbakanı'nın(1923) soykırım söylentilerini bir savaş olarak değerlendirmesine rağmen bu belgelerin açıklanması yasaklanmaktadır.
  • John Maxwell Coetzee
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Nobel ödüllü Coetzee, dünyanın yaşayan en önemli yazarlarından biri olarak gösteriliyor. J.M. Coetzee, kazandığı Booker Ödüllerini almaya bile gitmeyecek kadar içine kapalı bir yazar. Rian Malan onu şöyle anlatıyor: "Coetzee bir keşiş gibi disiplinli ve ölçülü yaşar. İçki ve sigara içmez, et yemez. Formunu korumak için bisikletle kilometrelerce yol yapar. Her sabah en az bir saatini çalışma masasının başında geçirir." Yine başka bir meslektaşı, Coetzee'yle çalıştığı 10 yıl içinde onun sadece bir kez güldüğünü görmüş. Birkaç kez Coetzee'nin de bulunduğu yemek davetlerine katılan bir tanıdığı ise davet boyunca ağzından tek sözcük çıkmadığını belirtiyor. Kendisini böyle gizleyen bir yazarın yaşamöyküsünü yazması, şaşırtıcı gelebilir. Ne var ki Coetzee bu kitabıyla, yaşamdaki olayların "geçmiş" gerçeğiyle "bugün" anımsanan bölümü arasındaki gerilime sıkışan alışılagelmiş otobiyografi geleneğine sırt çeviriyor. Yaşamını katı bir gerçekçilikle aktarırken kendisi hakkında pek çok şeyi anlatıyor, ama ne kadarının gerçek ne kadarının kurgu olduğu belli değil. Kitabın Çocukluk ve Gençlik bölümleri, birinci değil üçüncü şahıs ağzından aktarılarak kurguya daha da yaklaşıyor. Buna karşılık Yaz Mevsimi bölümü, yazarı iyice dışlayarak biyografisini yaşamında yer tutmuş beş kişiyle yapılan röportajlar şeklinde sunuyor. Sonuçta Taşra Hayatından Manzaralar, otobiyografi değil, "otobiyografik roman" ya da "kurgulanmış biyografi" olarak tanımlanıyor.
  • John Maxwell Coetzee
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    957,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Bülent Yaşar Ekin
    Nobel ödüllü Coetzee, dünyanın yaşayan en önemli yazarlarından biri olarak gösteriliyor. J.M. Coetzee, kazandığı Booker Ödüllerini almaya bile gitmeyecek kadar içine kapalı bir yazar. Rian Malan onu şöyle anlatıyor: "Coetzee bir keşiş gibi disiplinli ve ölçülü yaşar. İçki ve sigara içmez, et yemez. Formunu korumak için bisikletle kilometrelerce yol yapar. Her sabah en az bir saatini çalışma masasının başında geçirir." Yine başka bir meslektaşı, Coetzee'yle çalıştığı 10 yıl içinde onun sadece bir kez güldüğünü görmüş. Birkaç kez Coetzee'nin de bulunduğu yemek davetlerine katılan bir tanıdığı ise davet boyunca ağzından tek sözcük çıkmadığını belirtiyor. Kendisini böyle gizleyen bir yazarın yaşamöyküsünü yazması, şaşırtıcı gelebilir. Ne var ki Coetzee bu kitabıyla, yaşamdaki olayların "geçmiş" gerçeğiyle "bugün" anımsanan bölümü arasındaki gerilime sıkışan alışılagelmiş otobiyografi geleneğine sırt çeviriyor. Yaşamını katı bir gerçekçilikle aktarırken kendisi hakkında pek çok şeyi anlatıyor, ama ne kadarının gerçek ne kadarının kurgu olduğu belli değil. Kitabın Çocukluk ve Gençlik bölümleri, birinci değil üçüncü şahıs ağzından aktarılarak kurguya daha da yaklaşıyor. Buna karşılık Yaz Mevsimi bölümü, yazarı iyice dışlayarak biyografisini yaşamında yer tutmuş beş kişiyle yapılan röportajlar şeklinde sunuyor. Sonuçta Taşra Hayatından Manzaralar, otobiyografi değil, "otobiyografik roman" ya da "kurgulanmış biyografi" olarak tanımlanıyor.
  • F. Emil Sillanpaa
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    887,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayıcı: Kitap Sevenler
    Finlandiyalı yazar Franz Emil Sillanpaa'nın en ünlü yapıtlarından biridir "Taşra Kızı Silja". Kendisi de yoksul bir köylü ailesinden gelen yazar, bu romanında bir köylü kızın yaşam öyküsünü anlatır. Silja, anasını babasını yitirdikten sonra, yaşamını çiftliklerde işçilik ederek sürdürür. Çok güzel olduğu kadar ince duygulu bir kızdır. Köy delikanlıları pervane olur çevresinde. Ama hiçbirine yüz vermez. Bir rastlantıyla tanıştığı Armas'a gönül verir. Ne var ki, ayrılık gelir çatar. Armas 1918 savaşında cepheye gönderilir, yaralanır, bir bacağını yitirir. Silja da angaryaların zengin çiftlik sahibi kadınların anlayışsızlıkları sonunda verem olur; son günlerini mutlu çocukluk anılarını ve sevgilisinin hayalini içinde canlandırarak, doğa güzelliklerini derinden duyarak, yalnızlık içinde söner gider. (Arka Kapak)
  • F. Emil Sillanpaa
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    701,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Arzu Dağcı
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    89,09 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Arkası Yarın
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    104,54 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Seslendiren: Ali Mümtaz Berge, Ersin Sanver, Göksel Kortay, Hülya Çelebi, Kerem Yılmazer, Meral Taygun, Müşvik Kenter, Mustafa Alabora, Nezih Deliormanlı, Osman Görgen, Yüksel Gözen
    -
  • Joseph Lloyd Carr
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    191,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nazlıcan Güç
    Orada kalsaydım, bir ömür mutlu olabilir miydim? Sanmıyorum, hayır. İnsanlar göçer, yaşlanır, ölür ve her köşebaşında bir başka güzellikle karşılaşmaya duyulan o aydınlık inanç söner, tükenir. Ya şimdi ya da hiçbir zaman; mutluluğu ancak havada uçuşurken yakalayabiliriz, yakalayacaksak. Tom Birkin, I. Dünya Savaşı’nın en kanlı çarpışmalarına sahne olan Passchendaele’den muharip gazi olarak ülkesine dönmüş, hayatı kaldığı yerden tekrar yakalamaya çalışmaktadır. Bir kilise duvarındaki, Orta Çağ’dan kalma freskin gün yüzüne çıkarılması işi için Kuzey Yorkshire’daki Oxgodby kasabasına gelir. İlk başta, bir Londralı olarak taşraya âdeta bir Marslı kadar yabancıdır; fakat taşranın sabit yaşamı ve çalışma ritmi, beraberinde imkânsız bir aşkın da kapısını aralayarak Birkin’i kısa sürede içine alır, ona savaşın yaralarını sarmasında yardımcı olur ve kendisini evinde hissettirir. Taşrada Bir Ay, yazarın deyimiyle “sonsuza dek yitirilmiş bir dönemi” ve o dönemden yadigâr kalan sevinçleri, üzüntüleri, korkuları, kızgınlıkları,hayal kırıklıklarını, umutları, hayalleri ve tabii ki emekleri unutturmamak için yollanmış, zamanın zalim eline direnen bir kartpostal gibidir âdeta. J. L. Carr, taşranın dinginliğini ve pastoral yaşantısını, imkânsız aşkın olanca hüznü ve lirizmiyle bezediği atmosferde, bir ülkenin kayıp güzelliğinin izini sürerken, unutturmamaya çalıştığı bütün o duyguların aslındahepimiz için ne kadar benzer, hatta ortak olduğunu da Çağdaş İngiliz edebiyatının klasiklerinden Taşrada Bir Ay, Umay Öze’nin çevirisiyle… “Carr savurgan bir yazar değildir ve hayalde canlanan geçmişe geri dönmeyi sağlayan, büyülü bir dokunuşa sahiptir.” Penelope Fitzgerald “Modern İngiliz edebiyatında bir benzeri daha yok.” D. J. Taylor  (Tanıtım Bülteninden)Orada kalsaydım, bir ömür mutlu olabilir miydim? Sanmıyorum, hayır. İnsanlar göçer, yaşlanır, ölür ve her köşebaşında bir başka güzellikle karşılaşmaya duyulan o aydınlık inanç söner, tükenir. Ya şimdi ya da hiçbir zaman; mutluluğu ancak havada uçuşurken yakalayabiliriz, yakalayacaksak. Tom Birkin, I. Dünya Savaşı’nın en kanlı çarpışmalarına sahne olan Passchendaele’den muharip gazi olarak ülkesine dönmüş, hayatı kaldığı yerden tekrar yakalamaya çalışmaktadır. Bir kilise duvarındaki, Orta Çağ’dan kalma freskin gün yüzüne çıkarılması işi için Kuzey Yorkshire’daki Oxgodby kasabasına gelir. İlk başta, bir Londralı olarak taşraya âdeta bir Marslı kadar yabancıdır; fakat taşranın sabit yaşamı ve çalışma ritmi, beraberinde imkânsız bir aşkın da kapısını aralayarak Birkin’i kısa sürede içine alır, ona savaşın yaralarını sarmasında yardımcı olur ve kendisini evinde hissettirir. Taşrada Bir Ay, yazarın deyimiyle “sonsuza dek yitirilmiş bir dönemi” ve o dönemden yadigâr kalan sevinçleri, üzüntüleri, korkuları, kızgınlıkları,hayal kırıklıklarını, umutları, hayalleri ve tabii ki emekleri unutturmamak için yollanmış, zamanın zalim eline direnen bir kartpostal gibidir âdeta. J. L. Carr, taşranın dinginliğini ve pastoral yaşantısını, imkânsız aşkın olanca hüznü ve lirizmiyle bezediği atmosferde, bir ülkenin kayıp güzelliğinin izini sürerken, unutturmamaya çalıştığı bütün o duygularin aslındahepimiz için ne kadar benzer, hatta ortak olduğunu da Çağdaş İngiliz edebiyatının klasiklerinden Taşrada Bir Ay, Umay Öze’nin çevirisiyle... “Carr savurgan bir yazar değildir ve hayalde canlanan geçmişe geri dönmeyi sağlayan, büyülü bir dokunuşa sahiptir." Penelope Fitzgerald “Modern İngiliz edebiyatında bir benzeri daha yok." D. J. Taylor (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar