Yazara Gore Listeleme

  • Ulviye Alpay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    376,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülay Erduran
    "Dil, yüreğimizdeki her acıyı eksiksiz, tam olarak dile getirir mi ki?" Günaydın Kasap ve Restaurantlarının kurucu ortağı Cüneyd Asan daha sekiz yaşındayken gözleri kapalı daldığı hayata direndi, çalışma gücünü en yoksun anlarında bile yitirmedi. Çalışmak, Cüneyd Asan’ı büyüleyen, sarıp sarmalayan dahası büyüten, geleceğini aydınlatan tek nedendi. Hayatın bileği taşından hiçbir farkının olmadığını biliyordu. Bu yüzden de her ne yapacaksa en iyisini yapmayı hayal edecek, cesaretin kendine has dehasına, gücüne ve sihrine inanacaktı. "Hayatın anlamı, yaşamanın gücü, varsıllığa erişilecek damarlar ‘var’ sözünün altında yatıyor. ‘Yok’ deyince bitti. Dünyanın en aptal, en gereksiz sözü ‘yok’ sözüdür."
  • Mahfi Eğilmez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    41 Ayrım
    431,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Asuman Özevren Türker
    Siyaset, ticaret, cemaat üçgeninde yaşananların romanı... Yüksek getiri vaat eden Slalom Fonu, sıradan yatırımcılar dışında büyük oyuncuların da iştahını çekmiştir. Farklı katılımcıların oluşturduğu karmaşık ilişki ağı, fonda sorunlar yaşanmaya başlayınca zorlu çıkar çatışmalarına yol açar. Maliye Bakanlığından bu fon hakkında gizli bir mali inceleme yapması istenen Murat, yaşanan pek çok gelişmenin ardından kendini fonla bağlantılı soygun, intihar ve cinayet vakalarını aydınlatmak için savcıya ve Komiser Tarık’a yardımcı olmaya çalışırken bulacaktır. İçine girildikçe çıkmaz sokaklara dönüşen, siyasetçi, iş insanı ve cemaat üçgeninde yaşanan rüşvet ve yolsuzluk düzenine karşı mücadele eden bir avuç dürüst ve cesur insanın çabası sonuç verebilecek midir? Fon, Mahfi Eğilmez’in kara roman üçlemesinin, Inferis ve Sahte Sultan’ın ardından yeni kitabı.
  • M. Turhan Tan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    387,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Yeniçeri ağası Bekri Mustafa Paşa hiddetle yerinden fırlayarak; Bre elçi, sen kör müsün? Nerede ve kimin huzurunda bulunduğunu görüp anlamıyor musun? Burası Sadrazam Odası! Kanat kuşta, kırıcı pençe aslanda bulunduğu gibi şeref dediğin nesne de güçlü olanlarda bulunur. Senin Çaşar dediğinin cürmü nedir ki, gücü olsun, şerefi bulunsun! Aklını başına devşir de devletlü vezirin eteğine düş...
  • Ziya Selçuk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    327,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Çocuklarla doğru iletişim kurma yollarını öğrenmek ister misiniz? Anne babalar ya da öğretmenler için yol gösterici ve ufuk açıcı bir kitap olan Kırk Kere Söyledim - Ben Ne Söyledim Çocuğum Ne Anladı?, ünlü eğitimci Ziya Selçuk imzasıyla kitaplığınıza konuk oluyor. Eğitimin tüm kademelerinde görev yapan öğretmenlerin ve idarecilerin mutlaka okuması gereken kaynak, ebeveynler için de çok önemli bir rehber. Ebeveyn davranışları konusunda son yıllarda yazılan en değerli başvuru kitaplarından biri. Akademisyen, eğitimci ve eski Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından kaleme alınan Kırk Kere Söyledim - Ben Ne Söyledim Çocuğum Ne Anladı? isimli kaynağı birlikte inceleyelim. Kırk Kere Söyledim - Ben Ne Söyledim Çocuğum Ne Anladı? adlı kitabı neden okumalısınız? Çocuklarla konuşurken sürekli aynı ifadeleri kullanmak, bir yönüyle kalıplaşmış cümleler kurmak iletişimde nasıl bir sonuç veriyor? "Veliler, çocuğun yapmasını istemedikleri davranışları karşısında 'yapma', 'kırk kere söyledim hâlâ aynı şeyi yapıyorsun' gibi geçmişten günümüze taşınan söz kalıplarını kullandıklarında ne kadar etkili olabiliyorlar?", "Çocukta davranış değişikliğini sağlayacak olan iletişim dili nasıl olmalı ve çocukla iletişimde hangi kelimeleri kullanarak bağlantı kurulabilir?" gibi anne babaların aklındaki en önemli sorulara ışık tutan Ziya Selçuk, hem yanlış iletişim şekillerinin ayrımına varılmasını sağlıyor hem doğru iletişim dilinin keşfedilmesine yardımcı oluyor. Aileler için çözüm önerileri sunan kitap yuva çağından ergenlik sonuna kadar her yaşta çocukla birebir çalışan eğitimciler için de benzersiz bir kaynak. Bunları biliyor muydunuz? Uzun yıllardır eğitimin içinde bulunan, verdiği konferans, ders ve hizmet içi eğitimlerle öğretmenleri ve velileri bilgilendiren Ziya Selçuk bir eğitim uzmanı olarak çok sayıda kitapla da konuya ışık tutar. Çoklu zekâ seminerleri verir ve her çocuğun bireysel özelliklerine uygun bir eğitim alması gerektiğini savunur. Pek çok eğitimci ve ebeveyn, Ziya Selçuk'un seminerlerinden ve kitaplarından öğrendiği eğitim yöntemlerini uygulamaya devam eder. Kırk Kere Söyledim de çocuklarla kurulan iletişimin dili üzerinde yaptığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkar. Selçuk, yıllardır araştırdığı dil konusunu kitabında masaya yatırır ve ebeveynlerin çocukla iletişim kurarken nasıl bir dil kullanmaları gerektiğini ortaya koyar. 332 sayfadan oluşan kitap 2022 yılında Kronik Kitap Yayınları tarafından okurlarla buluşturulur.
  • Arlin Çiçekçi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    370,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ceren Ulusaler
    De ki bir Suna var. De ki Suna, evinin önündeki parkta salınan bir servi ağacını kurtarma derdine düşüyor. De ki Suna, kendisini yaşama bağlayan bu ağacın köklerini koruyabilmek için bir rivayeti gerçek kılmaya çalışıyor. Yeni tanıştığı Dina ve Ararat’tan yardım alacak olsa da 17. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan bu yolculukta ona mihmandarlık edebilecek tek bir kişi vardır aslında. Sahi, var mıdır? Beşerbazın Mârifeti’yle hatırı sayılır bir okur kitlesine ulaşan Arlin Çiçekçi’nin bölümlerle değil, “sonlarla” kurulmuş ikinci romanı: Servi Nine ve Üç Güzeller. Servi’nin, Suna’nın, Yeter’in, Zemzem’in, Bedriye’nin hikâyesi. Sahi, öyle mi? “İnsan cinsinin karşısına bir eksikle yahut bir kusurla çıkmayagör, hiç vakit kaybetmeden noksanına bir hüviyet atfeder, eksiğini ismin, kusurunu da sıfatın yapar fısır fısır kulağına okurlar. Sen daha ne olduğunu anlamadan özünü, şahsiyetini ağır ağır çeker alırlar elinden; gözükmesin, bilinmesin, anılmasın istediğin o kusurunu bayrak gibi taşı diye eline tutuştururlar. Bir bakmışsın safi eksik olduğun yerden varsın.”
  • A.K. Benjamın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    7,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    A.K. Benjamın hayatı boyunca pek çok kimliğe bürünmüş bir insan: senarist, keşiş, bağımlılar için danışman ve sonunda klinik nöropsikolog. Kitap, danışanlarının hikâyeleriyle başlıyor. Travma geçirenler, zihinsel yıkımın eşiğinde olanlar ve çoktan o eşiği geçenler. Ama her hikâyeyle okuduğumuz şeyin aslında sadece danışanlarıyla ilgili olmadığını anlıyoruz. Bu aynı zamanda kendi geçmişiyle yüzleşirken deneyimlediği zihinsel hastalık hakkında da. Lütfen Delirmeme İzin Vermeyin, gerçek ve kurgu arasındaki sınırı zorluyor; okuru enerji, mizah ve duygu yüklü aynalarla dolu bir koridorda dolaştırıyor. Sadece yazarın ve danışanlarının sorunlarını değil modern kültürün yaşadığı problemlerin altında yatanı da keşfetmemizi sağlıyor.
  • Dr. Bruce D. Perry
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    17,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Küçük bir çocuğun beyni travmadan nasıl etkilenir? Korku ve şiddet çocuğun beyninde nasıl bir tahribata yol açar ve bu beyin iyileştirilebilir mi? Dr. Bruce Perry, olağandışı durumlara maruz kalmış çocuklara yardım ederek onları hayata yeniden kazandıran dünyaca ünlü bir çocuk psikiyatristidir. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk’ta, karşılaştığı travma vakalarını bilimsel bir gözle irdeleyerek ve bunları herkesin kolaylıkla anlayabileceği hikayelere dökerek, aşırı strese maruz kalan beyinde tam olarak ne olduğunu açıklıyor ve bu beynin akıl almaz iyileşme kapasitesini ortaya koyuyor. Perry’nin stratejilerini öğrendiğinizde, travma geçirmiş çocukların fiziksel, ruhsal ve duygusal bakımdan nasıl iyileştirileceğinin ve sağlıklı bireylere dönüştürüleceğinin formülünü de elinizde tutuyor olacaksınız. Beynin içinde olanları anlayabilmenin, psikolojik olarak en uç durumdaki çocuklar için bile bir umut ışığı olacağını gösteren bu kitap uzun süre hafızanızdan çıkmayacak.
  • Zeynep Tül Akbal Süalp - Nesrin Çelik
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    13,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Büyük işler başarmamış ama prenses de olmamış; yine de halinden memnun, genç yaşlı, yaşlı genç kadınlara ait öyküler… Külkedisi Manifestoları bu kitabın içinde yazan kadınlardan birinin akşamlardan bir akşam herhangi bir uzatmalı kokteylde, kokteylden, orada bulunuyor olmaktan, kendi tuhaflığından sıkılıp sigara tellendirmek üzere uzağa, dışarıya, öteye çekilmesi ve çekildiği yerin bulaşık için toplanan malzemelerin kıyısı olduğunu fark etmesiyle başladı. Kendini halinden çok memnun hissetti. Halinden memnun Külkedileri diye düşündü. Önüne sunulandan başka bir şeye yürüyen, pabucu mabucu da takmayan Külkedileri var dedi. Arkadaşına anlattı güldüler. Bir başka arkadaşına anlattı ne iyi kısa film olur diye. Arkadaşı ne iyi kısa öyküler olur dedi. Birbirini tanıyan; herkesin en az bir Külkedisini beraberce tanıdığı, bir kısmı akademisyen bir kısmı sinema yazarı, bir kısmı kitapçı, psikolog, sanatçı farklı yaş gruplarından kadınların öyküleri bir araya gelmiş oldu. Tembel, meşgul, vakitsiz ve sıradan Külkedilerinin bu manifesto öykücüklerinin yayımlanabilir olması tahmin edemeyeceğiniz kadar uzun sürdü. Bu tuhaf ve eksikli Külkedisi Manifestoları öykü desen öykü değil, manifesto desen manifesto değil; büyük işler başarmamış ama prenses de olmamış; yine de halinden memnun, genç yaşlı, yaşlı genç kadınlara ait.
  • Şinasi Gündüz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    8,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bütün ritüelleriyle, inançlarıyla İslam'a benzeyen bazı dinlerin İslam-öncesi dönemlerine ait tarihsel ve arkeolojik bulgulara rastlandığı zaman ne düşünülebilir? İslam'ın bu dinlerin eklektik bir türevi olduğu mu; yoksa dinlerin çoktanrılı bir kökenden tek tanrılı bir erkliğe yönelik teolojileri içinden bir kesit alınmış olduğu mu düşünülebilir? Kuşkusuz pozitivist dinler tarihi anlayışındaki klasik yaklaşım bu iki seçenek arasında ciddi bir fark göstermez. Ona göre her ikisi de mümkündür. Türkiye'de Sabiler hakkındaki ilk popüler bahisler, pozitivist çecrelerce İslam'ın kendilerinden çok şey kopyaladığı dinlere bir örnek olmak üzere, ve dolayısıyla İslam'ın aslında, dinler tarihine önemli hiç bir katkıda bulunmamış olduğunu ispatlamak üzere açıldı. Aynı zamanda oryantalizmin İslam'a, evrimci dinler tarihindeki "uğranıp geçilen" yerine gönderilmesi hedeflendi. Bu görüşe göre elverişli tarihsel malzemeler sağlayabilirlerdi. Oysa Sabilik ve benzeri dinler İslam'a benzedikleri ölçüde İslam'ın kendine ait dinler tarihi şemasını belirgin kılmada daha elverişli olabilirlerdi. Çünkü kendisi yeni halkasını temsil ettiğiğ iddiasını taşıyan İslam'a biçim olarak benzeşen bulular, İslam tarih yorumunu zayıflatmaktan çok güçlendirebilirdi. Ancak bu olumlu sonuç anacak "İsla Tarih Yorumu"na işlerlik kazandırılması sayesinde mümkün olabilirdi... Sabiilerinorjinal dillerine vakıf olan Şinasi Gündüz, temel kaynaklarına inerek Kur'an'da üç yerde atıfta bulunulan Sabiiliğin tarihi gelişimi, kutsal kitapları, temel inanç esasları, ibaadet sistemleri, mabedleri ve sosyal durumları üzerinde kapsamlı bir çalışmayı denemektedir. Gündüz'ün Oxford Üniversitesi tarafından yayınlanan ve yine "Mandeanların kökenleri, erken tarihlerive Ku'an'daki ve Harran'daki Sabiilerle ilişkilerini" irdeleyen The Knovveledge of Life isimlli eseri (1994) sahasında dünyada ilk olma özelliği taşıyor. Kuşkusuz eser ayrıca bir İslami Dinler Tarihi paradigmasının iyi bir ürünü olma iddias da taşıyor.
  • İskender Pala
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    317,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülay Acara
    Bir kahve molasından meram, bir çift sözdür ki, o söz ruhumuzu dinlendirsin, dimağımızı sarhoş etsin. Hani denilmiştir: Gönül ne kahve ister ne kahvehane Gönül sohbet isler kahve bahane. Bu kitabın içindekiler de bir kahve molasında okunabilecek, belki okumayı eğlenceye dönüştürebilecek küçük hikâyeler, hatıralar, nükteler ve bercestelerden ibarettir. Bu satırlar arasında verilecek bir kahve molasında, yahut bir kahve içiminde olsun açılacak bu sayfalarda geçmiş zamanların neşeleri ve sevinçlerini, hüzünlerini ve acılarını görmek, hissetmek, yaşamak ve ibret almak, kahve tadında lezzetlerle tanışmak pekâlâ mümkündür. Ve biz onları keşfettiğimiz vakit adını tarih koyarız.

Sayfalar