En Son Eklenenler

Toplam 58956 sonuçtan 7471 - 7480 arası görüntüleniyor.
  • Aslıhan Burcu Öztürk
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sosyoloji
    Konusu:
    Kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklerin, yaşamları boyunca bu yönde nasıl yoğrulduklarını ve o kaskatı erkeklik ceketini giymeye çabalarken nasıl yorulduklarını anlamak için yola çıkmak... Erkeğe atfedilen güç ve yaşanan güçsüzlük çelişkisinin, şiddetle patlak verişinin haritasını çizmek... Bunu bir kadın akademisyen olarak araştırmak, yeni keşiflere zorlayan bir süreç! Şiddetle kuşatılan erkeğin, çocukluktan yetişkinliğe evde, okulda, işte, yatak odasında, askerde ve cezaevinde verdiği erkeklik sınavı, kendini var eden kadını yaralayarak, yok ederek geçmeye çalışmasını çözümledim, tabi ki feminizmin ışığında. Kadın cinayetlerinin üçüncü sayfa haberlerinden manşetlere taşındığı, şiddetin tüm biçimlerinin sıradanlaşarak yaşamlarımıza sızdığı günlerin, aynı zamanda hem kadınlar hem de erkekler için barışçıl ve özgür bir yaşamın tohumlarını da yeşertebileceği umuduyla kitaba dönüşen bir çalışma bu. Öfke uyandıran şiddetin kaynaklarını anlama çabasının, insanı daha olgun ve sakin kılan yolculuğunun sonunda başladığımdan farklı bir yerdeydim artık... Çoğalmak istedim. Okurla birlikte ve aydınlık bir geleceğe doğru...
  • Sinan Alper, Onurcan Yılmaz
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji, Sosyoloji
    Konusu:
    “Dünyadaki her gelişmeyi yönlendiren bir gizli örgüte dair oldukça kapsamlı bir inanç da olsa, Ay’a aslında hiç gidilmediğine dair çok daha dar kapsamlı bir inanç da olsa, bir grubun gizli ve kötücül amaçlarla çeşitli eylemler yürüttüğüne dair kanıta dayalı olmayan inançlara ‘komplo teorisi’ denmektedir.” Peki komplo teorilerine neden inanırız? Komplo teorilerine inanmak insanların bir zaafı mı, yoksa doğal bir özelliği mi? Sadece belli insanlar mı komplo teorilerine inanır? Son zamanlarda komplo teorilerinde bir artış var mı? Sonradan gerçek olduğu ortaya çıkmış komplo teorileri yok mu? Bilimsel teoriler ile komplo teorileri arasındaki farklar nelerdir? Komplo teorilerine karşı bağışıklık geliştirmemiz mümkün mü? Sinan Alper ve Onurcan Yılmaz, komplo teorileri hakkında merak edilen tüm sorulara bu kitapta yanıt veriyorlar. Komplo teorilerine inanmamızın ardında yatan gerçekleri öğrendiğinizde insan psikolojisinin dinamiklerini çok daha farklı değerlendireceksiniz.
  • Tahir Özakkaş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Bütüncül psikoterapi, hastanın bilişlerinin, davranışlarının, kişiliğinin ve duygusal süreçlerinin yeniden düzenlemesine yardımcı olmak için pek çok farklı ekolden faydalanarak daha gerçekçi, uyumlu ve esnek bir çalışma alanı sunar. Bu kitapta Bütüncül Psikoterapi Teorik Eğitimi 9. Grubunun Martayı deşifrelerini sunulmaktadır. Bu ders notlarında varoluşçu psikoterapi, psikoterapide vaka formülasyonu ve psikopatoloji modelleri ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
  • Thomas E. Wartenberg
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe, Psikoloji
    Konusu:
    Varoluşçuluk, bugün tüm modern kültüre yayılmış, hatta modern insanı adeta ele geçirmiş gibidir: Günlük hayattan bireysel problemlere, felsefenin en derinlerinden edebiyata, varoluşçuluk her yerdedir. Ancak soracak olsanız, çoğu insan varoluşçuluğun ne olduğunu bilmez. Bu güncel ve eğlenceli kitapta Wartenberg, insanın varoluşunun temelinde bulunan endişeleri keyifli bir üslupla ele alıyor: Nietzsche ve Camus’den Sartre ve Heidegger’e, efsanevi varoluşçu düşünürlerin fikirlerini açıklamak ve özgürlük, kaygı ve absürt gibi temel kavramları keşfetmek için klasik filmler, romanlar ve oyunlardan örnekler veriyor. Simone de Beauvoir ve Franz Fanon’ın, cinsiyet ve sömürge baskısını ortadan kaldırmak için varoluşçuluktan beslenen görüşlerine ayrı birer parantez açıyor. Yeni Başlayanlar İçin Varoluşçuluk, felsefenin belki de en zor anlaşılan dalını eğlenceli bir hikâyeye dönüştürüyor.
  • Kirk J. Schneider, Orah T. Krug
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Varoluşçu-Hümanistik Terapi yaklaşımının amacı; danışanların, yaşam içinde başkaları tarafından belirlenen sınırlamalardan kurtularak özgürleşmeleri ve dayatılan ya da katı bir benlik algısıyla şekillenen hedefler yerine, gerçek ihtiyaçları üzerinden sahici yaşam hedeflerini daha çok kavramalarıdır. Bu yaklaşım, bilinenin aksine, tamamen düşünsel bir terapi formu değildir. Vurguladığı kavramlar da özgürlük ve sorumlulukla sınırlı kalmaz. Danışanlar, yaşadıkları sorunları, duygulanımsal ve bedensel duyumlara odaklanma yoluyla, seans içinde deneyimler. Dr. Schneider ve Dr. Krug, varoluşçu-hümanistik terapiye dair, çok sayıda vaka örneğinin de yer aldığı bir başucu kitabı hazırlamıştır. Varoluşçu-Hümanistik Terapi, Psikoterapi Kuramları Dizisi’nin altıncı kitabıdır. APA bu diziyi, psikoterapistlerin günümüzde kullandığı temel kuramsal modelleri anlamaya yönelik bir kaynak olarak sunmaktadır. Dizinin kitapları, farklı danışan profillerini içeren zengin vaka örnekleriyle birlikte somut kuram ve bulgu-temelli uygulamaları anlatmaktadır. Öyle ki, uygulamacılar ve öğrenciler bu kitapları bilginin ve esinin mücevherleri olarak görecektir. Okuyan Us, bu dizide Türk uzmanların çalışmalarına da yer vermektedir. “Bu dizi, çığır açma potansiyeli taşıyor. Psikoterapiler arasındaki ortak noktalar ve farklılıkları ortaya koyarak, bu farklılıklarla dolu alanda birleşme, basitleşme ve bütünleşme için temel malzemeleri sunuyor.” - Prof. Dr. Arthur Staats, Hawaii Üniversitesi, Honolulu “Sağlam kuramsal düşünce ve zengin klinik malzeme üzerinden temellendirilen bu dizi, psikoterapiye ilgi duyan herkes tarafından okunmalı. Gerek deneyimsiz gerekse deneyimli klinisyenler için ise bir hazine niteliğinde.” - Prof. Dr. Lillian Comas-Diaz , George Washington Üniversitesi, Washington, Dc
  • Susie Orbach
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Uzmanı olduğu psikoterapi alanında kırk yılı geride bırakan, New York Times tarafından, “Sigmund Freud’dan sonra Britanya’da çalışan en ünlü psikoterapist” olarak gösterilen Susie Orbach’tan… “Susie Orbach’ın terapi koltuğundan bizlere açıklıkla sunduğu hikâyeler sıcacık ve insanı içine çekiyor.” -Guardian “Terapist koltuğundan alınmış bu on beşer dakikalık kısa öyküler tuhaf bir bağımlılık yaratıyor… insanı düşünmeye itiyor.” -Irish News “Her yeni bölüm, psikodramaya yeni bir anlam getiriyor, insanın dinledikçe dinleyesi geliyor… Programın sürükleyiciliği inkâr edilemez.” -The Times “Kitap canlanıyor... kuşkuyla bakılan bu gizemli sürecin perdesini başarıyla aralıyor.” -Observer Dünya çapında giderek daha fazla sayıda ve farklı tipte insan terapiye ihtiyaç duyuyor: Geçmişin travmalarıyla yüzleşmek, davranış kalıplarını kırmak, yeme bozukluklarının üstesinden gelmek, ilişkilerimiz hakkında konuşmak veya sadece kendimiz hakkında daha çok şey öğrenmek için. BBC Radio 4’un aynı isimli programındaki doğaçlama vakaların dökümü olan bu eser, terapi sürecinde olan bitenleri irdeliyor. Genellikle mahremiyet örtüsü altına sokulan bir süreci uzman gözünden dürüstçe anlatan Terapi Odasında, terapiyi merak edenler veya terapi görmeyi düşünenler için eşsiz bir eser.
  • Vahdettin Engin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    534,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Reyhan Özoğul
    Konusu:
    Osmanlının son dönemi ile Cumhuriyetin ilk yıllarındaki bazı olaylara değinen bu kitaptaki yazılar tamamen hayatın içinden konuları içeriyor. Hortumculuktan cami soygunculuğuna, büyücülükten çöpçatanlığa ve aşk intiharlarına, bütçe açıklarından enflasyona ve işçi grevlerine, futboldan boğa güreşine, İstanbulun ilk ulaşım araçları ve bunların toplumsal konumundan İstanbulun çöplerine, tarih boyunca gündemden düşmeyen kadın-erkek çekişmelerine kadar birçok konu kitapta yer alıyor. Bu yönüyle bakıldığında kitap, gerek Osmanlının son dönemlerinde, gerekse de Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan ve içinde insan unsurunu da bulunduran bazı olayların bir derlemesi şeklinde oluştu. Bu aşamada Osmanlı dönemi ile Cumhuriyet dönemi olayları arasındaki benzerlikler de dikkati çekiciydi. Esasında bu olayların birbirini takip eder ve benzer şekilde karşımıza çıkması da doğaldı. Bunun en belirgin nedeni, Osmanlı Devleti diye nitelediğimiz siyasi yapı ile Türkiye Cumhuriyetinin birbirinden farklı devletler olmamalarıdır. Hatta şu tespiti de yapmakta fayda vardır. Esasında 11. yüzyılın sonlarına doğru Anadoluda oluşan ve giderek geniş coğrafyalara yayılan, sonra da biraz kabuğuna çekilen tek bir Türk devletinin varlığından söz edebiliriz.
  • Fırat Kutluk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    568,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Müzik
    Seslendiren : Seda Doğruer
    Konusu:
    "Hiç kuşkusuz karşımızda bir Beethoven efsanesi var. Ama efsaneler genellikle gerçeğin yorumlanmış hali ya da pek azıdır. Fırat Kutluk bu kitapta Beethoven gerçeğinin izini sürüyor. Besteciyi efsanelerden, uydurulmuş öykülerden, ters yüz edilmiş anılardan arındırarak karşımıza getiriyor. Beethoven’ı yaşadığı dönemin gündelik hayatı ile kültürel, siyasal, toplumsal çalkantılar ve dönüşümleri eşliğinde ele alıyor. Beethoven’de ki değişimleri ve Beethoven’i kimi eserlerini değerlendirerek betimliyor: Senfoni yazmaya öncellerine göre geç yaşta başlaması, son iki senfonisi arasındaki on yılda yaylı dörtlülere yoğunlaşması, senfoniye sadece sözel değil neşeli bir bölüm de getirmesi, Büyük Füg’ü, konçertoları ve suskunlukları... 9. Senfoni ise ayrı bir bölümde inceleniyor. Ancak bununla yetinilmiyor, 9. Senfoni’yi defalarca yönetmiş şef İbrahim Yazıcı ile söyleşisinde bu eseri bir orkestra şefinin hissettikleri, düşündükleri, yorumları üzerinden anlamamızı sağlıyor. * * * Beethoven’ın doğumunun 250. yılında Beethoven’a muhtacız: “Şunu düşündüm bir kaç kez. Hani mahvediyoruz ya her şeyi, dünyayı, kendimizi, çevreyi... Beethoven dinlediğim zaman insan olmaktan gurur duyuyorum. O olumsuz duygularım bir anda yok oluyor belli bir süreliğine.” İbrahim Yazıcı"
  • Nurcan Ezel Hümay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    231,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Mücella Tekeoğlu
    Konusu:
    Toplumsal cinsiyetçiliğin hüküm sürdüğü̈ bu topraklarda kadın yazar olmak, görünmemek, duyulmamak, yok hükmünde sayılmak demek. Hele ki Anadolu’nun küçük şehirlerinde yaşayan yazarlar için bu daha da belirginleşiyor. Ülkemizde, “Bu mücadelede ben de varım” diyen ve Türk yazım hayatına değer katmaya çalışan yazarlarımızın kitapları da okuyuculardan büyük ilgi görüyor. Bu güne kadar 2’si roman 45’e yakın kitaba imza atan Yazar Nurcan Ezel Hümay’ın son yazdığı Gece Çırası adlı romanı Mu Yayınları etiketiyle yayımlandı. Yazar Hümay, tanık olduğu hayatları, hayal gücüyle harmanlayıp, her karakterde okuyucu kendisinden bir şeyler bulduğu bir roman ortaya çakırdı. Yazar, Çöl Kaplanı romanından sonra ikinci romanı olanı Gece Çırası’nı kaleme almadan önce beş yıl üzerinde çalıştı, fikrini olgunlaştırdı. Romandaki karakterlerle romanda yazıldığı gibi cumartesileri balık ekmek yedi. Oturup saatlerce sohbet etti, notlar aldı. Onların duygularını, yaşadığı acılarını güzel bir üslupla okuyucusuyla buluşturmayı başardı. Kitabın haziran ayında yapılan ikinci baskısı da tükenmek üzere. BU KİTAP ÇOK KONUŞULACAK! Hümay, yeni romanında; yoksulluk ve umut sarmalında, fırtınalı bir hayat yaşayan Nezaket ve Bedirhan’ın gurbetteki yaşam mücadelesini yalın ve ince bir süzgeçten geçirip anlatıyor. Kitap, Cide’nin mahrumiyet bölgesi denilebilecek bir köyde yoksulluğun cenderesine düşmüş bir ailenin, 8 yaşındaki kızları Nezaket’i İstanbul’da bir konağa besleme vermesiyle olaylar silsilesi başlıyor. Nezaket’in yolu yine kendisi gibi çocuk yaşta gurbete giden mobilya ustası Bedirhan’la kesişiyor. Romanda Nezaket ve Bedirhan, kendi yaşamları üstünden sevgisizliğin, kimsesizliğin, yoksulluğun, horlanmışlığın bir çocuğun sırtında açtığı ağır kırbaç yaralarını gözler önüne seriyor. Roman, birbiri ardına, beklemeyen ve sıra dışı olaylar silsilesiyle okuyucuları sarsıyor. Gerçek bir hayat öyküsünün sağlam bir kurguyla anlatıldığı Gece Çırası, okuyanların canını yakıyor. Yazar, gerçek yaşanmış hayat hikâyesini okuyucuya sunarken, kâh üzüyor kâh sevindiriyor; okuyucu, romanın sonunda ne olduğunu öğrenmek için diğer günü bekleyemiyor! Bir çırpıda romanı bitirme gereği hissediyor. Bu roman, çocukların trajik hikâyelerinden sadece bir kesiti anlatır. Nezaket ile Bedirhan’ın gerçek yaşam öyküsüdür okuyacaklarınız. Örselenmiş, ezilmiş ve gözden çıkarılmış herhangi bir dünya çocuğundan faksızdır onların yaşamları. Cide’nin bir garip köyünde yoksulluğun cenderesine sıkışıp kalan aile, henüz sekiz yaşındaki kızları Nezaket’i İstanbul’da zengin bir aileye ‘besleme’ vermek mecburiyetinde kalınca, Nezaket’in yolu Bedirhan’la kesişir. Düştükleri çukurdan ancak birbirlerine tutunarak kalkabileceklerini anlayan Bedirhan ve Nezaket, kendi yaşamları üzerinden yoksulluğun, sevgisizliğin, horlanmışlığın bir çocuğun sırtında açtığı kırbaç yaralarını gösterecekler bize. Nezaket ve Bedirhan gibi ıskalanmış bir çocukluğun mümessili olan yazarımız Hümay; yalın, gürültüden uzak, nükteli dili ve suyunu içip ekmeğini yediği topraklardan ayaklarını hiç çekmemiş her yazara mahsus içtenliğiyle kucaklayarak Cide İstanbul hattında hiç sıkmadan, gözünüzü kırpmaya fırsat vermeden sizi taşıyacak. Bu sırada yolunuza çıkan bir çiçeği, bir sokağı, bir karakteri hiç abartıya kaçmadan, özünü kaybettirmeden olduğu gibi size anlatacak. Bu romanda sizi sıkan tek şey Nezaket ve Bedirhan gibi çocukların yaşadığı dramı görüp de hayatınızın herhangi bir evresinde yüz çevirmişseniz eğer, işte bunun utancıyla yüzleşmeniz olacaktır. Romana bir ay içinde iki şiir yazıldı ve ikisi de bestelendi. Kitaptan etkilenen okur Birgül Şenel’in yazdığı şiir ile Hümay’ın yazdığı şiir, yine kitabın okurlarından film ve dizi müzikleri bestekârı Ahmet Beceren tarafından bestelendi. İki ayrı beste ile en az kitap kadar iddialı bir de klip ve film müzikleri hazırlandı.
  • Jonathan Stroud
    insan sesi mp3 - Türkçe
    47 Ayrım
    1442,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    Tüm dünyada büyük ilgiyle karşılandı, Çok Satanlar listelerinden inmedi. Pek çok dile çevrildi. Film hakları Amerikan yapımcı Miramax’a satıldı. Üçlemenin ilk filmi Ocak 2005’te vizyona giriyor. 3 yıl, 3 film, 3 kitap şeklinde planlanıyor. Geleceğin Oscar adayı olarak gösteriliyor. Arkadaş Yayınevi’nin "Gençlik Dizisi"nden bir kitabını daha, Semerkant Tılsımı’nı sizlere tanıtmaktan mutluyuz. Türk okuru Jonathan Stroud’ı yine Arkadaş Yayınevi’nin yayımladığı fantastik kurgu türündeki İz Üstünde ve Gömülü Ateş romanlarından tanıyor. Semerkant Tılsımı ise yazarın yayımlanır yayımlanmaz tüm dünyada dikkatleri üzerine çeken son eseri. Kitap haftalarca hem New York Times’ın hem de bağımsız kuruluşların Çok Satanlar listelerinde kaldı, hâlâ da listelerde. Semerkant Tılsımı, büyücüler ve gizemlerle dolu bir Londra’da geçiyor. Nathaniel, geleneksel büyü sanatını öğrenen on bir yaşında bir büyücü çırağıdır ve acımasız Simon Lovelace ile karşılaşana dek her şey yolunda gider. Lovelace’ın kendisini herkesin önünde aşağılayıp cezalandırmasından sonra, Nathaniel eğitimini hızlandırır ve yıllar sonra öğreneceği büyüleri tek başına öğrenir. İntikam hırsıyla, en zor büyülerden birinde ustalaşarak, beş bin yaşında bir cin olan Bartimaeus’u dünyaya çağırır. Ancak Bartimaeus’u çağırmak ve onu kontrol etmek aynı şey değildir. Nathaniel, Lovelace’ın en değerli hazinesi olan Semerkant Tılsımı’nı çalması için cini yolladığında, olaylar çığırından çıkar ve kendini bir casusluk, cinayet ve isyan kasırgasının içinde bulur. Üçlemenin bu ilk kitabında, Bartimaeus’un birinci ağızdan anlattığı bölümlerle, Nathaniel’ın üçüncü tekil şahıstan anlatıldığı bölümler birbirini izliyor Yeni Harry Potter olarak gösterilen Semerkant Tılsımı’nda da büyücü bir erkek çocuk var ama benzerlik buraya kadar. Harry Potter dizisinde Bartimaeus gibi esprili bir tek karakter olmadığı gibi, Semerkant Tılsımı’nda da Voldemort gibi kötü bir karakter yok. Kitabın en ilginç kısmı da zaten, Bartimaeus’un kesinlikle sıradışı bir zekâ ürünü olan, neredeyse okurla konuşmak için kullandığı bol sayıdaki dipnotlarda en çok kendini gösteren esprileri, iğneleyiciliği, utanmazca saygısızlığı ve komikliği. Semerkant Tılsımı beklenmedik olayları, olağandışı maceralarıyla okuru uykusuz bırakacak, bir solukta okunacak bir eser. Bozulması neredeyse olanaksız bir büyüyle birbirine bağlanan ve birlikte birçok macera yaşamak kaderini paylaşan iki unutulmaz kişilikle, Bartimaeus ve Nathaniel’la tanıştırıyor bizleri.

Sayfalar