Yazara Gore Listeleme

  • General Ali Fuat Cebesoy
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    190,67 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sınıf ve Silah arkadaşı Ali Fuat Cebesoy' dan Atatürk
  • Zülfü Livaneli
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1009,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Kaplanın Sırtında Livaneli’nin edebiyat hayatında ilginç bir çıkış. Sultan II. Abdülhamid devrine aynanın öbür tarafından bir bakış… Sürgün Padişah’ın perspektifinden sürükleyici bir anlatım… Dikkat çekici bir üslup…” İlber Ortaylı “Kaplanın Sırtında, Abdülhamid rejimini alışılmış klişelerden kurtaran sürükleyici bir roman.” Taner Timur “Geçmişin ve geleceğin, devrimin ve çöküşün, büyük hayallerin ve hayal kırıklıklarının beraber yaşandığı yüklü ve zor bir dönemin anlatıldığı önyargısız bir roman...” Ali Yaycıoğlu Otuz üç yıl süren bir saltanat, ardından bir gece yarısı gelen Selanik sürgünü… Tahttan indirilişinin üzerinden bir asırdan uzun bir zaman geçmiş olan II. Abdülhamid’in yaşamının en ilginç evresi Livaneli’nin çağdaş anlatısıyla gün yüzüne çıkıyor. Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası. Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamid’in tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, bireyi, toplumu, devleti ve iktidarı sorguluyor. Selanik sürgünü boyunca Sultan’ın ve maiyetinin hususi doktoru olan Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in hatıratından hareketle vücut bulan bu tarihi romanda, iktidar kavramına çarpıcı bir bakış açısı sunuluyor.
  • Doç. Dr. Ragnar Hanas
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    12,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu farklı bir kitaptır ve kendinizde veya ailenizde diyabet olduğunda hem bugün hem de gelecekte iyi yaşamak için kendi kendinizin uzmanı olmanız anlayışı ile yazılmıştır. Sizi izleyen diyabet ekibi üyelerinin de size yardımcı olabilmeleri ve sizi anlayabilmeleri için kapsamlı ve güncel bilgilere sahip olmaları çok önemlidir. Bu nedenle bu kitap, diyabet ekibi üyelerine hitap ettiği kadar, diyabetli çocuklar, gençler ve yetişkinlerle karşılaşacak olan herkese (öğretmenlere, kardeşlere, büyüklere) hitap etmektedir. Bilgiler açık, pratik, problemlere ve merak edilenlere yönelik, özlü ve son derece okunabilirdir. Karbonhidrat sayımından hipoglisemiye, hamilelikten psikolojik sorunlara ve yeni teknolojilere kadar akla gelebilecek tüm konular ele alınmıştır. Bu kitabı okurken, bir masanın etrafında oturup, diyabetinizle yaşamanın en iyi ve en kolay yolları dahil her şeyi tartıştığınızı hayal edebilirsiniz. Bir çocuk diyabet olduğunda, “diyabetli bir aile”den söz etmek daha doğrudur. Aileler, çocuklarında diyabet olduğunu öğrendiklerinde, bu yeni durumla yaşamayı öğrenerek çocuklarının hayatını mümkün olduğunca iyi hale getirmek için şaşırtıcı miktarda çaba sarf ediyorlar. Bu kitabı onlara adıyoruz ve bu kitap sayesinde diyabet yönetimini korku ile değil, bilgi ile yönetebileceklerine inanıyoruz. İsveçli çocuk diyabet profesörü Johnny Ludvigsson'un sözünü gerçek kılacak şekilde yaşamak mümkündür: “Diyabet olmak eğlenceli değildir, ancak diyabetiniz olsa bile eğlenebilmelisiniz”. Bu yeni ve tamamen gu¨ncellenmiş baskının çocuklar, gençler ve genç yetişkinler için diyabetle sağlıklı ve başarılı bir ömür sürmeyi kolaylaştıracağını umuyoruz. Kitabın geliri Diyabetli Çocuk kampları için kullanılacaktır.
  • Robert Anthony Salvatore
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    660,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülcan Kırcı
    Altı yıl, bir kara elfin ömründe kısacık bir âna denk gelir. Ancak Mithral Salonu’ndan ayrı düşen Drizzt ve Catti-brie için altı yıl geçmek bilmemiştir. Kaybettikleri dostlarının yasını tutan ikili, Kılıç Sahili’ndeki bir gemide korsan avlayarak geçirmektedir günlerini. Ancak acı dolu geçmişlerinden kaçmaları o kadar da kolay olmayacaktır. “Yuvam burası mı? Bilmiyorum. Bir diğer basamak olduğunu tahmin ediyorum ama beni yuvam diyebileceğim bir yere götürecek bir yol var mıdır, bilmiyorum. Bu konuya pek sık kafa da yormuyorum çünkü zaman geçtikçe onu umursamadığımı anladım. Eğer bu yol, bu basamaklar dizisi hiçbir yere çıkmazsa bile sorun değil. Yolu dostlarla beraber yürüdüğüm için zaten yuvamda sayılırım.”
  • Vah
    Ahmet Mithat Efendi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    418,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buğra Zayim
    Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edildikten sonra 1882 yılında kitap olarak yayımlanan Vah üç erkeğin arasında kalmış olan bir kadını merkezine alan bir romandır. Tanzimat sonrası edebiyat ve fikir dünyasının en temel çatışmalarından biri olan “Bey”ler ile “Efendi”ler arasındaki çatışma bu romanda da ortaya çıkmaktadır. Romanın ana karakterlerinden ikisi, Ahmet Mithat’ın pek çok kurmaca eserinde karşımıza çıkan iki zıt erkek karakterdir. Bu iki karakter; Mekteb-i Sultanî mezunu, Fransızcası mükemmel, Osmanlıcası kıt, gece âlemlerine düşkün Behçet Bey ve muntazam tahsil görmemiş olmasına rağmen her türlü ilimden feyz almaya çalışan, gönlü ve ahlakı yüce Necati Efendi’dir. Evli bir kadının, güzelliği sebebiyle başına gelen felaketlerin anla­tıldığı Vah’ta en önemli ve “yeni” karakter Ferdane Hanım’dır. Gelenekle modernizmin, Batı kültü­rüyle mevcut Doğulu yaşantının çatışma içinde olduğu ve ahlakî ya da algıya göre gayri ahlakî kırılmaların yaşandığı bir dönem için Ferdane Hanım bir çeşit prototip özelliği taşımaktadır.
  • Kadir Özdel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    253,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Değer yargılarınıza ters, uygunsuz, tuhaf düşünceler mi musallat oluyor zihninize? • Kimliğinize aykırı, örneğin saldırganca dürtüler hissettiğinizde bunlara ilişkin görüntü ve imajlar mı beliriyor zihninizde? • Zihninizde âdeta kendiliğinden beliren bu tür rahatsız edici, istenmeyen düşünce, imge ve dürtüleriniz daha çok dini, cinsel ya da felsefi konularla mı ilgili? • Kendinizi, en kutsal saydığınızı tahrip ederken ya da kendinize ve en yakınınızdakilere zarar verirken mi hayal ediyorsunuz? Bunları yapabileceğinizden korkup önlemler mi alıyorsunuz? Ya da bunlar aklınızdan geçtiği anda, o düşüncelerden kaçabilmek için çeşitli ritüeller mi geliştiriyorsunuz? • Bu düşünce, imge ve dürtüler kimseye açamayacağınız kadar aykırı mı sizce? Ya da durumunuzu yakınlarınızla paylaşmak hiçbir şeyi değiştirmedi mi? • Rahatsız edici bu düşünce, imge ve dürtülerinizi tehlikeli mi buluyorsunuz? Bu durumun eninde sonunda bir felaketle mi sonuçlanacağına inanıyorsunuz? • Sizce bu düşünce, dürtü ve imgelerinizden sorumlu musunuz? • Bu düşünce, imge ve dürtüler sizi delirtebilir mi? • Ne kadar kaçsanız, reddetseniz de zihninize tekrar tekrar gelen bu düşünce ve imgelerden nasıl kurtulacağınızı bilemiyor musunuz? Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı Anlamak Serisi ’nin bu beşinci kitabında Prof. Dr. Kadir Özdel, insan zihnine âdeta kendiliğinden gelen rahatsız edici düşüncelerin nasıl obsesif kompulsif bozukluğa dönüştüğünü anlatıyor. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi'yi esas alarak hazırladığı değerlendirme anketleri ve çözüm uygulamaları ile bu konuda kendi kendinize nasıl yardım edebileceğinizi adım adım gösterirken, insanın en karanlık gizlerinden birini aydınlatıyor: Zihniniz, zehirsiz de olsa yılanların dolandığı bir bahçeyse, o bahçede nasıl sağlıklı yaşarsınız? (Tanıtım Bülteninden)
  • Cem Akaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    136,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Bu dünyaya ait değildi Ofelya. Onun yeri gökteki yıldızlardı; üzerimizi çarşaf gibi örten gökkubbeydi onu büyüleyen. Ama kimse onu anlamadı, Shakespeare bile. Yüzyıllardır bu hikâye Hamlet üzerine kuruldu, onun bakış açısından değerlendirildi, zihinlerde hep onunla var oldu. Ancak şimdi bu klasik eserin unutulmaz karakteri Ofelya, yeni bir düşünce yapısı ve derinlemesine bir anlatıyla yeniden hayat buluyor. Destansı bir aşkın yalınlaştırılmış figürü olmaktan ziyade kendi hikâyesini yazan, düşünen, hisseden bir kadın Ofelya bu eserde. Hamlet’in aşkına bel bağlayan naif bir kız değil, kendi gücünün farkına varmış, yıldızların büyüsünde kendini bulan, analitik bir zihin. Fraktal yapının incelikli kullanımıyla okurlarına sıradışı bir yolculuk vadeden bu roman, Ofelya’nın derin dünyasına dalarken bu klasikleşmiş trajediye bambaşka bir çehre kazandırıyor. Eylemlerin ve düşüncelerin iç içe geçtiği bu yapı, hikâyenin en yalın ve bütünsel hâli. Sahne şimdi Ofelya’ya emanet... Okura not: Bu kitabı okumak için Hamlet’i bilmek şart değil, ama Shakespeare’in bu trajedisini bilenlerin romanda yeni katmanlar keşfedeceği de bir gerçek!
  • Üstün Dökmen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    98,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Bir mayıs günü, Ankara’daki Kumrular Sokak’ta bir güvercin, üçüncü kattaki bir evin balkonuna kondu. Yaman adındaki bir çocuk o güvercini fark etti. Güvercinin ayağına bir saç dolandığı için yaralanmıştı. Ve bu güvercin birden Türkiye’de yeni bir gündemin başlangıcı oldu... Önce bu kuşun ne olduğu tartışıldı, sonra bu saçın kime ait olduğu konuşuldu. Buradan kim ne demiş, kim kime laf atmış diye mevzu uzadı gitti. Tüm konular unutuldu, tüm yaşananlar geride kaldı. Gündemde tek şey vardı: Ayağına saç dolanmış güvercin! Prof. Dr. Üstün Dökmen’den bir güvercinden yola çıkarak Türkiye gerçeklerini anlattığı çarpıcı bir hikâye: Bir Güvercinin Hazin Hayatı... Aile, ilişkiler, gençlerin ve kadınların sorunları anlatılıyor, toplumsal problemler bir bir gözler önüne seriliyor. Bu sırada bir güvercin hayatımızdan geçip gidiyor...
  • Halit Kakınç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    295,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birgül Samur Zirek
    "Ülkemizin önde gelen araştırmacı akademisyenlerinden yazar dostum Halit Kakınç, Struma olayı hakkında bugüne kadar karanlıkta kalmış birçok bilgiyi de içeren önemli bir eseri yayımlıyor. Ben, Struma cinayetini bire bir yaşadım. 1941 yılında, 15 Aralık'ta Struma gemisi Sarayburnu açıklarına demir attı. Rıhtıma yanaşmasına izin verilmedi. Gece gündüz polis nezaretinde, 769 insan 72 gün boyunca deniz ortasında hapsedildi ve sonra katledildi. Yazar Halit Kakınç'ın bu eserinin en sonunda, Anadolu Ajansı'nın 24 Şubat 1942 tarihli açıklamasını bulacaksınız. Vatandaşlarına saygısı sıfır olan ceberut ve despot devlet anlayışını yansıtan bu açıklama, aynı zamanda utanç verici bir yalanı da içeriyor: "Geminin tamiri hitam bulduğu halde…" diye başlıyor. Aslında motor arızalı olarak, atölyede kalmıştı. Yani, Struma motorsuzdu. Motorsuz bir gemi, kaderine terk edilen 769 insanı taşıyan bir büyük yüzen tabuttu. Ve devletin Anadolu Ajansı, utanç verici bir şekilde, geminin tamirinin bittiğini iddia ediyor, yalan söylüyordu. Katillerin cinayetlerini örtmeye çalışıyordu. Struma cinayetinin üzerinden 70 yıl geçti. Mensubu olduğum Türk toplumunun eleştirilecek birçok yönü var. Bence bunların başında, eskiden beri süregelen geçmişte kalmış sayısız günahlarıyla yüzleşememek ve huzura erememek var. Bu cesareti ıskalamak… Cesetleri arka arkaya, üst üste yığıp dolap kapılarını kilitlemek… İyi de, cesetler orada kokuşup duruyor. Koku etrafa yayılıyor, havayı zehirliyor. Şu dolapları artık açıp havalandırsak, günahlarımızla yüzleşsek, huzura ermeyi denesek daha iyi olmaz mı?" İshak Alaton (Tanıtım Bülteninden)
  • Ömer Tuğrul İnançer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    278,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: EMRE BILIMLI
    "Tasavvuf bu devirde olmaz diye düşünmemek gerekir. Bu devrin geçmiş devirlerden farkı ne ki bu devirde tasavvuf olmasın! Daha yüksek binalar, daha geniş yollar, daha hızlı vasıtalar mı tasavvufun günümüzde olmamasına sebep olacak! Bunlar neyi değiştirebilir? Çamaşır makinesinden elektrik süpürgesine varıncaya kadar teknolojik icatların tümü, insanların eskiden çok gayret sarf ederek yaptıkları işleri makine vasıtasıyla daha az gayret sarf ederek yapmalarına yarar. Eskiden çamaşır kille, külle, sabunla, sodayla, çivitli suyla ya da kazanda kaynatılarak dere başında yıkanıyordu ama hep yıkanıyordu. Çamaşırın makine ile yıkanması mı ilerilik! Sevgi olduğu müddetçe tasavvuf vardır. Nefis olduğu müddetçe -ki kıyamete kadar var olacaktır- tasavvuf vardır. Bu devirde tasavvuf olur mu diyenin şaşarım akl-ı perişanına." Yaşadığımız çağın hengamesinde uzaklaştığımız ihlas, edep, sıdk, muhabbet gibi her birimizin sahip olmak istediği güzel hasletleri odağına alan bu çalışma, Dinle Neyden programındaki konuşmalardan hareketle yayıma hazırlandı. Ömer Tuğrul İnançer tasavvufun en temel konularını anlattığı bu kitabında bizi iyiye, güzele ve doğruya davet ediyor.

Sayfalar