Paralel evrenlerden geçtiler. Zamanın sınırlarını çiğnediler. Peki, gerçeği bulmak için çıktıkları yolculuk, Jenny, Alex ve Marco'yu nereye sürükleyecek? Bütün sınırların ötesinde birbirine bağlanan Jenny ile lex'in hikayesinde baş döndürücü bir son.
Her yolculuğun sonu yeni bir dünya'ya açılır…
Jenny, Alex ve Marco on sekiz yıl boyunca huzurlu ve güven içinde bir hayat sürerler fakat bu, Çoklu Evren'in sayısız gerçekliklerinden yalnızca biridir. Doğu'ya giden gemiye yetişmeye çalışırken aslında neler yaşanmıştır? Anna'nın takası ne gibi trajik sonuçlar doğurmuştur? Dünya, bir diktatörün yönetimiyle parçalanmaktayken seksen yaşında bir adam mahkûm edilmiş ve iki genç, laboratuvar farelerine dönüştürülmüştür. Tek umut ise zihinleridir.
(Tanıtım Bülteninden)
Sir Thomas More, Sokrates'e benzetilmek onurunu kazanan ender kişilerden biridir. Onun ölümsüz yapıtı Utopia dünya klasikleri arasına girmiş ve bugün bile hâlâ merkal okunmaktadır. Neredeyse beşyüz yıl önce yazılmış olan Utopia'da, en geniş anlamıyla Hümanizm, yani insanlık sevgisi ve saygısı hakimdir.
Kimseyi diğerinden üstün saymayan, sıradan insanların kurduğu bir devlet: Thomas More'un Utopia'sı. Bir yeryüzü cenneti. Yaklaşık beş yüz yıl öncesinden çağımıza dek eskimeden gelen bu klasik, Prof. Dr. Mina Urgan'ın incelemesiyle sunuluyor.
Thomas More’un türe adını veren yapıtı Utopia’nın yayımlanmasından bu yana (1516), ütopya edebiyatı sürekli büyüyen bir alan haline geldi. Elinizdeki kitap, Utopia’nın basımından bugünün distopyacı pesimistliğinin eşliğinde George Orwell’in 1984 ve Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü kitaplarıyla örneklenebilecek karanlık ve umutsuz eğilimlere kadar
uzanan ütopyacılığın gelişim sürecine dair geniş çaplı bir tarihsel araştırma sunuyor. Kitaptaki bölümler ütopya kavramının çetrefilli tanımını irdelerken, bilimkurgu ve diğer edebi türlerle olan ilişkisini değerlendiriyor.
Bu tarihi, politik ve edebi alana hâkim olan uzun süreli geleneğin evrimi ve mevcut hali, dengeli bir genel bakışla okuyucuya sunuluyor. Aynı zamanda kaynakçaları ve notlarıyla zengin bir ütopya literatürü oluşturmada da önemli bir iddiaya sahip.
Turhanlı "öteki" dünyanın yaratıcılığının sesi olmayı sürdürüyor... Dünyanın dört bir yanından örneklerin arka arkaya sıralandığı bu seçki, yaratıcı dinamizmin kaynaklarına, bugünden hissedilen derin dönüşümün öncü sesleriyle tanışmaya doğru bir yolculuktur... Bu seçki müzik dağarcığınızı zenginleştirecek, yeni isimler, yeni yolculuklar sizleri sarsacak ve şaşırtacak... Medya kültürünün çarkları altında ezilmeden de "büyük" ve "başarılı" kalınacağını bir kez daha göreceksiniz...
Cemal Süreya, ilk kitabı Üvercinka 1958’de çıktığında, 27 yaşında, ilk şiiri (“Şarkısı Beyaz”) daha beş yıl önce yayımlanmış genç bir şairdi. Bu kitapla
çağcıl Türk şiirinin en çok konuşulan, en çok tartışılan akımlarından İkinci Yeni’nin öncülerinden biri olacağını ne kendisi ne de bir başkası bilebilirdi.
Lirik, erotik, ideolojik... Sıcak, tılsımlı ve ölümsüz. ;
Türk şiirinin kavşak noktasında, tek başına ayakta duran bir kitap.