Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5159 sonuçtan 781 - 790 arası görüntüleniyor.
  • Gabriel Garcia Marquez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    298 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Engin Ercan
    Başkan Babamızın Sonbaharı, ölmek üzere olan, ama bir türlü ölmek bilmeyen, yaşama tutunmak adına ne cinayetler işleyip ne kanlar döken bir diktatörün öyküsüdür. Romanın karmaşık öyküsü, sözü edilen ülkedeki yaşamın karmaşıklığı ile atbaşı gider. Öyle ki, Başkan'la ilgili anılarını anlatanları, yalnızca bir noktalı virgül ayırır. Romanın sonunda yinelenen belli sahneleri birleştirerek, konuşanların yaşamöykülerini bütünleyebiliriz. Başkan Babamızın Sonbaharı'nı okurken, çağımızda sürüp gelen umutsuzlukla, sürüp gidecek olan umudun öyküsünü de izlemiş oluyoruz. Bu arada yazarın, yine Latin Amerika edebiyatı geleneğine bağlı kaldığını, birtakım `tip'ler aracılığıyla, yalnızca sevgisiz, zavallı, bunak bir başkan'ı değil, onu yaratan gerçekdışı düzeni yargılama amacı da güttüğünü görüyoruz. Kolombiyalı bu ünlü yazar, Gabriel Garcia Marquez, çok satar yazarların deneyimlerinden de yararlanıyor; böylece günümüzde şiddet ve cinsellikle uyarılan okurun da ilgisini çekmeyi başarıyor.
  • Gabriel Garcia Marquez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    528,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Çetinkaya
    "Başkan Babamızın Sonbaharı", ölmek üzere olan, ama bir türlü ölmek bilmeyen, yaşama tutunmak adına ne cinayetler işleyip ne kanlar döken bir diktatörün öyküsüdür. Romanın karmaşık öyküsü, sözü edilen ülkedeki yaşamın karmaşıklığı ile atbaşı gider. Öyle ki, Başkan'la ilgili anılarını anlatanları, yalnızca bir noktalı virgül ayırır. Romanın sonunda yinelenen belli sahneleri birleştirerek, konuşanların yaşam öykülerini bütünleyebiliriz. "Başkan Babamızın Sonbaharı"nı okurken, çağımızda sürüp gelen umutsuzlukla, sürüp gidecek olan umudun öyküsünü de izlemiş oluyoruz. Bu arada yazarın, yine Latin Amerika edebiyatı geleneğine bağlı kaldığını, birtakım 'tip'ler aracılığıyla, yalnızca sevgisiz, zavallı, bunak bir başkan'ı değil, onu yaratan gerçekdışı düzeni yargılama amacı da güttüğünü görüyoruz. Kolombiyalı bu ünlü yazar, çoksatar yazarların deneyimlerinden de yararlanıyor; böylece günümüzde şiddet ve cinsellikle uyarılan okurun da ilgisini çekmeyi başarıyor.
  • Gerard de Villiers
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,23 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Gerard De Villiers
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    851,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Tom Clancy
    metin
    1 Ayrım
    1,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Amerika Birleşik Devletleri tarihteki en feci terör saldırısıyla karşı karşıya kalmıştır. Başkan Durling, Kuvvet Komutanları, Anayasa Mahkemesi yargıçları ve birçok Kongre üyesi hayatını kaybetmiştir. Başkan Yardımcılığı’na saldırıdan birkaç dakika önce atanan Jack Ryan, sarsılmış ve tüm liderlerini kaybetmiş ülkenin Başkanlığına getirilmiştir. Şimdi hükümeti yeniden kurmalı, yas içindeki ulusu rahatlatmalı ve gerçek bir liderlik sergilenmelidir. Ama hem ülkesinde, hem de dışarıda düşmanlarca çevrelenmiş durumdadır. Bu arada yabancı düşmanlar, yaralı ülkeye son darbeyi vurup, dizleri üzerine çökertecek karmaşık bir senaryo geliştirmektedir.11 Eylül gibi akla hayale gelmeyecek şeyleri düşünen bir yazar var Amerika’da Bu tür senaryoları romanlaştırdığı için bugün dünyada kitapları en çok satan , kitap yazarak en çok para kazanan insan o. Adı Tom Clancy... Başından beri her kitabını okuduğum bir romancı Clancy. "Yeni Dünya Düzeni’nin, uluslar arası terörle mücadele anlamına geldiğini romanlarında yazan, ‘öngörü’sahibi biri" "Executive Orders" (Başkanın Emirleri), Jack Ryan’ın başkan yardımcısı olarak yemin ettiği törenle başlıyor. Tören tamamlandıktan hemen sonra, savaşta oğlunu kaybetmiş bir Japon, kullandığı Boeing 747’yi kongre binasına çarptırır. Başkan ve senatörlerin çoğu dahil bütün Amerikan federal karar alma mekanizması ölür..(Usame bin Ladin’in adamları ilhamlarını bu romandan almış olabilirler mi acaba).
  • Tom Clancy
    metin
    1 Ayrım
    1,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Politik kurgunun dünya çapındaki en usta yazarı Tom Clancy, Başkanın Emirleri''nde 11 Eylül''ü daha 1995 yılında, neredeyse bütün detaylarıyla öngörmüş, bazılarına göre ise bizzat senaryosunu yazmıştı. Başkanın Emirleri''nin Amerika Krizde başlıklı ilk cildinde saldırıyı anlatan Clancy, ikinci ciltte ise Amerika''nın saldırıya verdiği cevabı, yani yaşadığımız ve yaşayacağımız savaşları anlatıyor. 11 Eylül Tom Clancy''nin tek politik kehaneti değildi, gerçekleşecek yeni kehanetleri öğrenmek için Amerika Savaşta''yı okumak gerek. Yaklaşan savaşları öğrenmek isteyenler için 1. cilt K. Uğur Kızılaslan''ın, 2. cilt ise Bora Alioğlu''nun çevirisiyle Türkçe''de; Ortadoğu''daki bütün senaryolar bu devasa eserde... A.B.D. tarihteki en feci terör saldırısıyla karşı karşıya kalmıştır. Başkan Durling, Kuvvet Komutanları, Anayasa Mahkemesi yargıçları ve birçok Kongre üyesi hayatını kaybetmiştir. Başkan Yardımcılığı''na saldırıdan birkaç dakika önce atanan Jack Ryan, sarsılmış ve tüm liderlerini kaybetmiş ülkenin Başkanlığına getirilmiştir. Şimdi hükümeti yeniden kurmalı, yas içindeki ulusu rahatlatmalı ve gerçek bir liderlik sergilenmelidir. Ama hem ülkesinde, hem de dışarıda düşmanlarca çevrelenmiş durumdadır. Bu arada yabancı düşmanlar, yaralı ülkeye son darbeyi vurup, dizleri üzerine çökertecek karmaşık bir senaryo geliştirmektedir.
  • Ömer Faruk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    548,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehtap Tolu
    Ömer Faruk bu hayli iddialı kitabında çatışmalı toplumsallıkların kökeninde siyasi değil düşünce krizi olduğunu öne sürerek bizi düşünce üzerine düşünmeye davet ediyor. Ona göre düşünce kendisi üzerine düşünmediği sürece düşünmüş sayılamaz. Düşüncedeki bu kritik eşik aşılamadığı sürece de “sürekli kriz” durumundan çıkılamaz. Yazar, düşüncenin düşünene hükmetmesi ile düşünenin düşünceye hükmetmesi arasındaki artan mesafenin “sürekli kriz”in temel nedeni olduğunu belirtiyor. Tüm düşünce tarihini arkalayan bu gerilim sorunsallaştırılmadığı sürece de “sürekli kriz” durumundan çıkılamayacağını söylüyor. Ve mevcut tartışma ortamını devlet olmaya/almaya yönelik siyasetin dışarısına, haysiyetli bir başlangıç noktasına, düşünenin düşünceye hükmetmesi boyutuna davet ediyor.
  • Serap Işık
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    22,01 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Tiyatro Oyunudur
  • Vehbi Vakkasoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    666,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nayife Tekin
    Onun kaygısı, sevdası, derdi, davası hep Allah'ı kullarına tanıtmak ve sevdirmekten ibaretti. Bütün engellere, acılara, işkencelere, hapislere, sürgünlere, zehirlemelere rağmen Kur'an'a, imana, İslâm'a hizmet duygusundan hiç ayrılmadı. En zor şartlarda bile hiç ümitsiz olmadı. En olumsuz şartlardan, daima en olumlu sonuçlar çıkardı. Kendisini batırmaya, bitirmeye çalışanları da huzura ve mutluluğa, yani kulluğa çağırdı. Çünkü ona göre, kul olmak, "kurtulmak" demekti. Kendisine en acımasız hakareti ve dayanılmaz işkenceyi lâyık görenleri bile iman hakikatleriyle tanıştırmak ve kurtarmak telâşındaydı. Güle oynaya günah bataklıklarına batanlara da merhametle baktı. Günahına ağlayamayanların günahına da ağladı. Çünkü onun insana ve olaylara bakışı, veli bakışıydı. Geçitlerde, köprülerde, uçurum başlarında titreyenlere, "İnşaallah geçer." duasındaydı. "Ha geçti, ha geçecek!" şevkiyle, dertlerini dert edinirdi. Her düşenin acısı, önce onun yüreğine yansırdı. Her ezilenle, evvelâ onun içi ezilirdi. Çünkü o, şefkatten ibaretti. Sevgiyle sarıp sarmaladı yaralı yürekleri. Manevî kiri, pası, yarayı acısız ameliyatlarla tedavi etti. Gönülleri çelen, ruhları çeken bir muhabbet merkeziydi. Benim sevdalandığım yürek, bu yürekti. Benim ve neslimin kendine gelişiydi. Uyanmamızdı heyecanla ve gafletten silkinmemizdi. Uyanalım diye uyanıktı. Ebediyen gülelim diye ağlıyordu.
  • Vehbi Vakkasoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    951,80 KB
    Eser Türü: Kitap
    Onun kaygısı, sevdası, derdi, davası hep Allah’ı kullarına tanıtmak ve sevdirmekten ibaretti. Bütün engellere, acılara, işkencelere, hapislere, sürgünlere, zehirlemelere rağmen Kur’an’a, imana, İslâm’a hizmet duygusundan hiç ayrılmadı. En zor şartlarda bile hiç ümitsiz olmadı. En olumsuz şartlardan, daima en olumlu sonuçlar çıkardı. Kendisini batırmaya, bitirmeye çalışanları da huzura ve mutluluğa, yani kulluğa çağırdı. Çünkü ona göre, kul olmak, "kurtulmak" demekti. Kendisine en acımasız hakareti ve dayanılmaz işkenceyi lâyık görenleri bile iman hakikatleriyle tanıştırmak ve kurtarmak telâşındaydı. Güle oynaya günah bataklıklarına batanlara da merhametle baktı. Günahına ağlayamayanların günahına da ağladı. Çünkü onun insana ve olaylara bakışı, veli bakışıydı. Geçitlerde, köprülerde, uçurum başlarında titreyenlere, "İnşaallah geçer," duasındaydı. "Ha geçti, ha geçecek!" şevkiyle, dertlerini dert edinirdi. Her düşenin acısı, önce onun yüreğine yansırdı. Her ezilenle, evvelâ onun içi ezilirdi. Çünkü o, şefkatten ibaretti. Sevgiyle sarıp sarmaladı yaralı yürekleri. Manevî kiri, pası, yarayı acısız ameliyatlarla tedavi etti. Gönülleri çelen, ruhları çeken bir muhabbet merkeziydi. Benim sevdalandığım yürek, bu yürekti. Benim ve neslimin kendine gelişiydi. Uyanmamızdı heyecanla ve gafletten silkinmemizdi. Uyanalım diye uyanıktı. Ebediyen gülelim diye ağlıyordu.

Sayfalar