Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2092 sonuçtan 781 - 790 arası görüntüleniyor.
  • M. Ahmet Varol
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    729,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    İslâm ülkelerini kim yönetiyor? İslâm ülkelerindeki yeni yeni gelişmeler hep karşımıza bu soruyu çıkarıyor. Marcos'un bıraktığı zulüm mirasını Aquino devraldı... Endonezya'yı Suharto, Filipinler'i Aquino, Somali'yi Seyyad Berrî'mi yönetiyor, yoksa perdenin arkasında başka yöneticiler mi var? Sömürülen ülkelerde bir tank parası ile 100.000 ton pirincin üretimi için gerekli finansman sağlanabilir ve bu da yarım milyon insanın bir senelik ihtiyacını karşılar... Bir adet modern savaş uçağına yapılan masraflarla 40.000 köye eczane kurulabilir. Emperyalizm, kurmuş olduğu sömürgeci yapıyı koruyabilmek için, hemen bütün geri kalmış ülkelerde aynı politikaları tatbik ediyor... Bize düşen bu yapıyı, bunun nasıl ayakta durduğunu ve ayakta tutabilmek için istihdam edilmiş olan polislerin nasıl çalıştıklarını öğrenmektir... İnsanları sömürmek için başvurulan şeytanî metodların tanınmasına ihtiyaç var. Bu çalışmamızda emperyalizmin, bilhassa Müslümanların uyanışını önlemek için başvurduğu oyunlara, uyguladığı politikalara kısa notlar halinde işaret ettik.
  • Orhan Kurmuş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    890,95 KB
    Eser Türü: Kitap
    Emperyalizmin Türkiye'ye Girişi, ülke kaderi üzerinde belirleyici bir etkide bulunan emperyalizme bağımlılığın tarihsel köklerine eğiliyor. Dr. Orhan Kurmuş'un İngiltere'de yıllar süren bir arşiv çalışmasıyla elde ettiği veri ve bulgular ışığında oluşturduğu eser, bir öncü çalışma olarak Osmanlı tarihinin pek çok yönüne ışık tutuyor. Kitap, İngiliz sermayesinin ve giderek İngiliz emperyalizminin Türkiye'ye girme sürecini inceliyor, emperyalizmin yörüngesinde Türkiye'nin kapitalist gelişme sürecinin ilk döneminin ana çizgilerini ortaya koyuyor. Zaman kesiti olarak seçilen 1850-1913 yılları arasında, İngiliz şirketlerinin ve İngiliz devletinin liman kenti İzmir ve Batı Anadolu'daki ticari etkinlikleri, doğrudan sermaye yatırımları, İzmir-Aydın demiryolu ayrıntılarıyla inceleniyor. Bu ilişkinin, tarımda ve sanayide yarattığı gelişmeler ama öte yandan Osmanlı ekonomisinin tek yönlü gelişmesi ve uydulaşmasına yol açan karakteri analiz ediliyor. Birinci basımı 1974 yılında yapılan kitap, ilk kez kullanılan arşiv belgeleri ve ortaya çıkardığı zengin verileriyle alanındaki en önemli başvuru kaynaklarından birisi olarak anti-emperyalist yükseliş yıllarının tartışma ortamına büyük katkı sağladı. Türkiye'de olduğu kadar birçok yabancı ülke üniversitesinde de temel kaynak olarak gösterildi. Emperyalizmin Türkiye'ye Girişi, emperyalizme bağımlılığın derinleştiği günümüzde güncel ve temel bir eser olma özelliğini koruyor.
  • metin
    3 Ayrım
    13,38 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Vural Savaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    681 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Işıl Anıl
    Ülkemiz, "Yeni Sevr"i hedefleyen ve Kurtuluş Savaşımızın öncesinde olduğundan daha sinsi ve daha geniş kapsamlı bir emperyalist saldırıyla karşı karşıya... Bu saldırı karşısında, tüm kurumlarımız çözülürken ve emperyalizmin uşakları (yerli işbirlikçiler) giderek azgınlaşıp, inanılmaz ihanet örnekleri sergilerken; bir avuç yazar, çevirmen ve yayınevi sahibi, makaleleri ve yapıtlarıyla, onurlu bir düşünce savaşı verip, "Kuva-yı Milliye" ruhunu yeniden canlandırmayı başardılar. Bu kitap, bu onurlu mücadelenin hikayesidir.
  • Jeffery Deaver
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    894,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Fazıl Hayati Çorbacıoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    44,13 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Seslendiren: Levent Dönmez, Tijen Par, Zihni Göktay, İlyas Salman
  • Yönetmen: Taner Akvardar, Mustafa Altıoklar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    184 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Murat Bölükbaşı
    Sesli Betimleme Metin Yazarı, Aynur Çelebi. Her yıl Mayıs ayı askerlik kurumu içinde hayırlı bir işe vesile olmaktadır. Sakatlar Haftası kapsamında, bir grup "özel durumdaki yurttaşımız" yani zihinsel engelli vatandaşlar, 56. Piyade Alayı Karargah Destek Bölüğü'ne, bir günlük askerlik yapmak için gelmektedir. Hepsi birbirinden farklı özellikleri olan bu konukların gelişi, yaşadıkları uyum sorunları nedeniyle kargaşaya neden olur. Diğer bir tarafta ise Levent Üsteğmen’in eski bir hasmı, emekli KGB ajanı Karpov, hazırladığı bir suikast planıyla intikam hazırlıkları yapmaktadır. Bunun anlaşılmasıyla, yemin törenine giderken Levent Üsteğmen’e yapılan acil operasyon çağrısı sonrasında, kamyonlar karışır ve komando mangası yerine, engelli konuklar ve Karargah Destek Bölüğü askerleri operasyona giderler. Komedi ve aksiyonun bir araya girdiği bu filmde, Mustafa Altıoklar ve Taner Akvardar yönetmen koltuğunu ortaklaşa paylaşıyorlar.
  • Osman Nuri Topbaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    255 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HAMZA UĞURLU
  • Günter Wallraff
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    488,05 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kitap, Günter Wallraff'ın, Almanya'da çalışan bir Türk işçisi (Levent Ali Sigirlioğlu, daha sonraki baskılarda Sinirlioğlu) kılığına girerek, çalıştığı çeşitli iş yerlerinde karşılaştığı sömürü, yok sayılma ve kini anlatmaktadır. Wallraff, Mart 1983 tarihinden itibaren iki yıl boyunca araştırma yaptığı kitabının önsözüne şunları yazar: “ "Ben gerçek bir Türk değildim. fakat toplumun maskesini düşürmek için kılık değiştirmek zorundasınız. Gerçekleri ortaya çıkarmak için aldatmak ve sahte tavır takınmak zorundasınız. Ben hala, bir yabancının, günlük aşağılamalarla, düşmanlıklarla ve kinle nasıl başettiğini bilmiyorum. Ama şimdi, neler çektiğini ve bu ülkede insanları aşağılamanın nereye kadar gittiğini biliyorum. Bir parça Apartheid içimizde, demokrasimizde yer alıyor. Yaşananlar benim beklediklerimi tam olarak karşıladı. Tabii olumsuz açıdan. Ben federal Almanya'da, aslında sadece 19. Yüzyıl üzerine yazılan tarih kitaplarında yer alması gereken olayları yaşadım." „ Wallraff, Ali Sinirlioğlu olarak, tanınmış firmalarda, çok ağır işleri, çok az saat ücreti ile yapmak, Alman iş arkadaşlarından eziyet görmek, emniyet önlemleri alınmadan, sosyal haklardan mahrum olarak sigortasız ve çoğu zaman vardiyaları arka arkaya çalışmak zorunda kaldı. Alman iş arkadaşları koruma elbiseleri alırken, ona vermediler. (Örneğin kanal işlerinde ısının sıfır derecenin altında olduğunda) Nükleer enerji santrali'nde çalışan Türk işçileri tehlikeli dozda ışınlara maruz kalıyorlardı. Bu çalışanların çoğu, bu insanlık dışı çalışma koşullarına karşı gelemiyorlardı. Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı. Wallraff'ın sağlığı da bu araştırma esnasında, Ali Sinirlioğlu olarak çalışmak zorunda olduğu için, kötü etkilenmişti. Sadece çalıştığı iş yerlerinde değil, günlük yaşamında da, akıcı Almanca konuşmasına ve örneğin bir Almanya - Türkiye futbol karşılaşmasında, Almanlar lehine tezahürat yapmasına rağmen, görünümü yabancı olduğu için, "Türkler defolun", "Almanya Almalarındır" gibi düşmanlıklara maruz kalmış, çeşitli hakaretlere uğramış, saçlarına sigara atılmış ve kafasından aşağı bira boşaltılmıştır.
  • Günter Wallraff
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    427,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    Kitap, Günter Wallraff'ın, Almanya'da çalışan bir Türk işçisi (Levent Ali Sigirlioğlu, daha sonraki baskılarda Sinirlioğlu) kılığına girerek, çalıştığı çeşitli iş yerlerinde karşılaştığı sömürü, yok sayılma ve kini anlatmaktadır. Wallraff, Mart 1983 tarihinden itibaren iki yıl boyunca araştırma yaptığı kitabının önsözüne şunları yazar: “ "Ben gerçek bir Türk değildim. fakat toplumun maskesini düşürmek için kılık değiştirmek zorundasınız. Gerçekleri ortaya çıkarmak için aldatmak ve sahte tavır takınmak zorundasınız. Ben hala, bir yabancının, günlük aşağılamalarla, düşmanlıklarla ve kinle nasıl başettiğini bilmiyorum. Ama şimdi, neler çektiğini ve bu ülkede insanları aşağılamanın nereye kadar gittiğini biliyorum. Bir parça Apartheid içimizde, demokrasimizde yer alıyor. Yaşananlar benim beklediklerimi tam olarak karşıladı. Tabii olumsuz açıdan. Ben federal Almanya'da, aslında sadece 19. Yüzyıl üzerine yazılan tarih kitaplarında yer alması gereken olayları yaşadım." „ Wallraff, Ali Sinirlioğlu olarak, tanınmış firmalarda, çok ağır işleri, çok az saat ücreti ile yapmak, Alman iş arkadaşlarından eziyet görmek, emniyet önlemleri alınmadan, sosyal haklardan mahrum olarak sigortasız ve çoğu zaman vardiyaları arka arkaya çalışmak zorunda kaldı. Alman iş arkadaşları koruma elbiseleri alırken, ona vermediler. (Örneğin kanal işlerinde ısının sıfır derecenin altında olduğunda) Nükleer enerji santrali'nde çalışan Türk işçileri tehlikeli dozda ışınlara maruz kalıyorlardı. Bu çalışanların çoğu, bu insanlık dışı çalışma koşullarına karşı gelemiyorlardı. Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı. Wallraff'ın sağlığı da bu araştırma esnasında, Ali Sinirlioğlu olarak çalışmak zorunda olduğu için, kötü etkilenmişti. Sadece çalıştığı iş yerlerinde değil, günlük yaşamında da, akıcı Almanca konuşmasına ve örneğin bir Almanya - Türkiye futbol karşılaşmasında, Almanlar lehine tezahürat yapmasına rağmen, görünümü yabancı olduğu için, "Türkler defolun", "Almanya Almalarındır" gibi düşmanlıklara maruz kalmış, çeşitli hakaretlere uğramış, saçlarına sigara atılmış ve kafasından aşağı bira boşaltılmıştır.

Sayfalar