En Son Eklenenler

Toplam 58696 sonuçtan 81 - 90 arası görüntüleniyor.
  • Diamond Tema
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    647,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Seslendiren : Beyhan Akçaoğlu
    Konusu:
    Ölmek, ebediyetten beri insanlığın en büyük korkusudur. Her insan bir gün yok olmaktan ve yapacağı her şeyin boşa gitmesinden korkar. Zaten bu yüzden ölmek ve öldükten sonra ne olacağıyla alakalı fikirler insanlık tarihi kadar eskidir. Yazılı tarihten de eskiye giden ve bu "bilinmeyen", belki de "var olmayan" alemi açıklamak amacıyla ortaya atılan hipotezler, zaman geçtikçe çeşitli din ve mitolojilere dönüşmüştür. Kimileri hayat sona erdiği zaman bilincimizin yokluğa karışacağını, kimileriyse başka bir alemde yeni bir hayata başlayacağımızı varsaymıştır. İnsanlık halen daha öldükten sonrasına dair kesin bir bilgiye ulaşabilmiş değildir. Fakat bu kitap, en azından birçok mitolojinin ahirete dair neler kurguladığını mukayeseli bir şekilde sunmaya çalışmıştır. Diamond Tema
  • Faruk Duman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    276,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    Balıklarla İlgili Rivayet romanında Faruk Duman okurunu, İncir Tarihi gibi, harikulade olaylarla dolu bir masal dünyasına sürüklüyor; daha doğrusu efsaneler diyarı İstanbul’un çok eski zamanlarına götürüyor. Bazen Binbir Gece’nin büyülü havasına sokuyor, bazen peygamber kıssalarındaki mucizeleri anımsatıyor, bazen Çelebi yazarların sıcaklığını duyuruyor, bazen halk masallarındaki dili yeniden kuruyor, bazen dünya klasiklerindeki heyecanlı serüvenleri yaşatıyor. Faruk Duman o sevilen, iksirli diliyle düşsel ve düşünsel bir yer ve zaman yaratıyor Balıklarla İlgili Rivayet’te tuhaf bir İstanbul masalı anlatıyor. İstanbul’un üzerinden büyük bir dev, bir dev sürüsü, sanki hunharca yıkıp yakarak geçmişti. Vah yazık vah, diye hayıflandı, ne de olsa İstanbul İstanbul’dur, böyle bir mamur mülke bunca eziyet ve de bunca insafsızlık edilir mi? Evleri yıkılsın. Evi dini dikilsin. Karaköyü’nün balçık suyundan yine sahile yosunlu küflü çamur akıyordu. Balçık sıçrıyordu. Denizin sırtında kabarcıklar çıkmıştı. Boğaz’ın ortasında, daha önce görmediği bir yükselti vardı. Sivri bir ada gibi yükseliyordu.
  • Ali Güler, Dr. Suat Akgül
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    415,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Atatürk
    Seslendiren : Nuray Koç
    Konusu:
    Atatürkçü olmak şüphesizdir ki, Atatürk'ü insan olarak tanımak ve O'nun fikirlerini anlamakla mümkündür. Atatürk ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken dayandıkları temel ilkeler ve esaslar bugün de önemini muhafaza etmektedir. Bu temel esaslara sahip çıkmak, Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşatılması ve yüceltilmesi ile eş anlamlıdır. Devletimizin "kuruluş felsefesi"ni anlamak ve bu felsefeyi yaşatmak için, milletimizin üç bin yıllık bilinen tarihi içinden süzülüp gelen millî değerlerini, iç dinamiklerini ve Atatürk'ün bunları yorumlayış tarzını ortaya koymak gerekir.Hastalığının başlangıç aşamalarında etrafındakilerden bazıları Atatürk'e "sağlığına dikkat etmesini, çünkü O ölürse Cumhuriyet'in yıkılabileceğini" söylerler. Atatürk'ün bu insanlara verdiği cevap çok önemli bir cevaptır: O büyük insan der ki, "Unutmayınız ki, Mustafa Kemaller yirmi yaşındadır" Şu hâlde, yirmi yaşındaki her Türk çocuğu Atatürk olmaya aday bir Mustafa Kemal'dir. Bu bilinç içinde olması gereken ve Cumhuriyet'i bir emanet olarak alan Türk gençliği, maalesef zaman zaman birtakım yerli ve yabancı akım ve ideolojilerin etkisi ve propagandaları ile Cumhuriyet'imizin temel esaslarına sahip çıkma bilincini gösterememekte; yıkıcı ideoloji ve terör örgütlerinin amaçlarına hizmet etmektedir. Bu çalışma ile amaçlanan; gençlerimizin, milletimizin millî kültür değerlerini, Atatürk'ün bir lider, devlet ve düşünce adamı olarak bu değerlerimize getirdiği bakış açısını ve Cumhuriyet'imizin temel felsefesini oluşturan esasları anlama ve yaşatma bilinci oluşturmalarına yardımcı olmaktır.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren : ECZ. MİNE GÜLEN
    Konusu:

    İlaç prospektüsü

  • Louise L. Hay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    149,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Nuray Keskin
    Konusu:
    Araştırmalar, hayatımızda yeni olan bir şeyin alışkanlığa dönüşmesi için 21 güne ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. Merak ettiğiniz konularla ilgili her gün yeni bir bilgi öğrenerek spiritüel ilgi alanlarınızı genişletmeye ne dersiniz? Dünya çapında milyonlarca okura ilham veren ve onların hayatını dönüştüren LouiseHay’in eşsiz öğretileri, şimdi sizin de hayatınızı dönüştürmenize rehberlik etmeye hazır. İster daha mutlu, sağlıklı bir yaşam arayışında olun, ister kendinizi ruhsal açıdan geliştirmeye çalışın, ister bollukla ilgili blokajları geride bırakmaya niyet edin; 21 Günde Ustalaş -Olumlamalar, modern hayatın karmaşasında size yol gösterecek eşsiz bir rehber niteliğinde. Şimdi harekete geçin! Sadece 21 gün içinde hayatınızı iyileştirmeye başlayın ve gerçek potansiyelinizi keşfedin. Çünkü siz değiştiğinizde dünya da değişmeye başlar.
  • Cemal Taş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Konusu:
    “Bu dünyada nice dert, bela varsa biz onu gördük, kardeşim. Açlık mı dersin, susuzluk mu? Kış kıyamet günleri dağlarda aç üryan dolaştık. Askerlerin içinde esir kaldık. Çocuklarımızın acısını da gördük, kardeş acısı, koca acısı, her bir derdi kederi yaşadık, kurban olayım kardeş, daha nesini sorarsın?” Dersim’de 1938 yılında yaşananlar uzun yıllar boyunca Cumhuriyet tarihinin açılmamış “kara kutu”larından biri olarak kaldı, üzerine neredeyse sessizlik perdesi çekildi. Türkiye tarihinin bu karanlık noktası son yıllarda ortaya çıkan bilgi ve belgelerle gittikçe aydınlanıyor. Dağların Kayıp Anahtarı’yla Cemal Taş da 1938’de Dersim’de yaşananlar üzerindeki toz bulutunun iyice aralanmasına yardımcı oluyor. Taş, Dersim’de olan bitenin yürek burkucu, göz yaşartıcı, insanın boğazını düğümleyen yanlarını bizzat olayları yaşayanlarla, dönemin önde gelen isimlerinin yanında bulunmuş kişilerle görüşerek ortaya koyuyor. “Sözlü tarih çalışması” niteliği taşıyan Dağların Kayıp Anahtarı zengin malzemesiyle Dersim olayları ve Cumhuriyet tarihi ile ilgili yeni değerlendirmelere kapı açacak, sahici insan öykülerinden/dramlarından oluşan, sarsıcı bir kitap.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    169,27 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Hâbil ve Kabil’le başlayan mücâdele bugün yeryüzünde farklı isimler altında sürüp gidiyor. Şiddet/savaş/terör/ölüm ve buna bağlı olarak kan ve gözyaşı sel olmuş akıyor. Ne adına olursa olsun merhametsizlik, zulüm, kabalık, bencillik, câhillik hayatın her alanını olanca gücüyle etkilemiş. Nasıl durulacak bu olaylar, nasıl düzelecek bu gidiş? Hiç şüphe yok ki merhametin kaynağı dindir ve dinden nasîbi olmayanın merhametten de nasîbi yoktur. İnsanlık dünyası günümüze kadar merhametten ne öğrenmişse bunu, vahyin yeryüzündeki temsilcileri ve tebliğcileri olan peygamberlere borçludur. Peygamberler merhamet elçileridir ve Yaratıcı Kudret tarafından insanlığa merhameti öğretmek üzere gönderilmişlerdir. Bu anlamda Hz. Peygamber en büyük kıyâmettir. Çünkü O, en büyük değişimin mimarıdır. Bu yüzden O’na “âhir zaman peygamberi” denmiştir. “Âlemlere rahmet olarak gönderilen” peygamberin “son peygamber” oluşu, O’nun aynı zamanda merhametin de “son çağrıcısı” olduğunu bize anlatmaktadır. İnsanlık, unuttuğu merhameti yeniden öğrenmede O’nun çağrısına kulak vermek zorundadır. O, Son’dur ve O’nun çağrısı, tüm insanlığın telâfisi mümkün olmayan gidişâtına son alternatiftir. Dileğimiz, içinde yaşadığımız çağın bir “Merhamet Çağı”na dönüşmesidir. İşte bu mütevazı çalışmamızın amacı –suya atılmış bir taşın oluşturduğu daireler gibi- insânın kendinden başlayan ve gittikçe büyüyen merhamet dairelerini elimizden geldiğince tanıtmak ve yansıtmaktır. Buz çölünde yol alanlara, taş kesilmiş kalplere bir sıcaklık olması ümidiyle, zulmün ve merhametsizliğin çağdaş karanlığına bir mum yakmaya çalıştık. Titrek, zayıf ve cılız ışığımızın hiç sönmeden, gittikçe Nûr’a dönüşerek güzelliklere vesile olması niyâzıyla.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    166,44 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    XIV. Yüzyılın başında ilk defa Venedik'te cam aynalar yapıldı. Bu cam aynaların arkaları civa-kalay karışımı olan ve adına "sır" denilen bir mâdeni örtüyle kaplanmıştı. XIX. Yüzyılda ayna üretiminde yeni ve ucuz tekniklerin ortaya çıkması ayna kullanımını önemli ölçüde yaygınlaştırdı. Artık günlük ihtiyaçtan dekoratif sanatlara, endüstriden mimariye kadar her alanda ayna kullanımına yer verildi. Kısacası; durgun su yüzeyinden başlayan ve zamanla cam, çeşitli madenler ve teknolojinin gelişmesiyle pratik ve modern aynalarda devam eden İnsân-Ayna birlikteliği günümüze kadar geldi. Ve görünen odur ki bu birliktelik insânın yeryüzü sahnesinden çekilişinin son ânına kadar var olacaktır.
  • Sezin Karameşe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    360,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Seslendiren : Sibel Kuşçu
    Konusu:
    “İnsanların hayatında çok önemli iki gün var. Bir, doğdukları gün; iki, sebebini öğrendikleri gün…” 1, 1, 1… 37! Herkes 1 iken o neden 37? Bahar, her şeyden habersiz tekdüze hayatında fani telaşlara kapılmışken bir gün karşı komşusu Deniz’in ani ziyaretiyle değişiyor yaşamı. Anlattıkları deli saçması gibi görünse de nasıl olduğunu anlayamadığı bir şekilde düşüyor bu girdabın içine. Her ipucu yeni bir soruya, her soru yeni bir soruna evrilirken yol gizli bir köy kütüphanesine çıkıyor. Fakat asıl çıkmaz tam da orada başlıyor. Küçük, masumane bir çocuk oyunu sanılırken yaşamın en büyük sır kapısının anahtarına dönüşen doğaüstü bir yetenek. 1939’dan 2043’e uzanan beklenmedik bir öykü… Sezin Karameşe, bu ilk romanında satırlara limitsiz hayal gücünün büyülü evrenini çiziyor. Ve okurlarını bitmesini asla istemeyecekleri bir oyuna davet ediyor.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    186,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Farkında olalım veya olmayalım, yaşam doğumdan ölüme bir arayışın adıdır. İnsân, arayan varlıktır. Ama insân bu âlemde çoğu zaman neyi aradığını bilmediğinden bazen bulduğunu da anlayamaz. Aslında aramak, var oluşun/hürriyetin bir göstergesidir. Şekli ne olursa olsun, tüm arayışların altında insânın Allah ile olan, o ezelî/aslî birlikteliği vardır. Aramak, kaybettiğinin farkında olmak, aradığının eksikliğini yüreğinde derinden duymaktır. Her insânda kendinden ve kendinde her insândan bir parça bulmayanlar, arayıştan habersizdirler. Aramak, ayrılıklardan yana derdi olanların işidir. Aramak, koparıldığı sazlığa özlem/hasret duyan Ney’in feryadıdır. Aramak, “Aşka uçarsan kanatların yanar” diyene “Uçmazsam kanat neye yarar” diyebilmektir. Aramak, durdurak bilmeksizin sürekli yürümenin adıdır. Kısaca aramak, kendini bulmak, aradığını kendinde bulmaktır. İnsânın değeri, aradığı şeyde gizlidir. Yere göğe sığmadım, inanan kişinin kalbine sığdım diyorsa Allah, öyleyse ne arıyorsak kendimizde aramalıyız. Hacı Bektaş Velî’nin dediği gibi: “Her ne arar isen kendinde ara/Kudüs’te, Mekke’de, hacda değildir.” Hakk âşıklarından Ganiyy-i Muhtefî’ye göre de: “Tûr-i Sînâ’da değil, Hakîkat sînendedir/Âlem-i Kübrâ sensin! Kalem, Levh, Arş sendedir/Artık derûnuna göç, keşfet bu avâlimi!/Buna muvaffak olan ebediyyen zindedir.” Anlaşılıyor ki, herkes kendi suyunu kendi beden toprağında arayacak/çıkaracaktır. Bu yüzden Gayret Asası’nı nefs taşına vuranlar ancak, aradıkları suyun “on iki göze”den kendilerine sunulduğunu göreceklerdir. Aramak ne kadar var olmaksa, kaybetmek de o kadar yok olmaktır. Aslında aramak bazen bulmaktan daha güzeldir. Zaten bulanlar da geriye dönmeyenlerdir.

Sayfalar