Yazara Gore Listeleme

  • YAŞAR NABI - MUSTAFA BAYDAR - M. SUJIIULLAH ARISOY
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    13,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yaşar Nabi'nin derlediği antoloji, Enver Ercan tarafından güncellenerek günümüzün önemli öykücülerini de kapsayacak hale getirilmiş. Kitapta, Tanzimat'tan günümüze Türk öykücülüğünde isim yapmış 76 öykücünün biyografileriyle, kısa birer öyküleri yer alıyor. Bu seçkide yer alan imzalar şunlar: S. Sezai - H.R. Gürpınar - H.Z. Usakligil, H.E. Adivar - M.S. Esendal - O. Seyfettin - H. Balikcisi - Y.K. Karaosmanoglu - R.H. Karay - A.S. Hisar - R.N. Guntekin - F. Celalettin - A.H. Tanpinar - B.S. Kunt - K. Hulusi - S.F. Abasiyanik - S. Ali - C. Kudret - I. Tarus - S. Agaoglu - K. Bilbasar - O. Kemal - S. Kocagoz - H. Taner - F. Kayacan - N. Cumali - V.O. Bener - Y. Kemal - Z. Selimoglu - O. Akbal - N. Meric - A. Agaoglu - F. Baykurt - E. Bener - M. Buyrukcu - B. Karasu - S. Burak - L. Erbil - Tarik Dursun K. - S. Baran - O. Duru - B. Yildiz - T. Yucel - D. Ceyhun - A. Ozyalciner - Furuzan - E. Oz - D. Ozlu - F. Edgu - O. Kutlar - S. Soysal - A. Kutlu - O. Baydar - N. Duruel - T. Uyar - T. Ozlu - G. Turan - I. Aral - N. Tosuner - M. Balel - N. Eray - P. Kur - E. Atasu - S. Dolek - F. Hepcilingirler - H. Aktunc - N. Gungor - M. Gureli - S. Ileri - F. Cicekoglu - N. Gursel - M. Oztas - M. Mungan - B. Uzuner - M. Levi - K. Basar
  • Stefan Klein
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    853,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fatma MUMCU
    """Bu kitabı okumanın tam zaman'ıdır."" Stern Zaman nedir? Zamanı nasıl yaşarız? Zamanı nasıl kullanırız? Einstein zamanın göreli olduğunu anlamıştı. Şimdi beyin araştırmacıları Einstein'ın devrimini tamamlıyorlar: İç zamanı keşfediyorlar. Aşk ve mutluluk dolu anlar neden kısa ve geçici görünürler bize? Sabırsız olduğumuzda zaman neden geçmek bilmez? Gündelik hayatımızın telaşı içinde zamanı nasıl daha bilinçli kullanabiliriz? Bestseller yazarı Stefan Klein, yaşamı oluşturan anların yalnızca farkına varmakla kalmayıp, tadını da çıkarmayı nasıl öğrenebileceğimizi gösteriyor. Bilincimizin içinde sıradışı bir gezintiye çıkartıyor bizi. ""Klein, konuya dair kapsamlı ve zor bir literatürü bu kitapta o kadar somut, okunabilir ve eğlendirici bir biçimde biraraya getirmiş ki, en büyük iltifatları hak ediyor. Kitabı okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız."" Zeit Wissen ""Klein'ın kitabı bir polisiye roman kadar çekici. Sıkıcı bir tavsiye kitabı değil, mükemmel bir el kitabı."" Saarlandischer Rundfunk"
  • Sarah Winman
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    914,17 KB
    Eser Türü: Kitap
    Neredeyse bir aşk hikâyesiydi ama hiçbir şey göründüğü kadar basit değildi Aslında her şey, erkeklerin de zarif ve nazik olabileceklerine inanan bir kadının, hayatında ilk kez kendisi için bir şey yapıp Van Gogh’un Ayçiçekleri tablosunu duvara asmasıyla başlamıştı. Ellis ve Michael ise tanıştıklarında henüz on iki yaşında ve kendi küçük dünyalarında yapayalnızlardı. Ayrılmaz hâle gelen ikili, Oxford’un caddelerinde bisiklet sürmüş, şiirin büyülü dünyasını keşfetmiş ve şiddet dolu dünyaya birlikte karşı koymuşlardı. Fakat bir gün hayatlarına Annie girdi ve bu hiçbir şeyi değiştirmedi. Oysa her şey çoktan değişmişti. • Bustle’a göre 2018 yılının En İyi Kurgu Kitaplarından Biri • Costa Kitap Ödülleri En İyi Roman adayı “Aynı anda hem kalbinizi kıracak hem de içinizi ısıtacak bir hikâye.” - Matt Haig “Sarah Winman küçük bir mucizeye imza atmış.” - New York Times “Sizi kendi gerçekliğinizden çekip alacak ve bambaşka birinin yolculuğuna ortak edecek.” - PopSugar “Sevgi, kayıp ve kırılganlık üzerine yıllardır okuduğum en iyi roman.” - A Cup of Jo “Kalbinizi paramparça edecek bir aşk hikâyesi.” - HelloGiggles “Winman bizi üç kişilik ve duygusal olarak çok yoğun bir yolculuğa çıkarıyor” - Bookpage “Aşk ve dostluk üzerine, yürek burkan bir roman.” - Publishers Weekly, starred review “Güçlü karakterler, incelikle düşünülmüş bir kurgu ve yoğun bir atmosfer.” - Booklist “Romanın her cümlesi bir fırça darbesi kadar hassas ve birleştiklerinde hayat dolu, duygusal ve büyüleyici bir tablo oluşturuyorlar.” - Steven Rowley
  • Paul Kleinman
    insan sesi mp3
    32 Ayrım
    1242,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hande Kurdoğlu
    "Ders kitapları, felsefenin önemli teorilerini, ilkelerini ve figürlerini filozofları bile çileden çıkaracak kadar sıkıcı metinlere dönüştürebiliyor zaman zaman. Felsefe 101 gereksiz detaylara ve yorucu felsefi kuramlara yer vermek yerine insanın büyüleyici düşünce ve sorgulama tarihinin kapılarını size açıyor; Aristoteles ve Heidegger’den, istenç ve metafiziğe, başka yerde bulamayacağınız yüzlerce ilginç felsefi bilgi ve düşünce sunuyor. Varoluşçuluğun gizemini mi çözmek istiyorsunuz yoksa sadece Voltaire’in kuşkuculuk hakkındaki düşüncelerini öğrenmek mi? Felsefe 101 merak ettiğiniz tüm soruları yanıtlıyor."
  • Mert İnan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    279,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ⁠Meltem Kılıçcı
    "Prof. Dr. Türker Kılıç hem çok bizden hem de bize çok farklı bir dünyadan. Zaten elinizdeki kitabı farklılaştıran da “bizden” bir ailenin “hep farklı sorular” soran çocuğunun, nasıl giderek dünyanın en seçkin beyin cerrahlarından ve yeni bir bilim felsefesini aralayan beyinbilimcilerinden biri hâline gelmesinin öyküsü olması… Türker Kılıç, Balkanlar’dan Bursa’ya göç eden orta halli bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Çevresinden farklıydı ve henüz ilkokul sıralarında içine düşen bilim aşkıyla, insan beyninin gizemlerini araştırmaya başladı. Kılıç’ın çok çalışarak, çok okuyarak, çok anlayarak ve çok araştırarak var etmeyi başardığı “cevher” ise her girdiği okulda, ortamda fark edildi. Henüz çocuk yaşta kendi yolunu çizmeye karar verdiğinde ise Muradiye Mahallesi’nde başlayan serüven Harvard’a, oradan da Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi’ne kadar uzanacaktı. Kılıç, en zor koşullarda bile pes etmiyor, vazgeçmiyordu. Daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir dünya için kafa yorarken iyi bir bilim insanı, iyi bir cerrah ve iyi bir eğitimci olmanın yanı sıra iyi bir aile babası olmayı başardı. Yaşamının her dönemi örnek başarılarla dolu bir bilim insanı olan Prof. Dr. Türker Kılıç, yeni bilimsel paradigmadan doğacak “yeni uygarlık”ın şifrelerini, insan beyni ve nöronal bağlantı üzerinden ortaya koydu. Prof. Dr. Kılıç’ın geleceğin bilim insanlarına örnek olacak sıradışı yaşam öyküsü, aynı zamanda başarıya giden sürecin yol haritasını da Türkiye’nin geleceğini yaratacak genç bilim insanlarına sunuyor. Yeni bilimsel anlayışın ortaya çıkış öyküsü, her yetkin düşünürde olduğu gibi Prof. Dr. Kılıç’ın kendi yaşamıyla birlikte ilerliyor. Bağlantısal Bütünsellik düşüncesi, sadece insan beyninin sırlarını, beynin nasıl düşünce ürettiğini değil, evrendeki madde, enerji, canlı, cansız her parçanın iletişim içinde varolduğunu ortaya koyuyor. • Yeni bilimin yönteminin “Bağlantısallık”, yeni kültürün ise “Yaşamdaşlık” olması neden önemli? • “Nasıl daha iyi ve güzel bir yaşam kurabiliriz?” sorusuna kişisel bir yanıtımızın olması hayatımızı nasıl farklılaştırıyor? • Bilim en yetkin bilgi işleme sisteminin insan beyni olduğunu varsayarken, aslında en yetkin bilgi işleme sisteminin yaşamın kendisi olduğu sonucu nasıl ortaya çıktı? • Biyolojik bilgi işleme sistemi olan insan beyni nasıl düşünce üretip zihin evrenimizi oluşturuyor? • Yeni bilimsel yöntemin ortaya çıkaracağı kültürel kodlarda neler saklı? • Bilimsel devrimin ardından kurumlar, eğitim, inançlar hayatımızda nasıl konumlanacak? • Yapay zekâ, insanlığın sonunu mu getirecek yoksa yaşamı zenginleştirecek mi? • Covid-19 salgın süreciyle birlikte nasıl bir düşünsel değişim yaşanacak?"
  • Debbie Macomber
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    1096,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevda Ergül
    Sonlar, insanı hayata bağlayan yepyeni başlangıçlardır... Kimi zaman hayatın karmaşasından başımızı kaldırmak, dertlerimizi geride bırakmak ya da bize zarar veren alışkanlıklarımızdan kurtulmak için bir yol bulmaya çalışırız. Ve bu arayışta en büyük yardımcımız dostlarımız olur; sadece iyi değil kötü günde de yanı başımızda duran ve her sonun bir başlangıca vesile olduğunu hatırlatan can dostlarımız… Sihirli bir dokunuşa ihtiyaç duyan insanların yaşadıklarını sımsıcak bir dille anlatan bu roman, bizleri umut aşılayan bir dünyanın içine çekiyor. "İşin ucunda unutulmaz karakterler yaratmak varsa, bunu Debbie Macomber'dan daha iyi kimse yapamaz." BookPage "Macomber farklı hayatları bir araya getirerek, hayata dair yaşanan pek çok duyguyu samimiyetle işliyor ve her kitabı yüzlerde tebessüm yaratan bir sonla bitirerek okuyucusuna umut aşılıyor." Publishers Weekly "Macomber, mucizelerle dolu sokağında yarattığı hem eşsiz hem de keyif veren yepyeni olaylarla okuyucuları büyülemeye devam ediyor." Library Journal "Debbie Macomber'ın her kitabı en iyi kitabı; okurlar Yeni Başlangıçlar Mevsimi'yle bir kez daha tatmin olacaklar."
  • Süheyl Ünver
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    30,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Biz matbu tarih kaynaklarımızdan mazimizin ve yaşayışımızın ancak siyasî ve askerî olaylarım öğrenebiliriz. Lâkin bundan hariç ve çok defa aranılmayıp kaynaklarımız arasına az konan öyle eserlerle karşılaşıyoruz * ki onlar bizim eski yaşayışımız ve kültür tarihimizin ana hatlarını ve misâllerini taşımaktadır. Hattâ bunlar bizirm matbu menbalarımıza az geçmiş ve Garba da az intikal etmiştir. Türkiyede yaşıyanlar muhakkak ki dünyada istifa geçiren cidden büyük milletlerden biridir. Öyle yüksek kültürleri ve adamları vardır ki gittikleri ve yaşadıkları her yere götürmüşlerdir. Bugün yurdumuz içinde bulunan Selçuk ve Osmanlı Türklerinin yaşayış ve medeniyetleri büyük bir misaldir. Osmanlı Türkünün kurduğu büyük imparatorlukta bizim kendimize hâs bir yaşayışımız ve üstün bir medeniyetimiz vardır. Yurdumuzdaki eserler bunların yüksek birer misalidir. Kütüphanelerimiz Türkün en inçe zevklerine makes olan süslü ve resimli eserlerle zenginleşmiştir. Şehirlerimizin medeniyette ilerlediğini ve ufak kasaba ve köylerimizin temizlik, imar ve güzellikte bir nümune olduğunu görürüz. Bunların fevkinde bir yüksek ahlâkımız ve adaletimiz vardır. Bu ruhu hâlâ taşıyanlarımızın sayısı nüfusumuzun onda dokuzudur. Biz bu temiz ve yüksek ruha sahip olduğumuz içindir ki hâlâ mevcudiyetimizi dünyanın takdirlerde karşılaşarak muhafaza ediyoruz. Pek eski tarihlere gitmiyelim- Şu 5, 6 asırlık Osmanlı tarihimize bakalım. Bizim hayat sürdüğümüz evler birer saadet yuvası idi. Dünya¬ nın en temiz ve zevkli bir milleti olarak bu yuvalarımızda hayat sürdük. İç hayatımız dış hayatımızın makesi oldu. Temiz yedik, içtik, bittabi bunun verdiği enerji ve ruh safiyetiyle temiz ve asil yaşadık. O kadar ki ruh asaleti yalnız fakirlerimizde değil, zenginlerimizde de vardı. Kimse fakir sayılmazdı. Zira zenginler kendi servetlerini kendi şahıslarına Allah tarafından verilmiş bir nimet değil, kendi elleriyle dağıtılmak üzere fakirlerin hakkı sayıyorlardı. Türkiyede bu cihetle kimse aç ve açıkta değildi. Fikirler asla bazı şahsî menfaatlerin uydurduğu prensiplere kaymıyordu. Ne oldiyse oldu, milyonlarla bizi gerileten sebeplerle inkıraz bulduk. Nihayet öyle olduk ki bizden ileri medeniyetleri kabullenmeğe başladık. Lâkin onların da hakikî fen taraflarını değil, sanki bizim de kendimize göre âdet ve yaşayışımız yok imiş gibi onların beğenilmiyecek taraflarını aldık. Tam ilerleme esaslarını alamadığımızdan yine ilerliyemedik. Buna işte bir misal vereyim. Bundan bir buçuk asır önce Garp medeniyetini kabullendiğimiz zaman işin gösteriş ve bünyemize uymıyan İçtimaî olaylarını alırken onların yeme, içme usulleri de bizim memlekete girmeğe başladı. Evet bunun zarurî ve yapılması gereken tarafları yok değildi, vardı. Lâkin bu cereyan tesiriyle memleketimizde bilhassa yemek ve içmek hususunda bizim cihanın beğendiği Türk yemekleri çok ağır ve karışıktır, demeğe bile başladık. Lâkin onun yerine alafranga diye daha karışığını ve hoşa gitmiyeceklerini aldık ve an’ane ile tarihtenberi gelen yemeklerimizin isim ve mahiyetlerini bile unutmağa koyulduk. Selçuk ve Osmanlı Türklerinin 8-9 asırlık bir İçtimaî yardım faslı vardır ki dünyanın en büyük İçtimaî müessislerini biz yaptık. Bize Garpta İstanbul gibi bir şehir gösterin ki umuma mahsus iki yüz hamamı olsun - Konak ve ev hamamları birkaç bini geçerdi. Bana bir muadil şehir gösterin ki yalnız Fatih semtinde 800 çeşmesi olsun. Yalnız İstanbuldaki gibi 5 asır zarfında 50 hastane yaptırmış bulunsun. Bizdeki kadar imaret ve medrese gösterebilsinler. Elbetteki bu medenî bucakta gayet sade lâkin asıl ve temiz yiyorduk. Acaba ne yiyorduk?
  • Ali Çimen
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    10,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Geçmişe baktığımızda, erkek egemen bir seyrüseferin hüküm sürdüğünü görürüz. Kılıç kuşanıp fetih yapan, çağ açıp çağ kapatan, yaptığı bir konuşma ya da aldığı kararla kitleleri coşturan, atomu parçalayarak insanoğluna sınırsız enerjinin kapılarını açan, bazen kabul etmek istemesek de, çoğunlukla erkekler olmuştur. Peki bu, tarihin beyaz perdesinde hep erkeklerin başrol oynadığı nlamına mı gelir? Ne yani, kadınlara düşen rol, her zaman ‘en iyi yardımcı oyuncu’ rolü oynamak mıdır? Tabii ki hayır. Yüzyılların üzerine oturduğu mayınlı tarih tarlasından sıyrılıp çıkan öyle kadınlar olmuştur ki, teşbihte hata olmaz, o çok ‘bilindik’ erkekler, bu kadınların azametlerinin gölgesinde bile terlemeden edememiştir!” Gazeteci yazar Ali Çimen “Tarihi Değiştirenler” dizisinin son kitabı Tarihi Değiştiren Kadınlar’a böyle başlıyor ve 30 ünlü kadını sayfalarında konuk ediyor. Bu 30 kadın arasında Mısır İmparatoriçesi Cleopatra, ünlü kadın casus Mata Hari, Nobelli Madam Curie, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir dönemine damgasını vurmuş ‘iktidar avcısı’ Hürrem Sultan gibi isimler de var; insanlığın özgürlüğe giden yolda devrim niteliğinde adımlar atmasını sağlayan siyahi kadın eylemci Rosa Parks ve Tom Amca’nın Kulübesi isimli romanıyla Amerika’daki kölelik kurumuna kalemiyle savaş açan Harriet Beecher Stowe da. Bir fabrika işçisiyken kendisini uzayda bulan Tereşkova ve okyanusları aşan havacılık sevdasıyla hayatını uçmaya adayan Amelia Earhart da yüksek tempolu hikâyeleriyle listede yerlerini alıyor. Kitabın önemli bir bölümü de iktidar peşinde koşan kadınlara ayrılmış: Pakistan’ın ve aynı zamanda İslam coğrafyasının ilk kadın Başbakanı Benazir Butto; düşman kardeşi Hindistan’da yine ailece ülke siyasetine damga vurmuş, ülkesinin ilk Başbakanı İndira Gandi; Fransa’ya 40 yıl boyunca hükmeden İtalyan Catherine de Medici; Rusya’yı çağının en güçlü ülkelerinden biri yapan Alman kökenli Katerina; İngiltere’den Kraliçe Elizabeth, Kraliçe Victoria ve onların bıraktığı yerden bayrağı devralarak İngiltere’yi bir küresel aktöre dönüştüren ‘Demir Lady’ Margaret Thatcher. İktidarda olan kadınların yanı sıra iktidarda olan erkeklerin yanındaki ihtiraslı kadınlara da şahitlik ediyor tarih ve dolayısıyla kitap da. Komünist Çin’in en korkulan simalarından biri olan Jian Qinq ya da daha çok bilinen ismiyle Bayan Mao; oğlunu padişah yapmak için bir diğer oğlunu kurban eden Kösem Sultan ve Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron’u efsaneye dönüştürme yolunda kendisi bir efsane olan Eva Peron. Kitap ayrıca, bol görsel malzemesi, Hürrem ile Kanuni arasında gelip giden aşk mektuplarından satırlar, Simone de Beauvoir ve Jean Paul Sartre’ın ölümsüz aşkı ve bu 30 kadının gündelik hayatlarına ilişkin daha birçok ayrıntılı ile adeta kahramanlarını ete kemiğe büründürüyor.
  • Tom Wood
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    13,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    James Bond’u unutun. Jason Bourne’u unutun. Jack Bauer’i unutun. Victor ile tanışma vakti: O bir suikastçı. Avcı av olduğunda... Victor serbest çalışan profesyonel bir katildir; piyasada ondan iyisi yok. Victor acımasız, sistemli ve ölümcül bir suikastçıdır. Tek başına yaşar; tek başına çalışır. Ne geçmişi bilinir ne de adı. Onun iş tanımı çok basittir: Bir işi kabul eder, hedefini ortadan kaldırır ve parasını alır. Paris’teki basit, rutin bir suikast işinin ardından otelinde pusuya düşürüldüğünde dünyası tepetaklak olacaktır. Polislerin, kiralık katillerin ve istihbarat ajanslarının peşine düştüğü, dört kıtaya yayılmış bir komplonun ağına takılan Victor kaçmak zorundadır. Ancak Victor kolay bir hedef değildir; en az peşinde olanlar kadar acımasız ve zalimdir. Kendisini kimin neden ortadan kaldırmak istediğini bulacaktır; arkasında cesetlerden bir iz bırakarak. Beyazperdeye yakışır adrenalin yüklü temposuyla Suikastçı, Taken’ın (96 Saat) yönetmeni Pierre Morel tarafından sinemaya uyarlanıyor.
  • Fazlı Bulut
    insan sesi mp3 - Türkçe
    86 Ayrım
    2687,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nurlu Çavuşoğlu
    "Fransız yazar, şair, devrimci ve sürrealizm akımının önemli isimlerinden biri olan André Breton 1938 yılında geldiği Meksika’yı “Dünyanın en sürreal ülkesi” diye tanımlarken Salvador Dali, kısa bir süre kaldığı bu ülke için, “Meksika’ya bir daha gitmemin imkânı yok. Benim resimlerimden daha sürreal olan bir ülkeye tahammül edemem” diyor. Pablo Neruda ise gezmekten büyük keyif aldığım ve çok sevdiğim, benim en güzel coğrafyalarımdan biri olan Meksika’yı şöyle anlatıyor: “Çiçek veren kaktüsleri ve yılanlarıyla Meksika. Çiçek açan, dikenli Meksika. Kupkuru ve fırtınalarla dolu, renkleri, toprakları ve bitkileri olağanüstü Meksika, beni bütün büyüsüyle, ışığıyla sarıverdi… Meksika bir kırmızı ve firuze renkli pelerinler ülkesi. Meksika, çanak ve çömlekler, üzerinde arıların gezdiği meyveler ülkesi.” Büyük şairlerin biz sıradan insanlar yerine düşünme ve hissetme yetenekleri var. Pablo Neruda yaklaşık 80 yıl önce, benim Meksika’yla ilgili tüm düşünce ve hislerimi çok güzel bir şekilde ifade etmiş. Üstadın sözünün üzerine söz söylemek, kelime israfından başka bir şey değil. Öte yandan, gezi kitabı yazmak, seyahatin masa başında devam eden halidir. Meksika’yı gezmek de yazmak da benim için tutkulu bir aşk gibiydi. Her ikisinin de bitmesini hiç istemedim. Fazlı Bulut"

Sayfalar