Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2106 sonuçtan 821 - 830 arası görüntüleniyor.
  • Mary Janice Davidson
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    579,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Mary Janice Davidson
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    21,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Betsy, bir yandan yarine kavuşma derdi içinde, bir yandan bodrum kattakilerle çarpışıyor, bir yandan da ayakkabı çantasından geri kalmamanın peşinde! Sanki alışveriş yapmak için yeni bir bahaneye ihtiyacı varmış gibi, Vampirler Kraliçesi Betsy Taylor, nefes kesici yakışıklılığıyla göz dolduran nişanlısı, vampir Eric Sinclair ile düğün hazırlıklarının tam ortasındaydı. Ölüm ya da kan içme zorunluluğu gibi ufak tefek mevzuların yolunu tıkamasına kesinlikle izin vermeyecekti. Fakat tüm olay buket buket çiçekler ve hediyelerden ibaret değildi çünkü Betsy, geçmişteki hatalarını düzeltmesini isteyen hayaletler tarafından kovalanıyordu. Artı, seri katilin teki ortalıkta ipini koparmış vaziyette dolanmaktaydı! Tüm kurbanları ise uzun boylu sarışın kadınlardı, tam Betsy tipi yani! Mary Janice Davidson, müthiş vampirimiz Betsy’ye şık bir yeni yıl hediyesi hazırlıyor. Betsy bir kez daha kaos denizinin tam ortasına düşüyor ve her zamanki kafayı yemiş vampirler ve insanlar kalabalığının hem kösteğine hem de yardımına maruz kalıyor. “Sadakatini bir çift marka ayakkabıyla satın alabileceğiniz bir vampir hakkında ne diyebilirsiniz ki? Sıradışı?.. Fazlası var. İnanılmaz keyifli bir kitap.”
  • Mary Janice Davidson
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    12,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hiçbir şey Betsy Taylor'ı ayakkabı fetişinden vazgeçiremez -ölmek ve yeni Vampir Kraliçesi olarak dirilmek bile. Hem kraliyet ailesi mensubu bir ölümsüz olmak hiç de öyle sanıldığı kadar matah bir şey değil -mesela ödenmeyi bekleyen faturalar halen mevcut. Zaten Betsy de hayatına mümkün olduğunca 'normal' bir şekilde devam etmeye kararlı; bu durum artık bir iş bulması gerektiği anlamına gelse bile, böyle. Gösterişli bir şekilde sergilemekten geri durmadığı 'ayakları' onu bu kez, Macy's'e götürüyor, tezgâhtarlık yapacağı hayatının isine. Ortam, nasıl derler, gıcır! Her bir şey yolunda. Tabii mesai saatlerinde Bayan Kraliçeyi sıkıştırıp duran şu yeni dostları hariç. Ufff! Sanki, denenmesi ve indirimlerde de satın alınması gereken onca güzelim ayakkabı varken insanlarla muhabbet edecek vakti varmış gibi! Derken ortam bir miktar kızışıyor. St. Paul'de öldürülen vampirler gibi bir hal ortaya çıkınca herkes feryatlar içinde Betsy'den bu işe bir el atmasını istiyor. En beteri, ay yani en feci katlanılmazı da içini hoplatabilen tek vampirin yardımına ihtiyaç duyacak olması: Şu 'ah-çok-seksi' Sinclair'ın. Şimdi artık bizim Betsy hakikaten de tehlikeli topraklarda geziniyor, hem de yüksek ökçelerine rağmen!
  • Şükran Kurdakul
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    65,53 KB
    Eser Türü: Kitap
    Toplu Şiirler 5 "Ezberlenir bu şiirler, doğrudur, adamın içisıra güvenilir bir silah arkadaşı gibi yaşar; uçurumun kenarlarında ayağınız kayacak olsa, omuzbaşınızdan; dar geçitlerin karanlığında bunalacak olsanız, kolunuzdan tutar; kaldırır sizi, doğrultur, yüreklendirir." Attila İlhan "Kurdakul'un şiirleri yalnızca bir toplumcu gerçekçi şairin, şiirle anlatılmış yaşamöyküsü değil, bir kuşağın bütün yaşamı. Şükran Kurdakul kuşağının toplumsal savaşımının alçakgönüllü özeti. Onlar yaşamları boyunca 'direnmenin ustası, çilenin piri' olmuşlardır." Doğan Hızlan "Kurdakul, topluma yoğun bir yurt ve insan sevgisiyle bakan, siyasal ve toplumsal mücadelede söz ve sorumluluk sahibi olan kavgacı ozanların izini sürüyor. O yüzden de ona baktığımızda bir yandan Namık Kemal'i, Tevfik Fikret'i, bir yandan da Nazım Hikmet'i görmemiz olası." Kemal Özer "Şükran Kurdakul, '1940 Kuşağı'nın bu en genç şairi, gerçekliğe 'toplumcu duyarlık'la baktı; ama kendini anlatırken de özgün kalmayı bildi. Çağdaş Türk şiirinde, temalarıyla, bu arada o kusursuz ve renkli diliyle, ön sıralarda bir yeri vardır onun. Şiirimizin soylu temsilcilerinden biridir Kurdakul." Server Tanilli
  • John Gray
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    583,30 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bilim Işığında Kefeni Yırtmaya Dönük Garip Arayış... Ölümsüzleştirme Kurulu'nda siyaset felsefecisi John Gray insanoğlunun ölümü yenme ve ölümsüz olma saplantısının iki farklı coğrafyada, farklı güdülerle ortaya çıkan iki sözde bilimsel versiyonunu parlak ve ürkütücü bir bakışla ele alıyor. Birincisi on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başları İngiltere'sinde bir sevgi nesnesinin ölümünü kabul etmeyen ve onlarla medyumların otomatik yazıları, ruh çağırma seansları gibi yollarla ilişki kurduklarına inanan bir grup aydının, insan yaşamının bedensel ölümden sonra da sürdüğüne tutkuyla bilimsel kanıtlar arayışı. İkincisiyse oluşum halindeki Sovyetler Birliği'nde bilimin pek de uzak olmayan bir gelecekte ölümü yenebileceğine inanan "Tanrı Yapıcılar" adlı Bolşevik seçkinler çevresinin çabaları. Kitap adını Lenin'in cesedini yoğun mumyalama yoluyla ebedileştirmeyi amaçlayan "Ölümsüzleştirme Kurulu"ndan alıyor.
  • Stefan Zweig
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    506,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: AZİZE EKİNCİ
    Ölümsüzlüğe Sığınış İnsan hayatında çok nadiren alçakgönüllülük gösteren o büyük an, kendisinden yararlanmasını bilmeyenlerden son derece korkunç intikam alır. O büyük an, ürkekleri aşağılamayla geriye iter ve yeryüzünün bir başka tanrısı olan yılmayan yaradılışları ise, ateşli kolları arasına alıp kahramanların gökyüzüne yükseltir. O bir tek saniyeyi, layık olmadığı halde kendisini kadere söz geçirecek yere yükseltmiş o saniyeyi, hiçbir şey bir daha geri getiremez.Şans, çok sevdiklerine karşı bile her zaman cömert değildir ve ilahların, ölümsüzlere unutulmaz işler başarma imkânını bir defadan fazla verdikleri az görülmüştür.” İkinci Mehmet’ten Händel’e, Yüzbaşı Rouget’den Napolyon’a,Goethe’den Dostoyevski’ye, Tolstoy’a, Lenin’e yaşanmış öykülerde insanlık tarihini değiştiren o ana tanıklık edeceksiniz.
  • Milan Kundera
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    947,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burcu Diri
    Milan Kundera'nın roman anlayışının tam anlamıyla ifadesini bulduğu bir doruk: Ölümsüzlük. Ona göre roman, varlığı araştırmak için bir araçtır; yazar, ortaya birtakım gerçekler koymaktan çok, çözülmek üzere sorular sorar. Ölümsüzlük'ün yazar-anlatıcı-kahramanı olan Kundera, bu yapıtındaki yedi bölümde, ölümsüzlük, yüz, aşk, rastlantı gibi farklı romanesk temalardan oluşan bir yol çiziyor. Roman birbirinden son derece ayrı gözüken, ancak birbirine sıkı sıkıya bağlı olayları ve kahramanları bir araya getiriyor. Kundera, hepsi birer evren demek olan sahneler kuruyor, bu büyük tiyatro oyununda, rastlantılar, kesişmeler, koşutluklar ve karşıtlıklar Hemingway'le Goethe'yi, Goethe'nin aşığı Bettina von Arnim'le varoluşunu yaşnızlıkta arayan Agnes'i, Kundera'yla Profesör Avenarius'ü aynı sahnede, aynı sorunun çevresinde buluşturuyor. Ölümsüzlük'ün kahramanları bir hareketten, bir oluştan, kendilerini aşan bir kavramdan doğuyorlar; yazar, kitabın içindeki varlığıyla bir açıdan kahramanların durumlarının yansıdığı bir ayna görevi görüyor. Romanlarında müzikal tekniklerin büyük etkisinin görüldüğü Kundera, bu romanında da tekanlamlılığı reddedişini ortaya koyan özgün çoksesliliğini koruyor. Böylece bir başyapıt ortaya çıkıyor: Ölümsüzlük, edebiyat hakkında, edebiyatın sahip olduğu malzeme ve olanakları hakkında olağanüstü bir düşünme serüveni.
  • Beinsa Douno
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    8,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yaşamı, ölümü ve ölüm sonrasını sorgulayanlardan biri de dünyaca ünlü Beyaz Kardeşlik Örgütü'nün kurucusu, mistik Peter Deunov'dur. Bulgaristan, Fransa, ABD ve Japonya başta olmak üzere Albert Einstein'ın da dâhil olduğu binlerce takipçisi bulunan Deunov, insanların merakını cezbeden ve diğer öğretilerde üstü kapalı şekilde anlatılan duyu ötesi olaylarla ilgili olarak hemen herkesin zorlanmadan anlayabileceği şekilde açıklamalarda bulunmuş, dinleyeni yer yer şaşkınlığa düşürecek kadar açık ifadelerle konuları somutlaştırarak öğretisini insanlara aktarmıştır. Ölümünden sonra yurtdışındaki takipçileri onu ruhsal ismi olan Beinsa Douno ile anmayı tercih etmişlerdir. "Ölüm kavramı, ruhun ölümden sonraki yolculuğu, farklı boyutlardaki varlıkların birbirleriyle olan münasebetleri, ruhun maddi boyuta/yaşayanlara etkisi" gibi konuları son derece yalın ve fakat çarpıcı şekilde açıklayan Deunov, meseleleri ele alış tarzı, diğer boyutlarla doğrudan muhatap olduğu izlenimini veren anlatımıyla, yaşadığı dönemin mistikleri arasında özel bir yere sahiptir. (Tanıtım Bülteninden)
  • Milan Kundera
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    1255,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Üstündağ çubukçuoğlu
    Milan Kundera'nın roman anlayışının tam anlamıyla ifadesini bulduğu bir doruk: Ölümsüzlük. Ona göre roman, varlığı araştırmak için bir araçtır; yazar, ortaya birtakım gerçekler koymaktan çok, çözülmek üzere sorular sorar. Ölümsüzlük'ün yazar-anlatıcı-kahramanı olan Kundera, bu yapıtındaki yedi bölümde, ölümsüzlük, yüz, aşk, rastlantı gibi farklı romanesk temalardan oluşan bir yol çiziyor. Roman birbirinden son derece ayrı gözüken, ancak birbirine sıkı sıkıya bağlı olayları ve kahramanları bir araya getiriyor. Kundera, hepsi birer evren demek olan sahneler kuruyor, bu büyük tiyatro oyununda, rastlantılar, kesişmeler, koşutluklar ve karşıtlıklar Hemingway'le Goethe'yi, Goethe'nin aşığı Bettina von Arnim'le varoluşunu yaşnızlıkta arayan Agnes'i, Kundera'yla Profesör Avenarius'ü aynı sahnede, aynı sorunun çevresinde buluşturuyor. Ölümsüzlük'ün kahramanları bir hareketten, bir oluştan, kendilerini aşan bir kavramdan doğuyorlar; yazar, kitabın içindeki varlığıyla bir açıdan kahramanların durumlarının yansıdığı bir ayna görevi görüyor. Romanlarında müzikal tekniklerin büyük etkisinin görüldüğü Kundera, bu romanında da tekanlamlılığı reddedişini ortaya koyan özgün çoksesliliğini koruyor. Böylece bir başyapıt ortaya çıkıyor: Ölümsüzlük, edebiyat hakkında, edebiyatın sahip olduğu malzeme ve olanakları hakkında olağanüstü bir düşünme serüveni.
  • Alexandra Lapierre
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    17. yüzyıl barok İtalya'sından ölümsüzlük uğruna, bir baba ile kızı arasında yaşanan düello Artemisia, ün ve özgürlüğe ulaşmak için yaşadığı toplumdaki bütün kuralları yıkan, yapıtlarıyla da ölümsüzlüğe ulaşan tarihteki ilk büyük kadın ressamlardan, Artemisia Gentileschi'nin (Roma 1597 - Napoli 1652) serüvenidir. Roma'da, 1611 yılında Sanatçılar Mahallesi'ndeki bir atölyede, genç ressam Artemisia yeteneğini kanıtlamak için büyük bir savaşım vermektedir. En büyük rakibiyse, resim dalındaki ustası, ünlü ressam, babası, Orazio Gentileschi'dir. Ama kader Orazio'nun kızıyla ilgili planlarını altüst eder: Böylece aralarında, sırasıyla hem babanın hem de kızının kurban ve kazanan olacağı bir düello başlar. Artemisia, kan bağı olan iki insan arasındaki çılgınca sevginin, şefkatin ve nefretin dramıdır. Sanatın, iktidar ve siyaret anlamına geldiği bir dönemde, papaların ve kralların özel yaşamına karışan iki ressam arasındaki acıklı rekabetin öyküsüdür. Artemisia, aynı zamanda, güzelliğe ulaşmaya calışan insanların, bu tutkuların ortaya çıktığı Roma, Floransa, Napoli, Venedik, Londra gibi kentlerin tarihidir.

Sayfalar