Yazara Gore Listeleme

  • Özgün Özen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    342,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özgün Özen
    Sokak Lambası kaybetmiş bir adamın daha fiyakalı kaybetmek için verdiği savaşı anlatıyor. Suçluyor, sorguluyor, düşündürüyor ve kavga ediyor. Okuyucuyu yaşadığı dünyadan bir süreliğine alıp başka bir dünyaya götürecek olan Sokak Lambası sizleri bekliyor. Korkmayın, gelin...
  • Friedrich Nietzsche
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    489,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elifsu Gündüz
    Yeterince koruyamayız, kendimizi açığa vurarak içimizi. Gevezeliğe gelmez gerçek yaşantılarımız, kesin mi kesin bu. İsteseler de açıklayamazdı kendilerini bu yaşantılar. Söz yanılgıya düşer, yetersizdir burada. Ne işe yarar bildiğimiz sözcükler, hepsini dışladıktan sonra? Bir aşağılama vardır her söylevin içinde. Öyle görünüyor ki dil bir aracı, bir ilişki sağlayıcı, ortak nesne olarak bulunmuştur. Konuşan kimse ancak kendini sergiler demek…
  • Hakan Mengüç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    161,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: kübra altuntaş algın
    Kaybettiğin her şey, bir gün başka bir surette sana geri döner. Hepimiz eksiliriz zaman zaman, ama kaybetmeyiz aslında hiçbir şeyi. Kaybettiğimizi sandığımız her şey, başka suretlerdeki kazançlarımız olarak geri dönerler eninde sonunda. Hayat, çok daha adil ve çok da inceliklidir yaptığı hesaplarda. Saniyeler sonra ne olacağını bilmeden, yıllar sonrasının planlarını yapıyoruz. Oysa hayat her zaman sürprizlerle doludur yol arkadaşım. Hiçbir karşılaşmanın tesadüf olmadığı gibi senin de şu an bu kitabı eline alman tesadüf değil... Bu sayfalar, karşılaştığın zorluklarda sana manevi bir şifa sayılabilecek, derin ve samimi hikâyeler içeriyor. Umudunu asla kaybetme! Unutma, kalbinde iyilik biriktirenlerin yolu daima açıktır. Dünya çapında tanınan yazar Hakan Mengüç’ün Türkçede sekiz kitabı bulunmaktadır. Besteci ve müzisyen de olan Mengüç’ün kitapları 11 dile çevrilmiştir.
  • Eylem Yurtsever
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    565,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Meral Esen
    Yaşlı bir varlık… Büyük Tufan’dan önce yaşamış… Ona tanıklık etmiş… Anlattığı hikâyeye bakılırsa zamanımıza kadar yaşamaya devam etmiş… Kendisini, etrafındakileri, daha önce yaşadığı toplumu ve toplumumuzu bu kitapta anlatıyor. Peki kim bu varlık? Nasıl bu kadar uzun zamandır hayatta kalabilmiş? Eylem Yurtsever, bu ilk romanında antik destanlarda ve kutsal metinlerde geçen Büyük Tufan’ı farklı bir yorumla resmediyor.
  • Javier Marías
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    190,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Edebiyatçılar ile futbol arasındaki ilişki yeni değil. Camus ve Nabokov delikanlılıklarında kaleciydiler. Öyle ki Camus insan ahlakına ilişkin bildiği her şeyi futboldan öğrendiğini söyler. Marías da futbola düşkünlüğünü asla inkâr etmeyen edebiyatçılardan. Hem de çocukken sol açık oynayan bir topçu. Futbol, çocuk Javier’in gözünde, kahramanların ve kötü adamların geçit töreni, hayatın temel değerlerini öğrenmesine yardım eden bir destandır. Yetişkin Javier’in gözünde ise bir mizaç, kişilik, fedakârlık ve dayanışma gösterisidir; duygu, hatıra ve nostalji, özellikle de nostalji gösterisi. “Hafızası olanların bildiği […] gibi, solcular ve cumhuriyetçiler, yani İç Savaş’ın kaybedenleri, ‘Real’ sıfatının kuşkusuz çelişkisine rağmen Madrid’i Atlético’ya tercih ediyorlardı. Real Madrid kuşatılmış ve bombalanmış şehrin ismini taşıyordu, Atlético Aviación ise (Atléti’nin başlangıçtaki ismi buydu) Francocu pilotların, tam da zalimce başkenti bombalamaya kendini adayanların takımıydı. Oyuncularımız arasında az ‘kızılcık’ olmadı, Del Bosque, kaleci Miguel Ángel, […] Breitner […], ve sadece ellili ve altmışlı yılların Avrupa zaferleri, diktatörlük rejiminin tüm fırsatçılığıyla takıma yanaşmasına neden oldu, takımın rejime değil.” “Marías bu kitapta sözü uzatmıyor; hızlı, dâhiyane olduğu kadar mücadeleci; kişiliğini, çocukluğunu tüm çıplaklığıyla sergiliyor ve ele aldığı bu konuyu tutkuyla, cesaretle işliyor.” Neue Zürcher Zeitung
  • Mehmet Erte
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    269,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Suçluluk hissinin aşktan daha güçlü bağlar yarattığı ilişkiler, bugüne geleceğin gözünden bakarak hayatları üzerinde oynarken kurgunun ağlarına takılan, ancak bir maskenin ardında konuştuğunda kendi gerçeklerini ifade edebilen, ileriye bir adım atan insanlar ve geriye kalan sahipsiz yüzler… “Sahipsiz Yüzler” insanın kendini gerçekleştirme çabasına, özgünlük sorununa, hakikat arayışına, yanılsamalara, arzularla yanlış eşleşen düşünce ve duygulara, gençliğe özgü romantizme, aşka, yasak aşka, köle-efendi ilişkisine, sapkın eğilimlere, kötülüğe, dostluğa, aldatmaya ve bağışlamaya dair bir roman. Anlatıcının yorumları ve olayların rengi karakterlerin bakış açısına göre değişiyor, bir karakterin hayatındaki düğüm diğerinde çözülüyor ama varoluşa dair muamma adım adım zorlaşıyor. Mehmet Erte neredeyse tüm karakterlerin başrolde olduğu bu çok hikâyeli romanında önceki kitaplarındaki temel meseleleri en uç noktaya taşıyor; karanlığı aydınlatmaya çalışmıyor, mizahi üslubuyla bize nasıl bir karanlık içinde bulunduğumuzu gösteriyor. “Onu sürekli aldatan bir kadından hayalleri için vazgeçmek yerine, onu sürekli aldatan bir kadın için hayallerinden vazgeçtiğinde manevi varlığını son zerresine kadar kaybetmiş, tamamen adanmış ve dolayısıyla adeta kutsanarak yeniden doğmuş oluyordu.”
  • Memduh Şevket Esendal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    217,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    “Memduh Şevket Esendal, dilimizin arınmasına, açıklaşmasına en büyük yararlıkları dokunmuş yazarlarımızdan biridir. Hatta Ömer Seyfettin’den sonra bu yolda en çok çalışmış olan odur. Şunu söylemek istiyorum: Ömer Seyfettin dilimizi Edebiyat-ı Cedide’nin, eski inşanın yapma bezeklerinden kurtarmıştı, ondan sonra gelenler, onun sanatını sevmeseler de, açtığı yoldan gittiler. Memduh Şevket Esendal bir adım daha attı, yazı dilimizi konuşma dilimize yaklaştırmak istedi.” (Nurullah Ataç) “İnsanlara bakmasını da biliyordu. Kahvelerde tavla oynayan kendi halinde gözükenleri, pansiyonlardaki ilgiye lâyık görülmeyen kişileri merak ediyordu. Etrafında kaynaşan insanlar içinden onun mevkiinde olanların yalnız icap ettiği, zaruri olduğu zaman sahte bir önem verdiklerine canla, zevkle, merakla bakıyor; onların yaşayışından hikâyeler yapıyor, bize sunuyordu.” (Sait Faik Abasıyanık) “Esendal’ın hikâyecilikteki öbür özellikleri yapmacıksızlığı, süssüzlüğü, canlılığı, yerliliği, gereksiz tasvirlerden kaçışı, kişilerin ruh hallerini, konuşmaları ve tavırlarıyla anlatmasıdır. Hikâyeci olmamın sevinci içinde onunla meslektaş olmanın övüncü de var.” (Haldun Taner)
  • Mine Sota
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    227,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zerrin Saklıca
    Dünya telaşındaki yorgunluktan, unutulmaya yüz tutmuş yaşama sevincinizin bam telini titretecek bu kitapta, her zaman söyleyecek bir çift lafı olanların, attığı çığlıkları kimseye duyuramayanların, en sevdiği yemek ucundan koparılmış taze ekmek olanların, üzgün insanların attığı kahırlı bakışları yerden alıp öperek alnına koyanların, havalar ısınınca leğene su doldurup çimmeye kalkanların, çiğnediği sakızı kaybolmasın diye kafasının tepesine yapıştıranların komik momik hikâyeleri var. “Yalnızlıktan şikâyetçiyim kosmer bey!” diyorsanız bu kitabın doğal telaşına kendinizi bırakın.
  • Lâle Müldür
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    67,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    “Nova Roma’da Gece Güneşi” bir Lâle Müldür anlatısı. Onun yaşamının ve şiirinin çeperlerinden çıkan bir hikâye. Balat sokaklarında başlayan anlatı Cihangir evreninde sürüyor. Evini, semtini, arkadaş ortamlarını, toplumu, ülkeyi, felsefeyi, dini ve siyasi gelişmeleri kendi kurmacası içinde resmediyor. Müldür. İlhan Berk, Ece Ayhan, Nilgün Marmara, Ömer Uluç, Komet, Orhan Duru, Ahmet Güntan, Gülseli İnal, Mazhar Candan, Hür Yumer, Fatih Özgüven, Hümeyra gibi pek çok sanat ve kültür insanı anlatının kurmaca yapısı içinde şiirsel kimlikler kazanıyor. “Nova Roma’da Gece Güneşi” zaman, yer ve dil bakımından “Bizansiyya”nın yörüngesinde bir anlatı. Bir başka deyişle, günlük havasındaki “defterlerin anarşik güzelliği”nden kurtulup gelen, poetik ve çılgın bir özkurmaca. Lâle Müldür, felsefe-müzik-şiir sacayağına oturan bir yaşam kesitini büyülü dilin aleviyle ısıtıyor. Eğer bir gün İlhan Berk Elinde çantası başında kepiyle Ama uzaktan yaklaşırsa size Durun deyin! Durdurun onu! Daha fazla konuşmasın size! Belki de bambaşka şeyler söyleyebilir çünkü!
  • Memduh Şevket Esendal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    386,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    “Miras”, Esendal’ın 1924-25 yıllarında Meslek gazetesinde tefrika edilmiş bir aile romanı. Gazete kapanınca yarım kalan roman yıllar sonra, ancak 1988’de kitap halinde çıkmıştı. Bu baskıda tefrika yeniden günümüz harflerine aktarıldı. Esendal’ın yaşamından izler taşıyan Miras’ta II. Meşrutiyet öncesi dönemde toplumsal, ekonomik, kültürel, ahlaki çöküşü ve çürüyüşü Silahtar Ali Paşa Konağı simgeler. Halit Ziya’nın Kırık Hayatlar ile Mâi ve Siyah romanlarını andıran Miras, menfaat ilişkileri, aile kavgaları ve siyasi çatışmalarla yüklüdür. Atiye Hanım’ın Sarayköy’deki değirmenini satın almak için İstanbul’a gelen Asım bir yandan o sırada gizli bir dernek olan İttihat ve Terakki’yle ilişki kurmuş, bir yandan da Yüksekkaldırım, Kuruçeşme, Çiftecevizler ve Ayastefanos semtlerindeki aileler arasında bir dizi miras kavgası, kıskançlık ve entrika arasında kalmıştır. Konak boşaldıkça ne hazin bir hal alıyordu! Boş ve perdesiz kalan odalarda, örtüsüz minderlerden keskin bir küf kokusu intişar ediyor, boş dairelerinde hüzünengiz kış rüzgârları ötüyordu. Bir ağacın dalı büyüyüp bir pencereyi kırıyor, bir telde asılmış sallanan bir parça soba borusu bütün kış kaplamaya vurup duruyordu. Nihayet, boş kalan konakta cinler periler mekân tutmuşlardı. Taş odada ağlayan keçiler, tekir kediler; mabeyin aralığında yeşil sarıklı emirler; büyük harem sofasında cüceler göründüğü rivayet olunuyor ve büyük hanımın yıkandığı yerde gece mumlar yandığı temin olunuyordu. Bunlara o kadar inanılıyordu ki, konakta son kalan aile efradı –Şefik Bey, biraderi ve validesiyle bir iki ihtiyar dadıdan ve bacıdan ibaretti– geceleri odalarından çıkamıyorlardı. Şefik Bey, boş taraflara gitmeye gündüz bile korkardı.

Sayfalar