En Son Eklenenler

Toplam 58785 sonuçtan 8221 - 8230 arası görüntüleniyor.
  • Attilâ Şenkon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    315,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Filiz Bozkurt
    Konusu:
    “Yalan satıcısı” olarak çıktığım yolun yıllar sonra ulaştığım bu durağında “yalnız bir deli” diye anılmak incitmez beni. Fikrim sorulsa; deli yerine çılgını tercih ederim elbette. Neyse, önemli değil. Sıfatların üzerinde durmaya değmez. Deliliği de, çılgınlığı da severim. Gereğinden fazla ciddiyet insan bünyesine zararlıdır. Başa ağrı, mideye gaz, kalbe spazm yapar. Bu yüzden, ölümlü dünyada aklın ipini biraz salmakta yarar var bence.   Yarattığı karakterlerle hayatı paylaşan bir yazar. Namı diğer Yalan Satıcısı… Ankara’nın müşfik mekânı Kıtır’ın masalarında yazılmaya başlanıp biber gazına bulanmış meydanlarına taşan bir hikâye.   Attilâ Şenkon, romanın kâğıtta durduğu gibi durmadığını hatırlatıyor. Edebiyata tutkun bir oyunbaz.   Yalan Satıcısı, Nilüfer’in güzel sesinden dinlemeye doyamadığımız şarkılar gibi…
  • Mine Ölmez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    77 Ayrım
    377,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Tuğçe Akkaş
    Konusu:
    Bir devir sonra erdi, artık yeni bir devir başlıyor. Dünya artık Kova Çağı’nın şafağında... 2023-2044 yılları arasında Plüton, Kova burcunda ilerliyorken, yeni çağın ayak seslerini kuvvetli şekilde işitiyor olacağız. Hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı yepyeni bir çağa adım atıyoruz. Bütün bildiklerimizi unutma zamanı... Şimdiye dek kullandığımız hiçbir yöntem, hiçbir bilgi işe yaramayacak. Kova Çağı’nda yeni yöntemlerle, yeni bilgilerle ilerliyor olacağız. Bunun için tabii ki yeni bir bilince ve yeni bir yaklaşıma ihtiyacımız olacak. Artık bilginin, bilincin, duyarlılığın, eğitimin, bilimin, uzmanlığın çağı başlıyor. İnsanca olmayan, insanlığa hizmet etmeyen her şeyin sonu geliyor. Bencilliklerin, bireyselliğin, narsisizmin ve egonun son demine ulaşmış bulunuyoruz. Peki bundan sonra ne yapmak lazım? Kimler yeni düzenin parçası olarak yaşamını sürdürmeye devam edebilecek? Kova Çağı’nda kimler hayatta ve ayakta kalabilecek? Bu yeni düzende paranın gücü hayatta kalmaya yetecek mi? Astroloji bilimi, ülkemizin ve dünyanın geleceğiyle ilgili kulağımıza neler fısıldıyor, hangi konularda nasıl uyarıyor? Bütün bu soruların cevabını ve çok daha fazlasını, elinizdeki bu kitapta bulacaksınız. (Tanıtım Bülteninden)
  • Ömer Seyfettin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    110,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : SÜVEYBE YÜKSEL
    Konusu:
    Her yaştan okura hitap etmesi plânlanmış, Ömer Seyfettin'i okuma ve anlamaya başlangıç niteliğindeki bu eser; özgün bir proje olarak tasarlanmıştır. Bu projenin hedefi, üst yaş sınırı olmaksızın, okurun ilgisini entelektüel meselelere yönlendirmektir. Aynı zamanda okurun analiz ve sentez becerilerini, edebî zevkle geliştirmesini sağlamak ve Ömer Seyfettin'le tanışmayı, tanışmış olanların ise derinlemesine kavramasını kolaylaştırmaktır. Ömer Seyfettin, Türk fikir hayatı ve edebiyatında önemli bir yere sâhiptir. Bununla birlikte; eserleriyle; millî kültürün aktarımında, millî bilinç oluşturmada kilit bir role sahiptir. Ayrıca Ömer Seyfettin eserleri; şahsiyet gelişimi ve bütünlüğü, ruh sağlığı, estetik ve sanat ruhunun gelişmesi, kendini bilmeye yardımcı olma gibi yönleriyle çocuklar, gençler ve yetişkinlere destek olması bakımından dikkat çekicidir. İdeal kazandırma, erdem eğitimi yönleriyle de okuruna fırsatlar sunmaktadır. Okuruna bu denli kapsamlı katkılar sağlayan Ömer Seyfettin eserlerine farklı bir gözle ve özgün bir yöntemle bakarak, onların yeniden okurla buluşturulmasına ihtiyaç duyulmuş ve bu eser hazırlanmıştır.
  • Minette Walter
    insan sesi mp3 - Türkçe
    56 Ayrım
    751,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Jale Anıl
    Konusu:
    31 yaşındaki bir kadının çıplak cesedi Dorset kıyısı yakınlarında, gözden ırak bir mağaranın önünde kıyıya vururken aynı anda üç yaşındaki kızı da yakınlarda bir kasabada sokaklarda tek başına gezinirken bulunuyor. Kurban Kate Sumner, suya atılmadan önce tecavüze uğramış ve boğulmuş. Üç şüpheli var: Kate'in kocası, işkence görmüş ve cinsel açıdan hüsrana uğramış bir adam olan William Sumner; yakışıklı, çekici fakat aynı zamanda rahatsız edici bir genç olan Steven Harding ve Harding ile arkadaşlığı kıskançlık ve öfke ile beslenen bir öğretmen. İngiliz psikolojik gerilim romanlarının simyacısı Minette Walters, bu temel malzemeleri harmanlayarak bambaşka bir karışıklıkta, tutku ve baskı öyküsü yaratıyor. Şöyle diyor Walters: "Her karakter derinliğiyle ele alındı ve çözüm, kafalarının içinden geçenlerde yatıyor." Walters'ın söylemediği şey ise bu anlayışa ulaşırken romanın içine serpiştiği ipuçlarını kurnazca aralara yaydığı. Bu romanda tablolardaki verileri ve adli tıp testlerindeki kanıtları tartıp sonuca ulaşmanız gerekiyor. Aynı zamanda da karakterlerin söylediği küçük yalanların büyük bir suçun bir parçası olup olmadığına karar vereceksiniz. Tahmin edilemez bir son! Otuz yaş civarında bir kadının kırıklar içindeki bedeni, İngiltere'nin güney sahillerindeki ıssız sahile vurduktan on iki saat sonra ağır travma etkisi altındaki üç yaşındaki kızı, otuz kilometre ötedeki Poole sokaklarında bir başına yürürken bulundu. İyi de neden anne öldürülürken, her şeye tanık olan kızının yaşamasına izin verilmişti? Ve neden birlikte değillerdi? Daha da önemlisi, Kate denizde boğulmaktan korktuğu halde neden kendi isteğiyle bir tekneye binmişti? Polisin şüphesi, Crazy Daze adlı teknesini çocuğun bulunduğu yerin birkaç metre ötesindeki koya demirleyen ve kadınla ilişkisi hakkında dürüst davranmayan, pornografiye meraklı bir genç aktör üzerinde yoğunlaştı. Ancak soruşturma ilerledikçe dikkatler bu insafsız cinayete kurban giden kadının kocasına yöneldi. Karısı öldüğü gece gerçekten de Liverpool'da mıydı? İddia ettiği gibi, Kate gerçekten de 'saygın bir kadın' mıydı? Kızını her kucağına almak isteyişinde çocuk neden korkudan çığlıklar atıyordu?..
  • Hüsnü Karcı
    insan sesi mp3
    12 Ayrım
    222,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Tülay Erduran
    Konusu:
    Evini, ocağını şöhret olma uğruna terk eden Cemal, İstiklal Caddesi’ndeki ‘Sinemacılar Sokağı’na gelir. Burada kendisi gibi, uzun vadede ünlü olma, kısa vadede çorba parasını çıkarma gayesini taşıyan hayal işçileriyle tanışır. Figüranlar keşfedilmeyi beklerken, bir yandan çıkan işlere sevinir; diğer taraftan birbirlerini oldukça kıskanırlar. “Dadaşın Yeri” namıyla anılan küçük kahvehanede, abartılı film anıları, çayın yanına katık edilir. Bu civarda bulunan diğer mekânlarda da kimi ünlü aktörler, artistler, yönetmenler, kameramanlar, asistanlar, sinemayı kenardan gözlemleyen sosyetik meraklılar eğleşir. Velhasıl, tüm sinema çalışanları bu canlı mekânlarda soluklanır, iş bekler, iş bağlantıları kurar, bu sokaktan ekmek yer, bu sokakta nefes alırlar. Burada Cemal, komik üslubuyla çevresince sevilen, konuşkan ve sevecen bir tip olan Temel; ünlü bir aktöre karıştırılabilecek kadar benzeyen, bu özelliğiyle kendisine rakip atfettiği Hasan; çizgi roman karakterlerinden birine benzeyen, sakin duruşlu, atletik yapılı, kendine daha yakın bulduğu Mehmet ve gece kulüplerinde, pavyonlarda birkaç basit sihirbazlık numarası yaparak hayatını kazanan, ayrıca kendisinden hiç hazzetmediği ‘Top Sakal’ Fahri ile tanışır. Hasan pavyon şarkıcısı olan Nükhet ile yaşamaktadır. Kahve eşrafınca, kadın parası yediği düşünülür ve kınanır. Kahve önünde bekleşen çocuklar tarafından sıklıkla ünlü bir oyuncuya benzetilir. Gördüğü ilgi hoşuna gitse dahi, öykündüğü hayatı yaşayamamanın öfkesini de taşır. Temel de Karadenizli bir türkücüye benzetilir. Her oyuncunun bir ünlüye benzetilme isteğinin arka planında, kaderlerinin benzemesinin umudu yatmaktadır aslında. Hasan kendisine rakip olabileceğini düşündüğü Cemal’i içten içe kıskanmaktadır. Kendini iyi hissetmek adına uydurduğu başarı hikâyeleri de Cemal üzerinde aynı tesiri yapar. Hoşlandığı bir kadın, daha tanıştıkları ilk gün, Cemal’in tüm parasını, istediği ayakkabıları aldırmak için harcatır. Aynı günün akşamı ise, eski âşığı ile bir olarak, götürdükleri pavyonda terk edip, hesabı üzerine yıkarak, afili bir dayak yemesine neden olurlar. Bu aynı zamanda, Cemal’in İstanbul serüveninde aldığı ilk darbedir. Cemal aldığı figüranlık işlerinde sivrilmek ve öne çıkmak adına göze batan hareketlerde bulunur. Yönetmenden yediği zılgıtla tüm moralinin bozulduğu bir sırada karşısına çıkan Aysel ile muhabbetleri ilerler. İlişkinin ilerlemesiyle Aysel, aşkı uğruna eşi ve oğlunu terk eder. Yaşça büyük olmasına rağmen, karşısındaki oyuncu bayanlardan kıskanacak derecede bağlanır Cemal’e. Kıskançlık krizleri ile Cemal’in işini baltalar. Yeşilçam’da, bir umutla çaldıkları her kapı yüzlerine kapanır acımasızca. Yılmadan ettikleri mücadelenin sonunda Cemal bir köy filminde oynaması için başrol teklifi alır. Sadece isim yapmak adına para almadan oynamayı dahi kabul etmiştir. Çekimler için gittikleri köyde ilgi ve alaka ile karşılaşır; köy eşrafınca en iyi şekilde ağırlanırlar. Cemal başrol oyuncusu olarak bulunduğu yerde, geldiği yeri unutmuşçasına yabancılaşmıştır. Ne yazık ki bu mutluluk da diğerleri gibi kısa vadelidir. Dolandırıcı olan yapımcının esas gayesi, köy halkının paralarını çalmaktır. Planlarını gerçekleştirdikleri gecenin sabahında, arkada bıraktıkları Cemal ve rol arkadaşları, tüm köylünün hışmına uğrar. Cemal, on yıllık sinema serüveninde, kurtlar sofrasından pay alamayan kurdun durumuna düşmüştür. Düşlerini gerçekleştirememenin burukluğunu yaşar. Su gibi akıp giden yıllar içerisinde yaşı da epey ilerlemiştir. Bu yaştan sonra, macerayı göze alacak durumda değildir artık. Yeni bir iş, yeni bir hayat kurmayı aklından geçirir. Bu kararını, acı tatlı anıları birlikte yaşadığı arkadaşlarına açar. Onlar da Cemal’in kararına saygı duyarlar. Kendileri için de böyle bir sonun olabileceğini, bu vesile ile düşünür ve Cemal’in şahsında gelecek adına, kendilerini de teselli etmekten geri kalmazlar. Cemal’in memleketine gitmek üzere anılarını kazıdığı Dadaş’ın kahvehanesine veda edişi, bayağı hüzünlü olur. Hasan’ın, Temel’in, Mehmet’in, Fahri’nin gözleri nemlenir. Bir hayalin gerçekleşememesinin ve bu uğurda çekilen acıların sızısı eşliğinde Cemal, Yeşilçam’la, sinemayla, artist olma hayaliyle, yani umutlarıyla vedalaşır.
  • Cüneyt Gültakın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    265,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Atifet Yücel
    Konusu:
    Bir âlemin bireyleri olarak ne bir başlangıç ne bir sonuz, sistemler içinde bir sistemiz, bir yandan görünen doğaya karışıp giderken bir yandan da daha yüksek bir doğanın akışında ilerleyebiliriz. İnsan varlığımız nasıl doğadaki ışıktan beslenip ışığa doğru gidiyorsa daha üst doğada da aynısını yapabilir ve içimizdeki tanrısal özü görüp o ışığa karışabiliriz. Hepimiz varlıksal yuvasına dönmek üzere yola çıkan yolcularız. Tanrısal düzen yolcuyu hazırlar, deneyimlerden geçirir. Yolculuğun göreceli sonu, yolun da yolcunun da aynı bütünü oluşturduğunu anlamasıdır. Yolda yardım eden özümüzdür, hiç kimse bize yardım edemez, yardımı yine kendimizden alırız. Yardım varlığımız için hazırda olan yasalar, kurallardır. Işık olmak denen şey yasanın kendisi olmaktır. Oyunun kurallarını bildikçe oyalanmayı bırakırız, varlığımızı güçlendiririz. Böylece yolu biraz daha kısaltmış, biraz daha parlamış oluruz. Gurdjieff misali yollara düşen Cüneyt Gültakın, doğunun doğusuna varmak ve daha çok ışık olmak için, yanıtlarını ne dinde ne de bilimde bulamadığımız soruların cevaplarını Kadim Bilgeliğin, Ezoterizm’in ışığında arıyor, Kendini Bilme’ye ışığını düşürmeye çalışıyor. Bu kitabın kadim bir çağrısı var, Hermes’in kalbinden gelen: “Ah, izin vermeyin sönmesine alevin! Karanlık mağarasında, kutsal tapınaklarında asırlardır üzerine titrenen, aşkın saf hizmetkârlarınca beslenen alevin, izin vermeyin sönmesine!”
  • Hande Birsay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    194,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Şebnem Ulusan
    Konusu:
    "Nasıl doğdu?" “Normal doğurdun değil mi?” “Niye ağlıyor?” “Bu çocuk aç.” "Kucağa alıştırmışsın." "Ben hamileyken 2 kilo almıştım, emzirirken 32 kilo verdim." “Sen daha dur, bunlar iyi günlerin.” “Saçını kestir, erkek çocuk uzun saçlı olmaz.” Ve hemen her yeni annenin duyduğu o meşhur soru: "Emiyor mu?" Anneliğimin ilk zamanlarında kendimle ve kitaplardan okuyup da “Böyle bir anne olacağım” diye yemin ettiğim, ancak çok kısa sürede tarumar olan mükemmel annelik hayallerimle savaştığım yetmiyormuş gibi bir de yeni anne dedektörleriyle savaştım; bu topraklarda doğuran tüm analar gibi. Sonra bunlardan rahatsız olmamaya, hatta kendi üzerimizde kurduğumuz ve farklı biçimlerde karşımıza çıkan tüm bu baskılarla eğlenmeye; başta kendime, tüm büyük konuştuklarıma, hepsine #hihieved demeye başladım. Annelik deneyimimde hiçbir şey, herkesin her şeyi bildiği ve anlattığı gibi olmadı. Mükemmel annelik beni teğet geçti. İyi ki de geçti. (Tanıtım Bülteninden) "Artan sütle Alinazik yapıyorum dedim, tarifini sordular!" "Sadece mükemmellik beklentisiyle değil, cinsiyetçilik baskısıyla da mücadele ediyoruz. “Göster amcalara pipini”ler biçim değiştirerek devam ediyor. Oyuncakçıda paketleme yaparken soruyorlar, “Kız mı erkek mi”, “Erkek ama lütfen pembe pakete sarın” diyorum. Kerem’in tencere tava, vileda, ütü gibi oyuncakları var. Çok da mutluyum böyle olmasından. O “paşa oğlum, prensim, aslanım’ zihniyetiyle de kanımın son damlasına kadar dalga geçmeye devam edeceğim." "Sofra kültürünü kazandırmak için erken olduğunu düşünmeyin, yaşına uygun çatal ve kaşık vererek onu sofraya dahil edin. Nasıl uyum sağladığını görünce şaşıracaksınız." (Güliz Arslan'la Hürriyet Pazar röportajından)
  • Kerem Özakman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    277,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Esra Gürel Altıner
    Konusu:
    Kerem Özakman, Mustafa Kemal Atatürk'ün mucizevi hayatını anlatıyor. Atatürk'ü anlamak ve anlatmak ülkemizin geleceğini garanti altına almanın en önemli koşulu. Bu bakımdan ona dair doğru bilgi veren ne kadar eser ortaya çıksa azdır. Öğreneceğimiz fazladan tek kelime bile hepimize çok şey katacaktır. Okurken çoğunuzun belki de hiç bilmediği yeni şeyler öğreneceksiniz. Şüphesiz hayret ve coşkuyla fark ettiğimiz gibi, siz de aynı şeyi düşüneceksiniz, Ata'mızın bir adı daha var: Mucize. (Tanıtım Bülteninden)
  • Hüsnü Tuna
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    348,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Ömer Yılmaz
    Konusu:
    Başbağlar Katliamı başta olmak üzere, birçok ‘faili meçhul’ diye takdim edilen olaylara avukat olarak da katılan Tuna, 1960 sonrası yarım asırlık dönemi ve özellikle bu olayların artış gösterdiği 1980 sonrası dönemi yakından incelemiştir. Bunun sonucunda da aslında bu olayların ‘faili belli’ cinayetler olduğunu ortaya koymuştur. Kitabına, ironik bir şekilde ‘Faili Belli Meçhul Cinayetler ve Ergenekon’ ismini veren Tuna, okuyucunun gözünün önündeki perdeleri aralamakta ve bugüne kadar ‘faili meçhul cinayetler’ olarak bilinen olayların faillerini teker teker açıklığa kavuşturmaktadır. Hüsnü Tuna, bu değerli eserinde, ‘Bürokratik Derin Devlet’ diye adlandırdığı gizli ve illegal yapının nasıl örgütlendiğini, siyasî gelişmelere yön verebilmek için nasıl etkili olduğunu ve her türlü sözde faili meçhul cinayeti nasıl düzenlediğini açıkça ortaya koymaktadır. Kitapta, 1960 sonrasında PKK’nın kurdurulması ve bürokratik derin devletle işbirliği, JİTEM’in bir Ergenekon örgütü gibi teşkilâtlanması, darbe ortamı oluşturulması için cinayetlerin işlenmesi bütün açıklığıyla gözler önüne serilmektedir. Tuna’nın anlattıklarında son derece ilgi çekici bir tespite yer verilmiştir: Bürokratik derin devlet ve Ergenekon tipi yapılanmalar hep sağ iktidarları hedef almaktadır. Bu yapılanmanın işlediği cinayetler, Türkiye’de irticaî hareketlerin olduğu ve bunların din uğruna cinayet işledikleri izlenimini uyandırmak için düzenlenmiştir. Çetin Emeç, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu cinayetlerinden tutunuz da son Danıştay Baskını’na kadar 15 yıllık dönemde işlenen cinayetler, özellikle ‘irticacıların’ fail olarak gösterilmeye çalışıldığı cinayetlerdir. Böylece, Türkiye’de irtica tehlikesi olduğu gösterilecek; bir taraftan dindar halk kitleleri ve muhafazakâr siyasî iktidarlar baskı altına alınırken, bir taraftan da darbeci güçlere gerekçe oluşturulacaktır. Ayrıca, kitabı okuyunca, Sivas ve Başbağlar olaylarının içyüzünü ve Ergenekoncu odakların halk kitlelerini istismar ederek nasıl ‘alevi-sünni çatışması’ çıkarmak için uğraştıklarını açıkça görebiliyorsunuz. Türkiye, artık yepyeni, şeffaf ve demokratik bir döneme giriyor. Artık halkımızı irtica öcüsüyle ve gizli Ergenekon tipi yapılanmaların işledikleri cinayetlerle aldatmak mümkün değildir. Değerli araştırmacı Hüsnü Tuna’nın bu eseriyle, gözlerdeki perdeler tamamen açılacak ve ‘faili meçhul’ diye yutturulmaya çalışılan siyasî cinayetler aydınlacaktır.
  • Kasım Uçkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    167,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Zerrin Saklıca
    Konusu:
    Özgürlük; yüreğimde bir sancı gibi, onu er-geç doğuracağım! Yasaksız bir dünya özlemi ile...

Sayfalar