Yazara Gore Listeleme

  • Jean M. Twenge, W. Keith Campbell
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    854,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: EBRU EMUL
    "Ülkemizde de geniş ilgi gören Ben Nesli kitabının yazarı Jean Twenge, yeni kitabında modern toplumlarda süratle yayılan narsisizim hastalığını mercek altına alıyor. İnsan ruhunun fast food’u diye tanımlanan narsisizm, kısa vadede kişiyi mutlu ediyormuş gibi görünse de er ya da geç depresyona, toplumsal yozlaşmaya, hatta küresel ekonomik krizlere neden oluyor. Detaylı istatistiklere, vaka hikâyelerine ve kamuoyu araştırmalarına dayanan kitapta, narsisizmin en az obezite kadar sık rastlanan bir hastalık olduğuna dikkat çekiliyor. Başlıca sebepleri arasında ben-merkezli çocuk yetiştirme tarzı; Facebook, Youtoube, Twitter gibi kişinin “egosunu parlatıp vitrine çıkardığı” iletişim araçları, bankaların leblebi çekirdek gibi dağıttığı krediler ile “parlak yaşam tellallığı” yapan boyalı medya organları yer alıyor. Çok güzel, yetenekli, dolayısıyla da her şeyin en iyisine layık olduğuna dair gerçek dışı bir inanca sahip olan narsist kişi; sevgi, fedakârlık, yardımseverlik gibi değerlerle hiç ilgilenmiyor. İstekleri gerçekleşmeyince ise agresifleşiyor ve şiddete başvurabiliyor. Felsefi kökeni Descartes’in dualist (ayrımcı) düşünce tarzına, Freud’un “korku veya hazzın esiri” olan insan tasavvuruna ve ben-merkezli tüketici toplumunun mimarı olan pazarlama ve halkla ilişkiler kuramlarına dayanıyor. Çözüm ise daha fazla “biz” demekte yatıyor. Özgüvenli görünen ama aslında narsisizmin getirdiği bir ego şişmesi yaşayan yeni neslin realist bir tarafı yok. Onlardaki bu kaygı, öfke olarak; narsisizm ise yalnızlık olarak topluma yansıyor. Bu ciddi bir küresel sorun, tsunami dalgası gibi tüm dünyaya yayılıyor. Türkiye’de de bunu istatistiksel olarak görebiliyoruz. 80’li yıllarda özgüvenin desteklenmesinin önemini vurgulayan eğitim sistemi, Türkiye’de de uygulandı. Şu an büyük şehirlerdeki genç nesil, Twenge’nin kitabında anlattıklarıyla aynı durumda. Sağlam gelenek ve göreneklerimiz bizi biraz olsun korudu. Ama bu yeterli değil. Bu yüzden bir an önce Türkiye’deki gençlerimizin ne durumda olduğu ve nereye gittiğini ortaya koyacak ciddi çalışmalara başlanması ve önlemler alınması gerekiyor. Psikiyatr Dr. Mustafa Merter (Türkiye Benötesi Psikolojisi Derneği Başkanı), “Gençlerdeki Yozlaşma Türkiye’yi de Vurdu”, AKŞAM gazetesi, 26 Nisan 2009"
  • Sema Soykan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    560,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Berta Ufak
    "“Mangal Yürekli” deyimindeki Mangal kimdir? “Gel, gel, ne olursan ol yine gel!” sözü gerçekte kime ait? Karalar neden bağlanır? Para nasıl pul, adam nasıl 40 paralık olur? Atatürk’ün yazdığı bir mektup neden sansürlenmiştir? Öteki Şeylerin Tarihi dilimizde, kültürümüzde, alışkanlıklarımızda, yanlış bildiklerimizde, unuttuklarımız ve unutturulanlarda yaşayan; geçmişin izlerini takip ederken nedenleri ve nasılları sorgulayan, şaşırtırken meraklandıran, bilgi sevenler için hazırlanmış sıra dışı bir kitap. Sema Soykan, kültürel ortaklığımızı sağlayan atasözleri ve deyimlerin çıkış noktalarına mercek tutarken, ilginç tarihi olayların ve de anlam kaybına uğrayan kelimelerin serüvenlerini de öykü tadında sunuyor. Sinek Avı Seferberliği’nden Mao’nun Serçe Katliamı’na, İnsanat Bahçeleri’nden Cobra Effect’e, 731. Birim’den The Türk’e,icatların karanlık tarihinden foyası dökülen sırlara, yerelden evrensele, Fabl’lı, mizahi ve renkli bir yolculuk sizleri bekliyor. Adsız Roman: 1864 Çerkes Sürgünü ve Soykırımı, Keşke: Bir Köy Enstitüsü Romanı ve Kilit Taşı: Aşkın, Cesaretin ve Dayanışmanın Romanı kitaplarıyla tanıdığımız, aşk kurgusu ile zengin tarihi bilgileri harmanlamasıyla dikkatleri çeken Sema Soykan, uzun yıllara yayılan titiz araştırmalarıyla biriktirdiği bilgileri bu kez sohbet tadında kaleme aldı. Siz de bu keyifli sohbete eşlik etmek ister misiniz? Kahveniz hazırsa başlayalım!"
  • Sabahattin Ali
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    121,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fatma MUMCU
    "Etrafın Seni Sıktığı Zaman Kitap Oku Üstat SABAHATTİN ALİ’nin eşi Aliye Hanım’a verdiği bir öğüt. Biz de üstadın verdiği öğüde uyarak büyük ustanın tüm kitaplarını yeniden okuyup altını çizdiğimiz satırları, etrafından sıkılınca kitap okumak isteyenler için derledik. Ölümsüz ustayı tekrar saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyor, keyifli okumalar diliyoruz.''
  • Rudy Rendely
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    620,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Şirin
    Seraphim Blueprint binlerce yıldır kullanılmayan ileri bir spiritüel sistemi yeniden canlandırıyor.Yüce bir melek olan Seraf 1994 yılında Ruth Rendely'ye uzun zamandır unutulmuş olan bu öğretiyi aktarmaya başlıyor.Bu olağandışı deneyimi başlatan ilk iletişim sırasında Seraf ona Atlantis döneminde varolan kadim bir şifa yöntemini tekrar ortaya çıkaran kişi olacağını bildiriyor....
  • Francis R. Wegg Prosser
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    261,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sengül Budanur
    Egosantrik (insanmerkezli) bir bakış açısıyla şekillenmiş olan arkaik varoluş düşüncelerinin hemen tamamı, ister dini, ister felsefi, ister siyasi, isterse de bilimsel nedenlerden dolayı olsun, Dünya'yı evrenin merkezine yerleştirir ve Güneş dahil tüm gök cisimlerinin de evrenin merkezinde olduğumuz için Dünya'nın, dolayısıyla da biz insanoğlunun etrafında döndüğünü varsayardı. Ancak Kepler ile başlayan bilimsel gözlemler, bu düşünceyi geri dönüşsüz olarak değiştirecektir. Kepler'in izinden gidip, hem gözlemleri hem de matematiği ile bu yeni evren modelini açıklamaya çalışan Galileo, dönemin otoritelerinin oklarını üzerine çekmeyi başarmıştı. Yakın arkadaşlarından birinin Papa olmasına, güçlü dostluklarına ve Kilise'nin içinden kendisine uzanan yardım ellerine rağmen, bu kavganın bir tarafı olmaktan kurtulamayacak olan Galileo'nun mücadelesini, bu kez Kilise'ye yakın bir kaynaktan okuyacaksınız. Galileo'yu, dolayısıyla bilimsel gelişmeleri yargılayan otoritenin nasıl düşündüğünü, nasıl tepki verip organize olduğunu gözlemlemek; engizisyon döneminin düşünce yapısını kavramak için eşsiz bir eser.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    86,46 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren: EEEH Dergi gönüllü ve yazarları
    Haziran sayımızdan merhaba dostlar. 2023 yılını da yarıladık. Acaba bu yılın kalan kısmında komik ağacın ötesine geçebilecek miyiz? Komik ağaç mı, ne? Bu sorunun Yanıtı Ali Çolak’ın efsane çevirisiyle zihinlerimize ulaşan güzel bir öyküde. Kahve içmek gibi sıradan bir faaliyet nasıl zehir edilir? Sonuçta sağlamcıların her şeyi zehir etme yeteneği var. Ayrıntılar için Dilek Başar Açlan’a bağlanıyoruz. Kahveyi zehir eder, yemeyeceğimizi de zorla yedirmeye çalışırlar. Bu komik durumun bir örneğini konuk yazarımız Ecrinnur Aytekin’den okuyoruz. Sağlamcılar var olan hayatımızı zehir etmekle kalmıyor, dünyaya gelip gelmememize bile karar vermeye çalışıyorlar ama bu sefer sağlam kayaya çattılar. Burak Sarı’nın onlara söyleyecekleri var. Nurşen Korkmaz ise Sağlamcılığı yerle bir eden bir kitap ile karşımızda bu ay. “Hak temellilik” son yıllarda dilimizden düşmeyen bir ifade. Çok isteyip bir türlü tam anlamıyla ulaşamadığımız bu mücadele tarzıyla engelli hareketi arasındaki duvarlar nasıl aşılır? Şeyma Büyükurvay Şatay’dan zihin açıcı bir yazı. Seçim sürecinde dildeki ayrımcılık örneklerine fazlaca tanık olduk. Konuk yazarımız Burcu İpek, güzel bir yazıyla yanıt veriyor bu söylemlere. Dünya Dijital Erişilebilirlik Günü’nü geride bıraktık. Sessiz sedasız geçip giden günü Elif Emir Öksüz kulağından tutmuş ve kapsayıcılık nedir bilmeyenlerin, her güncellemede uygulamaları kullanılamaz hale getirenlerin suratına tokat gibi çarpmış. Erişilebilirlik demişken, “WeWalk uygulamasındaki Danış” hizmetini merak edenler yanaşsın. Canan Çam Yücel’in güzel bir sürprizi var onlara. Sarper Arıkan Visual Studio Code anlatımına devam ediyor. Bu bölümde menüleri anlatıyor. İlgilileri kaçırmasın. Boş verelim bu meseleleri. Sevgi Mart Göcen, bir bebişe nasıl banyo yaptırılacağını oldukça güzel anlatmış. Bu aylık bizden bu kadar. Temmuz sayımızda daha umut verici ve güzel gelişmelerle buluşmak üzere.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    73,18 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren: EEEH Dergi gönüllü ve yazarları
    2023 Mayıs'ını seçim ayı olarak adlandırsak yanlış olmaz sanırım. Aylar öncesinden ayak seslerini duyuyorduk zaten. 14 Mayıs'ın netleşmesiyle çalışmalar hız kazanmıştı. Seçim Yasası’na körlerin şablonla oy kullanabilme hakkının girmesiyle bizim de merakımız katmerlenmişti. Dolayısıyla yüz on birinci sayımıza 14 Mayıs seçimleri damgasını vurdu diyebiliriz. Körlerin yaşadığı tüm süreci kendi deneyimlerinden yola çıkarak ya da genel perspektiften hareket edip özele gelerek anlatan dört yazı var başta. İlki Engin Yılmaz'ın Mehter Marşı'nın tersi tanımlamasıyla adlandırdığı yazısı. Engin Yılmaz - Bir İleri İki Geri İkincisi kuşkularında hiç de haksız olmayan Sevgi Mart Göcen'e ait. Sevgi Mart Göcen - İradem Sandığa Yansımış mıdır? Üçüncü yazıda Nurşen Korkmaz'dan bu tarihi günde yaşadıklarını öğreniyoruz. Nurşen Korkmaz - Yüksek Seçim Kurulu'nun Şablonuyla İlk Seçim Deneyimim Günlük hayatını kendine özgü diliyle son derece içten anlatan Dilek Başar Açlan 14 Mayıs'ı nasıl geçirdi dersiniz? Üstelik yanında her zaman olduğu gibi biricik kızı Ela Hipatya da varmış. Elbette yazıda ondan izleri de bulacaksınız. Dilek Başar Açlan - Şablonumla Oyumu Kullandım Türkiye'de durum malum da peki ya yurt dışında seçim işleri nasıl yürüyor acaba? Bu konuda da iki yazımız var sizlerle paylaşacağımız. İlkinde konuk yazarımız Cevdet Hıncal Almanya'dan bildiriyor. Cevdet Hıncal - Almanya'da Erişilebilir Seçimlere Dair Ya ABD'de durum nasıl? Ali Çolak'tan öğrenelim. Ali Çolak - ABD'de Seçim Erişilebilirliği Erdoğan'ın balkon konuşması hepimizin bildiği bir şey artık. Son seçimde Kılıçdaroğlu'nun da kendisinin balkon konuşması yapacağına dair söylemleri var. Bizim Burak balkonu beğenmemiş ve konuşmasını yapmak için mutfağı seçmiş. Görelim bakalım neler demiş? Burak Sarı - Mutfak Konuşması Seçim ile ilgili yazılarımızın bir başkası ise Sarper Arıkan'ın erişilebilir oy kullanmaya dair hayalleri hakkında. Eeee ne diyoruz: "Hayaller, yaklaşmakta olan gerçeklerin gölgeleridir." Sarper Arıkan - Bilişim, Engelsiz Erişim, Hayalimdeki Oy sistemim Gülcan Altun'un aklına bu ay için seçimle ilgili film değerlendirmek gelmiş. Aramış taramış ama betimlemeli bir seçim filmi bulamamış. O da inadından vazgeçmeyip siyaset temelli diyebileceğimiz bir filmi ele almış. Gülcan Altun - Derdi Olan Bir Komedi Nedir empati kurmak? Karşınızdakini değerlendirirken baz aldığınız ölçüt nedir? Sonunun onu görmezden gelmeye gidebileceğini, hatta bunun 6 Şubat depremleri sonrasında nasıl işleyebileceğini düşündünüz mü hiç? Veyahut görmezden gelme nedir? Bu soruların yanıtları, hatta çok daha fazlası Şeyma Büyükurvay Şatay'ın yazısında. Şeyma Büyükurvay Şatay - Kendimden Ötesi Görmezden gelme dedik, peki ya kalabalık içinde yok olmak, silikleşmek nasıl olur sizce. Tek bir özelliğinizden ötürü koca bir kitle ile özdeşleşirsiniz ve silikleşirsiniz. Buna dair yaşadığını ve hissettiklerini anlatıyor konuk yazarımız Ecrinnur Aytekin. Ecrinnur Aytekin - Genellemenin Rahatsız Ediciliği Kadir Ahıska ise birkaç gün kalacağı bir ev kiralamak durumunda kalmış ve evi tek başına keşfetmiş. Bizimle deneyimlerini paylaşmış ve pek de iyi yapmış. Kadir Ahıska - Bilmediğim Ortama Hakimiyet Sımsıcak yaz bize göz kırparken boşuna uğraşmayın, artık klavyemden tek bir sözcük dahi alamazsınız. Hepsi ve daha fazlası EEEH Dergi sayfalarında. Gelecek seçimlerin bizim için çok daha erişilebilir olabildiği deneyimleri paylaşabilmek ümidiyle bu sayılıkta bizden bu kadar.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    86,41 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren: EEEH Dergi gönüllü ve yazarları
    Baharın tam anlamıyla hissedilmeye başlandığı Nisan ayından ve Dergimizin 110’uncu sayısından herkese merhaba. Bu ay dergimize de bahar geldi. Kalemini çok özlediğinizi bildiğimiz, sevgili dostumuz Elif Emir Öksüz aramıza döndü. Yine birkaç sayıdır bilişim köşemizi renklendiren Sarper Arıkan arkadaşımız da artık yazar kadromuzda. Bir de yepyeni iki kalemimiz var sizlerle tanıştırmaktan onur duyduğumuz. Ecrinnur Aytekin ve Gökçe Coulter. Gökçe, İzmir’de hekimlik yapan otistik bir dostumuz. Ecrinnur ise henüz 7’nci sınıf öğrencisi. Geleceğe duyduğumuz umudu yeşerten pırıl pırıl bir arkadaşımız. Ecrinnur’un dergimiz için güzel düşüncelerini metin ekinde bulabilirsiniz. Bu paylaşımlar ve taşıdığımız bayrağı gelecekte böyle gençlere bırakacak olmak bizi motive ediyor. Doğru yolda olduğumuza dair güvenimizi arttırıyor. Tüm dostlarımıza “Hoş geldiniz” diyoruz. Tıpkı bahar gibi bir sayıyla karşınızdayız bu ay. Her çiçekten bir koku, her ağaçtan bir yaprak toplayarak hazırladığımız sayımızın tanıtımına geçiyoruz. Oscar Ödül Töreni için erişilebilirlik de gündeme girmiş. Ne gibi düzenlemelerin yapıldığını Ali Çolak çevirisiyle okuyoruz. “Oscar” demişken sesli betimleme uzmanımız Gülcan Altun’a sözü verip “Başka Bir Festivalden 5 Film Betimlemeleri ve İncelemeleri” yazısında neler anlattığına bir bakalım. Erişilebilirlikle ilgili verileri yaşamımızdaki miniklere ne kadar küçük yaşta öğretmeye başlarsak meyvelerini de bir o kadar çabuk toplayacağımıza dair muhteşem bir yazıyla karşınızda Dilek Başar Açlan. Bir kör için yoldaştır beyaz baston. Nuri Turhan kendi yoldaşıyla dost olma hikayesini paylaşıyor bizimle. Eğitimci de olsalar eşitlikten, kapsayıcılıktan bihaber olan insanların yarattığı dünyada var olma çabası vermek gerçekten yorucu. Sevgi Mart Göcen, “Eğitim Hakkı Nasıl Engellenir?” başlıklı yazısıyla gözler önüne seriyor bu durumu. Okulunda herkes için oldukça sıradan olan bir deneme sınavında hatırlanmayan Ecrinnur Aytekin’in kalemi de bir başka eğitimde ayrımcılık vakası için dolaşıyor bu kez satırlarda. Gündemi çok hızlı değişen bir ülkede yaşıyoruz. Ama hiç unutmamamız ve hep taze tutmamız gereken bir konu var ki 6 Şubat Depremleri. Canan Çam Yücel her zamanki gibi unutulan bir grup olan kör çocuklar açısından ele alıyor depremleri ve hiç düşünülmeyenleri düşünmeye çağırıyor herkesi. Konuk yazarlarımızdan A_Normal_Norm “Mahallenin Delisi” diye nitelenen Psikososyal yeti farkı olanların gözünden değerlendirmeye çağırıyor bu söylemi. “Çok Cana Yakın ama O Olmaz” başlıklı yazısında, özlediğimiz kalemlerden Elif Emir Öksüz, Kalıp Yargı İçerik Modelinden hareketle ülkemizin girdiği seçim sürecinde neden yeti farkı bulunan milletvekili adaylarını çok az gördüğümüze dair bir açıklama koyuyor ortaya. Hazır seçimlerden söz etmişken, “Temsil Etmenin Dayanılmaz Çekiciliği ve Kaderini Başka Ellere Teslim Etmek (Seçime Dair)” başlıklı yazısında Burak Sarı, bugüne kadar yeti farkı bulunan bireylerin üstlendikleri adaylık ya da temsiliyet performanslarından hareketle, sürecin nasıl olması gerektiğine dair ipuçları veriyor bizlere. Her şeyin adamına göre uygulandığı ülkemizde, önyargılar da adamına göre gelişiyor. Nurşen Korkmaz tam da bu konuya ilişkin söyleyecek sözü olanlardan bu ay. Kim, kimin aynısı? Hangimiz bir işi diğeriyle aynı yapıyor? Ya da böyle bir zorunluluğumuz var mı? Neden insanları tek kalıba sokmaya çalışıyoruz? Gökçe Coulter’e bırakıyoruz sözü “Yapabilirmişim” başlıklı yazısıyla. Bilişim köşemizde ise Sarper Arıkan, Visual Studio Code’dan söz ediyor bizlere. Bilişim meraklılarını buraya alalım. Çok iş görecek bir uygulamayla geldik yine. Bu aylık bizden bu kadar. Her şeye rağmen umut var, her şeye rağmen yaşamak güzel ve “Güzel günler göreceğiz, güneşli günler. Motorları maviliklere süreceğiz.” İşte o güzel günlerde, Mayıs sayısında buluşmak üzere, şimdilik hoşça kalın.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    45,25 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren: EEEH Dergi gönüllü ve yazarları
    Buruk bir bahar sayısıyla size sesleniyoruz sevgili okurlar. Şubat ayındaki facianın acısı hala yüreklerimizde. Facianın tazeliğini yitirmesi, bizlerin faciayı unutup kendi normalimize dönmemize neden oluyor. Ama unutmayalım ki aradan bir ay geçse de bölge insanı hala daha o gecenin etkilerini yaşıyor. Okuyucularımızı bölge insanıyla dayanışmayı ihmal etmemeye çağırarak bu ayki sayımıza başlıyoruz. “Kalbin Müziği” adlı yazının çevirisinde, bir etkinliğin ve bir eğitimcinin kişinin hayatını nasıl yönlendirebileceğini gösteriyor Ali Çolak. Bu sayfalarda Can Deniz Balkaya’yı bilişim yazılarıyla görmeye alışkınız. Fakat “Kırık Çember” yazısında, insan gönlünün kah baharın o isyankar coşkusuyla estiği, kah ümitsizliğin hazanına kapıldığı türlü türlü hallerini hikayet ediyor bize. Kör bir yetişkin için kitaplara erişim ne kadar Önemliyse kör bir anne veya baba için çocuğuyla beraber bir kitabı paylaşmak o kadar önemli. Dilek Başar Açlan bize TRT Çocuk Kitaplık uygulaması ile bunun nasıl yapıldığını, uygulamanın erişilebilirlik yönünden avantajlarını ve dezavantajlarını anlatıyor “Hışırdayan Sayfalar, Konuşan Kitaplar” adlı yazısında. Aralık ayında başlattığı “Erişilebilirlik Nedir?” yazısını bu ay devam ettiriyor Gülcan Altun ve bize erişilebilirlik hakkında bazı ipuçları ve daha fazla bilgi edinebileceğimiz kaynaklar veriyor. Özellikle çarpık yapılanmanın ve sürücülerin trafik kurallarına uymadığı ülkelerde körlerin kendi başlarına karşıdan karşıya geçmeleri pek çetin oluyor. Ama bazen bağımsızlık isteğimiz bizi bu tür tehlikeleri göze almaya sevk ediyor. Bu konudaki deneyimlerini ve çekincelerini bize “Hayattayız Nihayet“ adlı yazısında aktarıyor konuk yazarımız Habil Bozkurt. Şekilcilik ve sağlamcılığın nasıl birbirlerini beslediklerini ve birinin azalmasıyla diğerinin de azalacağına dair umutlarını anlatıyor Nurşen Korkmaz “Eşantiyon Ayrımcılık” adlı yazısında. Konuk yazarımız Sarper Arıkan “Bir Programcının Günlüğü” serisini devam ettiriyor bu sayıda, “Bir Programcının Günlüğü: Geliştirme Ortamı ve Bilgisayar Tercihi” adlı yazısında bir programcının geliştirme ortamını düzenleyip işletim sistemini seçerken neleri dikkate alması gerektiğini bize anlatıyor. “Bir Konserin Düşündürdükleri” başlıklı yazısında Sevgi Mart Göcen, birçoğumuzun benzerini yaşadığı farklı muamele görme anısını aktarıyor ve kafasında dolaşan deli soruları sayfaya döküyor. Bu aylık da bizden bu kadar sevgili okurlar. Bir sonraki sayımızda yine dopdolu içeriklerle buluşmak dileğiyle.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    49,28 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren: EEEH Dergi gönüllü ve yazarları
    Şubat sayımızdan merhaba dostlar. Söz söylemenin oldukça zor olduğu, kelimelerin anlamını yitirdiği günlerden geçiyoruz. Malum Şubat ayı, dergimizin doğum gününü kutladığımız ay. Heyecanla içeriklerimizi hazırlarken 6 Şubat günü bütün gündemimiz değişti. Yüz binlerce canımızın enkaz altında kaldığı, dayanışmadan başka elimizden hiçbir şeyin gelmediği koşullarda Şubat sayımızı yayımlamaktan vazgeçtik. Bu ayı bir bildiriyle geçirmek ya da deprem özel sayısı hazırlamak gibi öneriler üzerine düşündük. Doğa olayı tedbirsizlik sonucu felakete dönüşmüşken, felaketten etkilenen engelliler varken, sözümüzü söylemenin önemli olduğunu düşündük ve beş yazılık deprem özel sayımızı hazırladık. Doğa ve insan odaklı, erişilebilir şehirler yaratılana kadar sözümüzü söylemeye devam edeceğiz. Tüm Okurlarımızı deprem bölgesiyle dayanışmaya davet ediyoruz. İlk yazımızda avukatımız Sevgi Mart Göcen, deprem sonrası yasal haklarımızla ilgili önemli ipuçları veriyor. Depremden yetişkinler kadar hatta belki daha da fazla çocuklar etkilendi. Konuk yazarımız Şeyma Büyükurvay Şatay, çocuklara duygusal anlamda nasıl destek olabileceğimizle ilgili önemli bilgiler veriyor bu yazısında. “Dayanışma Yaşatır.” Burak Sarı ise bu süreçte dayanışmanın ve farklılıkların gözetilmesinin önemini vurguluyor. Depremlerin zihnimizde yarattığı travma, yıllar geçse de unutulmuyor. 6 Şubat depremiyle Nurşen Korkmaz’ın 1999 depreminde yaşadığı anılar yeniden canlanmış ve bizimle paylaşmış. 1999 depremini yaşayan bir diğer yazarımız ise Gülcan Altun. Bakalım, neler anlatmış bu yazısında. Umuyoruz ve istiyoruz ki bu kadar acının yaşandığı son deprem olsun. Yetkililer zamanında gerekli tedbirleri alsın ve aynı acıları yaşamayalım. Mart sayımızda daha umutlu yazılarla sizinle buluşmak dileğiyle. Geçmiş olsun hepimize.

Sayfalar