Yazara Gore Listeleme

  • Erling Kagge
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    198,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Banu Çankaya Zahmacıoğlu
    yürüyüşler de yaptım, dostlarıma yaklaştığım yürüyüşler de. Ormanların derinlerinde, yüce dağlarda, karla kaplı engin düzlüklerde, şehirlerin yaban bölgelerinde yürüdüm. İçim sıkkınken de yürüdüm, sevinçten havalara uçarken de. Dertlerimden kaçmak için yürüdüğüm de oldu. Acı çekerken de yürüdüm, mutluyken de. Nerede olursam olayım, neden olursa olsun hep yürüdüm. Dünyanın sonuna kadar ürüdüm – gerçekten. Bütün yürüyüşlerim birbirinden farklı olsa da dönüp baktığımda hepsinin ortak bir paydada buluştuğunu görüyorum: iç sessizlik. Yürümek ve sessizlik birbirini tamamlar.” “Üç Kutba” da (Kuzey Kutbu, Güney Kutbu ve Everest Zirvesi) yürüyerek ulaşan ilk kâşif olan Erling Kagge için yürümek onu büyüleyen sorulara açılan bir kapı, belki zaman zaman gözardı etmek istediği dertlerinden uzaklaşma fırsatı, yaratıcılığını açığa çıkarmak için fiziksel bir anahtar, hatta kendini düşüncelerin dile gelmeyen akışına bırakabilmek için kullandığı korunaklı bir alan. Niçin yürüyoruz? Hızlı mı yavaş mı yürüyoruz? Nereden nereye yürüyoruz? Belirli bir hedefimiz mi var yoksa sadece yürümek için mi yürüyoruz? Kagge bunlar gibi birçok sorunun yanıtını okurlarıyla birlikte çıktığı edebi bir yürüyüşte arıyor. “Son derece akıcı ve güzel bir metin, tavsiyeleri kadar bilge ve rahatlatıcı… bir yandan iyi bir yürüyüş rehberiyken bir yandan da uzun uzadıya düşündüren bir yol arkadaşı…” New York Journal of Book“Kısa yürüyüşler de yaptım, uzun yürüyüşler de. Şehirden şehre de yürüdüm, köyden köye de. Gün boyunca da yürüdüm, gece boyunca da. Sevgililerimden uzaklaştığım yürüyüşler de yaptım, dostlarıma yaklaştığım yürüyüşler de. Ormanların derinlerinde, yüce dağlarda, karla kaplı engin düzlüklerde, şehirlerin yaban bölgelerinde yürüdüm. İçim sıkkınken de yürüdüm, sevinçten havalara uçarken de. Dertlerimden kaçmak için yürüdüğüm de oldu. Acı çekerken de yürüdüm, mutluyken de. Nerede olursam olayım, neden olursa olsun hep yürüdüm. Dünyanın sonuna kadar yürüdüm – gerçekten. Bütün yürüyüşlerim birbirinden farklı olsa da dönüp baktığımda hepsinin ortak bir paydada buluştuğunu görüyorum: iç sessizlik. Yürümek ve sessizlik birbirini tamamlar.” “Üç Kutba” da (Kuzey Kutbu, Güney Kutbu ve Everest Zirvesi) yürüyerek ulaşan ilk kâşif olan Erling Kagge için yürümek onu büyüleyen sorulara açılan bir kapı, belki zaman zaman gözardı etmek istediği dertlerinden uzaklaşma fırsatı, yaratıcılığını açığa çıkarmak için fiziksel bir anahtar, hatta kendini düşüncelerin dile gelmeyen akışına bırakabilmek için kullandığı korunaklı bir alan. Niçin yürüyoruz? Hızlı mı yavaş mı yürüyoruz? Nereden nereye yürüyoruz? Belirli bir hedefimiz mi var yoksa sadece yürümek için mi yürüyoruz? Kagge bunlar gibi birçok sorunun yanıtını okurlarıyla birlikte çıktığı edebi bir yürüyüşte arıyor. “Son derece akıcı ve güzel bir metin, tavsiyeleri kadar bilge ve rahatlatıcı… bir yandan iyi bir yürüyüş rehberiyken bir yandan da uzun uzadıya düşündüren bir yol arkadaşı…”
  • Yaşar Kuru
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    426,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda Ergin Öztürk
    Eş ve Aile Mutluluğunun Şifresi Hiçbir beyefendi ve hiçbir hanımefendi; Kendiliğinden “efendi” olamaz. Aile içinde; beyefendiyi beyefendi yapan eşidir. Hanımefendiyi hanımefendi yapan da yine eşidir. Eşlerin; ev içindeki kıyafetleri, giyim kuşamları… Birbirlerine hitapları… Kendi aralarındaki iletişim şekli… Ya onları birbirine kenetler, ya da birbirlerinden Koparır. Evin içindeki beyefendinin beyefendiliği; eşinin hanımefendiliği kadardır. Yani; “Efendilik” sıfatı, en azından birinde sürekli olarak bulunmazsa… Öbür eşte efendilik sıfatı oluşmayabilir.
  • Madelon Sprengnether
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    708,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HAZAL AŞKIN
    Freud’un Yası, 20. yüzyıl boyunca psikanalitik teori ve uygulamalardaki değişimleri keşfetmenin temeli olarak Freud’un yas deneyimlerini ve teorilerini çözümlemektedir. 20. yüzyılın başlarındaki modernist Freud yerini 21. yüzyılın postmodern Freud’una bırakmıştır. Madelon Sprengnether, Freud’un hayatındaki başlıca biyografik vakaların önemli bir yorumunu sunuyor ve bunu yaparken Freud’un erken yaştaki kayıplarının yasını tutamamasının yas teorilerini nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Bu durumun ardıllarına ödipal öncesi çalışmalar alanını açarak nesne ilişkileri, öznelerarası ve karşıaktarım teorileri, Lacancı analiz ve travma teorisi gibi bir dizi yeni psikanalitik teoriye imkân sağladığını ileri sürüyor. Bu yaklaşımların çoğu, yasın ego gelişimi süreci için kritik olduğu şeklindeki formülasyon konusunda farklı yönlerden gelip bir noktada buluşmaktadır. İşte bu argüman aracılığıyla Sprengnether de, modernizmden postmodernizme, yani ustalık vurgusundan kırılganlığa, dikeyden yatay anlam oluşturma sistemlerine ve kelimelerle temsil edilebilen alandan sözel olmayan alana geçişin izini sürüyor. Freud’un Yası, Freud’un yasla kendi mücadelesini keşfederek, onu donmuş idealleştirmeden kurtarırken ve çalışmalarının 21. yüzyılda taşıdığı önemi gösterirken, bizim de onun yasını tutmamıza imkân tanımaktadır.
  • Fikret Adaman, Sena Akkoç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    672,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Dalgakıran Demir
    Kapsayıcı ve dönüştürücü gıda politikaları nasıl olmalıdır? Farklı kavramsal ve politik çerçeveler kimler tarafından hangi politik arka planlardan beslenerek hangi tarihsel bağlamda geliştiriliyor? Bu farklı yaklaşımlar egemen gıda sistemini nasıl sorunsallaştırıyor? Bu yaklaşımların gıda sisteminin geleceğine dair görüşleri ve önerdikleri yol haritaları neler? Gıda sistemindeki sorunları ve daha adil ve sürdürülebilir gıda politikalarına nasıl ulaşılabileceğini irdelemeyi amaçlayan kitabımız gıda konusunu politik ekolojiden toplumsal cinsiyet eşitliğine, sağlıktan beslenmenin sürdürülebilirliğine, agroekolojiden teknolojik gelişmelere çeşitli boyutlarıyla ele alıyor. Dünyada ve Türkiye’de gıda sisteminin yapısı ve işleyişi ile bunlardan doğan ekonomik, sosyal ve ekolojik sorunların, mücadelelerin ve çözüm arayışlarının tartışılabildiği bir zemin sunmayı hedefliyor. Sağlıklı, adil, sürdürülebilir ve krizlere dirençli bir gıda sistemine ulaşmanın yolu, gıdanın bir hak olarak ele alınmasından ve sağlıklı gıdaya erişim hakkının insan hakları çerçevesinde kabul edilmesinden geçiyor. Çiftçi örgütlenmelerinin yaygınlaştırılması, çiftçiler arası gıda ağlarının genişletilmesi, çiftçi bilgisinin merkeze alındığı agroekolojik uygulamaların benimsenmesi ve aynı zamanda teknolojik yeniliklere açık olunması yeni bir gıda sistemine geçişin ön şartları. Bu tür bir dönüşüm, düşük emisyonlu ve iklim değişikliğine dirençli bir gıda sistemini desteklerken, ekonomik ve sosyal açıdan da geçim kaynaklarının ve yerel kültürlerin korunduğu sağlıklı gıda üretimlerini sağlayabilir. Kitabımız, krizlerin ve çatışmaların içinde yuvarlanan dünyamızın en temel ve acil sorunu olan gıda ve beslenmeye hem dünya genelinde hem Türkiye özelinde yakından bakmak için kapsamlı bir tartışma sunuyor.
  • Luc Ferry Derleyen : Halit Yıldırım
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    125,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Jale Anıl
    Transhumanist Devrim’de Luc Ferry iç içe geçip birbirini tamamlayan ve yakın geleceğe damgasını vuracak dört temel teknolojinin insanlığın önüne çıkaracağı olanakları ve yeni risk unsurlarını değerlendiriyor: nanoteknolojiler, biyoteknolojiler, enformatik (büyük veri ve nesnelerin interneti) ve bilişsel bilim (yapay zekâ). Tıp alanındaki gelişmeler ABD’de transhümanizm adı altında ortaya çıkan ve web dünyasının Google gibi devleri tarafından desteklenen bir ideolojinin etki alanını genişletecek şekilde ilerliyor. Amaç, tedaviye yönelik onarıcı tıbbın çok ötesine geçmek; en son bilimsel araçlar ve muazzam teçhizatlar yardımıyla insanlık durumunu “yükseltmek”, insan ömrünü ve gençliği mümkün mertebe uzatmak, genetik mühendisliğiyle nesilden nesile aktarılan genlere müdahale etmek ve son noktada insan-makine hibritleri üreterek “insan sonrası” çağını başlatmak. Ekonomi alanında ise bağlı nesneler, sosyal ağlar ve büyük veri gibi yeni olanakları, yani transhümanizmin harekete geçirdiği teknolojilerin bir kısmını hizmet olarak sunan Uber, BlaBlaCar, Airbnb ve benzeri uygulamalar taksilerle, otellerle veya büyük mağazalarla rekabet eder hale geldiler. Meslek sahiplerinin aradan çıkarılarak şahıslar arası ilişkiler kurulmasına dayanan bu “paylaşım ekonomisinin” transhümanist ideolojiyle derin bağları olduğuna dikkat çeken Ferry’ye göre her iki durumda da söz konusu olan sosyaldemokrasiye bulanmış belli bir liberalizm, hatta bireylere dayatılan geleneklerin ve mirasların ağırlığından ne pahasına olursa olsun kurtulmak isteyenleri yanına çeken saf ve katı bir ultraliberalizmdir.
  • Veronica O’Keane
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    759,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Banu Çankaya Zahmacıoğlu
    Anılar hiç beklemediğimiz bir anda içimizde şiddetli duygular uyandırır: bir hüznün sancısı, bir aşkın telaşı, bir kaybın acısı, bir pişmanlığın huzursuzluğu… Gündelik hayatımız sürerken biz farkında olmadan gerçekleşen karmaşık nöral süreçlerin bir sonucudur bunlar. Dünyaya bakışımızı şekillendirir, davranışlarımızı etkiler, hayal gücümüzü beslerler; kısacası bizi biz yaparlar. Uzun yıllardır hafıza ile deneyim arasındaki ilişkiyi araştıran psikiyatrist Veronica O’Keane, bu kapsamlı ve büyüleyici kitabında hafızaya dair pek çok soruya yanıt arıyor. Anılarımız nasıl oluyor da bize böylesine gerçek gelebiliyor? Duyum ve algılarımız, hatıralarımızı ne derecede etkiliyor? “Gerçek” ve “sahte” anı diye bir şey var mıdır? Hepsinden de önemlisi, hafıza işlevi, zihinsel bir rahatsızlık yüzünden sekteye uğradığında neler olur? O’Keane, bu meselelerin izini sürerek psikozun çarpıttığı anıları insan beyninin sırlarını çözmek için kullanıyor ve bizlere kişisel deneyimlerimiz hakkında düşünmenin yeni bir yolunu sunuyor. Yazar, hastalarının dokunaklı hikâyelerinin yanı sıra edebiyattan ve peri masallarından da yararlandığı bu eserinde, olağanüstü bir bilmece olan insan beyninin doğumdan ergenliğe ve yaşlılığa değin nasıl biçimlendiğini daha iyi anlayabilmemiz için en yeni nörobilimsel araştırmalara yer veriyor. Eskici Dükkânı, ciddi ruhsal sorunlar yaşayan insanların cesaretine ve acılarına tanıklık ederken, onların deneyimlerinin, bildiğimiz ve hissettiğimiz şeylerin gizemini nasıl aydınlatabileceğini de gösteriyor.
  • Simone de Beauvoir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    282,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Çetinkaya
    Nazi işgali altındaki Fransa’da, direnişin liderlerinden Jean Blomart ölüm döşeğindeki sevgilisi Hélène’in başucunda sabahı bekliyor. Sevgilisini ölüme sürükleyen göreve o göndermiştir ve sabah olmadan, başkalarını da benzer bir kadere gönderip göndermeyeceğine karar vermesi gerekmektedir. Blomart, hem toplama kamplarda ölen Yahudilerden hem de suikasta uğrayan Polonyalı direnişçilerden sorumlu olduğunun farkındadır. Zaten direnişe katılmaya karar vermesinin nedeni budur. Ama bir soru aklını kurcalar: İnsanlık için daha iyi olacağına inandığımız bir amaç uğruna başkalarının hayatını, kanını feda etme hakkına sahip miyiz? Simone de Beauvoir, Başkalarının Kanı’nı Nazi işgali altındaki Paris’te, 1941-1943 arasında, yaşadığı otelde ısıtma olmadığı için her sabah gittiği Café de Flore’da yazdı. 1945’te yayımlanan kitap, “The Blood of Others” adıyla Claude Chabrol tarafından sinemaya uyarlandı.
  • Semezdin Mehmedinoviç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    117,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Atiye Güneş
    Saraybosna Blues, Bosna Hersek’teki son savaşın korkunç koşulları altında yazılan unutulmaz hikâyeler, kesitler ve şiirlerden oluşuyor. Balkanlar’ın önde gelen şair ve yazarlarından Semezdin Mehmedinoviç, Çetniklerin (Sırp milliyetçilerinin) kuşatması boyunca ülkesinde kalmış ve Phantom of Liberty dergisinin editörlerinden biri olarak kentteki direniş hareketinde aktif şekilde yer almıştı. Bu tanıklık, edebiyatın eşsiz gücü ile birleşerek akıllardan silinmeyecek bir okuma deneyimi sunuyor. “Saraybosna Blues, Nisan 1992’de Bosna Savaşı’nın patlak vermesinden bu yana kuşatılmış bu başkentten çıkan en iyi eser olarak geniş kitleler tarafından kabul görüyor.” Washington Post “Üstün bir başyapıt, bütün tarafsızlığıyla tanıklık eder ve kurtarır. Bunu hayatımda yalnızca iki kez yaşadım: Zoran Mušič’in Dachau toplama kampındaki çizimlerinde ve Semezdin Mehmedinoviç’in Saraybosna Blues’unda. Bu kitap bir klasik olacak.” Tomaž Šalamun “Saraybosna Blues hem bir savaş raporu hem de felsefi bir soruşturma. Bu şiirlerde, mikro-denemelerde ve mensur hikâyelerde Semezdin Mehmedinoviç, bir dünyanın çöküşünü yürek parçalayıcı bir açıklık ve incelikle sunuyor. Yazarın bu kitabı, Bizim Zamanımızda’nın genç Hemingway’inde bulunan zekâ dolu bir hakikat tutkusunu aktarıyor.” Paul Auster
  • Alein Kentigerna
    insan sesi mp3 - Türkçe
    106 Ayrım
    1038,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Jale Anıl
    Dramı ve gerilimi kendine has üslubuyla harmanlayan Kentigerna, okuyanları bir kez daha kalbinden yakalayacak. Her şey on sekiz yıl önce öldürülen bir genç kız ve onun kaybolan kardeşi ile başlar. Olayın katil zanlısı olarak ceza alan genç ve karizmatik Navajo yerlisi, temyiz mahkemesi sonucunda günün birinde serbest kalır. Ve hapisten çıktığı gün kasabada korkunç bir olay meydana gelir. Gerçek katil kimdir? Mahkeme Jeremy Larsen’i hapisten çıkararak yanlış bir karar mı vermiştir? Kara Şeytan lakaplı bölge başsavcısı Victor, serbest kalır kalmaz Larsen’in peşine düşer. Tek amacı onu hapse geri göndermektir. İlk günden beri davanın takipçisi olan gizemli bir gazeteci, on sekiz yıllık gizemi çözmeye çalışırken kendini hiç tahmin edemeyeceği karanlık bir komplonun içinde bulacaktır. Kentigerna bu sefer polisiye-gerilim dalında bir romana imza atıyor. Ters köşe yaptığı finaliyle okuyucuyu şaşırtırken güçlü karakterleriyle büyülüyor.
  • Paula Hawkins
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    453,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nur Borandi
    Milyonlarca okuru büyüleyen Trendeki Kız ve Karanlık Sular’ın yazarı Paula Hawkins’ten aldatmaya, cinayete ve intikama dair yepyeni bir roman. Londra’da genç bir adam korkunç şekilde öldürülmüş olarak bulununca, onu tanıyan üç kadın hakkında soru işaretleri oluşur. Laura kurbanın teknesinden çıkarken görülen son kişidir. Teyzesi Carla hem onun hem de yakın zamanda vefat etmiş bir başka aile üyesinin yasını tutuyordur. Miriam ise polisten sır saklayan meraklı bir komşudur. Kurbanla ayrı bağlantılara sahip üç kadın, içten içe kendilerine yapılan yanlışları düzeltmek için yanıp tutuşur. İntikam söz konusu olduğunda iyi insanlar bile korkunç şeyler yapabilir. Huzuru bulmak için ne kadar ileri gidilebilir? Sırlar alev alıp patlamadan önce ne kadar süre için için yanabilir? “Kitabın sonunu yalnızca bir kâhin tahmin edebilir.” —New York Times “Tüm harika gerilim kitapları gibi ters köşelerle dolu. Aynı zamanda derinlikli, zeki ve fazlasıyla insancıl bir kitap.” —Lee Child

Sayfalar