Yazara Gore Listeleme

  • Marc David Baer
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Marc David Baer’in çeşitli akademik dergilerde yayımlanan makalelerinden oluşan Atmeydanı’nda Ölüm, Osmanlı tarihinin kara deliği olan 17. yüzyıla odaklanıyor. Yarısı IV. Mehmed’in iktidarıyla geçen bu yüzyıl, hoşgörünün ortadan kalktığı, din içi ve dinler arası ilişkilerde şiddetin yükseldiği bir dönemdi. Baer, daha Müslüman bir toplum oluşturulması için şiddeti gerekli gören, köktendinci Kadızâdeli hareketinin bu dönemde zirveye çıkışının nedenlerine yakından bakıyor ve bu hareketin etkisi altına giren devletin yürüttüğü yaygın İslamlaştırma çabalarını farklı örnekler üzerinden ele alıyor. 1660 yılında İstanbul’da, özellikle Hıristiyan ve Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı mahalleleri etkileyen büyük yangının Osmanlı hanedanı nazarında şehrin İslamlaştırılması için bir fırsat yarattığını öne süren Baer’e göre, kadınların eski hayatlarından kurtulma şansı gibi gördükleri ihtida da bu İslamlaştırma çabalarına katkıda bulunuyor. Zina yaptıkları iddia edilen Yahudi bir adamla Müslüman bir kadının idamlarını konu alan makalesinde, bu ağır cezanın toplumsal cinsiyet düzeninin ve dini hiyerarşinin korunmasına hizmet ettiğini gösteriyor. Dönemin vakanüvisleriyle başka tarihçileri karşılaştıran Baer, padişahın iktidarını güçlendirmek amacıyla tarihyazımını kullanarak ideal sultan imgesi çizdirme yönündeki çabalarının sonuçlarını gözler önüne seriyor. Hoşgörü ve ihtidanın tartışıldığı son bölümde Baer, hoşgörünün temelinde bir eşitsizlik olduğunu, Osmanlı’nın toplumsal cinsiyet, din ve sınıf farklarını bu eşitsizlik üzerinden yönettiğini savunuyor. Marc David Baer, London School of Economics and Political Science Uluslararası Tarih Bölümü’nde profesör.
  • Manuel Castells
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ağ toplumunu kuramlaştıran çalışmalarıyla yaşayan en önemli sosyologlar arasında sayılan Manuel Castells, son beş yıldır dünyanın dört bir yanında patlak veren işgal hareketlerini incelediği bu kitabında toplumsal hareketlerin aldığı yeni biçimleri mercek altına alıyor. İzlanda'da hükümeti değiştiren protestolardan, başta Mısır olmak üzere Arap isyanlarına, İspanya'da Indignados hareketinden ABD'deki Occupy hareketine yeni toplumsal hareketlerin hem kendine özgü niteliklerini hem ortak noktalarını inceliyor. Bu hareketlerin ortak noktası hepsinin internetin ve kablosuz iletişimin desteklediği özerk iletişim ağlarından beslenmesi, hepsinin internet üzerinde yaratılan sanal kamusal mekânın gerçek meydanlara, sokaklara taşınmasıyla can bulması. Castells yeni toplumsal hareketlerin toplumsal, kültürel ve siyasi köklerini, kendi kendine örgütlenme biçimlerini incelediği, teknolojinin bu hareketlerin dinamiklerinde oynadığı önemli rolü değerlendirdiği İsyan ve Umut Ağları'nda bu hareketlerin toplumun geniş kesimlerinde büyük bir destek bulmasının nedenleri üzerinde de duruyor. Somut örneklerden giderek sorduğu en önemli sorular şunlar: Hareket insanların zihinlerini nasıl etkileyip dönüştürüyor? Siyasi değişim yaratabiliyor mu? Tüm dünyadan örnekleri karşılaştırdığı çözümlemesini, kitabın ekler bölümünde verdiği çok sayıda kamuoyu yoklaması verisi ve kitabın konu aldığı işgallerin kronolojileriyle destekliyor. Castells’in Türkiye'de Mayıs-Haziran aylarında patlak veren Gezi protestoları için kaleme aldığı sonsöz, dünyanın dört köşesinde vuku bulan toplumsal hareketlerle Türkiye arasında önemli bir köprü kuruyor. Manuel Castells, dünyanın sayılı üniversitelerinde dersler veren, kent sosyolojisi, toplumsal hareketler, internet çalışmaları, ağ toplumu ve ekonomi politik alanlarında yirminin üzerinde kitap kaleme almış, Türkçeye de çevrilen Enformasyon Çağı üçlemesiyle tüm dünyadan büyük bir okur kitlesinin ilgisini çekmiş bir sosyologdur.
  • Laura K. McClure
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    11,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Prof. McClure, Antik Yunan ve Roma’da kadınlar ve toplumsal cinsiyet üzerine en son bulgular ve araştırmalardan yararlanarak yazdığı bu eserinde, klasik antikitede kadınların toplumsal kimliğinin doğum, ergenlik, evlilik, çocuk doğurma, yaşlılık ve ölüm gibi yaşam evreleri boyunca biçimlenmesini incelemektedir. Bekâret, kadın bedenine dair tıbbi görüşler, dini roller ve eğitimle ilgili kaygılar da dahil olmak üzere kadın ergenliği, evlilik, annelik, cinsellik, zina ve fahişelik konularını araştıran Prof. McClure, kadınların otoriteyi nasıl kullandıklarını ve toplumsal yaşama katılım imkânlarını da incelemektedir. Klasik dünyada kadınlar ve toplumsal cinsiyet konusunda araştırma yapacaklar için kaynak kitap niteliğindeki bu eser, aynı zamanda ileri okuma önerileri ve bölüm sonlarında yer alan sorularıyla bir ders kitabıdır. Laura K. McClure, Wisconsin-Madison Üniversitesi, Antikçağ ve Eskiçağ Yakındoğu Çalışmaları Bölümü’nde Yunan ve Latin Edebiyatı profesörüdür.
  • Ken Richardson
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    10,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap, toplumun üst tabakalarında kendine yer bulmuş, göz alıcı mesleklerde başarıyı yakalamış, servet biriktirebilmiş, ayrıcalıklı bir yaşam süren, yetenekli ve seçkin azınlığa mensup bireyler ve onları bu seviyeye taşıdığı düşünülen zekâları hakkında. Bu kitap, şanslı azınlığın sürdüğü yaşamın sosyal ve ekonomik anlamda çeperlerinde yaşayan, yoksulluk, güvencesizlik ve dışlanmışlıkla baş etmek zorunda kalan yığına mensup bireyler ve onları bu seviyeye ittiği düşünülen zekâları hakkında. Bu kitap, bizleri zekânın tanımlanmış, doğuştan gelen ve testlerle ölçülebilen bir özellik olduğuna inandıran kimi bilimciler ve siyasetçiler hakkında. Bu kitap, Genler, Beyin ve İnsan Potansiyeli madalyonunun öteki yüzü, İdeoloji, Serbest Piyasa Ekonomisi ve Fizyolojik Gerçekler hakkında. Zekâyı aramaya sinir sisteminin mikro patikalarında başlayan Ken Richardson, değişken çevrelere uyum sağlamak için esneklik, işbirliği ve iletişimin yasalaştığı dinamik bir sistemle karşılaşıyor. Genlerin efendi konumunu yitirdiği, işbirliği ve kültürün sonuç değil bağlama dönüştüğü bu bilişsel evrim ortamında sinir sistemimiz diğerlerinin sinir sistemine öylesine bağlanıyor ki sınıflı ve hiyerarşik mevcut toplum kadar olası bir başka seçenek daha ufukta beliriyor: Katılımcı, eşitlikçi, kapısı herkese açık bir dünya! Zekânın Bilimi ve İdeolojisi, olumlu alternatifin hayata geçmesini engelleyen kuvvetlerin farkına varmanızı sağlayacak, genetiğe ve beyne yönelik indirgemeci bakışı sorgulatacak, kaderciliği ve karamsarlığı defetmeye yardımcı olacak elzem bir araç. Yazarın dediği gibi “önümüzdeki görev zorlu, fakat insanlık tarihi bu tür ideolojilerin alaşağı edildiği örneklerle dolu!” Britanyalı psikolog ve yazar Ken Richardson, 1972’de Açık Üniversite’de başlayan akademik kariyeri boyunca zekâ testleri üzerine çalıştı, dersler verdi ve pek çok eser kaleme aldı.
  • Katrine Marçal
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    4,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Akşam yemeğiniz sofranıza nasıl geliyor? Basit gibi görünse de çetrefil bir soru. Üstelik iktisadın temelini oluşturuyor. Görünmez el, iktisatta en çok bilinen ifade; temel iktisat anlatısına göre her şeye dokunur, her şeyi yönetir, her şeye karar verir ama ne görünür ne de hissedilir. Yukarıdan, dışarıdan müdahale etmez, şeyleri kurcalayıp yerlerini değiştirmez; bireylerin eylem ve seçimlerinin içinde ve arasında ortaya çıkar. Sistemi çekip çevirir. Katrine Marçal, var olmak için bağımlı olduğu kadını “öteki” olarak tanımlayan erkek üzerine kurgulanan standart iktisat anlatılarını sorgulayarak, bir de görünmez cins olduğunu hatırlatıyor bize. Tıpkı “ikinci cins” gibi bir “ikinci iktisat” da olduğunu gözler önüne sererek, hesaba katılmayan “kadın”ı denkleme dahil ediyor.
  • John Ehrenberg
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    6,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Toplulukların çözüldüğü, siyasete yönelik ilgisizliğin her geçen gün arttığı bir ortamda kamusal yaşamı yeniden canlandırmak mümkün mü? Sivil Toplum kitabında, sivil toplumun hem yararlarını hem de sınırlarını inceleyen John Ehrenberg, kavramın siyasal ve kuramsal evrimini özetlerken, akademik ve kamusal söylemdeki yerini de tanımlıyor. Aristoteles'ten ve Aydınlanma fliozoflarından Black Lives Matter ve Occupy hareketlerine kadar her dönemde önemli yansımaları olan sivil toplum kavramının çağdaş siyasal meselelere dair neler sunabileceğini araştıran Ehrenberg, 11 Eylül, küresel finans krizi, ekonomik eşitsizlik ve hızla gelişen teknolojiler gibi olayların çağdaş sivil toplumla ilişkimizi nasıl şekillendirdiğini çarpıcı bir dille ortaya koyuyor. Giderek artan eşitsizliklere karşı harekete geçme çağrısında bulunan Sivil Toplum, siyasal yaşamın temel bir öğesine dair kapsamlı bir bakış sunuyor. John Ehrenberg'in Sivil Toplum'u, Koç Üniversitesi Yayınları’nın, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) ve Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi’nin (KUSİTHAM) iş birliğiyle başlattığı “Sivil Toplum Serisi”nin de ilk kitabı aynı zamanda. Bu seri kapsamında, sivil toplum alanında yabancı dillerde yazılmış değerli kaynak kitapların ve temel eserlerin Türkçede yayımlanmasıyla, sivil toplum tartışmalarına yeniden bir canlılık getirmek amaçlanıyor.
  • Joel Beinin
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    İmparatorluklar çağından ulus-devlete geçiş süreciyle birlikte çalışan kesim tarihin bir konusu olarak nasıl değerlendirilmeli? Sonraki dönemlerde devlet destekli kalkınma çabaları, popülist milliyetçilikler ve egemen otoriter rejimler nasıl bir benzerlik gösterdi? İşçiler ve çiftçiler emperyalizme karşı nasıl direndiler? Modern Ortadoğu’da İşçiler ve Çiftçiler’de Joel Beinin, 18. Yüzyılın ortasından başlayarak Osmanlı İmparatorluğu ve onun devamı niteliğindeki Müslüman çoğunluğa sahip Balkanlar, Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki devletlerdeki çiftçiler, kentli zanaatkârlar ve modern işçi sınıfının tarihini anlatıyor. Sıradan insanların siyasi, ekonomik ve toplumsal hayatlarına dair Hindistan Madun Çalışmaları ekolünden esinlenerek yeni bir bakış açısı sunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecine de oldukça geniş bir yer ayıran Beinin, bu süreci çalışan kesim açısından bir kopuş değil süreklilik anlatısı olarak yorumluyor. 20. Yüzyılın sonlarına kadar Ortadoğu’da çalışan kesimin yeni gelişen kapitalist dünya düzeni içerisinde nasıl konumlandığını kısmen kendi yaşadığı deneyimler ve ilgili ülkelerde (özellikle Mısır’da) yaptığı çalışmalarından kısmen de ikincil kaynaklar üzerinden inceliyor. Joel Beinin, Stanford Üniversitesi’nde Ortadoğu Tarihi profesörü.
  • Henry Marsh
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Henry Marsh, yaşamını ölüm-kalım aşamasındaki hastaları kurtarmaya adamış bir beyin cerrahı. Kimi zaman kendini bir kahraman gibi hissederken kimi zaman da ailelere acı haberi veren kişi olmak zorunda kalmış. Her şeye rağmen mesleğini seven bir doktor olarak beyin cerrahisine katkıda bulunmak için elinden gelenin en iyisini yapmış. İngiltere’de emekli olmasına karşın Nepal’de ve Ukrayna’da hastalara şifa dağıtma çabasını sürdüren Marsh’ın kırk yıllık meslek yaşamına ilişkin muhasebesi niteliğindeki Kabuller: Bir Beyin Cerrahının Sınır Tanımayan Hikâyesi hayatın bütününe ve ölüme dair zihin açıcı bir kitap. Londra’daki hastanede tedavi ettiği hastalarıyla ilişkilerinden, yurtdışında karşılaştığı zorlu koşullarda insanlara yardım eli uzatma çabasından, yaşamını anlamlı kılmak için seçtiği başka uğraşlardan söz eden Marsh, bir cerrah olarak ikilemlerini, zaman zaman da çaresizliğini dürüstçe dile getiriyor. Tıp eğitimi aldığı dönemi, genç bir cerrahken yaşadığı önemli deneyimleri, mesleğinin en güç yönlerini, hastalarının yaşamını uzatmak için ortaya koyduğu çabayı anlatırken değindiği noktalar yaşamın ne kadar değerli olduğunu derinden hissettiriyor.
  • George Orwell
    insan sesi mp3 - Almanca
    13 Ayrım
    214,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esengül Girgin-Bozkurt
    Farm der Tiere von George Orwell ist eine politische Fabel. Auf einer Farm vertreiben die Tiere ihren Besitzer, weil sie frei und gleich leben wollen. Die Schweine übernehmen die Führung und stellen Regeln auf, nach denen alle Tiere gleich sein sollen. Doch nach und nach übernehmen die Schweine immer mehr Macht. Besonders das Schwein Napoleon wird zum Anführer und unterdrückt die anderen Tiere. Am Ende leben die Tiere genauso schlecht wie vorher – nur dass nun die Schweine wie Menschen handeln. Das Buch zeigt, wie Macht missbraucht werden kann und wie Revolutionen ihre ursprünglichen Ziele verlieren können. Hayvan Çiftliği – “Hayvan Çiftliği”, George Orwell tarafından yazılmış politik bir masaldır. Bir çiftlikteki hayvanlar, özgür ve eşit yaşamak istedikleri için çiftlik sahibini kovarlar. Domuzlar liderliği ele alır ve herkesin eşit olduğunu söyleyen kurallar koyarlar. Ancak zamanla domuzlar daha fazla güç kazanır. Özellikle Napoleon adlı domuz lider olur ve diğer hayvanları baskı altına alır. Sonunda hayvanlar eskisi kadar kötü şartlarda yaşarlar; tek fark, artık domuzların insanlar gibi davranmasıdır. Kitap, gücün kötüye kullanılabileceğini ve devrimlerin başlangıçtaki amaçlarını kaybedebileceğini gösterir.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: Eczacı Yasemin Kahraman

Sayfalar